06 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin Başika Kampı'ndaki askeri varlığına yönelik yapılan açıklamalara ilişkin, "Biz burda ciddi sorun görmüyoruz ve bu sorunu da aşacağımızı düşünüyoruz. Yeter ki Irak iç siyasi kaygılardan arınsın, vetoyu bıraksın ve bu konuda nasıl iş birliği yapacağız, bunu değerlendirelim." dedi.

Çavuşoğlu, İtalya Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni ile bakanlıkta baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında, mevkidaşı ile ikili ilişkileri değerlendirdiklerini söyledi. İki ülke arasında güçlü bağlar bulunduğunu ve ticaret hacminin rakamlarına bakıldığında, gelecek için umut verici olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "17,5 milyar dolar civarındaki ticaret hacmimizi 2020'de 30 milyara çıkarmak istiyoruz. Potansiyelin var olduğunu biliyoruz. İtalyan firmalarının Türkiye'de özellikle yatırım yapması ve önemli projeleri Türk ortaklarıyla üstlenmesi, aramızdaki iş birliğinin başka bir göstergesi." diye konuştu.

Bakan Çavuşoğlu, Gentiloni ile Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) ilişkin bilgileri paylaştığını ve alınan tedbirleri aktardığını bildirdi. NATO'nun iki müttefiki olarak gerek bölgesel konularda gerekse ikili düzeyde yakın iş birliği olduğunu anımsatan Çavuşoğlu, "Türkiye'ye yönelik tehditler karşısında İtalya'nın SAMP/T bataryalarını ülkemize göndermesi bu dayanışmamızın başka bir sembolüdür." ifadelerini kullandı.

DAEŞ'E KARŞI KOALİSYON

DAEŞ'e karşı koalisyon içinde iki ülkenin aktif bir şekilde yer aldığını belirten Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Suriye krizinin başladığı ilk günlerde bile gerekli uyarıları yapmıştık İtalya ve Türkiye olarak, bölgenin gerçeklerini bilen iki ülke olarak bu savaşın nelere yol açacağını başından tespit etmiştik, özellikle insani boyutlarını da başından öngörmüştük. Bugün geldiğimiz noktada o günkü yaptığımız tespitlerimizin ne kadar doğru olduğunu, haklı olduğumuzu bir kere daha maalesef görüyoruz, keşke olmasaydı.

Diğer taraftan, Libya'daki durum iki ülkeyi de yakından ilgilendiriyor. Libya ile ilgili görüşlerimiz, tutumlarımız örtüşüyor. İtalya'ya özellikle Libya'daki yeni hükümete verdikleri destek için ve Libya ile ilgili birçok toplantıya ev sahipliği yaptıkları için çok teşekkür ediyorum. Trablus'ta büyükelçiliği hayata geçiriyorlar. Buradan kendi arkadaşlarıma da mesaj veriyorum. Bir an evvel Trablus'taki büyükelçiliği hep birlikte açmalıyız. Bir an evvel arkadaşlarımızı da Libya'ya gönderelim.

Şu andaki ulusal birlik hükümetine desteğimiz tamdır. Libya'nın istikrarı, birliği, beraberliği, güvenliği bizim için önemli. DAEŞ'e karşı mücadelesinde de Libya hükümetinin yanında yer alıyoruz ve İtalya ve Türkiye olarak Libya konusunda da herhangi bir gizli gündemimiz yok."

Mevkidaşına Kıbrıs adasına yaptığı ziyaret için teşekkürlerini sunan Çavuşoğlu, gelecek süreçte Kıbrıs konusunda İtalya'nın desteği ve objektif tutumunun önemli olduğunun altını çizdi.

Bakan Çavuşoğlu, İtalya'nın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine her zaman destek verdiğini de hatırlatarak, bundan sonraki süreçte de bu desteğin sürmesi temennisinde bulundu.

