Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Eğitim dünyası kendisiyle yüzleşiyor! Eski Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Selçuk’un Türkiye’deki eğitim sistemiyle ilgili yaptığı açıklamalar dikkate değer. “Dünyadaki benzer tecrübeler, teknolojiye yapılan her 1 dolarlık yatırımın yanı sıra, 1 dolar da öğretmen eğitimine yatırım yapılması gerektiğini gösteriyor. Sadece bu ölçüt bile yeni sorular sormayı hak ediyor. Zira teknolojiye doğru yapılan yatırımlar motivasyon, değer ve başarı getirirken, yanlış yatırımlar güvensizlik, öğrenilmiş çaresizlik ve teknoloji istismarına yol açabilmektedir. Öğretmen yetiştirmeyi üniversiteye havale ettik. Üniversiteler 30 yıldır iyi öğretmen yetiştiremiyor. Araçları amaç kıldık; sınav kazanmayı sistemin ana gayesine dönüştürdük. ÖSYM bir dakikada soru çözebilenleri başarılı, iki dakikada çözebilenleri başarısız diye etiketlerken, aslında milyonlarca çocuğumuzun kendine olan güvenini yok eden bir kuruma dönüştü. Hiç kimsenin İngilizce öğrenemediği bir sistemi on binlerce yeni öğretmen atayarak devam ettirdik. Öğretmen kalitesiyle uğraşmak yerine, bilgisayar alımı, sınav sayısını artırma, öğretmene sınav koyma gibi gereksiz işlere yöneldik” diyen Selçuk haklı mı? Türkiye’de öğretmene yatırım yapılmıyor mu? Eğitim fakülteleri 30 yıldan beri iyi öğretmen yetiştiremiyor mu? İşte farklı görüşler...

        GÜLİN YILDIRIMKAYA/ HT GAZETE-POLEMİK

        ‘Çağa uygun dönüşüm sağlayamadık'

        Türk EğitimDerneği YönetimKurulu Başkanı Selçuk PEHLİVANOĞLU

        ZİYA Selçuk’a tamamen katılıyorum. Türkiye Maalesef 21. yüzyıla uygun öğretmen modeli dönüşümünü gerçekleştirememiştir 30 yıldır. Bunun birkaç sebebi var ama bir tanesi de eğitim fakültelerinin, Yükseköğretim Kurulu’nun bu dönüşümü gerçekleştirecek hamleleri yapmamasıdır. Daha önce birçok model değişikliğine gidildi, müfredat değiştirildi ki bu 21. yüzyıl için çok önemliydi ama sonuç alınamadı. Gerekçesi ne? Çünkü bunu verecek öğretmen gerekli niteliğe sahip değil. Bir akıllı tahtanın aklı, onu kullanan öğretmenin aklıyla değer kazanır. Eğer öğretmen dönüşümünü gerçekleştiremezseniz Türkiye’nin önündeki 10 yıllık fırsat penceresi bir dezavantaja dönüşecektir. Öğretmen yetiştirme modelleri oluşturulması ve mevcut öğretmenlerin dönüşümünün sağlanması lazım. Bu bir akreditasyon sürecidir. Sınavla değil ama çok iyi bir modellemeyle öğretmenlerin bu süreçten geçirilmesi lazım. Yeni bir dershane sistemi doğuracak, KPSS gibi bir sınav değil ama bir sınav ve bir hizmet içi süreç olmak zorunda. Teknolojiden önce öğretmene yatırım yapmak zorundayız.

        ‘Asıl sorun mezuniyet sonrası sistemde’

        Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK

        BEN buna katılmıyorum, öğretmenlik bir sevgimesleğidir. 32 yıllık eğitimcilik yaşamımda gerçekten mesleğini seven ve çok başarılı öğretmenler gördüm. Enmükemmel eğitimlerde bile eksikler, kusurlar mutlaka vardır, bizimeğitim fakültelerimizde de pek çok eksik ve kusur var. Ama “30 yıldır iyi öğretmen yetiştiremiyoruz’’ gibi bir açıklama bana çok sanal geliyor. Belkide Ziya Hocamöğretmen yetiştirmenin önemine dikkat çekmek amacıyla böylesine uç bir söylemde bulunma gereği hissetmiştir. Öğretmenlere yatırımyapma konusunda çok büyük zafiyetlerimiz var. Ziya Bey sanırımsöyleminde sadece eğitimfakültesi aşamasından bahsetmiyor,mezun olduktan sonra öğretmeni hizmet konusunda yetiştirmekten de bahsediyor. Bilhassamezun olduktan sonra öğretmenlerimiz sağlam, kabul edilebilir ve süreklilik taşıyan bir hizmet içi eğitimsistemi olmadığı için zaman içerisinde çağın gereklerinden ve gelişmelerinden uzak kalabiliyorlar. Böyle bir problem var, bu tespit doğru.

        ‘Herkesi aynı kefeye koymak doğru değil’

        Eski Boğaziçi Üni. EğitimFak. Dekanı Prof. Dr. Ali Baykal

        HAKLILIK payı olabilir ama bu gözlemlerini hangi verilere dayandırdığını açıklaması lazım. Bir bilim adamının böyle bir genelleme yaparken verileri, dayandığı ölçütleri söylemesi lazım. İzlenimler, anılar, kanılar başkadır; veriler başkadır. Bu kadar büyük bir kitleyi suçlamak doğru değil. Ben de memnun değilim, her zaman daha iyisi olabilir öğretmenler için ama bütün kurumları aynı kefeye doldurup kişisel kanılarla yargıya varmasını yadırgıyorum.