Mavi Marmara baskını

İsrail askerleri Türkleri nasıl öldürdüklerini anlattı...

22 Nisan 2012 Pazar, 07:58:50Güncelleme: 09:23:25
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Mavi Marmara baskını, İsrail komandoları Türkleri öldürmelerini anlattı Sonra Oku

HT GAZETE

Mavi Marmara baskınına katılan iki İsrailli komando ilk kez detayları anlatan bir röportaj verdi. Gemiye ilk inenlerden biri olan Y. kendisini dövenlerin kolunu kırdığını, kendisinin de saldırganların önce ayaklarına daha sonra bedenlerine ateş ettiğini belirtti.

İsrail’in Gazze ablukasını delmek ve Gazze’deki halka yardım götürmek için Mayıs 2010’da yola çıkan Mavi Marmara filosuna düzenlenen kanlı baskına katılan İsrail Ordusu’na bağlı Şayetet 13 komandoları, operasyonla ilgili ilk kez İsrail basınına konuştu. Yedioth Ahronot Gazetesi’ne özel bir röportaj veren 2 komando, operasyon sırasında başlarından geçenleri ayrıntılı bir şekilde anlattı. Komandolar röportaj sırasında gemideki aktivistlerden terörist diye bahsederek propaganda yaptı. “Marmara’daki Savaş” başlıklı özel haberde, isimleri gizlitutulan komandolardan A. ve Y.’nin, baskın sırasında Mavi Marmara’ya inen ilk askerler oldukları belirtildi. “Gökyüzünün Kanatları 7” adı verilen operasyonun başında filodaki 5 teknenin kolaylıkla durdurulduğunu belirten gazete, komandoların Mavi Marmara’ya helikopterlerden inmeye başlamasıyla ortalığın karıştığını yazdı.

‘VURULDUĞUMU FARK ETMEDİM’
Gemiye ilk inen A. bir anda elinde sopalar ve çubuklar bulunan aktivistlerin üzerine çullandığını söyledi. A. “Başta ne olduğunu anlamadım. Elimi karnıma götürdüm ama bir şey hissetmedim. 5 dakika sonra elimi aynı yere koyduğumda parmağımın karnımın içinegirdiğini farkettim. O zaman karnımdan vurulduğumu anladım” dedi. Helikopterden ikinci inen asker olan Y. ise başından geçenleri şöyle anlattı: “İpten aşağı kayarken bir grup insanın kavga ettiğini gördüm. Başka şansım yoktu, yukarı tırmanamazdım. Aşağı indim ve beni bekleyen eli sopalı 4-5 kişi beni dövmeye başladı. Kaskımı çıkarıp başıma vurmaya başladılar. Bu sırada beni gemiden denize atmak için, güvertenin kenarına doğru sürüklüyorlardı. Saniyeler sonra sol kolum aldığım darbeler nedeniyle kırılmıştı. Güçlükle tabancama ulaşabildim ve saldırganları bacaklarından vurdum. Güvertenin öteki tarafında askerlerimizden birisini döven 2 kişiyi gördüm. Ateş ettim ve onları indirdim.” A. gemideki sağlık görevlilerinden yardım isterken, yaralı olan Y. çatışmaya devam etmeye karar verdiğini söyledi. İkinci helikopterden diğer askerlerin güverteye indiğini gören Y., kırık olan sol kolunu kemerle göğsüne sabitlediğini, ardından da çatışmaya devam ettiğini kaydetti.

‘SİLAHLI SALDIRGANI VURDUM’
Tim komutanı Y., silahını eline aldığında saldırganların kaçmaya başladığını, bu sırada asker arkadaşlarından birisine tabancayla ateş etmek üzere olan bir kişiyi gördüğünü ve hemen onu vurduğunu belirtti. Y., yeni gelen askerlerle geminin içerisine girmeden önce bir saldırganı daha öldürdüğünü ifade etti.

‘Masumlar fark ediliyordu’
Y., Yedioth Ahronot muhabirinin, “Kimin ‘terörist’ kimin ‘masum sivil’ olduğunu nasıl anladınız” şeklindeki sorusuna, “Onları tespit etmekte bir sorun yoktu. ‘Teröristler’in turuncu can yelekleri ve gaz maskeleri vardı. Ellerinde sopalar ve demir çubuklar bulunuyordu. Bu masum bir barış aktivistinin görüntüsü değildi” diye karşılık verdi. Gemideki çatışmanın 40-50 dakika kadar sürdüğünü ifade eden Y., çatışmanın sonunda tıbbi personelin yanına gidip kolunun kırık olduğunu söylediğini kaydetti. Y. “Çatışma sırasında kolum en son dert ettiğim şeydi. O anda hiçbir acı hissetmiyordum” dedi. Y. gemi de başlarına gelen şeyleri düşününce oradan mümkün olan en az yarayla çıktıklarını söyledi. Y. “Bir şeyi anlamanız gerek. Operasyona katılan her asker, orada her şeyini ortaya koydu. Bizim birimimiz bir ailedir. Bu, İsrail ordusunda neden 5 yıldır hizmet verdiğimi ve neden ayrılmak istemediğimi açıklar” diye konuştu.

ÇİFTÇİ OLMAK İSTİYORMUŞ
Y. muhabirin, “Neden askeri kariyeri seçtiniz?” sorusuna ise “İstemedim. Ben çiftçi yada makine mühendisi olmak is tiyorum” diye cevap verdi. A. ve Y. “Yakın zamanda Türkiye’ye seyahat edecek mi siniz” sorusunada “Hayır. Kesinlikle olmaz” diye karşılık verdi.

Kanlı operasyonda 9 Türk ölmüştü
31 Mayıs 2010 Pazartesi, yerel saatle 04.00 sularında, içerisinde 700 kadar aktivistin bulunduğu Mavi Marmara gemisine İsrail komandolarının düzenlediği operasyonda 9 Türk yaşamını yitirmiş, 20 kadar aktivist de yaralanmıştı. Operasyonu gerçekleştiren askerlerden 10 tanesi de, aktivistlerle girdikleri çatışmada yaralanmıştı. A. ve Y., ağır yaralandığı belirtilen 3 İsrail komandosu arasındaydı.

Dünya Haberleri

Tüm Dünya Haberleri