ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

FETHULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTÜ'NÜN ( FETÖ) 15 TEMMUZ 2016 TARİHLİ DARBE GİRİŞİMİ

  • Darbe Girişimi Öncesi Genel Durum

15 Temmuz Darbe Girişimi, amacına ulaşamamış olsa da, Türk siyasi hayatında meydana gelen en önemli ve belirleyici olaylardan biridir. Bu darbe girişimi ele alınırken, kalkışmanın yaşandığı dönemdeki toplumsal şartların analiz edilmesi, darbe girşimi hakkında aydınlatıcı olacaktır. 15 Temmuz Darbe Girişimi öncesinde ülkemizde meydana gelen olaylar, bu darbeyi planlayan odakların darbeye zemin hazırlamak amacıyla içte ve dışta meydana gelen olayları kendi gizli ajandaları çerçevesinden halka yansıtma gayreti içinde olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu konuda, darbe girişimi sırasında TRT’de okutulan Yurtta Sulh Konseyi basın bildirisinde de, darbecilerin ülke içindeki ve dışındaki durumu nasıl gördüklerine ve halka nasıl yansıtmak istediklerine ilişkin ipuçları bulmak mümkündür.[1]

15 Temmuz gününe gelindiğinde, yurtiçindeki tabloya bakıldığında ilk göze çarpan husus, ülkenin istikrarına kasteden birden fazla terör örgütüyle aynı anda mücadele edilmekte olduğu gerçeğidir.  Çözüm sürecini bitirerek “ateşkesi bozduğunu” açıklayan PKK terör örgütü, ülkemizin istikrar ve güvenliğini hedef alan diğer bir terör örgütü DEAŞ ve yıllar boyunca devlet idaresine paralel bir yapılanma örgütlediği ortaya çıkan FETÖ, bu süreçte ülkemizin karşı karşıya kaldığı başat terör örgütleridir.

Yurtdışındaki tabloya bakıldığında ise, Avrupa Birliği ile vatandaşlarımızın AB ülkelerine vizesiz seyahatini öngören düzenlemelerin gündemde olması, düzensiz göçün önlenmesi bağlamında AB ülkeleriyle yakın mesai, Rusya ile “uçak krizinden” sonra düzelme aşamasına gelen ikili ilişkiler, keza diğer ülkelerle ikili ilişkilerdeki istikrarlı seyir, ülkemizin dış ilişkileri açısından da darbe öncesi dönemin Türkiye için, bölgesinde istikrarsız ülkelerin varlığına karşın, “aşılmaz sorunlar” barındırmadığı söylenebilir. 

Bu örneklerden de görülebileceği üzere, 15 Temmuz’a giden süreçte ülkede siyasi, ekonomik ve sosyal anlamda darbecilerin “darbeye zemin hazırlayacak ortam” bulunduğuna dair beklentisi toplumda karşılık bulmamıştır.

2.1.1.1. Türkiye’de Genel Durum

15 Temmuz Darbe Girişimine gidilen süreçte, darbecilerin darbeye uygun ortam olarak göstermeye çalıştıkları husus ülkemizin istikrarına kasteden birden fazla terör örgütüyle aynı anda mücadele etmekte olmasıdır. 2015 Temmuz ayında çözüm sürecini bitirerek “ateşkesi bozduğunu” açıklayan ve saldırılarını arttıran PKK terör örgütü, güvenlik güçleri ve sivil can kayıplarına neden olan eylemler düzenlemekte, bazı ilçelerde “özyönetim” adı altında ayaklanma provaları yapmakta ve bunlara karşı güvenlik operasyonları düzenlenmektedir. 

DEAŞ ise darbe girişimine giden süreçte ülkemizin istikrar ve güvenliğini hedef alan diğer bir terör örgütü olarak karşımıza çıkmakta ve sivillerin hedef alındığı kanlı saldırılar düzenlemektedir. Bu örgütle mücadele de ülkemizin enerjisini hasrettiği bir diğer alandır.

Keza, FETÖ’ye karşı mücadele bu dönemde hız kazanmış, kamu kurumlarına sızdığı tespit edilen örgüt üyelerinin tasfiyesine başlanmış olup, ayrıca örgütün yurtiçi ve yurtdışındaki finans ve beşeri sermaye kaynakları zayıflatılması için hukuki ve idari önlemler alınmaktadır.

Örgütle iltisaklı kamu görevlilerince 7 Şubat’ta MİT Müsteşarının ifadeye çağrılması hadisesinden itibaren, FETÖ’nün siyasal iktidarı ele geçirme hedefinin nispeten açığa çıktığı,  dershanelerin kapatılması süreciyle örgütün açıkça hükümete karşı cephe aldığı, bu bağlamda, kendisine müzahir basın yayın kanallarında ükenin ekonomik durumunun kötüleştiğine dair yayınlar yaptığı, “darbe olabileceğine” dair tartışma ve yorumlarda bulunulduğu, “hükümetin-siyasal iktidarın meşruiyetini kaybettiğine”, “yolsuzluk ve hukuksuzluğun arttığı” yönünde  algı oluşturulmaya çalışıldığı açıktır.

Bu süreçte özellikle 17-25 Aralık 2013 “operasyonları” sonrası Hükümet, FETÖ’nün tasfiyesi için öncelikle emniyet ve yargı kadrolarında örgüt mensuplarını tasfiye çalışmalarına başlamıştır. Ancak, 15 Temmuz Darbe Girişimi,  bu mücadelenin yeterli olmadığını, askeri kurumlar başta olmak üzere, kamunun her alanında bu mücadelenin yeteri kadar verilmediğini gözler önüne sermiştir. 17 Aralık 2013 darbe teşebbüsü sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri, yargı organları ve güvenlik kurumları başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında FETÖ’ye mensup ya da iltisaklı personelin tasfiyesinde güçlükler yaşanmıştır. Mevzuatın çıkardığı güçlükler ve kurumlarda yerleşik yönetim kademesindeki FETÖ mensuplarının gösterdiği direnç bunun başlıca sebeplerinden olmakla birlikte, FETÖ’nün illegal yapı niteliğini teşhis konusunda yaşanan gecikme ve ihmaller de mücadelenin yetersizliğinde önemli rol oynamıştır.  

Son olarak, darbe girişimi öncesinde MİT başta olmak üzere güvenlik ve istihbarat kurumlarından elde edilen bilgilerle TSK’da kadrolaşmış FETÖ mensuplarının tespit edilerek 3-5 Ağustos 2016 tarihlerinde yapılması öngörülen YAŞ toplantısında ihraç edilmeleri yönünde çalışmalar yapıldığı, örgütün bunun farkında olduğu ve son bir hamleyle 15 Temmuz Darbe Girişiminde bulunduğu yönünde kanaat ve değerlendirmelerin de yaygın olduğu gözlenmektedir.[2]

Bu konuya ilişkin Eski Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu Komisyon’a göndermiş olsuğu cevabi yazıda şunu ifade etmiştir:

“Bu örgütün TSK bünyesinden tasfiyesi için en önemli mekanizma niteliğindeki atamalı YAŞ toplantıları benim Başbakanlık dönemimde bir kez, 3 Ağustos 2015’te gerçekleştirilmiştir. Bilindiği gibi Aralık YAŞ toplantılarında atama işlemi yapılmamaktadır. 2015 YAŞ toplantısında bana ve Sayın Cumhurbaşkanımıza intikal eden bilgiler, birlikte yaptığımız istişarî görüşmelerde değerlendirilmiş ve TSK’nin teamül ve kuralları da göz önünde bulundurularak bu güzide ve stratejik kurumumuzun bu tür yıkıcı unsurlardan arındırılması için kapsamlı adımlar atılmıştır. Haklarında yeterli istihbarî veri olmayan ancak şüphe izhar edilen unsurların, karşı karşıya kalınan tehlikenin bertaraf edilmesi amacı ile bu toplantı sonrasında tarafımca devletimizin idari ve istihbari birimlerine vermiş olduğum talimat çerçevesinde, TSK içindeki FETÖ mensuplarına yönelik daha derin bir çalışma başlatılmıştır. Nihayetinde, bu çalışmalar sonrası hazırlanan liste, darbe girişiminde ortaya çıkan gerçeklerin de ışığında 2016 YAŞ toplantısında karara bağlanarak çok ciddi sayıda FETÖ mensubu, TSK’dan uzaklaştırılmıştır. Kanaatimce ve 15 Temmuz sonrasında darbe hazırlıklarına ilişkin ulusal medyamıza da yansıyan, darbeye katılmış askeri ve sivil unsurların yargı makamlarımız önünde vermiş oldukları ifadelerin de teyit ettiği üzere, örgütü telaşlı bir şekilde 15 Temmuz darbe girişimine yönelten ana saiklerden biri de, 2015 YAŞ toplantısında yapılan tasfiyeden yara almış olan örgütün 2016 YAŞ toplantısı çerçevesinde yapılması planlanan ve hazırlıkları benim başbakanlığım döneminde başlatılmış, devletimizin idari ve istihbarî birimlerinin bu bağlamda yaptığı çalışmalardan duyduğu kaygıdır. Bahar aylarına girdiğimizde Genelkurmay Başkanımıza 2016 YAŞ’ı için yürütülen çalışmaların hızlandırılması talimatını vermiştim. Genelkurmay Başkanımız da MİT Müsteşarımız ve bu konuda ilgi ve bilgi sahibi bütün kaynaklarla yoğun bir çalışma içinde olduklarını tarafıma ifade etmiştir.”

2.1.1.2. Dünyada ve Bölgede Genel Durum

15 Temmuz sürecine yaklaşılırken yurtdışındaki ilişkilerimize bakıldığında, Avrupa Birliği ile ilişkilerin iyi durumda olduğu, AB’ye üyelik sürecimizde yeni fasıl açılmasının gündemde bulunduğu, keza vatandaşlarımızın AB/Schengen ülkelerine vizesiz seyahat edebilmelerine olanak tanıyan bir andlaşmanın yapıldığı, ayrıca, Avrupa ülkelerinin büyük önem atfettiği düzensiz göçün önlenmesi konusunda AB ile mutabakata varıldığı bir dönemden geçilmiştir.

Bu süreçte FETÖ yurtdışına yönelik propagandasında ülkemizde basın özgürlüğü konusundaki uygulamaları eleştirmekte, FETÖ’ye finansman sağlayan şirketlere yönelik alınan idari ve hukuki tedbirleri “girişim hürriyetine aykırılık” bağlamında yansıtmaya gayret etmektedir.

Suriye ve Irak’ta yaşanan iç savaşın neden olduğu terör, ülkemizi de hedef almakta, buna karşın, 3 milyona yakın Suriyeli yaşanan insanlık dramından kaçarak ülkemizin istikrar ve güven ortamına sığınmaktadır. Halkımız bu göçmenleri büyük özveriyle kabul etmiş ve Hükümetin bu yöndeki insancıl politikasına destek vermiştir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin, bu dönemde bölgedeki DEAŞ unsurlarıyla savaşma konusunda piyade gücü olarak PYD/YPG unsurlarını kullanma eğiliminde olduğu görülmektedir. Ülkemizce ABD’nin bu politikasına karşı çıkılmakta, PYD/YPG’nin PKK’nın bölgede isim değiştirmiş bir uzantısı olduğu, bir terör örgütnün başka bir terör örgütüyle mücadele ediyor olmasının kendisinin terörist niteliğini değiştirmeyeceği vurgulanmaktadır. Yurtiçinde yapılan güvenlik operasyonlarında, PKK terör örgütünün ülkemizde kullandığı ağır silahların ele geçirildiği, bu silahların piyasadan satın alınamayacak nitelikte olduğu, dolayısıyla PYD/YPG’ye DEAŞ ile savaşması için yapılan lojistik yardımın ülkemize karşı kullanıldığına ülkemizce işaret edilmektedir.

Rusya Federasyonu, sınır ihlali nedeniyle güvenlik birimlerimizce düşürülen savaş uçağı nedeniyle ülkemizle ilişkilerini sınırlamış, ancak 15 Temmuz’a yaklaşılan süreçte ikili ilişkilerdeki bu badire de atlatılmaya başlanmış ve karşılıklı güven arttırıcı adımlar atılmıştır. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şangay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerin yoğunlaştırılabileceği yönünde mesajlar vermiştir.

2.1.1.3. Darbe Öncesi Genel Kronoloji

Gelişen süreçte yurt içi ve dışında yaşananlara kronolojik sırasıyla bakıldığında;

2009 yılında Başbakan sıfatıyla Davos Zirvesine katılan Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ocak 2009 tarihinde İsrail Devlet Başkanı Simon Peres, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ve Arap Konseyi Genel Sekreteri Amr Musa’nın katıldığı “Gazze: Ortadoğu’da Barış” konulu oturumda “one minute” çıkışını yaptı.

17 Eylül 2010’da ÖSYM Başkanlığınca, 10-11 Temmuz 2010 tarihinde yapılan KPSS Eğitim Bilimleri Testi, sınav sürecinde bazı usulsüzlüklerin yapıldığı kanaati ile iptal edildi.[3]

14 Şubat 2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6110 sayılı kanun ile yargıtay hukuk dairesi sayısı 23, ceza dairesi sayısı ise 15’e çıkartıldı.[4] Böylece Yargıtay için 137 yeni kadro ihdas edildi. Sonrasında, boş bulunan üyeliklerle birlikte toplam 160 yeni üye seçildi.

15 Mart 2011’de Suriye’de gerçekleşen kitlesel gösteriler, halen devam etmekte olan Suriye Krizinin başlangıç noktası oldu.[5]

6 Ocak 2012’de TSK 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı.

7 Şubat 2012’de İstanbul Özel Yetkili Savcısı Sadrettin Sarıkaya, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı ifade vermeye çağırdı.

3 Temmuz 2013’de, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı bir gazetecinin kendisine sorduğu “SBS kalkıyor mu, dershaneler kapatılacak mı” sorusuna, “Çok kısa, SBS kalkıyor, dershaneler kapanıyor” yanıtını verdi.

Aynı yıl Kasım Ayı ortalarında Milli Eğitim Bakanlığının dershanelere ilişkin düzenleme taslağı üzerinde tartışmalar yoğunlaştı. Zaman Gazetesi “Eğitime Büyük Darbe” (14 Kasım 2013) ve “Böyle Bir Yasa Darbe Döneminde Bile Uygulanamadı” (15 Kasım 2013) manşetlerini kullandı.

17 Aralık 2013 sabahı, Cumhuriyet Savcısı Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç'in talimatıyla, birçok kişinin gözaltına alındığı büyük bir operasyon başlatıldı.

Gözaltına alınan kişilere, 'rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık' gibi suçlamalarının yöneltildiği operasyonu İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Zekeriya Öz koordine etti.

O dönemdeki İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, işadamları Ali Ağaoğlu, Rıza Sarraf ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir'in de aralarında yer aldığı 89 kişi gözaltına alındı. Barış Güler ve Salih Kaan Çağlayan, işadamı Rıza Sarraf ve Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın da aralarında bulunduğu 26 kişi tutuklandı.

Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş, Başbakan Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan için de şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrı evrakı hazırladı. Ancak Emniyet, Savcı'nın talimatlarını yerine getirmedi.

