Yurtdışı İstanbul’dan daha ucuz
Çıktığım yurtdışı seyahatlerinde yeme-içmenin ne kadar ucuz olduğunu görüyorum. New York Nobu'da 6 kişilik yemek ve içkiye 425 dolar ödemiştik. Michelin yıldızlı bir restoran olduğunu düşünürseniz ve rakamı buradaki lüks restoranlarla kıyaslarsanız çok da pahalı olmadığını göreceksiniz... Tayfun Topal yazdı
ŞİMDİYE kadar yeme-içme sektöründe benim gibi eleştiride bulunan olmadığını zannediyorum. Sektörde olan bitenleri dakika dakika sizlere aktarıyorum. Ama bu eleştirimden rahatsız olan patronlar var. Sağda solda benimle ilgili konuşulanlar kulağıma geliyor. Hiçbirini umursayacak değilim. Yıllardır milleti kazıklayıp durdular. Bunları yazınca kötü olan ben oluyorum. İçki firmalarından sponsorluklar aldıkları zaman bunu fiyata yansıtmıyorlar. Üstelik her sene içki firmalarıyla 10 ülke gezip keyif ediyorlar; dönüşte de havaalanından kaçak içki alıp mekânlarında satıyorlar. Ben de böyle yüzsüzlerin olduğunu söylemeden geçemiyorum. ‘Hep bana hep bana‘ tarzında bir yaşam biçimini benimseyen şehzadelere biraz eleştiride bulununca hemen mahalle kadınları gibi sağda solda dedikodu yapmaya başlıyorlar. Hatta toplu halde şikâyet etmek için bir araya gelenler olmuş; fakat daha sonra aralarında yan çizenler çıkınca vazgeçmişler.
Patronumun çıktığı yemeklerde yanına yanaşıp şikâyet edenleri artık saymıyorum. Kuver yazdıkları için eleştirdiğim mekân sahipleri kendilerine çekidüzen vereceğine hâlâ boş boş konuşuyorlar. Efendim kuverin içinde ekmek-tuz ve su varmış. Onu da yazmayıver; ölür müsün! Senede 12 milyon TL ciro yapıyorsun, ama hâlâ kuverin peşine düşüyorsun, hâlâ sahte puro satıyorsun, hâlâ kapıdaki vale görevini kendin yapıyorsun. Elinizde olsa personel çalıştırmayıp kendiniz servise çıkacaksınız.
ÜNLÜ ŞEF YOK AMA FİYAT ÇOK
Zaman zaman çıktığım yurtdışı seyahatlerinde yeme-içmenin ne kadar ucuz olduğunu görüyorum. New York Nobu’da 6 kişilik yemek ve içkiye 425 dolar hesap ödemiştik. Michelin yıldızlı bir restoranla Ulus 29, Sunset, Papermoon, Zuma, 360, Poseidon, Kahraman Balıkçısı, Mia Mensa ve Mikla restoranları arasında ambiyans ve lezzet olarak çok fark var. İki tarafı karşılaştırdığımda fiyatlar hemen hemen aynı. Adam dünyada ün yapmış, ama bizim buradaki Ahmet Usta’nın yemekleriyle aynı fiyat; olacak iş mi! Buna gülerler! Bu kadar pahalı İstanbul restoranlarında bir tane bile Michelin yıldızlı şef yok. Ama fiyatlara bakacak olursak New York ve Londra’nın üstünde. Cengiz Semercioğlu, geçtiğimiz günlerde X Restaurant’ta yediği yemeğin fiyatının yurtdışında yediği bir restoranla aynı olmasına çok sevindiğini yazmıştı. Artık böyle yerler yok denecek kadar az. Az hesap ödediğimizde neredeyse mekân sahibine şükranlarımızı bildireceğiz. İstanbul’da hâlâ dışarıda yemek yemeye korkan büyük bir kesim var. Çünkü başlarına ne gelecek bilmiyorlar. Halbuki orta seviyede bir fiyat belirleseler ve her sene fiyatlara zam yapmasalar daha çok tüketim olacak. Koskoca İstanbul’da belli başlı üç-beş mekân var. Onun dışında yok. İnsanlarda artık sokak aralarında yemek yeme alışkanlığı gelişiyor.
İNSANLAR KARNINI EVDE DOYURUYOR
Celal Çapa, geçtiğimiz günlerde gece hayatıyla ilgili fikirlerini beyan etmiş ve şunları söylemiş: “İnsan profilinin kaybolmasının en önemli sebeplerinden birinin pahalılık olduğunu düşünüyorum. Özellikle içki fiyatları. Eskiden bir genç haftada bir kere gece hayatına çıkabilirdi. Ama bugünkü rakamlarla ilk çıkışta pes diyorlar. Ayın kalan diğer üç haftasında da o insanları göremiyorsunuz. Pahalılık gece hayatını çok yakından etkiledi. Evde yiyor, öyle çıkıyor veya gece çıkmadan önce bir kafeye gidip hamburger yiyor. Karnını kafede doyuruyor. İnsanlar gittiği yerde ne ödeyeceğini bilmek istiyor.” Yeme-içme sektöründe lider bir isim olan Celal Çapa’nın söylediklerinden yola çıkarak sektörün ne denli pahalı olduğu konusunda beni haklı bulacağınızı umuyorum. Beyler, bu sözleri bu sektöre yön vermiş bir duayen söylüyor, ama siz hâlâ işin dalgasındasınız. Umarım bu sözler size biraz ders olur!
Özel uçağı olan mekân sahibi var
SUSHICO’DA artık suşi istemek hakikaten lüks oldu. 6 parça suşi nerdeyse 50 TL. Olacak iş değil. Bu kadar fahiş fiyat olur mu! Bence Turizm Bakanı Ertuğrul Günay bu duruma el atmalı. Belli bir standart ve belli bir fiyat politikası olmalı. Bir yerde bir şişe şarap 50 TL, bir yerde 150 TL. Olacak iş değil! Arada bu kadar fiyat uçurumu olmaması lazım. Zaten 150 TL’ye satan yerlerin sahiplerinin hepsinin ne kadar lüks içinde yaşadığını görüyoruz. 800 bin TL son model aracı, hatta özel uçağı olan restoran sahipleri bile var. Bu kadar kolay para kazanınca tabii jeti de olur. Kimsenin parasında gözümüz yok, ama siz de milletin cebindeki son kuruşu da almayın artık. Biraz insafa gelip makul fiyatlarda yemek satacaklarını umuyorum. Aslında yüksek sesle tepki veren bir sürü insan var. Bana yüzlerce mail geliyor. Çoğu mail şikâyet üzerine, hatta şikâyetlerini hakaret derecesinde belirtenler de var, ama yayınlama gereği duymadım şimdiye kadar.