Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Karantina süreçleri bazı ülkelerde 2 ayı geçti. Avrupa’da Covid 19 sebebiyle en çok ölümün yaşandığı İtalya, İspanya, Fransa gibi ülkeler karantinayı Mayıs’ın ilk haftasına kadar uzattılar. İngiltere de 3 haftalık karantinanın bitiminden ardından 3 hafta daha uzatıldı.

        İnsanların evde kalmasını sağlayarak, virüsün yayılma hızı düşürülmeye çalışılıyor. İşyerleri ve okullar kapatılmış, toplu taşıma seferleri azaltılmış durumda. Bu bir yandan, virüsün dağılma ve bulaşma ihtimalini azaltıyor ancak diğer taraftan da ekonominin durmasına, insanların işlerini kaybetmesine yol açıyor.

        Sadece 4 haftada ABD’de 21.5 milyon insan işini kaybetti. 2008 krizi sonrasındaki 9.5 yıla yaratılan toplam iş gücü sadece 4 haftada buhar oldu. İşsizlik oranı yüzde 3.5’dan yüzde 17’ye fırladı. Yılsonunda işsizlik oranın yüzde 12 civarında olacağı hesaplanıyor ki bu oran 2009 krizinden dahi yüksek.

        Euro Bölgesinde de ABD kadar olmasa da Covid 19 sürecinin işsizliğe negatif etkisi olması bekleniyor.

        Covid öncesi AB’de ortalama yüzde 7.4 olan işsizlik oranının, nisan sonunda yüzde 13’lere ulaşmasından endişe ediliyor. Bu oran Yunanistan’da yüzde 20’yi, İspanya’da yüzde 18’i, İtalya’da yüzde 15’i görecek. Yılsonunda AB işsizlik oranının ortalama yüzde 11 olması bekleniyor.

        Gelişmekte olan ülkelerde durum daha vahim olabilir.

        Emtia üreticisi ya da ekonomisi büyük oranda hizmetler sektörüne bağlı olan gelişmekte olan ülkelerin Covid 19 sonrasında işsizlik oranlarında, son 20-30 yıldır görülmemiş rakamların ortaya çıkmasından endişe ediliyor.

        Covid 19 öncesinde işsizlik oranının yüzde 22-23 ler civarında olan G.Afrika’da, virüsün ekonomik hayatı durdurması sonrasında oranın yüzde 35’lere kadar çıkacağı hesaplanıyor. Küresek piyasalardan sermaye girişine bağımlığı yüksek olan G. Afrika ekonomisini, Covid 19 sonrasında yatırımcıların panikleyerek gelişen ülke piyasalarından çekilmesi zor durumda bırakıyor. Bu durum da içeride işsizliğin artmasın neden oluyor.

        2015 yılında işsizliği yüzde 5’lere kadar düşürmeyi başarmış, ancak sonraki 5 yıl içinde hem iç siyasi gelişmelere hem de küresek ortamda yaşanan türbülanslar neticesinde yeniden yüzde 10’lara çıkmasına neden olamamış Brezilya’da da , Covid 19 sonrasında işsizliğin son 25 yılın en yüksek seviyeleri olan yüzde 15’lere tırmanabileceği tahmin ediliyor. Covid 19 sonrasında emtia fiyatlarındaki sert düşüş ve Latin Amerika – Çin ticaretindeki tedarik zincirinde yaşanan bozulmalar, Brezilya’da işsizlik rakamlarında yaşanacak artışın en büyük sorumlusu olacak.

        Türkiye’de de yüzde 13.5 seviyesinde olan manşet işsizlik oranının yıl içerisinde 1 milyon kişin işsiz kalma ihtimali üzerinden 3 puan daha artabileceği ve 2020 yılında yüzde 16-17 bandına çıkabileceği tahmin ediliyor. Kısa vadeli çalışma ödeneğinin devreye sokulması ve 3 ay boyunca işci çıkartmanın yasaklanması gibi önlemlerin devreye girmesi yaşanabilecek şoku azaltmış olsa da, Covid 19’un en çok etkilediği turizm ve inşaat sektörlerinde yaşanabilecek istihdam kayıpları, Türk ekonomisin yumuşak karnı olacak.

        Toparlama olacak ama istihdam nasıl sağlanacak?

        2020’nin kayıp bir yıl olduğu ancak 2021’de küresel ekonomilerin toparlayacağı beklentisi şu an için baz senaryo noktasında.

        Özellikle virüsün aşısının bulunması, toparlanmanın şiddetini artıracağı gibi hasarın da daha düşük olmasını sağlayacaktır.

        Ancak Covid 19 ile aylarca karantinada kalmış, birikimlerini yemiş ya da borca girmiş insanların, virüs sonrasında yeniden para harcayacaklarını düşünmek ne kadar doğru bir tahmin olur?

        Karantina sürecinde öz sermayesini bitiren, üzerine de yoğun borca giren reel sektör temsilcileri, virüs sonrasında kaybettiği istihdamı hemen yerine koyup işlere girişir yoksa COVİD 19’da uzaktan erişimin tecrübesiyle daha az istihdam ile aynı işi çevirmeyi hedefler?

        Karantina bitti ve seyahat özgürlüğü kademeli olarak geri geldiğinde, Covid 19 tecrübesine sahip insanlar 250-300 kişilik uçaklara binip uzun uçuşlar sonrasında kalabalık tatil yörelerine gitmek için sabırsızlıkla havaalanlarına mı koşarlar? Yoksa belli bir süre muhafazakar kalmayı mı tercih ederler?

        Tedarik zincirinde binlerce kilometre öteden alacağı hammaddeye bağımlı iş yapamaya alışmış iş dünyası, Covid 19 sırasında üretim bacağında yaşadığı sıkıntıların üzerine, virüs sonrası hayatta iş yapış biçimine aynı mı tutar? Yoksa tedarik zincirini yakın coğrafyalardan temin edebileceği hammaddeler üzerine mi oturmaya çalışır

        Eğer bu ve benzeri sorulara verdiğiniz cevaplar, Covid 19 sonrası hayatının farklı olacağı yönündeyse, işsizlik rakamlarında da hızlı toparlanma olmasını beklemiyor olmanız lazım.

        Bu noktada da en büyük göre kamu tarafına yani devletlere düşecek.

        Sağlık, tarım, eğitim sektörleri başta olmak üzere yapacakları stratejik yatırımlarla hem işgücüne katkı sağlamaları gerekecek hem de gelecekte yaşanabilecek toplumsal sorunları engellemiş olacaklar.

        Diğer Yazılar