2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamında devlet sırrı niteliğindeki faaliyetlerin deşifre edilmesi suretiyle Milli İstihbarat Teşkilatı üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni teröre yardım eden ülke konumuna sokmak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yurtiçinde ve uluslararası platformda zor durumda bırakmak ve itibarsızlaştırmak, uluslararası yargı organları nezdinde hukuki ve cezai sorumluluk altına sokmak amacıyla sahte ihbarlarla 1 Ocak 2014 günü Hatay Kırıkhan’da MİT’e ait bir tır ve bir binek oto  aranmaya çalışıldı.

6 Mart 2014’te Terörle Mücadele Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemeleri kaldırıldı.[6]

10 Ağustos 2014’te 12. Cumhurbaşkanı Seçimi yapıldı. Geçerli oyların % 51.79’unu alan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Cumhuriyetinin 12. Cumhurbaşkanı seçildi.[7]

27 Ağustos 2014’te yapılan AK Parti 1. Olağanüstü Kongresinde Ahmet Davutoğlu AK Parti Genel Başkanı seçildi.

14 Aralık 2014’te İstanbul merkezli yapılan operasyonda Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, İstanbul Terörle Mücadele Şube Eski Müdürü Tufan Ergüder gözaltına alındı. Hidayet Karaca ve Tufan Ergüder tutuklanırken, Ekrem Dumanlı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

13 Temmuz 2015’de 1 Eylül itibariyle dershaneleri kapatılmasını öngören kanun hükmü Anayasa Mahkemesince oyçokluğu ile iptal edildi.

10 Ağustos 2015’de tarihinde 17-25 Aralık Savcıları Zekeriya Öz ve Celal Kara Artvin Sarp Sınır Kapısından Gürcistan’a kaçtı.

12 Ağustos 2015’de PKK/KCK sözde yürütme konseyi eş başkanlığı "Silopi, Cizre, Nusaybin ve Şırnak halk meclisleri bundan sonra devlet kurumlarını tanımayacaklarını ve onlarla hiçbir işlerinin olmadığını, kendi işlerini kendilerinin yapacağını; kendi öz yönetimlerini kuracaklarını ilan etmişlerdir.” açıklamasını yaptı. Bunun ardından muhtelif il ve ilçelerde sözde halk meclisleri tarafından sözde özyönetim ilan edildi.  Buralarda terör örgütü militanlarınca barikatlar oluşturuldu, hendekler kazıldı, bombalı tuzaklamalar yapıldı, yaşayanların güvenli alanlara gitmeleri engellendi. Halkın güvenliğini sağlamak ve PKK’lı teröristleri etkisiz hale getirmek için Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Güçleri tarafından müşterek operasyonlar yapıldı.

26 Ekim 2015’de Koza İpek Grubuna kayyum atandı.

1 Kasım 2015’de 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimi yapıldı. Adalet ve Kalkınma Partisi 317 (%49,50), Cumhuriyet Halk Partisi 134 (%25.32), Halkların Demokratik Partisi 59 (%10,76) ve Milliyetçi Hareket Partisi 40 (%11.90) milletvekili çıkardı.

4 Mart 2016’da Zaman Gazetesine kayyum atandı.

17 Aralık 2013 darbe teşebbüsü sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri, yargı organları ve güvenlik kurumları başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında FETÖ’ye mensup ya da iltisaklı personelin tasfiyesinde güçlükler yaşandı. Mevzuatın çıkardığı güçlükler ve kurumlarda yerleşik yönetim kademesindeki FETÖ mensuplarının gösterdiği direnç bunun başlıca sebeplerinden olmakla birlikte, FETÖ’nÜn illegal yapı niteliğini görme konusundaki isteksizlik de önemli rol oynadı.

Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde, 17-25 Aralık 2013 sonrasında 4 Genel Müdür Yardımcısı, 36 Daire Başkanı, 74 İl Emniyet Müdürü görevden uzaklaştırıldı, istihbarat, terörle mücadele, kaçakçılık ve organize suçlar, özel harekât başta olmak üzere operasyonel birimlerde görevli 34775 kişinin görev yeri değişti, suça karışan personel hakkında gerekli soruşturmalar yapıldı ve 901 kişi ihraç edildi, 27.03.2015 tarih ve 6638 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununda yapılan düzenlemeler ile özellikle müdür rütbesinde bir kısım personel resen emekliye sevkedildi, bazı personelin ise başka kurumlarda görevlendirilmesi sağlandı. Meslekten ihraç edilen kimi personel idari yargı kararlarıyla tekrar göreve iade edildi. Gezi Olayları döneminde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğünde görev yapan ve 2014 yılı içerisinde meslekten ihraç edilip sonrasında mahkeme kararı ile göreve iade edilen Mithat Aynacı da bunlardan biriydi. Aynacı, 15 Temmuz gecesi İstanbul Emniyet Müdürlüğü önünde askeri zırhlı personel taşıyıcı içerisinde askeri kamuflaj üniforma ile darbeciler safında eylem halinde yakalandı. Polis Koleji kapatıldı, Polis Akademisinin 4 yıllık lisans eğitimi veren Güvenlik Bilimleri Fakültesi Polis Amirleri Eğitimi Merkezine dönüştürüldü. 15 Temmuz 2016 öncesi gerçekleştirilen tüm bu düzenlemeler sayesinde emniyet teşkilatı halkla bütünleşerek darbecilerin karşısında durdu.

Yine kamuoyunda İç Güvenlik Paketi olarak bilinen 6638 sayılı Kanun ile Jandarma Genel Komutanlığına yönelik düzenlemeler de yapıldı. Özellikle atama işlemlerine yönelik İçişleri Bakanının yetkisi artırıldı. Bu sayede yapılan kritik atama ve yer değişiklikleri ile FETÖ’nÜn jandarma içerisindeki etkinliği azaltıldı ve jandarma kuvvetleri 15 Temmuz gecesi darbecilerin işgal ettikleri yerlerin geri alınmasında etkili rol oynadı.

FETÖ’nün neden 15 Temmuz 2016 tarihini seçtiğini anlamlandırabilmek için, hemen öncesinde yaşanan aşağıdaki gelişmeler özellikle dikkat çekmektedir:

Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve yüksek yargıda değişiklikler içeren “Danıştay Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” 2016 Haziran Ayı içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu ve 6723 sayılı “Danıştay Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 1 Temmuz 2016’da Genel Kurulca kabul edildi. Bu yasayla, Yargıtay ve Danıştay üyelerinin görevlerinin sona erdirilmesi, sadece Yargıtay ve Danıştay başkanları, başkanvekilleri, başsavcılar ve daire başkanlarının görevlerine devam edebilmesi, Yargıtay ve Danıştay'da hem daire sayısı hem de üye sayısının azaltılması, Yargıtay'da daire sayısı 46'dan 24'e üye sayısının ise 516'dan 200'e düşürülmesi, Danıştay'da ise daire sayısı 17'den 10'a, üye sayısının ise 195'den 90'a indirilmesi öngörüldü.

Yasanın Cumhurbaşkanınca onaylanarak yürürlüğe girmesi halinde yüksek yargıya yerleşmiş FETÖ mensuplarının tasfiye edilecek olması örgüt adına telafi edilemez sonuçlar doğuracaktı. 15 Temmuz Darbe Girişimi başarılı olsaydı henüz yüksek yargıda tasfiyeler gerçekleştirilemediği için FETÖ kan kaybı yaşamayacaktı. Nitekim darbe girişiminin atlatılması sonrası Yasa 23 Temmuz 2016 tarihinde Cumhurbaşkanınca onaylandı ve aynı gün Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. [8]

Bu arada, 26 Mayıs 2016 tarihli Milli Güvenlik Kurulu Toplantısında da FETÖ’nün milli güvenliği tehdit eden bir terör örgütü olduğu vurgulandı.[9] [10] 1-4 Ağustos 2016 tarihleri arasında yapılacak olan Yüksek Askeri Şura Toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ mensuplarının tasfiye edileceğine dair haberler basında yer aldı.[11]

Tüm bu gelişmeler, örgütü bir an evvel harekete geçmeye itmiştir. Harekete geçme tarihi olarak 15 Temmuz gecesi seçilmiştir.

  • Darbe Girişimi Gecesi Türkiye’de Yaşananlar

Bu bölüm, İçişleri Bakanlığınca Komisyona sunulan 06.12.2016 tarih ve 61588286.534/669 sayılı cevabi yazı ekinde tüm il valiliklerince ayrı ayrı tanzim edilerek gönderilen bilgiler ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca Komisyona sunulan 29.11.2016 tarih ve 44096195-622.03-E.30594 sayılı cevabi yazı, İçişleri Bakanlığınca Komisyona sunulan 25.11.2016 tarihli ve 46668477-68875.(63044)-557/731 sayılı cevabi yazı,  Komisyonun 03.11.2016 tarihli toplantısına katılan ve Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Dr. Ergin Ergül, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Özer Kontoğlu, Personel ve Prensipler Genel Müdürü Metin Yener ile Güvenlik İşleri Genel Müdürü Bilal Durdalı’dan oluşan Başbakanlık Heyeti ile muhtelif tarihlerde Komisyon toplantılarına katılan İstanbul Valisi Vasip Şahin, Emniyet E. Genel Müdürü Celalettin Lekesiz, Ankara Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan, Jandarma E. Genel Komutanı Galip Mendi ile İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan tarafından  Komisyona arz edilen takdim içeriği doğrultusunda belgelendirilmiş olup ayrıca söz konusu resmi kaynaklı bilgilerin dışında muhtelif açık kaynaklardan derlenen bilgilerden de faydalanılmak suretiyle 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi süreci adım adım ortaya konulmuştur.

Olayların kronolojik seyri, darbe girişiminin kronolojisi  ile bu girişimin bastırılması kapsamında yürütülen faaliyetlerin kronolojisi olmak üzere iki alt başlık altında düzenlenmiştir.

  • Kronolojik Olarak Darbe Girişimi

Darbeye Hazırlık[12]

Önceki bölümlerde anlatıldığı üzere, FETÖ’nün Türkiye üzerinde hem toplumum farklı kesimlerine hem de doğrudan devlete ve hükümete yönelik müdahale çabalarının sonuç vermemesiyle birlikte 1 Kasım 2015 seçimlerini müteakip darbe planlarını somut bir şekilde oluşturmaya ve hayata geçirmek için gerekli gördüğü adımları atmaya başlamıştır. Tamamı avukatlar huzurunda alınan tanık ve sanık beyanlarıyla delillere dayanarak hazırlanmış olan savcılık iddianameleri bu hazırlık sürecini ayrıntılarıyla ortaya koymaktadır. Özellikle, darbe girişiminin ana üssü konumunda olan Akıncılar Üssündeki faaliyetlere yönelik olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2016/103583 soruşturma sayılı Dava İddianamesi (kamuoyunda bilinen adıyla Akıncılar İddianamesi) darbe girişimi ile FETÖ arasında bağı açıklıkla ortaya koymaktadır. Bu yüzden bahsi geçen İddianamenin ilgili kısımları buraya özetlenerek alıntılanacaktır:

“1 Kasım 2015 tarihinde yapılan genel seçim sonuçlarının kesinleşmesinin hemen sonrasında, FETÖ/PDY terör örgütü kurucusu ve yöneticileri tarafından darbeye teşebbüs faaliyetini organize edecek kişilerin belirlendiği, bu kapsamda; Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş’in darbeye hazırlık faaliyetlerini Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızmış örgüt elemanlarıyla irtibat kurmak suretiyle yürütmekle görevlendirildikleri anlaşılmıştır.

Darbeye hazırlık faaliyetleri kapsamında FETÖ/PDY Terör Örgütü'nün Hava Kuvvetleri İmamı olduğu değerlendirilen Adil Öksüz'ün Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarından anlaşılacağı gibi; kullandığı 34 SIR 49 plakalı araç ile 27/12/2015, 09/01/2016, 16/01/2016, 30/01/2016, 20/02/2016, 29/02/2016,14/03/2016, 30/03/2016, 05/05/2016, 27/05/2016, 04/06/2016, 15/06/2016 tarihlerinde Ankara'ya geldiği, Ankara'da darbeye hazırlık toplantıları yaptığı bahse konu toplantılara örgüte bağlı rütbeli askerlerin de katıldığı, toplantılarda darbe faaliyetinin planlamasını yaptıkları, Ankara'daki her önemli toplantıdan sonra, Adil Öksüz'ün yurt dışına giderek yurt dışında da değerlendirme toplantıları yaptığı Yurtdışı Giriş Çıkış Analiz raporundan tespit edilmiştir.

Bu kapsamda; Adil Öksüz'ün Ankara'da darbeye hazırlık toplantılarına 27/12/2015 tarihinde başladığı, bahse konu toplantıdan sonra 31/12/2015 tarihinde İngiltere ülkesine gittiği ve aynı dönemde Şüpheli Kemal Batmaz'ın da İngiltere ülkesinde bulunduğu,

Şüpheli Adil Öksüz'ün 14/03/2016 tarihinde Ankara'ya gelerek yaptığı toplantı sonrasında 17/03/2016 tarihinde ABD ülkesine gittiği ve 21/03/2016 tarihinde ABD ülkesinden Türkiye'ye dönüş yaptığı, aynı dönemde yani 17/03/2016-21/03/2016 zaman aralığında Şüphelilerden Kemal Batmaz, Hakan Çiçek ve Nurettin Oruç'un da ABD ülkesinde olduğu ve aynı dönemde asker Şüphelilerden Tümgeneraller İdris Aksoy ve Kubilay Selçuk'un İngiltere ülkesine çıkış yaptığı, Şüpheli Akın Öztürk'ün damadı yarbay Hakan Karakuş’un da aynı dönemde ABD ülkesinde bulunduğu, bu dönemde örgüt lideri Fetullah Gülen ile ABD ülkesinde darbenin nasıl ve ne zaman yapılacağına ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı ve 21/03/2016 tarihinde örgüt lideri Fetullah Gülen'in yeşil cübbe giyerek www.herkul.org isimli internet sitesi üzerinden örgüt mensuplarına dolaylı mesajlar verdiği,

Şüpheliler Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek ve Nurettin Oruç'un yukarıda açıklanan asker Şüphelilerle birlikte 17/03/2016-21/03/2016 zaman aralığında ABD ülkesinde örgüt lideri Fetullah Gülen ile gerekli istişareleri yaptıktan sonra Türkiye'ye döndükleri ve darbeye hazırlık çalışmalarına devam ettikleri, Adil Öksüz'ün 05/05/2016, 27/05/2016 ve 04/06/2016 tarihlerinde Ankara'da darbeye hazırlık toplantıları yaptığı,

Yine Haziran ayında Adil Öksüz'ün 15/06/2016 tarihinde darbeye hazırlık toplantısı yapmak üzere Ankara'ya geldiği, Ankara'daki toplantıdan sonra İstanbul'a döndüğü ve 20/06/2016 tarihinde Şüpheli Nurettin Oruç ile birlikte ABD ülkesine gittiği ve 25/06/2016 tarihinde Şüpheli Hakan Çiçek ile aynı gün Türkiye'ye döndüğü, 20/06/2016-25/06/2016 zaman aralığında Adil Öksüz ve Nurettin Oruç ile birlikte Hakan Çiçek ve Kemal Batmaz'ın da ABD ülkesinde oldukları, FETÖ/PDY terör örgütü tarafından darbeye hazırlık faaliyetlerini yürütmekle görevlendirilen Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek ve Nurettin Oruç'un aynı anda ABD ülkesinde bulundukları ve örgüt lideri Fetullah Gülen ile durum değerlendirmesi yaptıkları,

