10 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Bosna Hersek Dışişleri Bakanı İgor Crnadak ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Çavuşoğlu'nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"Rakka'daki operasyonun başlamasına daha haftalar var. Askerlerimiz bu konuda görüşüyorlar. Bizim her zamanki önerimiz, yerel güçlere özel kuvvetlerimizin destek vermesidir. Fırat Kalkanı Harekatı'nda özel güçlerimizin ÖSO'ya verdiği destek gibi."

"Operasyondan çok operasyon sonrasını da iyi planlamak lazım. Özellik Rakka'ya başka terör örgütleri ile gitmenin yanlış olduğunu herkese anlatmaya çalışıyoruz. Başından beri ABD, Rakka'nın kuşatılmasında YPG'nin yada demokratik güçlerin rol alabileceğini söylediler. En son ABD Genelkurmay Başkanı'nın ziyaretinde de 'Sadece kuşatmada yer alacaklar, Rakka'nın içine girmeyecek' dediler. Bunun böyle olmasını temenni ederiz. Özellikle ortaklarımızın bize verdiği sözü tutmasını her zaman bekleriz. Biz Türkiye olarak verdiğimiz sözü sonuna kadar tutuyoruz. Münbiç'te verilen söz henüz tutulmadı. Dolaysıyla tüm bu anlaşmalara rağmen biz de temkinli davranıyoruz"

"PKK ve YPG arasında hiçbir fark yok. Kimse bize bunu anlatmaya kalkmasın. ABD Kobani'den beri YPG'ye silah veriyor. ABD'den YPG'ye silah vermemesini istedik" dedi.

ALMANYA'YLA GERGİNLİK

"Almanya'yla yaşanan gerginliğin Steinmeier'le olan diyalogla ilgisi yoktur. Almanya her zaman Türkiye karşıtı olan insiyatiflerinden yana oluyor. Biz Almanlara sorduk. Sizin Türkiye'yle derdiniz ne? Türkiye'nin gelişmesini kalkınmasını istemiyorlar. Türkiye'yi niye kıskanıyorsunuz? 3 milyon insanımız sizde yaşıyor. Sizin ekonomik kalkınmanız Avrupa için, oradaki yaşayan vatandaşlarımıziçin de önemli. Bugün 4 binden fazla PKK'lı istedik bir tanesini bile vermediler. PKKlılar Almanya'nın her şehrinde para topluyor.

"İki tane 1 PKK'lı 1 DHKP-C'li istemişiz. İsviçre Almanya'ya sınırdışı etmiş. Bu da tesadüf değil. FETÖ'cüler niye Almanya'ya gitti? Tüm teröristlerin Almanya'yı tercih etmesi tesadüf değildir. Dolayısıyla biz de Almanya'ya tepkimizi gösteriyoruz. Biz en zor şartlarda bile Almanya parlementosunda sözde soykırımla ilgili bir karar kabul edildiği dönemde bile dışişleri bakanları olarak diyalogumuzu sürdürüyoruz. Diplomasi özellikle bu dönemlerde gerekli."

"Bu diyalogu Steinmeier'le de sürekli sürdürüyoruz. Türkiye'ye ziyareti için de tarih belirlemeye çalışıyoruz. Ama biz de Türkiye'de çok yoğunuz. Diplomasi de karşılıklılık esası önemlidir. İkili bir görüşme talebinde bulunduğu zaman, bakanın olduğu yere gider. Telefonla görüşmek istediğin zaman da karşı tarafın uygun olduğu zamanı kabul etmek doğaldır. Ama bazı batılı arkadaşların, biz büyük bir ülkeyiz biz koskoca Almanya'yız, Türkiye'nin bakanı biz ne zaman istersek o zaman görüşür anlayışı var. Biz burda boş gezmiyoruz, yan gelip yatmıyoruz. Benimle görüşmek istiyorsan benim uygun olduğum şartları da gözetmelisin. Kendileri birinci sınıf, Türkiye ve diğer ülkeler ikinci sınıf anlayışından kurtulmaları gerekiyor." 

HABERTURK.COM

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 11 Kasım 2016 Cuma 16:31
    iletişim kanalları her zaman açık olmalı ama gücümüzü de artık göstermeliyiz
  • Misafir 08 Kasım 2016 Salı 13:04
    helal be arkanizdayiz yürüyün aslanlar kürt olarak türkiyemizle gurur duyuyoruz nokta
  • Misafir 08 Kasım 2016 Salı 12:21
    helal olsun cok güzel bir aciklama olmuş.
  • Misafir 08 Kasım 2016 Salı 12:15
    helal olsun doğru demiş bakanımız
Kalan karakter : 300