"Net finansal varlıklarda en yüksek artış Türkiye'de"

Allianz'ın Küresel Varlık Raporu'nda, Türkiye'de net finansal varlıkların 2015'te yüzde 24,9'luk bir büyüme sergilediği belirtilerek, "Örneklemelerde başka hiçbir ülke 2015 yılında böyle yüksek büyüme göstermedi." denildi

Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
küresel varlık raporu Sonra Oku

Allianz'ın, 50'den fazla ülkede hanehalkının varlık ve borç durumunu mercek altına alan Küresel Varlık Raporu'nun yedincisi yayımlandı.     

Raporda, finansal varlıklarda güzel yılların artık geride kaldığı belirtilerek, büyümedeki yavaşlamanın en çok Avrupa, ABD ve Japonya'yı sarsmasının tesadüf olmadığı vurgulandı.     

Japonya hariç tutulduğunda finansal varlıkların Asya ülkelerinde yüzde 14,8 arttığı aktarılan raporda, "Rakamlar Asya ile dünyanın geri kalanı arasındaki farkın çarpıcı bir şekilde arttığına işaret ediyor. Bu durum dünyanın gelecek vaat eden diğer iki bölgesi olan ve Asya'nın sadece yarısı düzeyinde ortalama büyüme sergileyen Latin Amerika ve Doğu Avrupa için de geçerli." ifadelerine yer verildi.     

Raporda, Japonya hariç Asya Bölgesinin, 2015 yılında 155 trilyon avroluk küresel varlığın yüzde 18,5'ini teşkil ettiği belirtilerek, bu rakamın, varlıkların bölgede bulunan kısmının 2000 yılından bu yana üç kattan fazla arttığını gösterdiği, ayrıca Avro Bölgesi'ne fark atıldığı anlamına geldiği dile getirildi.     

"TÜRKİYE'DE HANEHALKI BORÇ ORANI OLDUKÇA ILIMLI DURUMDA"

Raporda, Türkiye'de brüt finansal varlıkların 2015 yılında güçlü büyüme grafiğini sürdürerek 2014'e kıyasla yüzde 17,1 arttığı ifade edildi.     

Banka mevduatları, menkul kıymetler ve sigortalar ile emeklilik fonları dahil üç varlık sınıfının, 2015 yılındaki hızlı büyümeye katkıda bulunduğuna değinilen raporda, şunlar kaydedildi:     

"Sigorta ve emeklilik fonları, yaklaşık yüzde 25'lik bir oranla en güçlü artışı gösterse de varlık portföyünün neredeyse yüzde 7'sini oluşturan bu varlık sınıfı, Türk hane halklarının tasarruf davranışlarında henüz küçük bir rol oynamakta. Finansal varlıklarının yaklaşık 5'te 4'ü 2015 yılında yüzde 18,4 artış gösteren gecelik repo, vadeli mevduatlar ve tasarruflar halinde tutulmakta. Menkul kıymetler ise daha düşük bir düzeyde büyümekle birlikte yine de yüzde 7,6'lık sağlam bir seviyede gerçekleşti.     

Bölgesel gelişmenin aksine, Türkiye'deki özel sektörün borç artışı 2014 yılında yüzde 7,9'luk düzeye kıyasla hafif bir artış göstererek 2015'te yüzde 9’a ulaştı ve Doğu Avrupa'daki yüzde 2,4'lük ortalama büyümenin çok üstünde yer aldı."     

Raporda, Türkiye'de hanehalkı borç oranının, oldukça ılımlı durumda olduğu kaydedilerek, Türkiye'de borç yüzdesinin de gelişmekte olan ülkelerdeki ortalamanın altında seyrettiğine işaret edildi.     

Yükümlülüklerdeki artışın, varlık büyümesinin altında kalması nedeniyle net finansal varlıkların 2015'te yüzde 24,9 gibi "etkileyici" bir büyüme sergilediği belirtilen raporda, "Aslında, örneklemelerde başka hiçbir ülke 2015 yılında böyle yüksek büyüme göstermezken, Çin'deki hanehalkları bile büyüme hızlarını koruyamadı." denildi.     

TÜRKİYE KİŞİ BAŞINA FİNANSAL VARLIKTA DÜNYADA 44. SIRADA

Raporda, Türkiye'nin kişi başına ortalama 2 bin 140 avroluk net finansal varlıkla uluslararası karşılaştırmada bir basamak yukarı tırmanarak 44'üncü sırada yer aldığı bildirildi.     

Türkiye'de hanehalkı borcunun 2015 yılında yüzde 4,5 büyüdüğü aktarılan raporda, gelişmelerin bölgeden bölgeye önemli farklılıklar gösterse de Japonya hariç Asya'da borç artışı gözlendiği, Latin Amerika ve Avrupa'da borç büyümesinin belirgin biçimde düşüş gösterdiği kaydedildi.     