Şüpheli Adil Öksüz'ün 25/06/2016 tarihinde ABD ülkesinden döndükten sonra darbeye hazırlık faaliyetlerine Türkiye'de devam ettiği, bu tarihten sonra Ankara'ya geldiğinde 34 SIR 49 plakalı aracını kullanmadığı, ayrıca yukarıda anlatılan seyahatleri gerçekleştirirken Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek ve Nurettin Oruç'un farklı günlerde ülkeden çıkmaya, aynı gün çıktıklarında da farklı uçakla gitmeye, bazen Avrupa ülkeleri üzerinden ABD ülkesine gitmeye tedbir kuralları gereği özen gösterdikleri,

Şüpheli Adil Öksüz'ün, Şüpheliler Ahmet Sürmen, Fatih Baştürk, Serkan Aydın ve Murat Bayrakçeken tarafından kiralanan evlerde darbeye hazırlık toplantılarını yaptığı, detayları Gizli tanıklar ŞAPKA ve KUZGUN'un ifadelerinde anlatıldığı gibi; 6-7-8-9 Temmuz 2016 tarihinde Ankara Konutkent'teki villada son hazırlık ve değerlendirme toplantısı yaptığı, toplantıya; Türk Silahlı Kuvvetleri'nin farklı birimlerinde görev yapan örgüt mensubu ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sızan darbeci askerlerden de katılanlar olduğu, kurmay yarbay Turgay Sökmen, kurmay albay Bilal Akyüz, kurmay yarbay Mustafa Barışavıalan, Tuğgeneral Mehmet Partigöç, Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, Koramiral Ömer Faruk Harmancık, Kurmay albay Murat Koçyiğit'in de toplantıya katılanlar arasında olduğu, toplantıyı Adil Öksüz'ün yönettiği, toplantıya katılanlara namaz kıldırdığı, namazdan sonra "arkadaşlar 15 Temmuz akşamında yapılacak ilk işlerden bir tanesinin görevlendirme verilecek kuvvetlerle cezaevlerinde tutuklu bulunan cemaat mensubu kişileri vakit kaybetmeksizin cezaevlerinden çıkarmak olduğunu" söylediği, toplantı sırasında zaman zaman yan odaya geçerek ABD ülkesinde yaşayan örgüt lideri Fetullah Gülen ile durum değerlendirmesi yapmak amacıyla telefon görüşmeleri yaptığı, bu görüşmelerden sonra toplantı odasına geldiğinde; toplantıya katılanlara “arkadaşlar biraz önce içerideki odada büyüğümüzle (örgüt lideri Fetullah Gülen) görüştüm, sizlere selamı var. Arkadaşlar ben cumartesi veya pazar İstanbul'da olacağım, oradan yurtdışına uçacağım, bir aksilik olmazsa salı günü büyüğümüzle görüşüp çarşamba veya perşembe döneceğim” dediğini, silahlı darbe girişiminin Başarı ile sonuçlanamayacağı görüşü belirtildiğinde ise orada bulunan herkese “ bu tür olumsuz düşüncelerle Şeytanı içimize karıştırmayalım. Allah'ın yardımı ile bu iş olumlu sonuçlanacaktır.” dediği,

09/07/2016 tarihinde Ankara'da Konutkent'teki villada son değerlendirme toplantısı tamamlandıktan sonra Gizli tanık ŞAPKA'nın ifadesinden, uçak biletlerinden ve dosya kapsamında mevcut Atatürk Havalimanı kamera kayıtlarından anlaşılacağı gibi; Şüpheli Adil Öksüz'ün Şüpheli Kemal Batmaz ile birlikte 11/07/2016 tarihinde aynı uçakla ABD ülkesine gittikleri, örgüt lideri Fetullah Gülen'e darbeye hazırlık faaliyetleri ile son bilgileri verdikleri, darbe planını örgüt lideri Fetullah Gülen'e onaylattıkları ve örgüt liderinden son talimatları alarak; 13/07/2016 tarihinde aynı uçakla Atatürk Havalimanı'na Türkiye'ye geldikleri,

09/07/2016 tarihinde Ankara Konutkent'te Adil Öksüz Başkanlığında yapılan toplantılar bittikten sonra bahse konu toplantılara katılan Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı’nda Tuğgeneral rütbesiyle MUHAYM Başkanı olarak görev yapan Gökhan Şahin Sönmezateş'in 10/07/2016 tarihinde Şüpheli Ali Pehlivan'ı MUHAYM Başkanlığı’na çağırdığı, Şüpheliye Hz. Musa ile Hz. Hızır'ın hikayesini anlattıktan sonra; duyduklarını kimseyle paylaşmayacağına ilişkin yemin ettirdiği, daha sonra Gökhan Şahin Sönmezateş’in Şüpheli Ali Pehlivan'a Coğrafi Analiz Sistemi (CAS) programını açtırdığı ve bilgisayarın başına geçerek bahse konu programdan; MİT Müsteşarlığı, Polis Özel Harekatın eğitim alanı, İçişleri Bakanlığı, Başbakanlık, Gölbaşı ilçesinde bulunan Özel Harekat Daire Başkanlığı, Dikmen Vadisi'nde bulunan bir blok, Ahlatlıbel'deki TİB binası, Ümitköy'deki Türk Telekom'a ait bina, Gölbaşı ilçesinde bulunan TÜRKSAT binası, İstanbul'da bulunan Kalender Orduevi, İstanbul'da bulunan Kalender Orduevi'nin karşısındaki Cumhurbaşkanlığı Köşkü, Fenerbahçe Orduevi, İstanbul Samandıra'da bulunan askeri kışlanın ekran resimlerini çıkarttırdığı ve şüpheli Ali Pehlivan'dan bahse konu resimlerin bulunduğu yerin koordinatlarını, enlem ve boylamlarını tespit ederek ve fotoğrafların üzerine işlemesini istediği, Gökhan Şahin Sönmezateş'in 11/07/2016 tarihinde MUHAYM Başkanlığı’ndaki makamına Şüpheliler Ali Pehlivan ve Veli Bilgin'i çağırdığı, yukarıda açıklanan hedeflerin görüntülerini CAS (Coğrafi Analiz Sistemi) programından A-3 kağıdı ebadında renkli olarak hazırlamalarını istediği,

Şüpheliler Veli Bilgin ve Ali Pehlivan'ın hedef olarak belirlenen yerlerin fotoğraflarını A-3 boyutunda koordinatlarıyla birlikte hazırladıkları ve zarf içerisinde Şüpheli Gökhan Şahin Sönmezateş'e 11/07/2016 tarihinde teslim ettikleri,

12/07/2016 tarihinde; Diyarbakır'daki 8. Ana Üs Komutanı Tuğgeneral Deniz Kartepe'nin pilotlar yüzbaşı Ceyhan Karakurt ve yarbay Ahmet Özdemir ile birlikte aylık uçuş planlamasında olmamasına rağmen Eskişehir Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanlığı'nda Tümgeneral rütbesiyle Kurmay Başkanı olarak görev yapan Şüpheli Suat Murat Semiz'den onay almak suretiyle 2 adet F-16 uçağıyla Dalaman Havalimanı'na uçuş gerçekleştirdikleri, ancak Dalaman Havalimanı'na inmeden önce Sayın Cumhurbaşkanı’nın kaldığı otel ve civarında uçuş yaparak fotoğraflama işlemi yaptıkları,

13/07/2016 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı’nda Tuğgeneral rütbesiyle MUHAYM Başkanı olarak görev yapan, Adil Öksüz tarafından düzenlenen toplantılara katılan ve Sayın Cumhurbaşkanı’na suikast eylemini koordine eden Şüpheli Gökhan Şahin Sönmezateş’in aylık uçuş planlamasında Ankara'dan İzmir'e, İzmir'den Ankara'ya dönüşlü 2 adet F-16 uçuşunu Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi'nde görevli Şüpheli Tuğgeneral Recep Ünal'a onaylatmak suretiyle bahse konu uçuşa, Dalaman Havalimanı'ndan yakıt alma bahanesiyle, Dalaman güzergahını eklettiği, bahse konu uçuş sırasında da Sayın Cumhurbaşkanı’nın Marmaris'te kaldığı otel ve civarında, Şüpheli Gökhan Şahin Sönmezateş’in fotoğraflatma işlemi yaptırarak Cumhurbaşkanı’na suikast suçunun hazırlıklarını yaptırdığı,

13/07/2016 tarihinde Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Hakan Evrim ile pilot yüzbaşı Ahmet Tosun'un F-16 uçağı ile Diyarbakır'a gittikleri, F-16 uçağına, tespit edilen hedefleri hatasız vurmayı sağlayan gelişmiş hedefleme podu olan sniper cihazı taktırdıkları, ayrıca Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Hakan Evrim ile Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Deniz Kartepe'nin Diyarbakır'da buluştukları, darbeye teşebbüs faaliyeti sırasında, Diyarbakır'dan darbeye katılacak F-16 uçaklarının planlamasını yaptıkları,

14/07/2016 tarihinde Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda pilot olarak görev yapan Şüpheliler Ahmet Pala ile İlker Hazinedar'ın F-16 uçağı ile Bandırma Üssü'ne gittikleri, F-16 uçağına, tespit edilen hedefleri hatasız vurmayı sağlayan gelişmiş hedefleme podu olan sniper cihazı taktırdıkları,

14/07/2016 tarihinde akşam saatlerinde Şüpheli binbaşı Mehmet Fatih Çavur'un; Şüpheliler Adem Kırcı, Mehmet Çetin Kaplan ve Müslim Macit'i evine çağırdığı, şüphelilerle darbeye teşebbüs faaliyeti sırasında Akıncı Üssü'nde yapılacak faaliyetlerle ilgili hazırlık toplantısı yaptığı ,

14/07/2016 tarihinde Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Hakan Evrim'in saat 19:30'da Ersin Eryiğit'i makamına çağırdığı, önce üzerinde cep telefonu olup olmadığını sorduğu, cep telefonunun olmadığını anlayınca, Ersin Eryiğit'e toplam 27 adet F-16 uçağına Mustafa Azimetli tarafından söylenecek mühimmatların yüklenmesi talimatını verdiği, 15/07/2016 tarihinde saat 21:00 sıralarında, toplam 25 F-16 uçağına mühimmat yükleme işleminin tamamlandığı,

Darbeye hazırlık faaliyetleri kapsamında 15/07/2016 tarihinde Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda havanın sıcak olması bahane edilerek bayrak töreninin saat 14:00'da yapıldığı, mesainin erken bitirildiği, darbeye teşebbüs faaliyetine katılması uygun görülmeyen personelin evlerine gönderildiği, darbeye teşebbüs faaliyetine katılması gereken rütbeli askerlerin mesajla geri çağrıldığı, Akıncı Üssü nizamiyelerine darbe yanlısı askerlerin yerleştirildiği, Akıncı Üssü'ne girebilecekler listesinde ismi bulunmayan ve "Yurtta Sulh " parolasını bilmeyen askerlerin Akıncı Üssü'ne alınmadıkları ve Akıncı Üssü'nde saat 15:00'dan sonra darbeye hazırlık toplantılarının yapıldığı,

Darbeye hazırlık faaliyetleri kapsamında 15/07/2016 tarihinde Kayseri 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı'ndan yerden alınan koordinatları havadan izleyerek kontrol edebilme, BHHM'ye rapor edebilme ve savaş uçaklarına gerekli koordinatları verebilme yeteneğine sahip C-160 tipi 69-040 kuyruk numaralı ve C-160 tipi 023 kuyruk numaralı 2 adet GÖREN uçağının; Şüpheliler Mehmet Teoman Kalmaz, Mehmet Kaya, Ahmet Ufuk Yener, Adem Emiroğlu, Mesut Bayar, Harun Eraslan, İbrahim Mesut Yılmaz, Ferhat Akbulut, Ferdi Dal ve Ahmet Gökten vasıtasıyla aylık uçuş planlamasında bulunmamasına rağmen, darbeye teşebbüs faaliyeti sırasında, koordinat ve hedef belirleme çalışmasında kullanılmak üzere; Hava Kuvvetleri Harekat Merkezi'ndeki darbecilerin yönlendirmesiyle ve Şüpheliler Cemal Akyıldız ve Erhan Baltacıoğlu'nun talimatıyla, saat 16:00 sıralarında Kayseri 12. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığı'ndan kalktığı ve saat 17:00 sıralarında uçakların Akıncı Üssü'ne iniş yaptığı belirlenmiştir.”

Darbe Girişiminin MİT Tarafından Tespiti ve İlgili Kurumlara Haber Verilmesi

Milli İstihbarat Başkanlığınca Komisyona gönderilen 22.05.2017 tarih ve 10.000.06.000.105.2/50-97549206 sayılı cevabi yazıda darbe girişiminin MİT tarafından tespiti ve ilgili kurumlara haber verilmesiyle ilgili şu bilgiler paylaşılmıştır:

“Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından daha önce dış makamlarla paylaşılan notlarda, FETÖ/PDY’nin darbe girişiminde bulunabileceği bildirilmiş olmakla birlikte, TSK bünyesinde istihbarat toplanamadığından, darbe girişiminin tarihi konusunda net bir istihbarata daha önceden ulaşılamamıştır.

15.07.2016 tarihinde saat 14.20 sularında Teşkilat Karargâhı’na gelen ve Teşkilatımızla daha önce teması bulunmaması nedeniyle gerekli güvenlik prosedüründen (kimlik teyidi, arşiv taraması vb.) geçirilmesi akabinde saat 15.30 sularında görüşülen bir şahıs tarafından; “Kara Havacılık Okulu’nda görevli bazı şahıslarca MİT Müsteşarı’na saldırı yapılacağı” yönünde teyide muhtaç ham bilgiler verilmiştir. Bunun üzerine söz konusu hususlar, önemine binaen ivedi şekilde sıralı amirlere arz edilmiştir.

Sn. Müsteşar’ın konunun detaylandırılmasına ilişkin talimatı çerçevesinde Karargâh bünyesindeki çalışmalar devam ederken, eş zamanlı olarak önce saat 16.20’de Sn. Müsteşar tarafından Sn. Genelkurmay İkinci Başkanı aranmış ve ihbar hakkında bilgi verilmiştir. Saat 16.40 sularında Sn. Genelkurmay Başkanı, Sn. Müsteşar’ı aramıştır. Sn. Müsteşar, detaylı şifahi bilgi vermesi için ilgili Müsteşar Yardımcısı’nı, Genelkurmay İkinci Başkanı’na göndermiştir. Daha sonra Sn. Müsteşar, Sn. Genelkurmay Başkanı’ndan gelen davet üzerine saat 18.00 civarında Genelkurmay Karargâhı’na gitmiştir. Sn. Genelkurmay Başkanı, ihbarın doğruluğunu araştırmak/ihbarı teyit tekzip etmek ve gerekli tedbirleri almak üzere Kara Kuvvetleri Komutanı’m ivedi olarak görevlendirmiştir. Sn. Genelkurmay Başkanı, Kara Havacılık Okulu’ndaki kontroller sonuçlanana kadar ülke genelinde hava araçlarının uçuşunun yasaklanması için Genelkurmay Harekât Merkezi’ne emir vermiştir. Ayrıca Ankara Garnizon Komutanı’nı arayarak, Ankara’da askeri birlik hareketliliğinin ikinci bir emre kadar durdurulması talimatını vermiştir.

