27 MART 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, görüşmeleri devam eden anayasa değişikliği teklifine ilişkin, "Cumhuriyeti yıkan teklifin ilk dökülen maddesi de ne yazık ki milletvekillerinin kendi koltukları ile ilgili madde oldu. Milletvekillerinin kendi koltukları için duydukları endişeyi, cumhuriyetin ve demokrasimizin geleceği için de duymalarını diliyoruz ve bunları bütün milletvekillerinden bekliyoruz." dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı.

Toplantının ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Böke, Tunceli'de terörle mücadele sırasında şehit düşen askere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

Geçen haftadan bu yana bütün Türkiye'nin bir soruya yanıt aradığını belirten Böke, şöyle konuştu:

"Geçen hafta iki askerimize ait olduğu iddia edilen görüntülerle sarsılmıştık. Hükümet ve Genelkurmay bu görüntülerin gerçek olup olmadığına dair bir açıklama yapmadılar. Mehmetçiğin akıbetini soranlara da 'ayağınızı denk alın' dediler, açıkça tehditte bulundular. Bir hükümet, vatandaşlarına tehdit savuramaz. Türkiye, çocuklarının akıbetini sorar. Çocuklarımızın akıbetini soramadığımız bir Türkiye'yi reddediyoruz. Bir kez daha soruyoruz, nerede çocuklarımız? O görüntüler gerçek mi?"

Görüşmeleri devam eden anayasa değişikliği teklifine değinen Selin Sayek Böke, bu teklifin herkesin ortak geleceğini yok edecek bir teklif olduğunu savundu.

Anayasa Komisyonu'nda cumhuriyeti ortadan kaldıracak bir teklifin görüşüldüğünü ileri süren Böke, konuşmasına şöyle devam etti:

"O kadar ciddiyetsiz ki yapılan iş, güya ülkenin geleceğini belirleyecek bu toplumsal sözleşme, bu anayasa 16 gün içerisinde çürüdü. Teklif, madde madde dökülmeye başladı. Cumhuriyeti yıkan teklifin ilk dökülen maddesi de ne yazık ki milletvekillerinin kendi koltukları ile ilgili madde oldu. Milletvekillerinin kendi koltukları için duydukları endişeyi, cumhuriyetin ve demokrasimizin geleceği için de duymalarını diliyoruz ve bunları bütün milletvekillerinden bekliyoruz. Anayasa bu şekilde yapılmaz, bu şekilde yapılan anayasa ülkeye huzur, refah, zenginlik getirmez. Aksine böyle yapılan anayasalar ülkeye felaket getirirler. 12 Eylül 2010 referandumunda, 'yanlış yapıyorsunuz' demiştik, aynı bugünkü edayla, havayla anayasayı değiştirdiler. 15 Temmuz'u hep beraber yaşadık. 15 Temmuz'da Gazi Meclisi vuran F-16'ların bombaları, 12 Eylül 2010 referandumla yüklendiler. Yargıyı FÖTE'ye işte bu referandumla zimmetlediler."

Darbelerin, iç savaşların, toplumsal kargaşaların, hep demokrasinin olmadığı diktatörlükte meydana geldiğine dikkati çeken Selin Sayek Böke, "İşte bizim mücadelemizin ne kadar haklı olduğunu gösteren sonuçlar ortada." değerlendirmesini yaptı.

"YANGINDAN MAL KAÇIRIYORMUŞÇASINA..."
Hükümetin bu teklifi yangından mal kaçırırcasına, acele içinde komisyondan geçirmek istediğini savunan Böke, muhalefeti konuşturmamak için her türlü kural ve teamülün çiğnendiğini kaydetti.

TRT'den komisyon çalışmalarının canlı yayınlanmasını istediklerini, bunun da AK Parti tarafından reddedildiğini aktaran Böke, CHP milletvekillerinin millet adına tarihi bir görev yaptığını, Türkiye'nin savaşla, devrimle kazanılmış değerlerine milyonlar adına sahip çıktığını ifade etti.

"Milletin neyi ve neden öğrenmesinden korkuyorsunuz? Neden duyulmasın, görülmesin istiyorsunuz?" sorusunu soran Böke, bu teklifin hükümetin iddia ettiği gibi bir sistem değişikliğinden ibaret olmadığını, bu teklifin bir rejim değişikliği teklifi olduğunu öne sürdü.

Teklifin, Cumhurbaşkanı'na Meclisi feshetme yetkisi verdiğini bildiren Böke, "Bu teklif, Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimlerini aynı anda yaparak, Meclisi, Cumhurbaşkanı'nın kontrolüne veriyor. Cumhurbaşkanı'nı parti genel başkanı yaparak, milletin vekillerini Cumhurbaşkanı'nın emir eri yapıyor. Cumhurbaşkanı'nın yasamayı eline almasının önünü açıyor. Bu teklif Cumhurbaşkanı'na kararname çıkararak, yasayı dahi Cumhurbaşkanı'nın yapmasına yol açıyor. Bu teklif açıkça uğruna bedeller ödenmiş demokrasiyi ortadan kaldırıyor." diye konuştu.

"VİCDANLI, VATANSEVER VEKİLLER VAR"
"Bir demokrasinin olmazsa olmazı bağımsız yargıdır" diyen Böke, yeni anayasa teklifinin yargıyı, cumhurbaşkanının sopası haline getirdiği iddiasında bulundu.

