10 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) yapılanmasına ilişkin, "Bu süreçte 1970'lerden bugüne kadar görev alan bütün genelkurmay başkanlarında burada az veya çok dahli var, ihmali var." dedi.

Işık, A Haber televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

"Irak'a askeri varlığımızın girmesi ancak onların da talep ve desteğiyle olacak, doğru mu" sorusu üzerine Bakan Işık, bunun herkesin ortak arzusu olduğunu vurguladı. Türkiye'nin kırmızı çizgilerine de dikkati çeken Işık, "Türkiye'nin kırmızı çizgileri aşılır da bu noktada da eğer karşımızda bir kayıtsızlık görürsek o zaman Türkiye durumu değerlendirmek zorunda kalır. Ama şu anda en önemli önceliğimiz, Türkiye'nin kırmızı çizgilerinin aşılmaması ve Türkiye'nin bütün yaptığı faaliyetleri, Irak yönetimi ile de koordine ederek yapması, önceliğimiz bu." ifadesini kullandı.

Özel Kuvvetler Komutanlığına dışarıdan personel alımına ilişkin değerlendirmesi sorulan Işık, ilk etapta 200 subay ve 500 astsubay alımının gerçekleştirileceğini belirtti. Bunun ilk defa Milli Savunma Bakanlığınca yapılacağını vurgulayan Işık, "Bölgede ciddi bir hareketlenme var ve Özel Kuvvetler de hem sınır ötesinde hem de gerektiğinde sınır içerisinde operasyonlar yapıyor. Özel Kuvvetlerimizi güçlendirmek, devamlı güçlü tutmak ve ileride oluşabilecek risklere karşı da şimdiden tedbir almak amaçlı böyle bir çalışmayı yürütüyoruz. Bu ilk etapta alacağımız 700 kişi, daha ihtiyaç olursa da hemen arkasından yine duyurulara çıkacağı" diye konuştu.

"SİVİLİN ASKERİ İŞLERDE DAHLİ ÇOK ÇOK AZDI" 

Işık, FETÖ ile mücadele kapsamında TBMM'de oluşturulan darbe komisyonuna eski genelkurmay başkanlarından Necdet Özel'in gelmeyi kabul etmeyerek sorulara yazılı yanıt vermek istemesine yönelik değerlendirmesinin sorulması üzerine, "Necdet Paşa'nın kendi takdiri ama ben olsaydım gidip bizzat orada sorulan sorulara içtenlikle cevap vermeyi tercih ederdim. Ama hangi gerekçeyle bunu yaptığını bilmediğimiz için bir yorum yapmak da çok doğru değil." karşılığını verdi.

Komisyonda konuşan emekli genelkurmay başkanlarının "Biz uyardık" şeklindeki görüşü sorulan Işık, Hilmi Özkök'ün çok takdir ettiği genelkurmay başkanlarından olduğunun altını çizdi.

FETÖ'nün Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki yapılanmasının 1970'li yıllarda başladığını vurgulayan Bakan Işık, şöyle konuştu:

"Özellikle 80'li yıllarda artmış, 90'lı yıllarda çok daha fazla artmış, 2000'li yıllarda da sürmüş. Kamunun diğer kurumlarıyla ilgili bir tavsiye kararı alındı. Peki Türk Silahlı Kuvvetlerinin iç mücadelesini hükümet mi yürütecekti? Düşünün 2000-2007 yılları arasında askeri liselere giren öğrencilerin orta birinci sınıf kayıtları neredeyse yüzde 25'i Türkiye'de gözükmüyor. Bu hükümetin çok bakabileceği bir şey değil ki. Bu özellikle TSK'nın, 'Ne oldu, bu kadar çocuk orta birinci sınıfı Türkiye'de okumamış, bunlar kim, neyin nesi? Nerede okumuşlar? Orta birinci sınıftaki bir çocuğun yurt dışında ne işi var' diye sorgulaması gerekmiyor mu? Burada olayı sadece hükümetin üzerine atarak, bu olayı kapatmak mümkün değil. Evet, Türkiye Cumhuriyeti'nin burada maalesef bir zaafı oluşmuş, bunu kabul etmek durumundayız. Oluşmasaydı zaten böyle bir tabloyla karşı karşıya gelmezdik. Ama bunu sadece AK Parti'ye ve hükümete fatura etmek çok büyük bir haksızlık olur. Bu 1970'lerden beri devlette yuvalanan bir yapı. Bu yapının TSK'da yapılanması hiç olmasaydı belki Hilmi Paşa'nın söyledikleri haklı olabilirdi ama bu süreçte en büyük yapılanmalarından biri de TSK'da olmuş. Bu süreçte 1970'lerden bugüne kadar görev alan bütün genelkurmay başkanlarında burada az veya çok dahli var, ihmali var. Bunu söylemek durumundayız. Niye? Çünkü 669 sayılı KHK'ye kadar sivilin askeri işlerde dahli çok çok azdı, neredeyse sıfır noktasındaydı."

Işık, "Sen suçlusun, ben suçluyum" anlamında söylemediğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Belki Hilmi Paşa'nın da Işık Koşaner Paşa'nın da diğer bütün genelkurmay başkanlarının da düşünmesi gereken nokta. Çünkü korgeneral seviyesinde olduğunu net bildiğimiz en az 8-10 isim var. Bir korgeneralin o rütbeye gelmesi için 1970'lerde öğrenci olması gerekiyor. Herhalde 70'lerdeki sorumluluk da AK Parti'ye yüklenemez. Dolayısıyla burada bir sistemik zaaftan bahsetmek durumundayız. Burada hiç kimse 'Ben görevimi tam yaptım ama bunlar buraya çöreklenmişler ne yapayım' gibi bir modda bulunamaz. Burada herkesin kusuru var. Ama Allah yardım etti, bu milletin gerçekten büyük bir millet olduğunu 15 Temmuz gecesi hepimiz bir kez daha bütün dünyaya gösterdik."