Bu esnada Sn.Müsteşar’a yönelik saldırı ihbarı teyit ve tekzip edilmemiş olmasına rağmen, gelişmelerin bildirilmesi amacıyla Sn. Müsteşar tarafından, Sn. Cumhurbaşkanı’nın Koruma Müdürü aranmış ve Sn. Cumhurbaşkanı’nın müsait olmadığının öğrenilmesi üzerine, Koruma Müdürü’ne bir anormallik olup olmadığı ve muhtemel tehditlere karşı hazırlıklarının bulunup bulunmadığı sorulmuştur. Koruma Müdürü’nün, herhangi bir anormallik olmadığı ve güvenlik tedbirlerinin yerinde olduğu yönündeki ifadesi üzerine Sn. Müsteşar, Genelkurmay Başkanı’nın makamında Sn. Kara Kuvvetleri Komutam'ndan haber gelmesini beklemeye devam etmiştir. Kara Kuvvetleri Komutanı’ndan saldırı ihbarının teyidine yönelik herhangi bir haber gelmemesi üzerine Sn. Müsteşar, saat 20.30’da MİT Karargâhı’nda Suriye Ulusal Koalisyonu eski Başkanı Muaz HATİP ile olan randevusu nedeniyle, saat 20.20’de Genelkurmay Karargâhı’ndan ayrılmıştır.”

15 Temmuz 2016 Cuma Darbecilerin Fiilen Hareket Geçmesi

20:09 Ankara -  Saat 14.45’te Kara Havacılık Komutanlığında görevli bir binbaşının MİT’e gelerek gece saat 03:00’te MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a yönelik bir eylemi ihbar etmesi üzerine başlatılan ve Genelkurmay nezdinde yapılan toplantılar neticesinde alınan tedbirlerden sonra paniğe kapılan FETÖ/PDY mensubu darbeci Yurtta Sulh Konseyi üyeleri daha önce 16/07/2016 tarihinde saat 03:00 olarak belirlenen darbeye teşebbüs saatini öne çekerek saat 20:30 olarak yeniden belirlemiştir.

20:23 Ankara - Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda toplanan 33 Özel Kuvvetler görevlisi Genelkurmay Karargahına doğru bir otobüs ile yola çıkmıştır.

20:25 Ankara – Genelkurmay Başkanı’nın açık emrine aykırı olarak Hava Kuvvetleri Harekat Merkezi'ndeki darbeci askerler Tuğgeneral Kemal Mutlum'un talimatıyla ilgili yerlere, bütün uçakların uçuşlarının serbest olduğunu duyurmuşlardır.

20:46 Ankara - Darbenin gece saat 03:00'da Başlayacak olması nedeniyle karargahtan erken ayrılan Genelkurmay Stratejik Daire Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli kendi özel aracıyla Genelkurmay Karargahı'na geri dönmüştür.

21:00 Ankara -  Tümgeneral Mehmet Dişli, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın makam odasına girerek kendisine "Komutanım operasyon başlıyor, herkesi alacağız, taburlar, tugaylar yola çıktı, biraz sonra göreceksiniz" diyerek darbeyi tebliğ etmiştir. Bunun üzerine söylenenlere tepki gösteren ve bu girişimi hiçbir şekilde desteklemediğini net olarak belirten Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar odanın dışında hazır bekleyen bir grup darbeci tarafından bir bezle ağzı kapatılmak, elleri kelepçelenmek suretiyle zorla alıkonmuş ve emir subayı Yarbay Levent Türkkan tarafından başına silah dayanması suretiyle ölümle tehdit edilmiştir. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da; “sık ulan" diyerek tepki göstermiş, "ne yaparsanız yapın, bu girişiminizi desteklemeyeceğim" diyerek karşılık vermiştir.

21:03 Ankara - Mehmet Partigöç ve bir grup darbeci subay Yarbay Gökhan Eski'nin odasına gelerek 28.Topçu Tugay Komutanı Murat Aygün'ü telefonla arayıp harekete geçme emrini vermiştir.

21:16: Ankara – Darbecilerden oluşan bir grup Genelkurmay Karargahı'ndaki Silahlı Kuvvetler Harekat Merkezi'nin giriş çıkışını kontrol altına almıştır.

21:20 Ankara - Akıncı 4.Ana Jet Üs Komutanlığından hareket eden ve içinde 33 Özel Kuvvetler personelini taşıyan otobüs Genelkurmay Karargahı'na ulaşmıştır. Darbeci Yarbay Gökhan Eski'nin karşıladığı personel Kurmay Albay Doğan Öztürk ve Başçavuş Suat Sağlam refakatinde Genelkurmay Başkanı'nın giriş çıkış yaptığı 1-A kapısından girerek komuta katına çıkmıştır.

21:26 İstanbul - Darbeciler tarafından oluşturulan Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubunda, "E-5 ve TEM'den İstanbul dışına çıkan trafik serbest bırakılacak, İstanbul içine giren trafik engellenecek ve geri çevrilecek" emri verilmiştir.

21:28 İstanbul - Darbeciler tarafından oluşturulan Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubunda, bu saat itibariyle; "Alınması gerekenlerin derhal alınması" talimatı verilmiştir.

21:30 Ankara - J.Gn.K.lığı Beştepe Ana Karargah Binası, darbeye teşebbüs maksadıyla, emir-komuta zinciri dışında münferit hareket eden yaklaşık (80-85) darbeci tarafından hareket merkezleri ile nöbetçi heyetleri silah zoruyla görev başlarından uzaklaştırılarak ve kişi hürriyetleri tahdit edilerek ele geçirilmiştir.

21:30 İstanbul - Beylerbeyi civarında birtakım askerlerin araçların önünü keserek,  “Darbe yaptık, kimlik soruyoruz” dedikleri, bazı araçları da geri gönderdikleri belirlenmiştir.

21:45 Ankara - Ankara semalarında uçakların alçak uçuş yapması üzerine Başbakanlık Müsteşarı konunun araştırılması talimatını vermiştir.[13]

21:45 Ankara - Jandarma Genel Komutanıyla irtibat kesilmiştir. Gazi Orduevinden düğünden çıktığı sırada darbeciler tarafından kaçırılarak Akıncı Hava Üssüne götürüldüğü ertesi gün öğrenilmiştir.[14]

22:00 - Ankara - Genelkurmay’da silah sesleri duyulmuş ve bir helikopterden dışarıda bulunan halkın üzerine ateş açılmıştır.

22:00 Ankara - Ankara’da Genelkurmay Başkanlığı Karargahı ve TRT Genel Müdürlüğü bir grup askerce ele geçirilmiş, aynı saatlerde İstanbul’da Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri bir grup asker tarafından geçişe kapatılmıştır.

22:00-23:00 Sakarya - 1. Motorize P.Tug.K.V. P.Kur.Alb. Uğur Coşkun darbe kalkışmasını başlatmıştır ve İl J. K. vekili de darbecileri desteklemiştir.

22:20 İstanbul - 1.Ordu Komutanı Org. Ümit Dündar konutunu terk ettikten on beş-yirmi dakika sonra 4 veya 5 kişilik bir ekip konuta gelerek evin içerisinde Komutanı aramıştır.

22:22 Ankara - Ankara Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan İl Jandarma Komutanı Ferdi Korkmaz’ı aramış ve Ferdi Korkmaz "Ahlatlıbel’deki Jandarma tesislerine girmek üzere olduğunu, girip bilgi alıp geri döneceğini" söylemiş ve içeri girince de FETÖ mensuplarınca esir alınmıştır.

23:00-24:00 Sakarya - Nöbetçi personelin direnme çabasına rağmen Sakarya Valiliği darbeciler tarafından işgal edilmiştir.

23:00-24:00 Şırnak - Çakırsöğüt Tugay Komutanı olarak görev yapan Ali Osman Gürcan'ın darbeye destek olmak üzere yaklaşık 400 komandoyu taşıyan 29 adet Unimog içinde personelleri ile birlikte, 3 adet kirpi, 3 adet sultan araç ve 10 adet zırhlı kobra araç Cizre istikametine hareket etmiştir.

23:08 Ankara - Gölbaşında bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi Başkanlığı F-16 uçakları tarafından bombalanmış, 7 havacılık dairesi personeli şehit olmuştur.[15]

23:24 Ankara - Gölbaşı ilçesindeki Polis Özel Harekat Eğitim Merkezi'nde patlama meydana gelmiştir.

23:30   Ankara - Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın, darbe girişiminde bulunan bir grup asker tarafından rehin alındığı bildirilmiştir.

23:45 Ankara - Genelkurmayda silah sesleri duyulmuş ve bir helikopterden de dışarıda bulunanların üzerine ateş açılmıştır.

16 Temmuz 2016 Cumartesi

00:00-01:00 Malatya - 2.Ordu Komutanlığı İnönü kışlasında kalkışmaya destek veren silahlı kuvvetler mensuplarının bulunduğu, kışlanın (2) numaralı nizamiyesinin kalkışmacılar tarafından ele geçirildiği, kışla içerisine giriş çıkışa müsaade edilmediği tespit edilmiştir.

00:03   Ankara - Gölbaşında bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Daire Başkanlığı nizamiye girişine F-16 savaş uçağı ve silahlı helikopter ile hava saldırısı gerçekleşmiştir. Saldırı sonucunda 38’i özel harekat, 4 genel idare ve 2 sivil olmak üzere 44 personel şehit olmuştur.

00:05 Ankara - Darbe girişiminde bulunan askerler tarafından TRT spikerine Yurtta Sulh Konseyi imzasıyla darbe bildirisi okutulmuştur.

00:44 Ankara - Helikopterler tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliye bölgesine yönelik saldırılar başlamıştır.

00:57 Ankara - TRT'de yayımlanan korsan bildirinin ardından TÜRKSAT tarafından televizyon yayınının kesilmesi üzerine, askeri kalkışmada bulunan saldırganlar, TÜRKSAT'ın Gölbaşı'ndaki tesislerine askeri helikopterlerle saldırmıştır.

01:01   Ankara - Ankara Emniyet Müdürlüğü savaş uçağı ve helikopterlerin saldırısına uğramıştır. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Bu, TSK içinde bir cuntanın kalkışma girişimidir” şeklinde açıklama yapmıştır.

01:15 Marmaris - Sayın Cumhurbaşkanı, Marmaris’ten Dalaman’a helikopterle hareket etmiştir.

01:30 Sayın Cumhurbaşkanı, Dalaman’a helikopterle iniş yapmış, saat 01:43’te de İstanbul’a hareket etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanının İstanbul’a hareketi akabinde konaklanan otele darbeciler tarafından gerçekleştirilen saldırıda çatışma çıkmış, 2 polis şehit olmuş, 25 polis ve 1 özel güvenlik görevlisi yaralanmıştır.

02:38 Ankara - Genelkurmay ve Türkiye Büyük Millet Meclisi arasında toplanan vatandaşın üzerine helikopterden ağır silahlarla ateş açılmıştır.

02:42   Ankara - TBMM bombalanmış, bazı polis memurlarıyla Meclis görevlileri yaralanmış, kulis camları kırılmış, binada ciddi tahribat meydana gelmiştir.

02:49   Ankara - Meclise yeni bir bomba atılmıştır. TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Genel Kuruldaki milletvekilleri Meclis sığınağına inmiştir.

02:57 Ankara - Darbe girişimi sırasında saldırıya uğrayan Ankara Gölbaşı'ndaki TÜRKSAT Kampüsü'nde görevli 2 personel şehit olmuştur.

03:00-04:00 Malatya - Kalkışmacılar tarafından 2.Ordu K. İnönü kışlası 2 nolu nizamiye bölgesinde tertiplenen Jandarmaya ait üç zırhlı araca yoğun şekilde ateş açılmıştır.

03:15   Ankara - Genelkurmay Başkanlığından yeniden çatışma sesleri gelmeye başlamıştır.

03:20 Marmaris - Cumhurbaşkanın kaldığı otele darbeciler 34 kişilik SAT ve SAS timleri ile indirme yapmıştır.

03:22 Ankara - Gölbaşı'ndaki TÜRKSAT kampüsü, sivillerin tahliye edilmesinin ardından bombalanmıştır.

03:40 Ankara - Genelkurmay önünde toplanan vatandaşlara ateş edilmiştir.

03:40 İstanbul - Cumhurbaşkanlığı ATA uçağı Atatürk Havaalanı’na inmiş, akabinde Devlet Konukevine geçmiştir. Bir askeri helikopter ve alçak uçuş yapan uçak tarafından taciz yapılmıştır.

04:42   Marmaris - Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Marmaris’te konakladığı ve gece yarısı ayrıldığı otele helikopterlerden ateş açılmıştır. Helikopterlerden inen yüzleri maskeli ve ağır silahlar taşıyan askerler oteli abluka altına almıştır. Çıkan çatışmada 5 polis yaralanmıştır.

06:43 Ankara - FETÖ mensuplarınca, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin yakınlarına 2 bomba atılmıştır. Bombalar, Millet Camisi’nin önüne park etmiş araçlardan birinin üzerine düşmüştür.

07:00 Ankara - Cumhurbaşkanlığı Külliyesi yakınındaki Jandarma Genel Komutanlığının bulunduğu kavşağa askeri uçaktan bomba atılmıştır.

07:41 Ankara - Genelkurmay Başkanlığından dışarıya çıkarılan tanktan, barikat amacıyla kurulan kamyonların olduğu bölgeye ateş açılmıştır.

09:44   - Darbe girişimi nedeniyle çıkan olaylarda Türkiye genelinde, 90 kişinin şehit olduğu, bin 154 kişinin yaralandığı bildirilmiştir.

  • Darbe Girişiminin Bastırılması

15 Temmuz 2016'da Genelkurmay’da silah sesleri duyulması ve bir helikopterden dışarıda bulunanların üzerine ateş açılması, aynı saatlerde İstanbul’da Boğaziçi Köprüsünün Anadolu yakasının bir grup asker tarafından geçişe kapatılması şeklinde ilk belirtileri ortaya çıkan darbe girişimine hükümetçe derhal ve etkili bir karşılık verilmiş, yargı mensupları ve kolluk kuvvetleri hızla olaya vaziyet etmiş ve netice olarak darbe girişimi tüm yurtta yaklaşık 22 saatte kontrol altına alınmış ve darbeci unsurlar bertaraf edilmiştir.