Çavuşoğlu, Başika konusunda yapılan açıklamaların hatırlatılması üzerine, Türkiye'nin kampla ilgili bir çözüm bulmak için Irak yönetimiyle hem Roma hem de İstanbul'da görüşmeler yaptığını ve bunun yanı sıra koalisyon içindeki ülkelerle görüştüklerini ifade etti. Kampın DAEŞ'e karşı koalisyon içinde aktif olmasını istediklerini dile getiren Çavuşoğlu, "Biz her zaman çözümden yanayız ama Irak, içinde bulunduğu iç siyasi karışıklıktan dolayı, maalesef kamplaşmadan dolayı, Başika Kampı ile ilgili bazen açıklamalar, bazen negatif tutumlar maalesef devam ediyor. Dün de söyledim, kendiliğinden oraya gitmedik. Irak yönetiminin bilgisi dahilinde oraya dahil edildik ve bugüne kadar oradaki yerel güçleri DAEŞ'e karşı eğitiyoruz, donatıyoruz." şeklinde konuştu.

"BİZ BURADA CİDDİ BİR SORUN GÖRMÜYORUZ"

Kuzey Irak'taki kamplarda da peşmergeleri eğittiklerini anlatan Çavuşoğlu, "Biz burda ciddi sorun görmüyoruz ve bu sorunu da aşacağımızı düşünüyoruz. Yeter ki Irak iç siyasi kaygılardan arınsın, vetoyu bıraksın ve bu konuda nasıl iş birliği yapacağız, bunu değerlendirelim." dedi.

Türkiye'nin tüm bu faaliyetleri yürütürken uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandığını ve ayrıca Irak'ın toprak bütünlüğünü herkesten fazla savunageldiğini ifade eden Çavuşoğlu, Irak'ın istikrarı ve güvenliğinin Türkiye için çok önemli olduğunu vurguladı. Mevlüt Çavuşoğlu, "Meclis'ten çıkan açıklama, karar neyse, Irak halkının tamamını temsil etmiyor. Sonradan gelen açıklamalar da söylediğimi zaten teyit etmiştir ama biz burada bir çözüm için varız. Kesinlikle Irak ile kısır döngüye de girmek istemeyiz ama inşallah Irak yönetimi de bu anlayışa en kısa zamanda döner." değerlendirmesinde bulundu.

MÜLTECİLER İLE İLGİLİ SON DURUM

AB konusunda yöneltilen bir soruya karşılık Çavuşoğlu, AB'nin 3 milyar avro artı 3 milyar avro vaadi konusunda bürokratik engeller olduğunu hatırlattı. Şimdiye kadar 2 milyar avro civarında para ayrıldığını ancak Brüksel'de bekletildiğini bildiren Çavuşoğlu, birlikte bir projenin hazırlanmasının 2 sene sürdüğünü vurguladı. Bakan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Şu anda mültecilerle ilgili karşı karşıya olduğumuz durum sıradan bir durum değil ve buna göre kendimizi adapte etmemiz lazım, prosedürleri buna göre hızlandırmamız lazım. 2 sene proje hazırlamak için beklemek zorunda değiliz veya bu insanlar beklemesin. AB'ye sürekli hatırlattığımız şey burada yaşayan insanları burada mutlu etmek için gerekli adımları atalım, prosedürü hızlandıralım."

Somut bir yol haritası konusunda anlaşılması gerektiğini ve Türkiye'nin bu konuda AB'den yanıt beklediğini dile getiren Çavuşoğlu, bu konuda iyimser olduklarını belirtti. Bakan Çavuşoğlu, İtalya'nın ciddi göç akımlarıyla karşı karşıya kalan ve bu sorunu aşmak için AB'de ciddi çaba sarfeden bir ülke olarak, bu konuda tutumunun her zaman pozitif olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, mevkidaşı Gentiloni'nin bu konudaki sözlerine karşılık da "AB prensiplerinden elbette vazgeçmemeli ama verdiği sözlerden ve imzaladığı anlaşmalardan da vazgeçmemeli. Bu hem Türkiye için geçerli hem de AB için geçerli. Ahde vefa çok önemli." ifadelerini kullandı.

AA


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300