DARBECİ ASKERLERİN OYAK'TAKİ PARALARI

FETÖ'nün darbe girişimine katılan askerlerin OYAK'taki paralarına ilişkin soru üzerine Bakan Işık, bu konuda şehit yakınları ve gazilerden ciddi şikayetler aldıklarını belirtti.

Işık, şu görüşlere yer verdi:

"Bir hain, devletin kendisine sağladığı imkanlarla okumuş, TSK'nın bir subayı olmuş, 'Peygamber ocağı' dediğimiz ocağın içine sızmış ve 15 Temmuz gecesi de milletin paralarıyla alınan uçağa, helikoptere binmiş gitmiş milli iradenin tecelligahı olan TBMM'yi bombalamış. Birisi gitmiş insanların üzerine ateş açmış. Bunların hem insanlarımıza hem de kamuya verdiği zararlar var. Darbeye bizzat katılanların. Bu zararların tazmin edilmesi gerekmez mi? Bu kişilerden bunları tazmin etmek gerekir. Buna kim karar verecek? Mahkeme karar verecek."

Işık, söz konusu paraların durumuna ilişkin soruya, "Donduruluyor. Darbeye karışan askerlerin OYAK'taki paraları dondurulur." ifadesini kullandı.

ORGENERAL HULUSİ AKAR'IN RUSYA ZİYARETİ 

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın Rusya ziyaretinin amacı, kapsamı ve bir pazarlık olup olmayacağı yönündeki soru üzerine Işık, "Bir pazarlıktan bahsetmek doğru olmaz." dedi.

Türkiye'nin Fırat Kalkanı Harekatı'nı yürüttüğünü, Rusya ve ABD'nin bölgedeki etkin unsurlardan olduğuna dikkati çeken Işık, Rusya'nın Suriye rejimiyle yakın olduğunu, ABD'nin de koalisyonun lideri pozisyonunu taşıdığını, belli kazalara mahal vermemek açısından burada etkin bir koordinasyon gerektiğini bildirdi.

Bakan Işık, "Fırat Kalkanı Harekatı'nın bundan sonraki aşamalarında Rusya ile de ABD ile de etkin bir koordinasyona ihtiyacı var, bunu da zaten baştan beri yürütüyoruz. Bu da o koordinasyonun sağlanması ve ortaya çıkan bazı pürüzlerin giderilmesi açısından önemli bir ziyaret diye düşünüyoruz." diye konuştu.

Türkiye ile Rusya'nın üzerinde konuştuğu, tartıştığı askeri konular bulunduğuna değinen Işık, Orgeneral Akar'ın Rus mevkidaşıyla görüşmesini gayet normal ve olması gereken bir görüşme olarak niteledi. Rusya'nın Halep'e yoğun saldırı düzenleyeceği yönündeki haberlerin sorulması üzerine Işık, Halep'te bir insanlık trajedisi yaşandığını, çok fazla sivilin hayatını kaybettiğini belirtti.

Işık, "Yukarıdan sivillerin üzerine bomba bırakarak neyi elde edeceğiz? İnsanlığın, bölgenin ne çıkarı olacak bundan? Ümidimiz, temennimiz, arzumuz, isteğimiz, bu noktada aklıselimin, sağduyunun galip olmasıdır. Yoksa bu tip böyle hedef gözetmeden, sivilin çok etkilendiği saldırıların ne Rusya'ya, ne Halep'e ne bölgeye hiçbir faydası olmaz. Ümit ederiz burada da sağduyu hakim olur." ifadesini kullandı.

Bakan Işık, Suriye konusunun ancak ve ancak barışçı yollarla çözülebileceğine işaret etti.

"PYD/YPG GÜÇLERİ MÜNBİÇ'TE BARINMAYACAK" 

Işık, "PYD'nin Münbiç'teki varlığında bir azalma, tamamen oradan çıkarılmalarına yönelik sizin kazandığınız bir taahhüt, beklenti var mı?" sorusuna şu, yanıtı verdi:

"Münbiç kesinlikle boşaltılacak. PYD/YPG güçleri Münbiç'te barınmayacak. Bu hem ABD'nin taahhüdüdür, hem de Türkiye'nin bu noktadaki olmazsa olmazlarındandır. Şu anda bununla ilgili çalışma başladı."

Türk savaş uçaklarının Musul operasyonunda bombardımana katılıp katılmadığı yönündeki soru üzerine de Işık, "Türk savaş uçaklarının bu harekata katılması onaylandı koalisyon güçlerince. Şu ana kadar aktif bir görev alınmadı ama her an aktif göreve hazır şekilde bekleniyor." dedi.

Bakan Işık, Başika'ya takviye güç gönderilip gönderilmeyeceği sorusuna ise "Oradaki askerimizin güvenliği bizim için olmazsa olmaz. Dolayısıyla bu güvenlik nasıl sağlanması gerekiyorsa öyle sağlanır. İlave kuvvet gerekirse ilave kuvvet gider. Burada hiçbir yanlış anlamaya meydan vermeyecek net bir duruşumuz var. Türkiye'nin hiç kimsenin toprağında gözü yok ama Türkiye'ye yönelik tehdit oluşabilecek noktalarda da Türkiye'nin bu noktalara kayıtsız kalmasını kimse beklemesin." yanıtını verdi.

AA


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300