Çok partili demokrasiye geçilmesinden sonra her 10 yılda bir darbeye muhatap olan ülkemizde, ilk defa milletimiz; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, siyasi parti başkanları, iktidar ve muhalefetiyle tüm milletvekilleri, darbeci teröristlere geçit vermeyen subay, astsubay, erbaş ve erler olmak üzere TSK mensupları, onlarca arkadaşı şehit olmasına rağmen görevlerini hakkıyla yerine getiren emniyet mensupları, yurt genelindeki bütün camilerden ezan okuyarak ve sala vererek milletin maneviyatını harekete geçiren diyanet mensupları, personel, araç ve iş makinalarıyla hain darbecilere geçit vermeyen belediyeler, tüm medya kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve hain darbecilerin uçaklarına, helikopterlerine, gemilerine, tanklarına, zırhlı araçlarına, makinalı tüfeklerine, tüfek ve tabancalarına göğsünü siper eden, kadını, erkeği, çocuğu, genci ve yaşlısıyla tüm Türk Milleti hain darbe girişimine karşı koymuş ve kısa sürede darbenin bastırılmasını sağlamıştır. Tarihimizde ilk defa sivil asker toplumun her kesiminin hain darbe girişimine topyekun karşı duruşu dünyaya örnek olmuş ve Türk Milletinin demokrasiye ve geleceğine sahip çıkması takdirle karşılanmıştır. Halkımız ve tüm kurumlarımız demokrasiye ve geleceğine sahip çıkmıştır.

Hiçbir ön organizasyon olmadan sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir televizyon kanalına telefonla bağlanarak halkı sokağa davet etmesi ve kendisinin de halkla birlikte sokağa inerek darbecilere karşı duracağını belirtmesi üzerine halkın sokaklara akın ederek canı pahasına, uzun süreli çok iyi çalışılmış ve planlanmış darbeye ve darbecilere topyekun karşı koyarak darbenin bastırılmasının sağlanması dünyada örneği olmayan bir direniş destanı olmuştur.

Darbe Girişiminin Bastırılmasına Yönelik Faaliyetlerin Kronolojisi

15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin bastırılmasının kronolojik gelişimini, darbe girişimi öncesi MİT'e yapılan ihbardan başlatmak uygun olacaktır. Zira bu ihbar darbe girişiminin bastırılmasında başlı başına en önemli etkenlerden biri olmuştur. Bu ihbar her ne kadar MİT Müsteşarına suikast girişimiyle ilgili de olsa, silahlı kuvvetlerden kalkacak helikopterlerle en önemli kamu yetkililerinden birine suikast yapılmasının planlanması haberi oldukça ciddi bir durum olduğunun göstergesi kabul edilmiş ve gerekli tedbirlerin alınmasına zemin hazırlamıştır. Nitekim ihbarın gerçek olabilme ihtimaline karşı Genelkurmay Başkanlığında Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarının bir araya gelerek konuyu değerlendirmeleri ve ihbarı ciddiye aldıklarının göstergesi olarak Genelkurmay Başkanının imzasıyla Kuvvet komutanlıklarına emirname yayımlanması ve bazı birliklere denetçiler gönderilmesi darbecileri panikletmiştir. Darbe girişimi sırasında "Yurtta Sulh Konseyi" olarak örgütlendikleri anlaşılan darbecilerin darbeyi aslında 16 Temmuz 2016 saat 03:00’de başlatmayı planladıkları ancak Genelkurmay Başkanlığındaki hareketlilikten paniğe kapılarak planlarını 15 Temmuz 2016 saat 21:00’e alarak darbeyi planlanandan 6 saat önce başlattıkları anlaşılmıştır.

15 Temmuz Darbe Girişiminin Bastırılmasına İlişkin Kronolojik Gelişmeler;

14:45 Ankara - Kara Havacılık Okul Komutanlığında görevli bir Pilot Binbaşı MİT yerleşkesine gelerek saat 03:00’da “3 adet helikopterin MİT Müsteşarının evine saldıracağı ve Müsteşarın kaçırılacağı” ihbarında bulunmuştur.

15:05 Ankara - Kara Havacılık Okul Komutanlığında görevli Pilot Binbaşının ilk sorgusu başlamıştır.

16:03 Ankara - MİT Müsteşar Yardımcısı Genelkurmay Başkanlığına gitmiştir.

16:30 Ankara - MİT Müsteşarı Genelkurmay Başkanlığına giderek Genelkurmay 2. Başkanını ihbar konusunda detaylı olarak bilgilendirmiştir.

18:00 Ankara - Genelkurmay Karargahında; MİT Müsteşarı ile toplantı yapılmış, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ve Gnkur. II. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in katılımıyla verilen bilgi değerlendirilmiş ve alınması gereken tedbirler belirlenmiştir.

18:30 Ankara - Genelkurmay Başkanlığı tüm birimlere talimat vermiş ve tüm ülke sahasının uçuşa kapatıldığı ve hiçbir askeri uçağın kaldırılmaması, kışlalardan hiçbir askeri aracın çıkmaması yönünde aşağıdaki emirler verilmiştir:

  1. Silahlı Kuvvetler Komuta Harekât Merkezi Amiri Tuğgeneral İlhan Kırtıl aranarak, Türk hava sahasında ikinci bir emre kadar hiçbir askeri hava aracının (uçak, helikopter vs.) havalanmaması, havada bulunanların derhal üslerine dönmesi,
  2. Kara Havacılık Komutanlığına gidilerek orada bulunan personel konuları ve hava araçlarının uçmaması dahil gereken her türlü tedbirin alınması,
  3. Etimesgut’taki Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığına gidilerek tank ve zırhlı araçlar başta olmak üzere tüm araçların hareketlerinin durdurulması ve hiçbir şekilde dışarı çıkmamaları yönünde gereken tedbirlerin alınması.

Ayrıca Gnkur. II. Başkanı tarafından da; Gnkur.Bşk.nın emriyle Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi aranarak Türk Hava Kuvvetlerine ait tüm hava araçlarının uçuşlarının durdurulması talimatı verilmiştir.

19:20 Ankara - Genelkurmay Başkanlığının tüm ülke sahasının uçuşa kapatıldığı emri yayınlanmıştır.

20:22 Ankara - MİT Müsteşarı Genelkurmay Başkanlığından ayrılmıştır.

21:30 İstanbul - İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, bir emniyet müdür yardımcısının kendisini araması ve "bir askerî yetkilinin aradığını, sıkıyönetim ilan ettiklerini, teslim olmalarını istediği" şeklindeki ifadesiyle  darbe girişiminden haberdar olmuştur. “Hiçbir polis silahını vermeyecek” talimatıyla makamından ayrılmıştır.

21:30 İstanbul - İstanbul Valisi Vasip Şahin il emniyet müdürünün telefonla aramasıyla bazı menfi hadiselerden haberdar olmuştur.

21:35 Ankara - Başbakanlık Kızılay binasındaki Koruma Personeli tarafından Genelkurmay Başkanlığı yerleşkesinden silah sesleri geldiği bilgisine ulaşılmıştır.

21:40 İstanbul - 1. Ordu Komutanı Ümit Dündar, İstanbul İl Emniyet Müdürünün Beylerbeyi ve Çengelköy bölgesinde bazı normal olmayan ve askerlerin de karıştığı bazı olayların olduğunu ifade etmesiyle darbe girişiminden haberdar olmuştur.

22:00 Ankara - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Başbakan Binali Yıldırım’ı aramış, özel kalemi vasıtasıyla MHP’nin böyle bir darbeyi asla kabul etmediğini, hükümetin de demokrasinin yanında duracağını söylemiş, ilerleyen saatlerde ayrıca bu beyan basına da duyurulmuştur.[16]

22:03 Ankara - MİT Müsteşarı Cumhurbaşkanı Koruma Müdürü ile görüşerek herhangi bir saldırıya karşı tedbirlerinin olup olmadığını sormuş, gerekli bilgileri almıştır.

22:05 İstanbul - Jandarma Bölge Komutanlığı harekât merkezine Genelkurmay Başkanlığından Sıkıyönetim Uygulama Direktifi” isimli 3 sayfa asıl ve ekleriyle beraber hacim tutan emir şeklinde mesajlar gelmiş, ancak İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığına vekalet eden J.Tuğg. Hüseyin Kurtoğlu tarafından Komutanlığına bağlı Edirne, Kırklareli, Tekirdağ Avrupa yakasında, Kocaeli, Sakarya ve Düzce Anadolu yakasında ve İstanbul’da her 2 yakada olmak üzere toplam 7 İl J. Komutanlığına "bu darbe teşebbüsünün, kalkışmanın tamamen yasa dışı olduğunu, bir emir komuta sistemi içinde olmayan başıbozuk bir davranış olduğu, hiçbir şekilde verilen emirlere, gönderilen mesajlara itibar edilmemesi” gerektiğini içeren emirler verilmiş ve bu emirler mesaj olarak gönderilmiştir.

Lüleburgaz'daki askeri birlikteki hareketlenme Jandarma, polis, halkın yardımıyla durdurulmuş ve darbeciler gözaltına alınmıştır.

22:15 İstanbul - İstanbul Valisi Vasip Şahin Başbakanla ve Cumhurbaşkanının maiyetiyle sürekli diyalog hâlinde bulunmuş ve Cumhurbaşkanı ile Başbakandan “Kanunların, mevzuatın gerektirdiği her şeyi, süratle her türlü tedbiri alın ve gerekli müdahaleyi yapın.” talimatını almıştır.

22:15 Ankara - Darbecilerin Beştepe kışlasını işgal etmeye çalıştığı ikamet ettiği lojmandayken haberini alan İsth.D. Bşk. J.Kur.Alb. Nurettin Alkan, Cari Hrk.D.Bşk. J.Kur.Alb. Ali Demir, Per.Pl.Ynt.D.Bşk. J.Kur.Alb. Aziz Yılmaz ve Pl.Güv.D,Bşk. J.Kur.Alb. Güven Şağban müstakil olarak sivil araç ile intikal ederek nizamiye bölgesine gelerek darbecilere müdahalede etmişlerdir.[17]

22:15 Ankara - Emniyet Genel Müdürlüğünde Emniyet Genel Müdürü, Ankara Valisi ve Ankara Emniyet Müdürü kriz merkezi oluşturmuştur. Yapılan toplantı sonucu 81 İl Valiliğine önce telefonla sonra mesajla uygulama talimatı gönderildi. Uygulama talimatında aşağıdaki hususlara yer verilmiştir;

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, MİT, TRT, Emniyet binaları ile diğer kritik binaların etrafı sarılacak ve bu alanlara girişlere kesinlikle izin verilmeyecektir.

Zorlanması hâlinde şartlar oluştu, silah kullanılacaktır.

Emniyet genel merkezindeki 40 kadar daire başkanlığındaki tüm personel, raporlu olanlar dâhil, derhâl, behemehâl görev başı yapacaklardır.

Türkiye genelinde depoların tamamı açılıp uzun namlulu silahlar personele dağıtılacak ve silahla direnilecektir.

İllerde jandarma ve diğer askerî birliklerin komutanlarıyla görüşülecek ve kendilerine askerin sokağa çıkması hâlinde tüm polislerin kesinlikle silahla karşı çıkacağı, darbe kalkışmasına destek vermemeleri ve doğacak sonuçlardan kendilerinin sorumlu olacakları açık ve kesin bir dille ifade edilecektir.

Tüm Türkiye genelinde, izinli, istirahatli polisler göreve çağrılacaktır.

Hiçbir polis darbecilere teslim olmayacak ve silah teslim edilmeyecektir.

Tankların şehir meydanlarına inmesini engellemek için başta çekiciler ve diğer büyük araçlarla olabildiğince yollar kapatılacak, şehir merkezlerine inmesi olabildiğince engellenecektir.

Darbe girişimine teslim olmaya eğilimli olan personelimiz olursa derhâl gözaltına alınacaktır.

Saat 22:30 itibarıyla bu emirler, 81 il emniyet müdürüne sözlü olarak 23.00 itibarıyla da yazılı olarak iletilmiştir.

22:20 İstanbul - 1.Ordu Komutanı Ümit Dündar konutundan Boğaz Köprüsü’ne hareket etmiş,  sırasıyla Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanını, Kara Kuvvetleri Komutanını, Genelkurmay İkinci Başkanını ve Genelkurmay Başkanını telefonla arayarak durumu rapor etmek istemiş, ancak, dört telefondan da herhangi bir cevap alamamıştır.

22:30 İstanbul - İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan telsizden "Hiçbir şekilde silahımızı teslim etmeyeceğiz, hiçbir şekilde bulunduğumuz yerden ayrılmayacağız, vatandaşlarla beraber karşı koyacağız" anonsunu yapmıştır. 

22:30 Bursa - Alb. Kemal Şahintürk, J.Bölg.K. Tümg. Seyfullah Saldık'ı arayarak “harekât merkezinden arandığını, Genelkurmaydan bir emir geldiğini, bu emre göre ülkede sıkıyönetim ilan edildiğini, Bursa’da da İl Jandarma Komutanı olan Albay Yurdakul Akkuş’un bu emre göre Bursa Sıkıyönetim Komutanı olduğunu” bildirmiştir.

J.Bölg.K. Tümg. Seyfullah Saldık Bursa Valisini arayarak bilgilendirmiş ve darbecileri etkisiz hale getirmek için gerekeni yapacağını bildirmiştir.[18]

J.Bölg.K. Tümg. Seyfullah Saldık ve Alb. Kemal Şahintürk Bölge Komutanlığına darbecilerden önce giderek Jandarma Özel Harekat Taburu ile kışla emniyetini alıp darbecilerin kışlaya girmesini engellemiş, daha sonra Seyfullah Saldık kışladaki personele ve kışlaya gelen personele sıkıyönetim emrini tanımadığını, emir ve komutanın kendisinde olduğunu ifade ederek kontrolü ele geçirmiş ve kendisine Albay Yurdakul Akkuş'un sıkıyönetim komutanı olduğunu ve odasına giderek dışarı çıkmaması gerektiğini tebliğ eden FETÖ mensubu Uzm. J. Çvş.'u etkisiz hale getirerek gözaltına aldırmıştır. Bu Uzm. J. Çvş.'un elindeki çanta içerisinden sıkıyönetim emirleri çıkmış ve bu emirlerin 81 İl sıkıyönetim komutanının ve FETÖ darbesi sonrası görev verileceklerin listesini ihtiva ettiği anlaşılmıştır. Bu dökümanlar derhal 81 İl valiliğine gönderilerek FETÖ mensubu darbecilerin gözaltına alınması sağlanmıştır.

J.Bölg.K. Tümg. Seyfullah Saldık Bölge Komutanlığına bağlı Güney Marmara grubu illeri; Balıkesir, Çanakkale, Kütahya, Bilecik ve Yalova İl Jandarma komutanlarını arayarak FETÖ darbesine karşı koymaları, garnizondan gelebilecek darbe yanlısı emirlere uymamaları ve İl Valileriyle irtibata geçerek darbecilere karşı koymaları talimatını vermiştir.

22:31 Ankara -  Beştepe Jandarma Genel Komutanlığı nizamiyesinde 2 Tim PÖH ile darbeciler arasında çatışma başlamış ve sabaha doğru JÖH Bölük Timleri de destek olmak üzere bu çatışmaya katılmıştır.

22:40   Ankara - J.Gn.K.lığı Beştepe Karargâhı yakınındaki Hisarcıklıoğlu Camii bölgesinde Tümg. Arif Çetin, Tuğg. Ahmet Hacıoğlu, J.Kur.Alb. Ali Demir ve J.Kur.Alb. Aziz Yılmaz tarafından Taktik Komuta Yeri (TKY) oluşturulmuştur.[19]

22.40-24.00 Ankara - Emniyet Genel Müdürlüğünce;

Depolarda bulunan tüm uzun menzilli silah, mühimmat ve teçhizat personele dağıtılmıştır.

