İŞ-YAŞAM HABERLERİ

28 KASIM 2016

Petrol Ofisi'nde (POAŞ) örgütlü şekilde akaryakıt kaçakçılığı yapıldığı iddiasına ilişkin iş adamları Aydın Doğan ile Ersin Özince'nin de aralarında bulunduğu 47 sanığın yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Özince'nin de aralarında bulunduğu 25 sanık katıldı. Sanıklardan Aydın Doğan'ın sağlık gerekçesiyle duruşmaya katılmadığı belirtildi. Duruşmada, müdahillerden Gümrük ve Ticaret Bakanlığını avukatı temsil etti.

Duruşmada, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden POAŞ ile ilgili davanın dosyası ile bu davanın dosyasının birleştirilmesi konusunda mahkemenin muvafakatının alındığı belirtilerek, dava dosyalarının birleştirildiği tutanağa geçirildi.

ÖZİNCE'NİN SAVUNMASI

Savunma yapan sanıklardan Ersin Özince, Mersin'de yürütülen soruşturmada ifade verdiğini hatırlatarak, POAŞ'ın mali ve hukuki yapısının incelenmesi durumunda, yasa dışı örgüt tanımlanmasının mümkün olamayacağının görüleceğini söyledi.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yöneticilerinin de bu davada bulunması gerektiğini öne süren Özince, "Türkiye ekonomisinin kötü gittiği bir dönemde, bazı şirketlerin özelleştirilmesi gündeme gelmişti. Söz konusu tarihlerde değil vergi kaçırmak, en fazla vergi ödeyen ve yatırımlarda bulunan şirketler arasındaydık" dedi.

POAŞ'ın akaryakıt kaçakçılığı hakkında ilgili resmi kurumlara bilgiler sunan bir şirket olduğunu kaydeden Özince, şöyle devam etti:

"Çok uluslu şirketlerin piyasadaki sermaye durumu önemlidir. Petrol Ofisi, söz konusu tarihlerde sıkıntılar içinde bulunan Hazine'ye, vergi borçlarını ödeyerek ekonomik katkı sağlamıştır. Biz, şirket olarak petrol dağıtımı alanında uluslararası piyasada etkin rol alan ve hedefleri bulunan bir amaç içerisindeyiz. POAŞ yöneticileri olarak, akaryakıt kaçakçılığında ilgili resmi kurumlara bilgi veren, bu yönde alınması gereken tedbirler konusunda fikir alışverişinde bulunan kişileriz. Halka açık bir kurum olduğumuz için yerli ve yabancı yatırım ortaklıklarımız bulunuyor. Böyle hissedarları olan kuruluşun yöneticileri olarak kimseden emir almayız. Bu zaten mümkün değildir."

DURUŞMA 1 MART'A ERTELENDİ

Davanın uzun sürmesinden kaygılandığını ve 15 Temmuz'dan sonra yaşanan sıkıntıların göz önüne alan mahkemenin durumlarını tekrar gözden geçirmesi gerektiğini aktaran Özince, "Hakkımdaki örgüt lideri suçlaması mantıktan çok uzaktır. Benim üzerimde yönetim kurulu başkanı vardır. Biz bir örgütsel yapı içerisindeysek ben nasıl bu örgütün lideri olabiliyorum? Sayın heyetinizin bütün bu hususları tekrar gözden geçireceğine inancım tamdır." diye konuştu.

Duruşmada söz alan diğer sanıklar ise haklarındaki suçlamaları reddederek, yazılı savunmalarını mahkemeye sundu.

Mahkeme heyeti, eksik evrakların giderilmesi ve diğer sanıkların savunmalarını tamamlaması için duruşmayı, 1 Mart'a erteledi.

İDDİANAMEDE NELER YER ALIYOR?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca hazırlanan iddianamede, POAŞ'ın 2001-2008 yılları arasında yurt dışından Türkiye'ye akaryakıt ithalatı yaptığı ve Gümrük Birliği olmayan ülkelerden yapılan ithalatı birlik üyesi olan İngiltere'den yapılmış gibi gösterdiği öne sürülerek, gümrüklere sahte belge ibraz ederek vergi muafiyeti sağlandığı, vergi kaçırıldığı ve devletin POAŞ tarafından zarar uğratıldığı öne sürülüyor.

POAŞ'ın 2000 yılından sonra Ukrayna ve Rusya gibi AB üyesi olmayan ülkelerden akaryakıt aldığı, eksik ithalat vergisi ödemek üzere merkezi Bahamalar'da olan fakat İngiltere'de faaliyet gösteren Point isimli bir şirket kurduğu belirtilen iddianamede, Avrupa Birliği ülkelerinden alınan mamullerdeki vergi muafiyetinden yararlanıldığı ve böylece vergi kaybına yol açıldığı aktarılıyor.

İş adamları Aydın Doğan ve Ersin Özince'nin "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet ve resmi belgede sahtecilik" suçlarından 8 yıl 6 aydan 24 yıl altışar aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, iş kadını Hanzade Vasfiye Doğan Boyner'in de aralarında bulunduğu 45 sanığın "örgüte üye olmak, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet ve resmi belgede sahtecilik" suçlarından 7 yıl 6 aydan 21 yıl altışar aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

İddianamede sanık olarak yer alan isimler şöyle sıralanıyor:


"Hakkı Ersin Özince, Aydın Doğan, Dr. Gerhar Roiss, Mahmut Magemizoğlu, Ali Erdal Aral, Hanzade Vasfiye Doğan Boyner, Yurdaer Üge, İmre Barmanbek, Adnan Balı, Cevdet Bayram, Özgün Çınar, Mevlüt Tufan Darbaz, Ali İhsan Karacan, Ali Rıza Temuroğlu, Yahya Üzdiyen, Yener Şenok, Jan Nahum, Hakan Mumcu, Nesrin Karaman, Kemal Meço, Ertuğrul Tuncer, İshak Şengül, Caner Çimenbiçer, İsmail Tokaç, Ahmet İzzet Karacahisarlı, Vural Akışık, İrfan Taşköprü, David Davies, Manfred Mag Madi, Klaus Schneider, Serdar Ayırtman, Asım Barlın, Ali Tuzla, Hüseyin Kılınç, Ömer Lütfi İskefyeli, Gökhan Küçükgirgin, Zeynep Hansu Uçar, Murat Erdoğan, Murat Bekler, Sibel Bircan, Reha Talu, Sibel Fatma Elekdağ, Tamer Özdamar, Cezmi Ölekli, Azmi Ölekli, Fahri Kayhan Söyler ve Ali Ertan Çakır."


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
Sermaye Piyasası Araçları Vergilendirme