Yeni anne babanın derdi: UYKU
YENİ doğan bir bebekle ilgili en zor konu nedir diye sorsanız hiç düşünmeden vereceğim tek bir cevap var: Uykusuzluk… Uzay’ın doğduğu ilk 3-4 ay boyunca en uzun uykumun 2 saat olduğunu ve bir gün penceremin önünde onu emzirirken şöyle 8 saatlik bir uyku nasıldı diye uzun uzun düşünüp hatta uykuya aşerdiğimi hatırlıyorum…
Çok şükür 2.5 yaşından sonra makul bir uyku düzenine geçti ve bu özlemim nihayet dindi… 2.5 yaş dediysem umutsuzluğa kapılmayın. Bazı bebekler kesintisiz uykulara çok daha önce geçebiliyor. Gözlemlediğime göre uyku kesintileri ve meme emme konusunda çok ciddi bir bağlantı var. Formül mama her ne kadar bayılmadığım, ancak başka seçenek kalmadığında başvurmayı düşünebileceğim bir beslenme ihtimali olsa da mama yiyen bebeklerin gece uykularının çok daha uzun ve deliksiz olduğunu görmek için âlim olmaya gerek yok.
Anne sütü emen bebek 3-4 saatte bir tekrar emmeye gerek duyarken ve geceleri de bu alışkanlıktan ödün vermezken mama yiyen bebekler çok daha uzun saatler tok kalabildikleri için uykuları da daha uzun oluyor…
Mama-meme konusunu bir kenara bırakıp bebekler ve uyku düzenlerine geri dönelim. Yeni doğmuş bir bebek ise günde ortalama 20 saat uyur; uyanık kaldığı saatlerini ise beslenerek ya da temizlenerek geçirir. İşin tuzaklı yanı “kesinti kelimesinde; bu 20 saat uyku 45 dak-2 saat arasında değişen periyotlar halinde gerçekleşir.
Yine de panik olmaya gerek yok; bu da diğer birçok zor dönem gibi geçici…
0-2 yaş arası uyku ve uyanıklık SÜRELERi
İKI yaşına kadarki bebeklerin gün içinde uykuda geçirdikleri süreler aşağı yukarı şu şekilde:
- 0-1 ay: 19-21 saat
- 2-3 ay: 16-18 saat
- 4-6 ay: 15-16 saat
- 6-9 ay: 13.5 -16 saat
- 10-12 ay: 13-15 saat
- 13-24 ay: 13-14 saat
Uyku rutini
- Karnını doyurun
- Ilık bir banyo yaptırın
- Masaj yapın
- Pijamalarını giydirin
- Şarkı söyleyin, masal anlatın, kitap okuyun…
- Sonrasında yanına uzanabilirsiniz, yatağının yanına bir sandalye çekip elini tutabilirsiniz, o uyuyana
kadar odasında durup bekleyebilirsiniz… Çocuğun yaşına göre sizin etkinliğiniz farklılık gösterir.
Nasıl uyutalım?
UYKUYA zorlamamak gerektiğini ya da ona uyku ortamını çekici hale getirmek için beraber uyumayı öneren doğal ebeveynlik yaklaşımı... Çocuklara kendi kendine uyumayı öğretmek gerektiğini savunan yaklaşım ve bunun sonradan güncellenmiş biraz daha ılımlı verisyonları... Ferber’in “Çocuğu yatağın içinde bırak, ister oynasın ister ağlasın hiç yanına gitme nasıl olsa öğrenecek”; “Yatağından görebileceği bir yerde dur, sesini duysun, seni görsün ama müdahil olma” diyen gibi çeşitli düşünceler mevcut...
Doğal ebeveynlik yöntemini benimseyen çocuk doktoru çift William ve Martha Sears’a göre bebeği zamanından önce kendi kendine uyuması için zorlamak, uyku korkusuna kapılmasına ve uzun dönemde uyku problemleri yaşamasına sebep olabiliyor.
Hem bebeği hem anneyi telef etmeden uyku konusunu ele almanın bebek için bir uyku rutini hazırlamaktan geçtiğini savunan Tracy Hogg’a göre bebeklere uyku düzenini öğretmenin en kolay yolu gün içindeki aktiviteleri belli bir rutin içine yerleştirmek. Her akşam önce yemek, ardından banyo, masaj, masal ve uyku düzeninde yaşayan bir bebek bu ritme alışıyor. Başına gelecekleri önceden bildiği için adaptasyonu kolaylaşıyor.
Nerede uyusun?
NOTRE Dame Üniversitesi Anne-Bebek Uyku Davranışları Laboratuvarının başkanı, Prof. Dr. James McKenna’nın yazdığı bir kitap var: Bebeğinizle Birlikte Uyumak. McKenna yaptığı çalışmalarda bebeklerin uyuma ortamlarını incelemiş. Tek başına uyuyan ve ebeveynleriyle beraber uyuyan bebekleri detaylı olarak karşılaştırdığı araştırmaların sonucunda, Batı dünyasında kabul gören “Bebeklerin mümkün olduğunca erken kendi kendilerine yetmelerinin gereği” anlayışını eleştiriyor. McKenna’ya göre bebekle birlikte uyumak sadece aynı yatağı paylaşmak değil; aynı odada, bir kol boyu mesafede, bebeğin her ihtiyacına anında cevap verebilecek bir uyku ortamını paylaşmak demek.