Henüz teslim alınmamış olan 10 zırhlı taktik araç ilgili firmadan alınarak Ankara’da göreve sevk edilmiştir.

Denizli ve çevre illerden Marmaris’e 100 polis görevlendirilmiş, komşu iller teyakkuza geçirilmiştir. Başta Eskişehir yolu olmak üzere ana güzergâh ve yollar büyük araçlarla kapatılmıştır.

Hemen hemen mezun olmak üzere olan ancak hemen resmî anlamda mezun olmamış olan 4.500 Özel Harekât polisi adayı, Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’nden 2 bin özel harekâtçı, 1.300 normal kadrolu personel olmak üzere 7.800 personel çevre illerden Ankara’ya intikal ettirilmiştir.

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne de 1.729 Özel Harekât Polisi takviye olarak görevlendirilmiştir.

Darbe girişimcilerinin işgal ettikleri yerlerde çatışmaya girilmiştir.

Genelkurmaydaki dost unsurlarla irtibat kurularak sadece savaş anında kullanılacak hava, pist ve heliport alanları öğrenilerek önlemler alınmış, ayrıca, Uşak, Kütahya, Afyon ve Sivrihisar’daki hava pistlerinin kullanımı engellenmiştir.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğünü teslim almak üzere gelen 100 silahlı darbeciyle silahlı çatışmaya girilmiş ve tankların üzerine benzin dökülerek yakılacağı tehdidiyle 2 tanka el konulmuş ve vatandaşların da desteğiyle darbeci askerler yakalanmıştır. Burada 5 polis şehit olmuş, 133 polis yaralanmıştır.

Ele geçen darbe planlarında isimleri yer alan kişilerle iltisaklı yargı mensubu ve diğer kişilerin pasaportları yurt dışına kaçmaları ihtimaline binaen bilgi sistemi üzerinden o gece iptal edilmiştir.

Saat 23.00’e yaklaşırken Bursa Jandarma Bölge Komutanı tarafından yakalanıp gözaltına alınan FETÖ mensubu Bursa İl Jandarma Alay Komutanı Yurdakul Akkuş'un elindeki darbe planları, buna ilişkin evraklar, resmî belgelerde çıkan 81 ilde görev yapması öngörülen sıkıyönetim komutanlarının isimleri 81 il valilik ve emniyet makamlarına süratle intikal ettirilmiş ve 81 ildeki sıkıyönetim komutanı olarak görevlendirilmiş kişiler gözaltına alınmaya başlanmıştır. Darbe planında yer alan sözde sıkıyönetim komutanları vakit geçirmeksizin aynı gece İçişleri Bakanlığına bildirilmiş ve listedeki jandarma komutanları ve askerler Bakanlık onayıyla görevden alınmıştır.

Eskişehir, Çankırı, Kütahya, Yozgat, Kırıkkale, Çorum, Afyonkarahisar, Bursa, Düzce, Karaman, Konya, Nevşehir, Samsun, Zonguldak, Kırşehir ve Amasya’dan 1.336 personel teçhizatlarıyla birlikte Ankara iline çağrılmış ve bir emniyet genel müdür yardımcısı tarafından Ankara ilindeki stratejik noktalarda görevlendirilmiştir.

22:45 İstanbul - 1. Orduya bağlı İstanbul’daki 5 birliğin darbe girişimine bazı unsurlarıyla katılmakta olduğu bilgisi alınmış, bunun üzerine 1.Ordu Komutanı Ümit Dündar Çorlu ve Gelibolu’daki iki kolordu komutanını aramış ve hem Çorlu’da hem de Gelibolu’daki 2. Kolordu Komutanı da yayınlanmış olan sahte sıkıyönetim emrini uygulamayacaklarını ve emir-komuta sistemi içerisinde kaldıklarını açıkça ifade etmişlerdir.

22:45-22:50 İstanbul - Tümg. Yavuz Türkgenci ve İstanbul Valisi Vasip Şahin de boğaz köprüsüne trafik denetleme birimine gelmiş ve burada bir kriz masası oluşturulmuştur. Bu saatlerde halkın refleks olarak sokağa çıktığı görülmüştür. FETÖ’cü hain kalkışmaya vatandaşların hiçbir organizasyon olmamasına rağmen çok kısa zamanda, çok süratle refleks verdiği ve kritik noktalarda toplanmaya başladığı gözlenmiştir.

22:56 Ankara - İçişleri Bakanlığı yetkililerince tüm Valiliklerin ve Emniyet Müdürlüklerinin alarma geçilmesi sağlanmıştır.

23:00 İstanbul - Kalkışmacıların işgal ettikleri noktalara vatandaşla birlikte müdahaleler başlamıştır. 

23.00 Ankara - Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz, Başbakanla görüşmüş ve "darbecilere hiçbir şekilde taviz verilmemesi gerektiği, devlet hâkimiyetinin ve meşru otoritenin idame ettirilmesi ve darbecilere karşı mecbur kalındığında silah kullanılması talimatını" almıştır.

İçişleri Bakanı Efkan Ala, Esenboğa Havalimanında Koruma Müdüründen ve telefonla arayan MİT Müsteşarı Hakan Fidan'dan darbe teşebbüsünde bulunulduğu bilgisini almış ve Emniyet Genel Müdürünü arayarak "kesinlikle Türkiye sathında silahla karşı konulacaktır, Emniyet teşkilatımıza bu şekilde talimatı geçin, Jandarmaya bu şekilde geçin" talimatını vermiştir.

Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı, İçişleri Bakanı Efkan Ala'yı arayarak "kendisinin harekete geçeceğini, yetki istediğini" ifade etmesi üzerine Efkan Ala’dan "Hükûmet adına söylüyorum, Cumhurbaşkanımız adına da söylüyorum, bunlara karşı koyma konusunda her türlü yetkiye sahipsin ve harekete geç talimatını” almış ve bu talimat üzerine “Emredersiniz, ben bu meseleyi vatan meselesi olarak görüyorum” karşılığını vermiştir.

J.Tümg. Arif Çetin Emniyet Genel Müdürüne "Beştepe’deki Jandarma Genel Komutanlığı binasının işgal edildiğini, kendilerinin de kuvveti olmadığını, özel harekât verilirse operasyon yapılabileceğini" söylemiş ve kendisine o saat itibarıyla 40 kişilik özel harekât polisi gönderilmiştir.

J.Tümg. Arif Çetin Ankara Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mehmet Artar'a havaalanı bölüğünden belli bir miktar kuvvet alarak İl Jandarma komutanlığını tekrar ele geçirmesi, orayı komuta merkezi yapması emrini vermiş, Tuğgeneral Mehmet Artar Demetevler’deki İl Jandarma Komutanlığını yeniden ele geçirmiş, arkasından Beytepe’ye giderek Beytepe’dekileri ve Alay Komutanını kurtarmıştır. Beytepe Kışlasını işgal eden Tuğgeneral Sadık Köroğlu evinde gözaltına alınmıştır.

J.Tümg. Arif Çetin Güvercinlikteki Jandarma Helikopter Filo Komutanı İsmail Balıbek Albayı arayıp, “Hiçbir helikopter kalkmayacak” emrini vermiş, Jandarma Helikopter Filo Komutanı İsmail Balıbek “Komutanım, Ata Paşam da (Korgeneral Ata Kalkan) emir verdi, ben helikopterleri, pilotların hepsini bir odaya topladım, başında da ben varım. Anahtarları da topladım” diyerek birliğinin emniyette olduğunu bildirmiştir.

  1. Tümg. Atilla Aydın komutasında Jandarma Helikopter Filo Komutanı İsmail Balıbek ve JÖH timleri, ilerleyen saatlerde Ankara'yı bombalayan helikopterlerin ikmal ve iniş-kalkış yaptıkları bitişiklerindeki Kara Havacılık Komutanlığını ele geçirmiştir.

23:00 Bursa -  Albay Yurdakul Akkuş gözaltına alınmış ve 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi kan dökülmeden ilk önce Bursa'da önlenmiştir.

23:05   Başbakan Binali Yıldırım, bir televizyon kanalının canlı yayınına bağlanarak yaptığı açıklamada, “bir kalkışma girişimi”nin olduğunu belirterek, “Bu girişime izin verilmeyecektir. Bunu yapanlar en ağır bedeli ödeyeceklerdir. Askerin içerisinde bir grubun kalkışması söz konusu” açıklamasını yapmıştır.

23:14 Ankara – Ankara İl Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan, Melih Gökçek’le görüşerek iş makinaları ve kamyonlarla yolların kapatılması ve askeri araçların şehre gelmesinin engellenmesi hususu planlanmıştır.

23:35 İstanbul - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Bu ülke darbelerden çok çekmiştir. Aynı sıkıntıların yeniden yaşanmasını istemiyoruz. Cumhuriyet'e ve demokrasimize sahip çıkıyor; inancımızı eksiksiz bir şekilde koruyoruz. Herkes çok iyi bilmeli ki Cumhuriyet Halk Partisi, Parlamenter demokrasimizin vazgeçilmezi olan yurttaşlarımızın özgür iradesine bağlıdır." açıklamasını medya kuruluşlarına geçmeye başlamıştır.[20]/[21]

00:04 Marmaris Sayın Cumhurbaşkanı, kalmış olduğu otelin giriş kapısında bir basın açıklaması yapmıştır.[22] Yaklaşık yedi dakika süren konuşmanın bir bölümü şöyledir: 

“Bir defa şunu bilmeleri lazım, bu ülkede milli iradenin üzerinde beşer planında bir güç söz konusu değildir. Ben şu anda ülkemin Cumhurbaşkanı olarak şunu çok açık, net söylüyorum, kurucusu olduğum partinin tüm mensupları, bunun yanında milli iradeyi oluşturan cumhurun kendisini özellikle şehirlerimizin meydanlarına davet ediyorum ve şehirlerimiz meydanlarında biz halkımızla el ele olacağız ve bu kalkışmayı yapanlara gereken dersi orada vereceğiz. Zaten yargı da biliyorsunuz şu anda bu ayaklanma hareketini yapanlara karşı tutuklama kararını da şu anda vermiş durumdalar ve bir taraftan aynı şekilde gözaltı kararları çıkmaya başlamıştır. Türkiye bu tür ayaklanmalarla bir defa ucuza satılacak bir ülke değildir ve Pensilvanya'dan da yönetilecek bir ülke de değildir. Bu ülkeyi, bu ülkede yaşayan şu anda seçmen sayısı itibarıyla 45 milyonu bulan insanımızın iradesi belirler, bu irade yönetir ve az önce Sayın Başbakan'ın da ifade ettiği gibi bu tanklar bunların tankları değildir, bu milletin tanklarıdır. Bu tankların önünde durmasını da biz iyi biliriz ve bunlardan çekinme gibi bir şey söz konusu da olamaz. Bakın şu anda Silahlı Kuvvetlerin içerisinde çatışmalar filan olduğunu duydum, bu tür haberler geldi, ama şunu bilmeleri gerekir ki şu anda Silahlı Kuvvetlerin içerisindeki bir azınlığın aynı şekilde emniyet teşkilatımızda da böyle bir şeyin içerisine girmesinin bedelini bunu teşvik eden üst akıl çok ağır ödeyecektir ve biz tamamıyla milli iradenin temsilcileri olarak da dimdik duracağız. Milletimin de dimdik duranların arkasında aynı şekilde durmasını özellikle istiyorum ve kendilerini hava limanlarına ve meydanlara özellikle davet ediyorum.”[23]

00:06 Ankara - Milli Savunma Bakanı Fikri Işık: "TSK bildirisi korsan bildiridir."

00:09 Ankara - Ankara Yenimahalle’de bulunan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) kampüsüne askeri helikopterlerce ateş açılması üzerine MİT’in çevre güvenliğini sağlayan unsurlarca saldırıya silahla karşılık verilmiştir.

00:13 Ankara - Cumhurbaşkanlığı kaynaklarınca da açıklamanın TSK tarafından yapılmadığına dikkat çekilerek “Korsan bildiridir. Gerekli özenin gösterilmesini rica ederiz” denilmiş, korsan bildirinin TRT’de okutulmasından kısa bir süre sonra TÜRKSAT TRT’nin yayınını kesmiştir.

00:13 Ankara - Diyanet İşleri Başkanlığının talimatı üzerine 81 ilde okunan birlik salaları ile Türkiye genelinde vatandaşlar sokağa çıkarak darbe girişiminde bulunanlara tepki göstermeye başlamıştır.

00:28 Marmaris - Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında askeri kalkışmaya tepki göstererek halkı meydanlara davet etmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Milli iradeye yönelik bu ayaklanma hareketine karşı tabiî ki hukuk, yasalarımız, anayasamız neyi gerektiriyorsa bunun bir defa cevabını bu yapı ister silahlı kuvvetler olsun, bir grup azınlıkta olsa ister başka kurumlarımız içerisinde olsun, gereken cevabı alacaklardır. Bu azınlık grup tanklarıyla, toplarıyla gelsinler milletimize ne yapacaklarsa yapsınlar" şeklinde açıklama yapmıştır.

00:30 Ankara - Sayın Berat Albayrak ve Sayın Efkan'nın talimatı üzerine Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar Gölbaşı Kaymakamı Şahin Aslan’ı arayarak kendisine polis ve jandarmadan alabildiği bütün kuvveti alarak TÜRKSAT’a gitmesi, orayı kontrol altına alması ve oradaki televizyon yayınlarının kesilmemesi için kontrol sağlaması talimatını vermiştir. 

00:35 İstanbul - Darbe girişimiyle ilgili ilk soruşturma İstanbul’da başlatılmıştır. Küçükçekmece Başsavcısı Ali Doğan, darbe girişimini yapan askerlerle ilgili soruşturma başlatıldığını ve askerlerin görüldükleri yerde tutuklanacaklarını bildirmiştir.

00:48 İstanbul - İstanbul'da Vatan Caddesi'nde ve Ankara'da Genelkurmay Başkanlığı önünde vatandaşlar, tankların üzerine çıkarak askeri kalkışmaya karşı çıkmıştır.

00:49 Ankara - Başbakanlıktan yapılan açıklamada, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin, Başbakan Yıldırım'ı telefonla arayarak kalkışmanın kabul edilemez olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin yanında olduklarını söylediği bildirilmiştir.

00.51 İstanbul - İstanbul’daki Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar A Haber’e telefonla bağlanarak “Bu hareket TSK’nın desteklemediği, küçük bir grubun meydana getirdiği bir hareket. Sayın valimiz ve emniyet birlikleriyle gerekli tedbirleri alıyoruz. Endişe edici bir durum yok” şeklinde açıklama yapmıştır. [24]

00:54 Ankara - MİT binasına askerî helikopterler tarafından yoğun ateş açılmış ve karşılık verilmiştir.

00:57 Ankara - Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: "Fötrünü alıp kaçacak hükümet yoktur. Bizim cesetlerimizi çiğnemeleri lazım. Demokrasiyi askıya almak için bizi tek tek kurşuna dizmeleri lazım. Hükümet bütün birimleriyle iş başındadır. Bunlara karşı hukuk içerisinde alınması gereken ne varsa yapılacaktır. Her türlü tedbir alınacaktır."

