11 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Hrant Dink Cinayeti'ne ilişkin 2'si tutuklu 35 sanıklı davada tutuksuz sanık İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç'e, diğer tutuksuz sanıklarda sorular yöneltti.

Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah da söz alarak "Dink gibi birinin öldürüleceğini Vali mutlaka bilmek zorundadır. Dink gibi birinin öldürüleceği bilgisini alıp da düşünce aşamasında denilmesi büyük hatadır" dedi.

Tutuksuz sanıklardan dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah mahkemeden söz alarak "Dink gibi birinin öldürüleceğini Vali mutlaka bilmek zorundadır. Eğer bildirilmezse vali, il istihbarat şube müdürü ile il müdürünü açığa alır. Dink gibi birinin öldürüleceği bilgisini alıp da düşünce aşamasında denilmesi büyük hatadır. İstanbul'a neden açık açık Hrant Dink öldürülecek şeklinde yazılması lazımdı. Planlı operasyon dosyası açılmak zorundadır. Hem önemli diyeceksin, hem de düşünce aşamasındadır diyeceksin. Bu durumda İstanbul Emniyet Müdürlüğü nasıl koruma verecek? Savcı da planlı operasyon dosyasına dahil edilmek zorundadır. Savcı neden dahil edilmedi?" diye sordu.

BİZ BİLDİRDİK
Sanık Engin Dinç de "Biz nerede hata yaptık, biz il emniyet müdürlüğüne bildirmişiz, İstanbul'a yazmışız, Biz yazdığımız için mi suçluyuz?" diye cevap verdi.

MEKTUP HAKKINDA AÇIKLAMA YAPTI
Duruşmada söz alan sanık Erhan Tuncel ise 2013 yılında Engin Dinç'e hitaben yazdığı, 'Sen ağabeyiliğini yap, ben de gardaşlığımı' şeklindeki ifadelerin yer aldığı mektuba ilişkin açıklamalarda bulundu. Erhan Tuncel, "Mektubun yazılma nedeni Savcı Muammer Akkaş'ın yanına çıkmamdan sonra kaleme aldım. Türkiye kamuoyu Hrant Dink'in öldürüleceğini ilk benden duydu. Tutuklu bulunduğum dönemde savcı Muammer Akkaş beni ifadeye çağırdı. Muhittin Zenit, Engin Dinç ve Türkiye'deki derin yapılarla ilgili sorular sordu. Sonra kendi kendime 'Cezaevinden çıkmam lazım, ben bir üniversite öğrencisiyim bana derin yapıları soruyor" dedim. Dosyanın çözülme amacı yok. Bir çok sahte kayıtlar ortaya çıkarıldı. Türkiye'de sahte belge üreten bir çete var. Bunun mahkemedeki varlığını hissediyordum. Yapı beni sanık yapmış bunu sorgulamak zorundaydım. Engin Dinç'e evraklarımı göndermeleri için mektup yazdım, çünkü tahliyemi mahkemeden isteyecektim. O dönem İstihbarat Daire Başkanlığı'nın başında Engin Dinç olduğu için ona yazdım. O dönem başka biri olsa ona gidecekti" dedi.

TUNCEL'İN BEYANLARI ÖNEMLİ
Engin Dinç de Erhan Tuncel'in bu beyanlarının önemli olduğunu belirterek "Bizimle ilgili haberler yapılmaya başlandı. Erhan Tuncel'in mektubunu kullandılar. Bu yapı bizimle ciddi anlamda uğraştı. Algı operasyonunda kullanıldı. Erhan Tuncel'in mektubu neden yazdığı ortada. Fetullahçı Terör Örgütü, ben İstihbarat Daire Başkanlığı'na atandıktan sonra çok ciddi dezenformasyona başladı bizimle ilgili" dedi.

BUNUN BİR ÖRNEĞİ VAR MI?
Tutuksuz sanıklardan eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun da "Hrant Dink ile ilgili bilgi geldiğinde dakikasında bana gelmesi gerekirdi. Sanıklardan Muhittin Zenit, Ercan Demir ve ben sahte isimler ile 2009 yılında dinlendik. Bugüne kadar bunun bir örneği var mı?" diye sordu.

BİZ DİNLENMİYORUZDUR İNŞALLAH
Daha sonra söz alan Engin Dinç, "Davanın eski hakimi ve Muhittin Zenit'in dinlendiğini biliyoruz" demesi üzerine Mahkeme Başkanı Rüzgar da ''Biz dinlemiyoruzdur inşaallah. Bunları duyunca bunu söylemek zorunda kaldık'' dedi. Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar'ın bu ifadeleri, salonda gülüşmelere neden oldu.

HER DAVAYI DİNLEDİKLERİN GÖRDÜK
Dinç de , "Fetullahçı Terör Örgütü'nün kendilerine gelecek bir zarar var mı diye her davayı dinlediklerini gördüklerini belirterek "İstanbul'da çok hasas davalar var, bakıyoruz dinlenmişler. Bu konuları adli makamlara ilettik" dedi.

Serdar KULAKSIZ - İSTANBUL


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300