ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Başbakan Davutoğlu konuşmasında; "Çevredeki ateş çemberinin içinden Türkiye, barışla, istikrarla ve kalkınmayla çıkacaktır. Bu çerçevede de bütün partilere çağrımız şudur; özellikle de HDP'ye. Şiddet ile terör ile aralarına bir mesafe koymak durumundalar. Gelin hep beraber 4 partinin liderleri olarak ortak bir deklarasyona imza atalım ve diyelim ki; Türkiye'de, demokrasinin en iyisinin yaşandığı bu ülkede genel seçimler gerçekleştikten sonra artık 4 parti de şiddete ve teröre karşı barışın ve demokrasinin, hakkın, adaletin ve bu ülke kalkınmasının yanında ve önünde olacaktır" dedi.

Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları;

Haziran akşamı AK Parti'nin tak parti iktidarı olamaması dolayısıyla şenlik yaşayanlar ve yüzde 60'lık bloktan bahsedenler bilsinler ki arkamızda milletin duası, arkamızda Endonezya'dan Saraybosna'ya, Urumçi'den Mogadişu'ya, Cezayir'den Tacikistan'a kadar müminlerin, mazlumların duası varken kimse bu hareketi engelleyemeyecek, durduramayacak, kimse hızımızı kesemeyecek.

Birileri yüzde 41 gibi yüksek bir oran almamıza rağmen 4 partili bir meclis oluşması sebebiyle, tek parti iktidarı olmamamız dolayısıyla neredeyse bayram ettiler, şenlik yapmaya kalktılar 8 Haziran sabahı. Ama bir aylık süreç gösterdi ki Türkiye'de siyasetin de Türkiye'nin de gönül coğrafyasının kaderi, anahtarı hala ve bundan sonra da daima AK Parti'nin elinde olacak.

Biz milli iradeden ve milli iradenin gereğini yapmaktan bahsederken, onlar önce yüzde 60'lık bir bloktan bahsettiler. Sanki bu üç partiye oy verenlerin hepsi ortak bir hedef için oy vermiş gibi hayali bir vehimden, bir yüzde 60'lık bloktan bahsettiler. Biz ise soğukkanlı bir şekilde, ilkeli bir tutumla Meclis Başkanlığı seçimlerine hazırlandık. Sonuç ne oldu? Meclis Başkanı yine AK Parti'den seçildi ve yüzde 60'lık blok iddiası olduğu yerde çöktü.

Şunu hesap ediyorlardı; diyorlardı ki 'Cumhurbaşkanımız orada devletin başında ama Meclis Başkanı ya da Başbakan başka partilerden çıkacak, Cumhurbaşkanımız izole edilecek', bunu hesap ediyorlardı ama olmadı. Başbakanlık için değişik senaryolar gündeme getirdiler, dönüşümlü başbakanlıktan bahsettiler ama bunlar da başarıya ulaşmadı, ulaşmayacak. Milli irade şunu gösterdi: yüzde 41 ile ve en yakın partiye yüzde 16 puan fark ile Meclis Başkanlığı'nı da Başbakanlığı da hak eden ve bu hak ettiği sorumluluğu da hakkınca taşıma kudretine sahip yegane parti AK Parti'dir.

Bu bayram gününde bir kez daha bütün partilere geçtiğimiz gün yaptığım teklifi tekrar ediyorum. Bakınız Türkiye'nin her yerinde elhamdülillah bayram neşesi var. Şiddet yok, terör yok. Çevre ülkelerde yaşanan etnik ve mezhep çatışmalarını Türkiye'ye taşımak isteyenlere, fitne hesabı yapanlara da söylüyorum. Çevredeki ateş çemberinin içinden Türkiye, barışla, istikrarla ve kalkınmayla çıkacaktır. Bu çerçevede de bütün partilere çağrımız şudur; özellikle de HDP'ye. Şiddet ile terör ile aralarına bir mesafe koymak durumundalar. Gelin hep beraber 4 partinin liderleri olarak ortak bir deklarasyona imza atalım ve diyelim ki; Türkiye'de, demokrasinin en iyisinin yaşandığı bu ülkede genel seçimler gerçekleştikten sonra artık 4 parti de şiddete ve teröre karşı barışın ve demokrasinin, hakkın, adaletin ve bu ülke kalkınmasının yanında ve önünde olacaktır.

Bu ülkenin kaybedecek bir saniye dahi vakti yok. Onun için zamana oynamak, onun için sürekli kapıları kapatmak ya da da değişik alternatifler üzerine yeni senaryolar yazmaktansa bir an önce AK Parti öncülüğünde bir yeni hükümetin oluşumu için gayret sarf etmek durumundayız. Evet, bu hükümet de AK Parti öncülüğünde kurulacaktır.

Şunu bir kez daha ifade etmek istiyorum; burada gördüğüm coşku bir kez daha gösterdi ki inşallah hükümet kurulursa, AK Parti kadroları bu hükümetin başarısı için gece gündüz çalışmaya hazırdır. Ama muhalefet partilerinin uyumsuz tavırlarıyla hükümet kurulması mümkün olmazsa, AK Parti milli iradeye de gitmeye hazırdır.

AA


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Tüm yorumları göster(4)
Kalan karakter : 2000