01:00 Ankara - TRT civarında bine yakın vatandaş topluluğu oluşmuştur. Ankara Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan oraya yakın olan İstihbarat Daire Başkanını arayarak Ankara Emniyetinin personelini takviye etmeleri, İçeriden ateş edilmesine rağmen ısrarla TRT’ye girmeleri konusunda talimat vermiştir.

01:01 Ankara - Ankara Emniyet Müdürlüğü yoğun şekilde helikopter ve tank atışına maruz kaldı, ilk etapta zırhlı personel taşıyıcıyla gelen askerler tarafından ele geçirilmeye çalışılan Ankara Emniyet Müdürlüğüne yönelik bu girişim vatandaşların ve polisin karşı koymasıyla engellenmiştir.

01:10 Ankara - Televizyon yayınlarını ve iletişimi kesmek için helikopterler tarafından TÜRKSAT uydu istasyonu vuruldu. Bu esnada yolda bulunan Emniyet mensupları tarafından bilahare istasyon kontrol altına alındı ve daha sonra Özel Harekât unsurlarının katkısıyla da darbecilerin elinden kurtarıldı. Burada da 2 görevli şehit olmuş, 2 kişi yaralanmıştır.

01:15 Marmaris - Sayın Cumhurbaşkanı Marmaris’ten Dalaman’a helikopterle hareket etmiştir.

01:28 Ankara - Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bostanoğlu: "Komuta kademesi olarak bu girişimi kesinlikle kabul etmiyoruz."

01:29 İstanbul - İstanbul Vatan Caddesi'nde 1 albay ile 3 asker, emniyet güçleri tarafından gözaltına alınmıştır.

01:30 Sayın Cumhurbaşkanı Dalaman’a helikopterle iniş yapmış, saat 01:43’te de İstanbul’a hareket etmiştir.

01:30-02:00 Ankara - TRT’ye girilerek TRT’nin tekrar yayına geçmesi sağlanmıştır.

01:30-02:00 Ankara - Genelkurmay önünde binlerce vatandaş toplanmış, Genelkurmaya girmeye çalışmış ancak içeriden yaylım ateşi açılmıştır.

01:39 Ankara - TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın çağrısı üzerine dört partiden milletvekilleri ve bakanlar Genel Kurul'da toplanmaya başlamış, TBMM Genel Kurulu Salonu açılarak milletvekilleri Genel Kurul Salonu’ndaki yerlerini almıştır.

01:45 HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’tan “demokratik siyasete sahip çıkıyoruz” açıklaması gelmiştir.[25]

01:47 Ankara - Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı “Eşkıyalar, paralel ihanet şebekeleri darbe girişiminde bulunmaya çalışıyor. fakat bunlar başarılı olamadı, olamayacaklar. Görevimizin başındayız. Kısa sürede duruma el koyacağız” şeklinde açıklama yapmıştır.[26]

01:52 Başbakan Yıldırım: "Havadaki jetlerle kurumlarımıza mermi, bomba yağdıranlar adeta bu terör örgütünün elemanı gibidir, devamı gibidir. Asla ve asla böyle bir iş, şanlı silahlı kuvvetler bayrağı altında görev yapan hiçbir subayımıza, hiçbir askerimize yakıştırılacak bir iş değildir. Güneydoğu'da amansız bir mücadele verirken, Cumhuriyetimizin, milletimizin minnettar olduğu askerlerimize yapılmış en büyük bir hakarettir. Bugün demokrasiye, ülkeye ve millete sahip çıkma zamanıdır. Milletime çok teşekkür ediyorum, Türkiye ayaktadır, Türkiye sokaktadır. Bu çapulculara meydan bırakılmayacaktır."

01:54 İstanbul - İstanbul Vatan Caddesi'nde 1 albay ile 3 asker, emniyet güçleri tarafından gözaltına alınmıştır.

01:54 İstanbul - İstanbul Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünü işgal etmek isteyen 61 darbeci, polis tarafından gözaltına alınmıştır.

01:55 İstanbul - İstanbul Valiliğini işgal eden, silahlarıyla kabul salonunda dolaşan ve tedbir almaya çalışan darbeci askerler polisin yaptığı operasyonla etkisiz hâle getirilmiştir.

02:05 İstanbul - Darbe girişiminde bulunan bölücü terör örgütü FETÖ mensubu askerler gözaltına alınmaya başlanmıştır.

02:07 Ankara -Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar Belediye Başkanı Melih Gökçek ile tekrar görüşerek, kamyonlarla birliklerin çıkış noktalarının kapatılması konusunu sürekli koordine etmiştir. 02.41 ve 02.55’te tekrar görüşmüştür.

02:10 Ankara - TRT'yi ele geçirmeye kalkışan 1'i rütbeli 5 asker vatandaşlar ve polis tarafından etkisiz hale getirilmiştir.

02:10 - CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Her darbe girişimi karşısında toplumun ortak tepki vermesi gerekiyor. Dolayısıyla kim yaparsa yapsın, nereden gelirse gelsin, nasıl teröre karşı ortak bir tavır takınıyorsak, darbe konusunda da hepimizin ortak tavır takınması gerekir." demiştir.

02:21   Ankara - Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Başkanı Tümgeneral Arif Çetin “Jandarma Genel Komutanı Sayın Orgeneral Galip Mendi’nin emrini iletiyorum. Yapılan hareket bizim emir ve komuta yapımız dışında yapılan bir harekettir. Duruma hâkimiz. Milli iradeye karşı yapılmış hareketi şiddetle bastıracağız” açıklamasında bulunmuştur.[27]

02:26 Ankara - Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne girmeye çalışan bölücü terör örgütü FETÖ mensubu 3'ü rütbeli 13 asker gözaltına alınmıştır.

02:30 Ankara - Emniyet Genel Müdürlüğü binasına indirme yapmak için 2 kez girişimde bulunan askerî helikopterler açılan yoğun ateş sonucunda inemeden uzaklaştırılmıştır.

02:30 İstanbul - İstanbul’un her noktasında darbecilere müdahale eden polis, gecenin en önemli operasyonlarından birisini Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirmiştir. Sayın Cumhurbaşkanının İstanbul’a geleceği bilgisini alan polis darbecilerin elindeki kuleyi almak için harekete geçmiş ve Özel Harekât polisleri Atatürk Havalimanı’ndaki kuleyi darbeci teröristlerden operasyonla geri almıştır.

02:35 Ankara - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, halkla birlikte TRT Genel Müdürlüğü ana binasına giriş yapmıştır. Soylu, halkla birlikte Genel Müdürlük makamına çıkmıştır.

02:37 - Başbakan Yıldırım: "Vatandaşımıza çok teşekkür ediyorum. Siyasi partilerimize çok teşekkür ediyorum. Herkes demokraside, halkın birliğinde, ülkenin bekasında bir araya gelmiştir." demiştir.

02:50 Ankara - Türkiye Büyük Millet Meclisine havadan asker indirme girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisine de takviye kuvvet verilmiştir.

02:53 Ankara - TRT kısmen yeniden normal yayınına dönmüş ve TRT Genel Müdürlüğü binasını ele geçirmeye çalışan askerler gözaltına alınmıştır.

02:55   Yeniden televizyon yayınına bağlanan Başbakan Binali Yıldırım, “Havadaki jetlerle kurumlarımıza mermi, bomba yağdıranlar adeta bu terör örgütünün elemanı gibidir, devamı gibidir. Asla ve asla böyle bir iş, şanlı Silahlı Kuvvetler bayrağı altında görev yapan hiçbir subayımıza, hiçbir askerimize yakıştırılacak bir iş değildir” açıklamasında bulunmuştur.[28] 

03:00 Ankara - Ulus’ta bulunan Türk Telekom binası 10 Özel Harekât personeli tarafından yapılan operasyonla ele geçirildi, 29 subay burada gözaltına alınmıştır.

03:00 Ankara - Ankara’ya gelmek üzere yola çıkan füze bataryalarını taşıyan konvoy il girişinde sadece bir polis başmüfettişi ve ona yardımcı olan 3-4 trafik görevlisi tarafından engellendi başlarındaki binbaşı ve onun mahiyetindeki 59’u rütbeli 25 er ve erbaş gözaltına alınmıştır.

03:10 - Sayın Başbakan Hava Savunma Komutanına darbe girişiminde kullanılan tüm uçan unsurların inmeye zorlanması, inmeyen uçakların düşürülmesi, Muharip Hava Kuvveti Komutan Yardımcısı ve Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezleri Komutanına Akıncı meydanından kalkan her hava aracının vurulması, Birinci Ana Jet Üssü Komutanına Akıncı Üssü pistlerinin bombalanması talimatlarını vermiştir.

03:20   İstanbul - Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a ulaşmıştır.

03:47 İstanbul - Vatandaşlar, darbeciler tarafından basılan Doğan Medya Center'e akın etmiştir. Kanal çalışanlarından "Asker dışarı" sloganları yükselmiştir.

04:00   Ankara - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe girişiminde bulunan terör örgütü FETÖ irtibatlı yargı görevlileri ve sözde “Yurtta Sulh Konseyi” mensubu general, amiral, subay, astsubay, er ve erbaşlar hakkında gözaltı kararı vermiştir.

04:17 İstanbul - Sayın Cumhurbaşkanı Atatürk Havalimanı’nda kendisini karşılayan kalabalığa hitaben “Milletin üzerinde hiçbir güç yoktur. Bu bir ayaklanma, vatana ihanet hareketidir. Bunun bedelini çok ağır ödeyecekler” şeklinde açıklama yapmıştır.

05:10 İstanbul - Polis müdahalesiyle askerlerden arındırılan CNN Türk ve Kanal D yeniden yayına başlamıştır.

05:20   Başbakan Yıldırım, resmi twitter hesabından darbe girişimi içerisinde yer alan bir generalin öldürüldüğü bilgisinin geldiğini ve aralarında albayların da bulunduğu 130 askerin gözaltına alındığını bildirmiştir.

06:00   Ankara - Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığınca, darbe girişimiyle ilgili soruşturma başlatıldığı, Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Merkezi’nde 44 kişinin hayatını kaybettiği, bölgede olayların kontrol altına alındığı bildirilmiştir.

06:30 Ankara - Güvenlik çemberine alınan Çankaya Köşkü ve Başbakanlık Resmi Konutu’na çıkan tüm yollar kapatılmıştır. Darbe girişiminde bulunan FETÖ mensuplarınca kullanılan ve TÜRKSAT’ı bombalayan askeri helikopter Gölbaşı’nda düşürülmüştür.

06:30 Ankara - Beştepe’deki darbecilerin merkez üs olarak kullandıkları Jandarma Genel Komutanlığı binasına girilmiş, 18 FETÖ mensubu etkisiz hale getirilmiş ve 300 civarında subay ve astsubaydan oluşan kişiler gözaltına alınmıştır. Daha sonra, peş peşe toplu gözaltılara başlanmıştır. Binada TEM D. Bşk. Turgut Arslan yaralı vaziyette bulunarak hastaneye kaldırılmıştır.

06:34 Ankara - Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı nizamiyeleri arasındaki yol, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait hafriyat kamyonlarıyla barikat kurularak çift taraflı olarak kapatılmıştır.

06:40 İstanbul - Darbe girişiminde İstanbul Boğaz Köprüsünü kontrol eden askerler teslim olmak zorunda kalmış, yaklaşık 50 asker polis tarafından gözaltına alınmıştır. Burada gece boyunca çıkan çatışmalarda İstanbul İl Emniyet Müdürünün koruması şehit olmuş, 2’si polis 34 kişi şehit olmuş, 165 kişi yaralanmıştır.

06:52 Başbakan Yıldırım, Genelkurmay Başkanlığına vekaleten 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar’ın atandığını bildirmiştir.

07:00 Ankara - Korgeneral Yıldırım Türker 4. Ana Jet Üssüne operasyon harekâtını koordine etmekle görevlendirilmiştir.

07:10 Ankara - İçişleri Bakanlığından edinilen bilgiye göre, FETÖ mensubu 336 kişi gözaltına alınmıştır.

07:30 İstanbul - Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakanın vermiş olduğu direktifler kapsamında Akıncı veya Mürted Hava Üssü’nün uçaklar tarafından kullanılmaz duruma gelmesi için gerekli çalışmalar başlatılmıştır.

07:33 İstanbul - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde tanklarla Sabiha Gökçen Havaalanı'na girmek isteyen askerlere engel olunarak tanklar polis tarafından kontrol altına alınmıştır.

07:40 Ankara - Ankara'da Güvercinlik Kara Havacılık Okuluna jandarma ve polis tarafından yapılan operasyon sonrasında darbe girişiminde bulunan askerler helikopterlerle Akıncı Üssü'ne geçmiştir.

07:48 Ankara -İçişleri Bakanlığımızca 29’u albay, 5’i general toplam 34 rütbelinin görevden uzaklaştırıldığı kamuoyuna açıklanmıştır.

08:04 İstanbul - Harbiye Orduevi ve TRT Radyo binası polis kontrolüne geçmiştir.

08:10 Ankara -Jandarma Genel Komutanlığı operasyonu bitmiştir. Tüm Türkiye’ye hukuksuz talimat gönderen FETÖ mensubu hainlerden 18’i ölü, diğerleri de yaralı ve sağ olarak ele geçirilmiştir.

08:48 Ankara - Akıncı Üssü'nde alıkonulan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, yanında Mehmet Dişli’yle birlikte Başbakanlık Çankaya Yerleşkesine ulaşmıştır. Mehmet Dişli, darbe girişiminde yer aldığının tespit edilmesi üzerine gözaltına alınarak EGM Terörle Mücadele Daire Başkanlığına teslim edilmiştir.

09:07 Ankara - Ankara'da vatandaşlar, Fetullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişimini protesto etmek amacıyla, ellerinde Türk bayraklarıyla Genelkurmay Başkanlığına doğru yürüyüşe geçmiştir.

09:26 Ankara - HSYK, silahlı terör örgütü FETÖ üyesi hâkim ve savcılar hakkında disiplin yönünden en ağır tedbirleri görüşmek üzere toplanmıştır.

09:32 Darbe girişimiyle ilgili başlatılan soruşturmalar kapsamında, Türkiye genelinde, silahlı terör örgütü FETÖ üyesi bin 374 TSK personeli gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınanlar arasında 58. Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Murat Aygün’ün de bulunduğu öğrenilmiştir.

09:33 İstanbul - İstanbul’da polise yönelik saldırıda bulunan Kuleli Askerî Lisesi’nden 80 öğrenci gözaltına alınmıştır.

09:40 Ankara - Genelkurmay Başkanlığından çıkan 200'e yakın silahsız er ve erbaş polise teslim olmuştur.

09:46 Ankara - Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk ile Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK) Muhabere ve Destek Eğitim Komutanı Korgeneral Metin İyidil hakkında vatana ihanet suçundan işlem başlatılmıştır.

09:56 İstanbul - Fatih Sultan Mehmet Köprüsü trafiğe açılmıştır.

09:56 Soruşturmalar kapsamında, Türkiye genelinde silahlı FETÖ üyesi 1.563 kişi gözaltına alınmıştır.

09:58 Ankara - Türkiye genelindeki tüm hâkim ve savcılardan izinli olanların, izinlerini keserek derhal görevlerine başlamalarına ve adli tatilin iptaline karar verilmiştir.

