ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

HABERTURK.COM

Yıllardır Erdoğan'ın en yakınındaydı. A Takımı'nın en önde gelen isimlerinden biriydi. Artık siyasete giriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşma metinlerini yazan ve istifa ederek milletvekili aday adayı olan Erdoğan'ın eski Başdanışmanı Aydın Ünal Habertürk muhabiri Aysun Torun'un konuğu oldu. İşte Ünal'ın çok özel açıklamaları...



"SİYASETTE TEORİYLE PRATİK ÇOK FARKLI, 15 GÜNDE BUNU FARKETTİM"

Benim istida ettiğim haberini herhalde ilk Habertürk verdi. Haber yayıldıktan sonra akşama kadar yaklaşık yüz tane telefon aldım.O bir gün içinde bir şeyi farkettim; siyasetin teorisi ile pratiği arasında çok ciddi bir farklılık var.

Biz bugüne kadar siyseti takip ediyorduk. Siyaseti teori üzerinden takip ediyorduk. Başbakanlıktan, Cumhurbaşkanlıktan siyasete bakıyorduk. işte bir girelim dedik sahaya dedik. Bu kadar teorisini gördük, pratiği nasılmış dedik. Ve sayın Cumhurbaşkanımızla da konuşarak, onun da iznini alarak milletvekili aday adayı olduk. 

Ben izni kendisinin takdirine bıraktığım halde, çok anlayışlı davrandı. Kolay değildi tabi uzun süredir birlikte çalışıyorduk ve uyumlu çalışıyorduk. İkimiz için de kolay değildi. Ama o etrafındaki birçok kişi için geçmişte de bunu yaptı, hayırlısı olsun dedi, takdir sayın Başbakanındır dedi ve böyle bir izin verdi.

ERDOĞAN'IN KONUŞMALARINI NASIL BİR EKİP HAZIRLIYOR?

Dünyadaki hemen bütün liderlerin, devlet başkanların, başbakanların, hatta birçok kurumun yöneticilerinin metin yazarları vardır. Bir yöneticinin metin yazarının olması garipsenecek bir şey değildir. Ki muhalefet partileri CHP olsun, MHP olsun zaman zaman bunu eleştirdiler. Bu çok haksız bir eleştiri. Her yöneticinin metin yazarı vardır. Buna Obama da diğer liderler de dahil. Burada önemli olan şu, metin yazarı, liderin arkasından giden kişidir. Yani metin yazarı lidere akıl veren ona siyaset üreten, siyaset tasarlayan bir kişi asla değildir. Metin yazarı ne kadar liderin arkasından gidiyorsa da o kadar başarılı olur. Bizim bir ekibimiz vardı, ekipteki isimler sürekli değişti. Çünkü işin tabiatından dolayı çok yoruluyordu ekipteki arkadaşlar. Her kesimden arkadaşımız vardı. Başından itibaren, solcu, sağcı, ülkücü, muhalif islamcı arkadaşlarımız vardı. Bu bize şunu sağlıyordu; Toplumda kim ne düşünüyor, anketler üzerinden bilimsel araştırmalar üzerinden değil de, bilhassa toplumun içinden gelmiş arkadaşlar üzerinden ölçme imkanı buluyorduk. Mesela islamcılar Ak Parti'nin politikaları için ne düşünüyorlar? Veya ülkücüler nasıl yaklaşıyorlar? Bunu az çok görme imkanımız oluyordu. 
Sokağın nabzını da çok iyi tutuyorduk. O konuda çok başarılıydık. Daha önce bir yerde de söyledim, belediye otobüslerinde konuşulan konular, çok dikkate aldığımız konulardı. Sokakta, çarşıda, pazarda konuşulan konular çok dikkate aldığımız konulardı. Bazı arkadaşlarımız vardı mesela, Anadolu'nun belli bir kesimini birebir temsil eden aile yapıları vardı. O yapıların içinde konuşulanları, Cumhurbaşkanına nasıl baktıklarını, hangi konuşmasına nasıl tepki verdiklerini gelip söylerlerdi. Bunların hepsi bizim için yönlendirici olurdu. Aramızda çok iyi eğitimli arkadaşlar da vardı. Ama eğitimden ziyade biz pratiğe bakıyorduk. 

  • AYDIN ÜNAL
  • Aysun Torun
  • habertürk
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan
  • metin yazarı
  • Siyaset

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000