27 ŞUBAT 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçisi Şeref Malkoç, "FETÖ şüphesiyle idari kararla ihraç edilen ve bize başvuran 438 kişi var" dedi.

Şeref Malkoç, Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) TBMM’ye sunduğu 2016 yılı faaliyet raporunu değerlendirmek için gazete, televizyon ve haber portallarının genel yayın yönetmenleriyle bir araya geldi.

Malkoç, kanun hükmünde kararnamelerle FETÖ şüphesiyle kamudan ihraç edilenler hakkında, "Kanun hükmünde kararnameler ile FETÖ şüphesiyle ihraç edilen kamu mensupları bize gelemiyor. Çünkü KHK ile yapılan ihraçlar bizim alanımıza girmiyor. Yasama faaliyeti sayılıyor. Fakat FETÖ şüphesiyle idari kararla ihraç edilen ve bize başvuran 438 kişi var" dedi.

İLGİNÇ BAŞVURULAR
Malkoç yapılan ilginç başvurulara da bazı örnekler verdi.

Bir çocuğun kuruma başvurarak, "Annem cep telefonumu aldı, alın bana verin" dediğini aktaran Şeref Malkoç, bir başka başvuru için de, "Bir ilimizden bir vatandaşımız, 'Televizyonlardaki evlilik programı duyurusuna beni de çağırdılar, katıldım ama beni evlendirmediler. Masraflarımı o kurumdan alın, bana verin" dediğini aktardı.

  • KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) NEDİR? Anayasanın 74. maddesine göre Kamu Denetçiliği Kurumu: “Kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı, adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere” 6328 sayılı Kanunla 29.06.2012 tarihinde kurulmuştur.

"HAKKANİYETE BAKAN TEK KURUM"
Kararlarında hakkaniyeti de gözettiklerini belirten Malkoç, "Kamu idareleri ile vatandaş arasındaki uyuşmazlıklarda bazen idarenin kararı kanuna uygun oluyor ama baktığınızda hakkaniyete uygun değil. Biz kanuna uygun olsa da hakkaniyete de bakıyoruz. Türkiye'de hakkaniyete bakan tek kurum var, o da Kamu Denetçiliği Kurumu" diye konuştu.

Malkoç, yaşanan en büyük problemin hak arama kültüründe olduğunu söyleyerek, Türk halkının bu konuda aşama kaydetmesi gerektiğini belirtti.

"BÜROKRASİDE ALACAĞINIZ İLK YANIT, 'UYGUN DEĞİLDİR'" AMA AŞACAĞIZ
Daha önceki bir beyanında dikkat çektiği, vatandaş ile idare kurumları arasındaki uyuşmazlıkların yüzde 50'sinin uzlaşma yolu ile çözüldüğü ifadesine yönelik, "Kalan yüzde 50'de kamu kurumlarında bir dirençle karşılaşıyor musunuz" sorusuna Malkoç, "Bürokraside ilk söylenen cümle her zaman 'uygun değil' cümlesidir. Çünkü kamu görevlileri konuya kendisiyle ilgili bir risk açısından bakar. Bu nedenle de devleti arkasına almış şekilde değerlendirir kendisini. Ama bu bizimle aşılacak. Bir vatandaşın kamu kurumundan istediği belgeyi alması çok zor olabilir. Fakat biz aynı belgeyi istediğimizde en fazla 30 gün süresi var o kurumun. Eğer göndermezse yaptırım uygulayabiliriz, bu hakkımız yasayla bize verilmiş" yanıtını verdi.

"HİÇBİR PARA ALMADAN VATANDAŞA HİZMET VERİYORUZ"
Malkoç, "Kamu denetciligi kurumu aslında önemli bir kurum yeteri kadar tanınmıyor . Bunu en iyi sizler biliyorsunuz. Bu toplumun dertlerini sevinçlerini sıkıntılarını yansıtan sizlersiniz. Yeni kurum olması nedeniyle ziyarete gelenler soruyor 'siz ne iş yapıyorsunuz'. Ben inanıyorum sizlerin desteği ile beraber bu kurumun topluma anlatabilirsek bürokrasiye anlata bilirsek vatandaşın bir çok işi daha kolay çözülecek . Kurumumuzun en önemli özelliklerinden bir tanesi de şu; vatandaşın idareyle olan problemlerini bize müraacat ettiklerinde hiç bir para almıyoruz. Şikayet dilekçesi verildikten sonra incelemeyi ve araştırmayı bitirip 6 ay içerisinde karar verme mecburiyetimiz var" dedi.
"Yürüttüğümüz bir çalışma var; Mülteciler göç hakkı" diyen Şeref Malkoç, "Burada da son aşamaya gelmiş durumdayız. Arkadaşlarımızla birlikte mülteci kaplarını inceledik, mültecilerle görüştük. Devletin bütün kurumlarıyla temas halindeyiz ve iç içe olduk. Bu konuyla alakalı olan sivil toplum örgütleriyle uzun çalışmalar yaptık. Önümüzdeki günlerde de bu raporuda kamuoyuna sunacağız. Göç ve mülteciler konusunda Türkiye'nin yaptığı çok güzel çalışmalar var aslında. Türkiye, Suriyeli mülteciler konusundaki çalışmalarıyla açık kapı politikasıyla onlarla ilgili yürüttüğü hizmetlerle bir bakıma insanlığın onurunu ve haysiyetini kurtarıyor" diye konuştu.

ÖNEMLİ SORU: MÜLTECİLER KALICI MI YOKSA GİDİCİ Mİ?
Mülteciler açısından önemli sorunun, "kalıcılar mı yoksa gidiciler mi" sorusu olduğunu söyleyen Malkoç, karar vericilerin bu konuda stratejik bir karar oluşturması gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre mültecilerin yüzde 80'inin gittiği yerden anavatanlarına geri dönmediğine dikkat çeken Malkoç, "Türkiye'de 4 milyon mülteci var. 3 milyonu ise Suriyeli" dedi. Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarının çok özverili olduğunun, fakat iyi organize olmadıklarının altını çizen Malkoç, yabancı ülkelerdeki mülteci kamplarına göre Türkiye'deki kampların dünya standartlarının çok üzerinde olduğuna da vurgu yaptı.

  


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 16 Şubat 2017 Perşembe 13:19
    Çok değerli işlerle uğraşıyormuş çalışanları demek ki.
  • vaktiseyir 16 Şubat 2017 Perşembe 12:29
    devlet babanın mücadelesine hayranım. Allah zeval vermesin devlet baba!
  • Misafir 16 Şubat 2017 Perşembe 11:46
    böyle bir kurumdan haberleride var ne işe yaradığınıda biliyorlar helal bizim millete
  • Misafir 16 Şubat 2017 Perşembe 11:45
    millet kafayı yemiş, bulup şikayette ediyorlar nereden biliyorlarsa
  • Misafir 16 Şubat 2017 Perşembe 11:34
    Helal. İnsan hakkı herşeyden önemli
Kalan karakter : 300