Bebeklerini ayrı bir odada yatırmayı seçen ailelerin genel görüşü, birlikte uyumanın bebeğin karakterinde bir bağımlılığa yol açacağı, ikincisi de eş ilişkilerini sekteye uğratacağı yönünde... Bilimsel araştırmalarla tek başlarına uyuyan çocuklarla karşılaştırıldığında ebeveynleriyle birlikte uyumuş çocukların daha kolay arkadaş edindikleri, öfkelerini kontrol etmekte ve sorun çözmede daha başarılı oldukları kanıtlanmış. Eş ilişkilerine gelince... Bir bebek dünyaya geldikten sonra (nerede uyursa uyusun) onun uyumasını beklemek zorundasınız...
Uzay, babası ve ben iki sene boyunca gece uykularımızda beraberdik. Doğrusu budur demiyorum; her ailenin yapısı ve ihtiyaçları farklı. Ben tamamen kendi ihtiyaçlarım doğrultusunda karar vermiştim Uzay’la beraber uyumaya... Gece boyunca daha az hareket, üstünü örtmek vs. için harcanacak daha az çaba demekti benim için… Bu birliktelik 2 yaşını geçtiğinde ve emzirme ilişkimiz bittiğinde ona bir yatak alıp odasına yerleştirmemize kadar sürdü. “Artık senin ayrı bir yatağın oluyor” diye anlattık. Korktuğumuz başımıza gelmedi. “Sizinle yatacağım” diye diretmedi hiç. Hâlâ bazı geceler kalkıp yanımıza geliyor ki bundan da şikayetçi değiliz.
Steptember’i duydunuz mu?
“STEPTEMBER” sağlığınızı geliştirmek ve Cerebral Palsy ile yaşayan insanların hayatında pozitif bir etki yaratmak üzere oluşturulmuş bir yardım toplama programı. Tüm dünyada “CEREBRAL PALSY” hakkında toplumda farkındalık yaratmayı hedefleyen program 2011 yılında Avustralya’da başlatıldı. Steptember günde ortalama 3 bin adım atan ofis insanlarını günde 10 bin adım atmaya ve bu vesileyle hedeflenen bağışı toplamaya davet ediyor. Yapacağınız işlem çok kolay: 4’er kişilik takımlar kuruyor, bir pedometre ile her gün attığınız adımlarınızı sayıyor ve sonuçları interaktif çalışan web sitesine yüklüyorsunuz.
“Steptember” programında, sağlığınız için koşarak, bisiklete binerek, yüzerek, futbol oynayarak veya dans ederek günlük adım hedefinize ulaşabilirsiniz. Engelli bireylere uygun aktivitelerle birlikte 40’tan fazla aktiviteyi sistem otomatik olarak adıma çevirmektedir. Hedef, bir ay boyunca günde 10.000 adım atarak, takımınızla birlikte her kıtada bulunan toplam 7 dağa tırmanmak ve hedeflenen bağışı toplamaktır. Bağışlar Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı’na aktarılarak Cerebral Palsy’li bir çocuğa eğitim ve rehabilitasyon desteği sağlamak için kullanılacak.
Steptember’a nasıl katılabiliriz?
STEPTEMBER’A katılmak için 4’er kişilik takımlar kuruluyor ve katılımcılara pedometre, kılavuz ve web şifresinden oluşan bir kit gönderiliyor. Pedometre ile her gün atılan adımlar sayılıyor ve sonuçlar interaktif çalışan web sitesine yükleniyor. Bir ay boyunca günde 10.000 adım atmak bütün kıtalardaki en yüksek zirveyi tırmanmaya eşdeğer görülüyor. Takım üyelerinin birlikte her kıtada bulunan toplam 7 dağa tırmanarak bağış toplaması hedefleniyor. Steptember’da, koşarak, bisiklete binerek, yüzerek, futbol oynayarak veya dans ederek günlük adım hedefine ulaşabilmek mümkün. Engelli bireylere uygun aktivitelerle birlikte 40’tan fazla aktiviteyi sistem otomatik olarak adıma çevirebiliyor. Takımlar, kişi başı katılım bedeli olarak 50 TL ve dilerlerse daha üzerinde bir miktar ödeyerek bağış yapabiliyor. Başvuru işlemleri www.steptember. org.tr adresi üzerinden yapılabiliyor.
Eğlenceye Pass Kart
120 BİN metrekarelik alanda 30 eğlence ünitesine sahip olan Tema VIALAND Tema Park şimdi VIALAND “Pass Kart” ile ziyaretçilerine 5 defa tema parka giriş fırsatı sunuyor. 99 TL’den satışa çıkarılan Pass Kart’a sahip olanlar, başka hiçbir ücret ödemeden VIALAND’e 5 defa girebilecek.