"Bu teklif, cumhurbaşkanının herkese dokunabileceği ama cumhurbaşkanına kimsenin dokunamayacağı bir rejim inşa ediyor." diyen Böke, teklifin, 29 Ekim 1923'te kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ni ortadan kaldıracağını ileri sürdü.

Teklifle, tek kişinin hiçbir sınırlama ve denetleme olmaksızın istediği gibi kamu kurumu kurup, kapatacağını öne sürerek, bu gerçekleri ortaya koymaya devam edeceklerini, tüm Türkiye'nin bunu görmesini sağlayacaklarını anlatan Böke, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu vebali üstlenenleri milletin ve tarihin önünde mutlaka mahkum edeceğiz. Herkes dürüst, açık olacak. Bu teklifi oy verenler, 23 Nisan 1920 iradesine, 29 Ekim 1923 iradesine, 1946'da geçilmiş olan demokrasiye, Türkiye'nin 250 yıllık saray egemenliğinden halk egemenliği geçiş mücadelesinin aleyhine, yani karşı devrime oy verdiklerini bilerek verecekler. Bu teklifi olumlu oyu verenler bu vebali tarih önünde üstlenmeye hazırlarsa oy verecekler. Biz inanıyoruz ki bu teklif Meclis'ten geçmeyecek. Çünkü her ne kadar baskı altında olurlarsa olsunlar, biz biliyoruz ki AKP ve MHP milletvekilleri içinde de oy kabininde vicdanlarıyla baş başa kaldıklarında Cumhuriyet'in, Meclis'in ve demokrasinin yok edilmesine 'hayır' diyecek olan vicdanlı, vatansever birçok vekil var."

"MİLYONLAR TEKLİFE GEÇİT VERMEYECEK"
Böke, TBMM'deki milletin vekillerinin, demokrasiye ve Cumhuriyete bağlı her partiye oy vermiş milyonlar tarafından seçildiğini, bu milyonların bu teklife asla geçit vermeyeceğini savundu.

"Biz bu ülkenin cumhuriyetçileri, ilericileri, demokratları, yurtseverleri, milliyetçileri, Atatürkçüleri olarak, Türk devriminin sahibi ve takipçileri olarak bu mücadeleye hazırız ve biz bu mücadeleyi kazanmakta emin adımlarla yürüyoruz." diyen Böke, tek adam rejimine karşı Cumhuriyet, diktatörlüğe karşı demokrasi, bir ailenin egemenliğine karşı halkın egemenliği, baskıya karşı özgürlük, saygın bir ülke ve adil bir ekonomi mücadelesinin verildiğini ileri sürdü.

Asgari ücret zammı için yapılan görüşmelere de değinen Böke, "AKP, bir kişinin koltuk derdine düşmüşken, 6,5 milyon asgari ücretli ve aileleri açlığa mahkum bir şekilde bekliyorlar. Şu anda 6,5 milyon asgari ücretlinin aldığı net ücret bin 300 lira. Bu bin 300 liraya mahkum edilmiş 6,5 milyon asgari ücretli için açlık sınırı bin 416 lira." dedi.

Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 4 bin 665 lira olduğunu belirterek, asgari ücretlinin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini anlatan Böke, şunları söyledi:

"Biz, TÜİK'in 2017 yılı için tek bir kişinin asgari geçim standardını bin 668 lira 90 kuruş olarak belirlediği bir Türkiye'de, bin 300 liralık bir asgari ücreti asla kabul etmiyoruz. CHP olarak, emekçilerin insani koşullarda yaşaması, çalışanların yoksulluğa mahkum edilmemesi, hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi için asgari ücretin en az bin 750 lira olması gerektiğini savunuyoruz."

"MÜCADELE VERMEKTE KARARLIYIZ"
Kimsenin aç olmadığı, "büyüdük" denen Türkiye'nin refahına herkesin ortak olduğu bir Türkiye istediklerini belirten Böke, bunun için verilmesi gereken mücadeleyi vermekte kararlı olduklarını kaydetti.

Böke, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"Türkiye'nin Suriye politikasının Batı ekseninden Rusya eksenine kaydığı değerlendirmelerini nasıl buluyorsunuz?" sorusu üzerine Böke, "Bir hükümete düşen en temel görev, kendi sınırlarının güvenliğini sağlamaktır. Bu sınırların güvenliğinin sağlanması için sınır ötesinde atılması gereken adımlar mutlaka atılmalıdır. Ancak sınır ötesinde sağlanacak bir güvenliğin, sınırlarımız içerisinde bir güvenlikten fedakarlık yapılarak, sağlanması asla kabul edilemez." değerlendirmesinde bulundu.

Selin Sayek Böke, Türkiye Cumhuriyeti'nin 80 milyon vatandaşının güvenle yaşadığı, şehit olmadığı, ölmediği bir Türkiye istediklerini vurgulayarak, bunun "Yurtta sulh, cihanda sulh" prensibine dayandığını anımsattı.

Gecikmiş olsa da Suriye konusunda atılmış olan adımların her birinin Türkiye'nin güvenliği açısından değerli olduğunu ifade eden Böke, Türkiye'nin saygınlığının, sınır güvenliğinin korunduğu adımların önemine işaret etti.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300