Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin durumu ve geleceği ülkenin de geleceğine yön verecek temel sorun alanlarından biri. İnsanların bunu ülkenin ilk üç sorunundan birisi olarak görmesi şaşırtıcı değil “Suriyeliler bir sorun değildir/ilk 10’a girmez” diyenlerin oranı sadece %5…

Suriye’de Mart 2011’de başlayan iç savaşın ardından 6,6 milyon Suriyeli başka ülkelere sığınmış. Bunların yaklaşık %60’a yakını Türkiye’de bulunuyor. Bugüne kadar bu konuda harcadığımız para, (farklı rakamlar seslendirilse de) neredeyse Türkiye’nin cari açık sorununu ortada kaldırabilecek büyüklükte. Ve kısa vadede sorunun çözümüne yönelik iç açıcı bir gelişme de mümkün gözükmüyor. Zira böyle bir sorunu ortadan kaldırmak için ya bu insanları uluslararası hukuka uygun olarak ülkelerine geri göndereceksiniz ya da ülkenizde yaşadıkları sürede sosyo-ekonomik olumsuzluklarını asgariye indirmenin yollarını bulacaksınız.

Öyle ki 1990’lı yıllarda evine dönebilmeyi başaranlar yılda 1,5 milyon iken son 10 yılda bu rakam 385 bin düzeyine gerilemiş.

Yani Suriye’nin mevcut dengeleri dikkate alındığında Türkiye’deki Suriyelilerin geri dönüşüyle ilgili karşımızda iyi bir tablo bulunmuyor.

Dolayısıyla yerinde ve kapsamlı saha araştırmalarıyla her an içi içe olduğumuz bu soruna kafa yormak lazım. Prof.Dr. Murat Erdoğan’ın 2014 yılında başlattığı “Suriyeliler Barometresi: Suriyelilerle Uyum İçinde Yaşamın Çerçevesi” adlı çalışması gerçekten çok kıymetli...Bu yılki araştırmada Türk vatandaşları için 26 ilde 2.271 hanede, Suriyelilerden veri elde etmek amacıyla da 15 ilde ise 1.418 hanede yüz-yüze anket yapılmış. Şimdi bazı önemli bulguları paylaşmak istiyorum:

-31 Aralık 2019 itibari ile Türkiye’de 5-17 yaş arasındaki Suriyeli çocukların sayısı 1 milyon 60 bin. Bu sayı toplam Suriyelilerin %29.64’üne denk geliyor. 2020’de okullaştırılan çocuk sayısı 684.728’dir. Türkiye’de kayıt dışı da olsa çalışan Suriyelilerin sayısının en az 1.2 milyon civarında olduğu tahmin edilebilir.

-Türk vatandaşlarının %48,7’si Suriyelilerin hiçbirinin geri dönmeyeceğine inanıyor. Bu oran 2017’de %38, 2014’te %45.1 düzeyindeymiş.

-Suriyeliler tarafından bakınca ise “savaş biter ve bizim istediğimiz şekilde bir yönetim oluşursa dönerim” diyenlerin oranı da 2017’de % 59,6’dan 2019’da % 30,3’e düşmüş. “Suriye’de savaş biterse, bizim istediğimiz şekilde bir yönetim oluşmasa da dönerim” diyenlerin oranı 2017’de % 12,9’dan 2019’da % 5,5’a düşmüş. “Suriye’de güvenli bölge oluşursa dönerim” diyenlerin oranı ise % 5,9’da kalmış. Nitekim araştırmaya katılan Suriyelilere göre Türkiye’deki Suriyelilerin 2019 itibari ile % 75’inin mutlu olduğuna inandıkları görülüyor.

- 2017’de katılımcıların %85,6’sı, 2019’da ise % 87,1’i “Suriyelilere hiçbir siyasal hak verilmemelidir” demektedir.“Hiçbiri vatandaşlığa alınmamalı” diyenler %77. Buna karşın Suriyelilerin %57,7’si hem Suriye, hem TC’de çifte vatandaşlık almak istiyor.

- Suriyelileri Nasıl Tanımlıyorsunuz? Sorusuna Türk vatandaşlarının verdiği cevaplar 2017’e göre ilginç bir değişim yaşamış. 2017’de en güçlü seçenek %57,8 ile “zulümden/savaştan kaçan mağdur insanlar” olurken bugün ilk sırada % 42 ile “Bize ileride çok sorun açacak tehlikeli insanlar” olarak ifade etmektedir. Bunu % 41.4 ile “kendi ülkelerini korumayan insanlar”, % 39.5 ile “bize yük olan insanlar” seçenekleri takip etmektedir. Yine Suriyeliler için “Kendi halinde, zararsız insanlardır” diyenler iki yılda % 14,6’dan % 7’ye yani yarı yarıya azalmış. Ayrıca bazı katılımcılar Suriyelilerin yaşantıları, tavırları ve davranışları, “mağdur” bir birey veya gruptan beklenenin çok dışında olduğunu ifade etmiş.

-“Türkiye’deki Suriyelilerin kültürel açıdan bize ne kadar benzediklerini düşünüyorsunuz?” sorusuna “hiç benzemiyorlar” ve “benzemiyorlar” şeklinde cevap verenler%81,9 gibi oldukça yüksek bir seviyede. Suriyelilere bakarsak Türklerle benzer olduklarına (benziyorlar-çok benziyorlar) %57,2 oranında destek veriyorlar. Türklerle kültürel olarak benzer olmadıklarına inanan Suriyelilerin oranı % 21,9’dur.

-Araştırmanın en önemli boyutlarından biri Suriyeliler ile Türk vatandaşları arasındaki sosyal mesafe algısı. Buna göre Türk insanı Suriyelilere yönelik sosyal mesafesi son derece yüksek ve her yıl artıyor. %87’si evlilik, %76’sı ortaklık kurmak, %71’i onların yaşadığı mahallede yaşamak istemediğini ortaya koymuş. Bu soru Suriyelilere sorulduğunda ise “bir Türk ile evlenebilirim” diyenler 2017’de %24 iken, 2019’da %55,5’a yükselmiş.

-İnsanımızın %54’ünün “Suriyelilerin dilenerek geçimini sağladığını” düşünmesi genel olumsuz algının etkili bir ürünü. Buna rağmen katılımcıların %34.1’i (dilencilere para verme dışında) ayni veya nakdi yardım yaptığını belirtmiş.

-Türk insanının Suriyelilere yönelik kaygı alanlarına bakıldığında iki seçenek öne çıkıyor. “Ülkemizin ekonomisine zarar vereceklerini düşünüyorum” %76, Sosyal-kültürel yapımıza zarar verecekler” %74.

-Son 5 yıl içinde Suriyelilerden bizzat zarar gördüğünü ifade edenlerin oranı ise 2017’de %9,4 iken bu oran 2019’da %13,7’ye çıkmış.

Sonuç olarak Suriyelilerin çoğunluğu savaş bitse de geri dönmek istemiyor ve onlara yönelik Türkiye’deki olumsuz algı her yıl güçlenmeye devam ediyor. Bununla birlikte büyük kentlerde ya da yoğun olarak bulundukları yerlerde bir tür grup aidiyeti kendisini hissettirmeye başlıyor. Böylelikle aşırılıkları besleyen bir sosyal iklime yönelme ihtimalleri gelecek için tehlikeyi artırıyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00