Raporda, Kuzey Amerika ve Batı Avrupa'da ise neredeyse hiçbir değişiklik algılanmadığı ve borçların oldukça ılımlı bir hızda arttığına işaret edilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:     

"Hanehalkları özellikle gelişmiş ülkelerde borçlanmaya karşı çok temkinli bir yaklaşım gösterirken, Batı Avrupa'daki birçok ülkede 2015 itibarıyla borçlar azalmaya devam etti. Öte yandan varlık dağılımının analizi de karmaşık bir tablo sergilemekte. Yükselen piyasaların ortaya koyduğu başarı hikayesi, daha fazla insanın genel ilerlemesine ve refaha katılmasına yardımcı olup bir küresel orta sınıf yaratmakta. Küresel orta sınıf önemli ölçüde büyürken son yıllarda orta sınıf iki kattan fazla artarak 1 milyarı aştı. Toplam nüfustaki payları ise yüzde 10'dan yüzde 20'ye yükseldi. Küresel varlıklar içinde bu varlık sınıfının sahip olduğu oran da belirgin biçimde büyüyerek 2015 yılı sonuna yüzde 18'lik iyi bir orana yükseldi. Dolayısıyla küresel orta sınıf hem kapsadığı insan sayısı bakımından büyüdü hem de daha zenginleşti."     

Gelişmiş ekonomilerdeki küresel yüksek varlık sınıfında sayılan hanehalklarının sayısının azaldığının altı çizilen raporda, buna karşın son yıllarda bu varlık sınıfının dünya genelinde büyüme gösterdiği belirtildi.     

Raporda, 2015 sonunda yaklaşık 540 milyon kişinin, kendisini yüksek varlık sınıfının parçası olarak kabul ettiğine vurgu yapılarak, "Bu, 2000 yılına kıyasla 100 milyon veya yüzde 25 daha fazla kişi anlamına geliyor. Başka bir deyişle yüksek refah sınıfının neredeyse tamamen Batı Avrupalı, Amerikalı ve Japon hanehalklarına açık bir kulüp olduğu günler geride kaldı. Yüksek refah sınıfına atfedilen küresel finansal varlıkların payı da düşmekte. Dolayısıyla refahın en azından küresel düzeyde daha geniş bir dağılım arz ettiği düşünülebilir." denildi.     

"NEGATİF FAİZ POLİTİKASININ SONA ERDİRİLMESİ İYİ BİR BAŞLANGIÇ OLACAK"

Küresel Varlık Raporu'nun sonuçlarını değerlendiren Allianz'ın Başekonomisti Michael Heise, finansal varlıkların gelişiminin kritik bir döneme ulaştığını dile getirdi.     

Aşırı para politikasının varlık fiyatları üzerindeki etkisini kaybettiğinin bariz olduğunu ifade eden Heise, "Sonuçta, varlık büyümesinin arkasındaki itici güçlerden biri artık mevcut değil. Aynı zamanda, faiz oranları negatif doğrultudaki sert düşüşünü sürdürüyor. Tasarruf sahipleri için tablo toz pembe değil." değerlendirmesini yaptı.     

Heise, aşırı düşük kredi oranlarının cazibesine ve krediye dayalı harcamaya sadece çok az sayıda hanehalkının kapıldığını belirterek, şunları kaydetti:     

"Hanehalklarının çoğunluğu ekonomik bakımdan çok makul bir şekilde hareket etmekte, agresif faiz indirimleri vasıtasıyla talebi pompalamaya çalışan merkez bankası başkanlarının çabalarına kulak tıkamaktadır. Görünen o ki finans krizindeki aşırı borçlanmanın ardından hanehalkları borç azaltmayı daha önemli görmeye başladı. Öte yandan küresel bir orta sınıfın bu kadar kısa zaman içinde ortaya çıkması da dünya ekonomisi için en önemli gelişmelerden biri."      

 Politika yapıcıların, karşı karşıya oldukları gelir dağılımı sorunlarına göre farklı tepkiler geliştirebilmesinin önemine işaret eden Heise, bu durumun bazı ülkelerde acilen harekete geçmeye ihtiyaç duyulmadığı anlamına da gelmemesi gerektiğini vurguladı.     

Allianz'ın Başekonomisti Michael Heise, negatif faiz oranlarına ilişkin politikanın sona erdirilmesinin, "kesinlikle iyi bir başlangıç" olacağını savundu.
AA

BU HABERE İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

SOSYAL MEDYADA HTEKONOMİ

FACEBOOK
TWITTER
KUR ÇEVİRİCİ
PARA BİRİMİ
ÇEVİRİLECEK PARA BİRİMİ
  • Burj Khalifa'ya düşen korkutucu yıldırımlar
  • Kambur balinaların harika şovu
  • Güneş tutulmasını uçaktan gözlemlemek
  • Ahşapdan su matarası yapımı