10:07 Ankara - Genelkurmay Başkanlığından çıkan toplam 933 er, erbaş ve rütbeli personel gözaltına alınmıştır.

10:34 Ankara - Genelkurmay Başkanlığı içinde darbeye katılmadığı için elleri bağlı olarak odalar içinde kilitli tutulan subay ve astsubaylar, sabah saatlerinde tahliye edilmiştir. Aralarında tankçı subay ve astsubayların da bulunduğu bir grup rütbeli asker ve erbaş da teslim olmuştur.

10:37 Ankara - Başbakan Yıldırım, “Genelkurmay Başkanımız Hulusi Akar, sağ salim kurtarıldı ve şu anda Çankaya’da kriz merkezinde görevinin başındadır” açıklamasını yapmıştır.

10:41 Ankara - Akıncı’daki 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda üslenen FETÖ mensupları, darbe girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine üssü terk etmeye başlamıştır.

10:59 Ankara - İçişleri Bakanı Efkan Ala, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem’i görevden almıştır.

11:00 İstanbul - İstanbul Valisi Vasip Şahin İstanbul'da FETÖ darbesinin tamamen sonlandırıldığını açıklamıştır.

11:05 Ankara - Başbakan Binali Yıldırım Çankaya Köşküne gelmiş ve darbe girişiminin bastırılmasına ilişkin çalışmalarını burada sürdürmüştür.

11:27 Ankara - Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’nda bulunan FETÖ mensubu askerler, teslim olmak için müzakere talebinde bulunmuştur.

12:04 Ankara - Özel Harekat polislerinin operasyon düzenlediği Jandarma Genel Komutanlığı binasında 200 kadar asker gözaltına alınmıştır.

12:15 Ankara - Başbakan Binali Yıldırım, Orgeneral Hulusi Akar, Adalet, İçişleri ve Milli Savunma Bakanları ile birlikte Çankaya Köşkü'nde yaptığı basın açıklamasında; Fetullahçı Terör Örgütü tarafından düzenlenen darbe girişiminin önlenmesinde milletimizin basiretine dikkat çekmiş, basına, siyasi partilerimize, sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etmiş, "işin birinci safhası burada sona ermiştir. Biz yolumuza aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Bütün milletimize geçmiş olsun" diyerek darbe girişiminin artık tamamen bastırıldığını açıklamıştır.

12:56 Ankara - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunda görevli 3 Cumhuriyet savcısı, sanıkları teslim almak için Genelkurmay Başkanlığı nizamiyesine gelmiştir.

12:57 Ankara - Başbakan Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde açıklamalarda bulunmuştur. Yıldırım, “Bu kalkışma bastırılmıştır, toplam 161 şehidimiz, şu ana kadar bin 440 yaralımız vardır. Bu aşağılık kalkışmaya, bu olaya karışan şu ana kadar 2 bin 839 çeşitli rütbede subay, asker gözaltına alınmıştır. Üst düzey rütbeliler de mevcuttur.” demiştir.

14:37 Ankara - HSYK Genel Kurulu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının gözaltı kararı doğrultusunda 5 HSYK üyesinin üyeliğinin düşürülmesine karar vermiştir. HSYK 2.Dairesi, 541’i ilk derece idari yargıda, 2 bin 204’ü ilk derece adli yargıda olmak üzere toplam 2 bin 745 hâkimi açığa almıştır.

14:43   Ankara - Darbe girişiminde bulunan FETÖ mensuplarının bir bölümü, Ankara Emniyet Müdürlüğüne getirilmiştir.

15:03   Ankara - Danıştay Başkanlığındaki FETÖ mensubu üyelerden 5’i Danıştay Genel Kurul Salonu’nda gözaltına alınmıştır.

15:26 Ankara - FETÖ’nün darbe girişimiyle ilgili haklarında yakalama kararı bulunan 10 Danıştay üyesi gözaltına alınmıştır.

16:08 Ankara - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, terör örgütü üyeliği suçundan 140 Yargıtay, 48 Danıştay üyesi hakkında gözaltı kararı alınmıştır. Bu isimlerden 11 Yargıtay ve 4 HSYK üyesi gözaltına alınmıştır.

17:00 Ankara - Başbakan Binali Yıldırım olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu’nda milletvekillerine hitap etmiştir.

17:00 Ankara - TBMM Başkanı İsmail Kahraman askeri darbe girişimi nedeniyle olağanüstü toplanan Meclis Genel Kurulu’nda hitap ederek, “Egemenlik herhangi bir silahlı güce ait değildir duvarımızda yazdığı gibi egemenlik millete aittir. Demokrasiyi Türkiye benimsemiş ve özümsemiştir. Polisimiz büyük fedakârlıkla gayret etmiştir. Ve inanıyorum ki kısa zamanda toplumumuz normal hayatına dönecektir” açıklamasında bulunmuştur.[29]

17:00 Ankara - TBMM'de grubu bulunan dört parti tarafından ortak deklarasyon yayınlanmış, yayınlanan metinde darbe girişimi kınanmıştır.[30]

18:46   Ankara - Örgüt mensuplarınca darbe girişiminde kullanılan Ankara Emniyet Müdürlüğünün bahçesindeki tanklar, askeri tırlarla kışlaya çekilmiştir.

20:02   Ankara - FETÖ’nün darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturma kapsamında, evinde arama yapılan Anayasa Mahkemesi Üyesi Alparslan Altan gözaltına alınmıştır.

20:50 Ankara - Ankara Akıncı 4. Ana Jet Üssü’nde yürütülen FETÖ darbesine yönelik operasyonda Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi kurtarılmıştır. Mendi’nin görevinin başına döndüğü bildirilmiştir.

21:09 Ankara - FETÖ’nün darbe girişimi ardından yürütülen soruşturma kapsamında evinde arama yapılan Anayasa Mahkemesi üyesi Erdal Tercan, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı (KOM) ekiplerince gözaltına alınmıştır.

21:19 Ankara - HSYK 2. Dairesince açığa alınan adli yargıdaki hâkim ve savcıların isimleri açıklanmıştır.

21:57 Ankara - FETÖ’nün darbe girişimine ilişkin soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm ağır ceza Cumhuriyet başsavcılıklarına yazı göndererek, “aynı örgüte üye oldukları değerlendirilen” idari ve adli yargıda görev yapan toplam 2 bin 745 hâkim ve savcının gözaltına alınmasını ve haklarında soruşturma yürütülmesini istemiştir.

16 Temmuz Cumartesi ve 17 Temmuz Pazar;

Darbe girişimine katılan unsurların teslim alınmasına yönelik operasyonların koordinasyonu Başbakanlık'ta yapılmıştır. İkinci bir dalganın önlenmesi ile ilgili tüm ülke çapında teyakkuz halinde olunması sağlanmış, gelen her türlü bilgi ciddiyetle değerlendirilmiş ve gerekli tedbirler alınmıştır. Vatandaşlarımız darbe gecesi göstermiş oldukları direnişi, ülke çapında meydanları doldurarak milli iradeye destek için "demokrasi nöbeti"ne dönüştürmüşlerdir. Demokrasi nöbetine katılan vatandaşlarımızın güvenliğinin sağlanmasına yönelik tedbirlerin alınması koordine edilmiştir.

Diğer taraftan Sayın Başbakanımız başkanlığında Bakanlar ve ilgili bürokratların katılımıyla darbe girişimi ve FETÖ ile mücadele sürecinin nasıl yürütüleceğine ilişkin değerlendirmeler yapılmış ve stratejiler belirlenmiştir.

18 Temmuz 2016 Pazartesi;

Başbakanlık Genelgesi ile kamu çalışanlarının yıllık izinleri kaldırılmış ve halen izinde olanların en kısa sürede görevlerine dönmeleri talimatı verilmiştir.

19 Temmuz 2016 Salı;

Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Çankaya Köşkümde darbe sonrası sürece ilişkin olarak toplumsal ve siyasal mutabakat konusunda görüş alışverişinde bulunmuştur.

Türkiye’nin 15 Temmuz tecrübesi ve darbe girişimine karşı toplumun verdiği mücadele Türkiye ve dünya demokrasi tarihinde önemli bir milat olmuştur.

  • Darbe Girişimi Gecesi Öne Çıkan Olaylar
    • Başbakanlık

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016 tarihi gecesi başlatmış olduğu darbe girişimi ve girişimin bertaraf edildiği 16 Temmuz 2016 tarihlerinde Başbakan Binali Yıldırım ve Başbakanlık tarafından darbe girişiminin önlenmesine yönelik gösterilen reaksiyon ve süreçte yaşanan olaylar Başbakanlık bürokratları tarafından 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonuna sunulmuş olup söz konusu sunumda aşağıdaki bilgilere yer verilmiştir:[31]

“15 Temmuz Cuma akşamı 21.00 sularında İstanbul Dolmabahçe Ofisi'nde çalışmalarını tamamlayan Sayın Başbakanımız, Tuzla'daki konutuna doğru hareket etmiştir. Köprüyü geçtikten hemen sonra konvoydan ayrılan ve Beylerbeyi yönüne doğru hareket etmekte olan protokol mensuplarını taşıyan aracın durdurulduğu, darbeci askerler tarafından aracın camlarının kırılarak görevlilerin darp edildiği haberi Başbakanımızın Koruma Dairesi Başkanına, kendisi tarafından da Sayın Başbakanımıza iletilmiştir. (21.35)

Sayın Başbakanımız bu sırada Tuzla'daki konutuna ulaşmıştır. Televizyonlarda köprünün askerler tarafından kapatıldığı görüntülerini görmesi üzerine derhal, MİT Müsteşarını, Genelkurmay Başkanını ve İçişleri Bakanını aramıştır. İçişleri Bakanının uçakta olması nedeniyle kendisine ulaşılamamıştır. Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarına da ulaşılamamıştır.

Bu arada Ankara'da saat 21:35'te Başbakanlık Kızılay binasındaki Koruma Personeli tarafından Genelkurmay Başkanlığı yerleşkesinden silah seslerinin geldiği bilgisinin iletilmesi üzerine, Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğünün nöbetçi daire başkanı tarafından Silahlı Kuvvetler Komuta Kontrol ve Harekât Merkezi (SKKHM) yetkilileri telefon ile aranmış, yetkililerden "ani müdahale mangaları tarafından tatbikat yapıldığı" cevabı alınmıştır.

21.40-22.00 saatleri arasında Başbakanlık Müsteşarımız Genelkurmay II. Başkanını aramış, ancak ulaşılamamıştır.

Ankara semalarında uçakların alçak uçuş yapması üzerine, Başbakanlık Müsteşarımız konunun araştırılması talimatını vermiştir. Bunun üzerine Silahlı Kuvvetler Komuta Kontrol ve Harekât Merkezi yetkilileri, Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğünce yeniden aranmış, karargâhtan gelen silah sesleri hakkında bilgi istenmiş, daha önce verilen "ani müdahale mangaları tarafından tatbikat yapıldığı" cevabı alınmıştır. Ayrıca uçuş yapan F-16'ların hangi amaçla ve neden alçaktan uçtuğunun sorulması üzerine "konuya ilişkin bilgilerinin bulunmadığı, Harekât Merkezi'nin yer altında olması nedeniyle uçak seslerini duymadıkları" cevabı alınmıştır. (21.45)

Bu arada tankların ve zırhlı araçların Boğaziçi Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü tek yönlü olarak trafiğe kapatmaya başladıklarına ilişkin haberler basın ve yayın organlarında yer almaya başlamıştır.

Sayın Başbakanımızın talimatıyla Başbakanlık Çankaya Yerleşkesinde kurumlar arası koordinasyonu sağlanması ve gerekli tedbirlerin ivedilikle alınması ve uygulanması amacıyla derhal Koordinasyon Merkezi oluşturulmuş, gerekli tüm personel acil olarak Başbakanlığa çağrılmıştır. (22.00)

İlk etapta Başbakanlık Müsteşarı tarafından Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve MİT Müsteşarına defaatle ulaşılmaya çalışılmış, ancak aramalara cevap alınamamıştır.

İçişleri Bakanı ve İçişleri Bakanlığı Müsteşarı uçakta olduklarından kendileriyle bağlantı kurulamamıştır.

Başbakanlık Müsteşarınca EGM İstihbarat Daire Başkanı ile görüşülmüştür. (22.22)

Sayın Başbakanımıza telefonla mevcut durum hakkında bilgi verilmiş ve darbe girişimine karşı durulması ve bu amaçla gerekli her türlü tedbirin alınması talimatı alınmıştır.

Bu talimat üzerine Koordinasyon Merkezi tarafından;

Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığının tüm koruma personeli göreve çağırılmış, ilave güvenlik önlemleri alınmış, izinsiz giriş ve çıkışlara engel olunmuş, Muhafız Alayı dahil darbeci unsurlar tarafından yapılabilecek her türlü saldırıya karşı önlemler alınmıştır.

İçişleri Bakanlığı yetkilileri aranarak tüm Valiliklerin ve İl Emniyet Müdürlüklerinin aranması ve alarma geçirilmesi talimatı verilmiştir (22:56).

Ankara Valisine TBMM, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Başbakanlık Çankaya Yerleşkesi ve Kızılay binası, TRT binası başta olmak üzere kritik kamu binalarının çevresinde güvenlik önlemlerinin artırılması talimatı verilmiştir. (23:00)

İstanbul ve Ankara başta olmak üzere ülkenin dört bir yanında patlamaların olduğuna yönelik asılsız haberlerin sosyal medyada dolaşmaya başlaması üzerine, dezenformasyonların ve provokasyonların önlenmesi ve darbe girişiminde bulunanların kendi aralarında haberleşmelerinin engellenmesi için sosyal medyaya yönelik kısa süreli engelleyici uygulama yapılmıştır. Sosyal medyanın darbe girişimine direnişte pozitif bir unsur olduğu değerlendirilerek uygulama kısa bir süre sonra kaldırılmıştır. (22.30-23.30)

Sayın Başbakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız ile olayın ilk değerlendirmesini yaparak, milletimizle birlikte sonuna kadar direnme kararı almışlardır.

Bu sırada Sayın Başbakanımız ilk olarak NTV'de olayları "kalkışma" olarak nitelemiş, Hükümetin iş başında olduğunu vurgulamış, ordu içerisinde emir komuta zinciri dışında hareket eden kişilerin en ağır şekilde cezalandırılacağını duyurmuştur. (23:05)

Başbakanlık korumaları Sayın Başbakanımıza konutundan ayrılması gerektiğini söylemiş, ancak kendisi konutundan ayrılmayı reddetmiştir. Ancak daha sonra 5 tankın Sayın Başbakanı almak üzere konuta yaklaştığı bilgisinin alınması sonrası, Sayın Başbakanımız krizi konuttan yönetme imkânının kalmadığını görünce karayoluyla Ankara'ya doğru hareket etmiştir.

Yol boyunca gelişmeleri radyo, televizyon ve telefondan takip ederek, gerekli yönlendirme ve müdahaleleri yapmıştır. Krizi bir süre Bolu Karayolları şantiyesinde yönetmiştir. Bu arada Sayın Bahçeli, Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Perinçek desteklerini iletmişlerdir.

Saat 23:00'ten itibaren TBMM Başkanı, bazı bakanlar, bazı milletvekilleri ve bazı bürokratlar Başbakanlık Çankaya Yerleşkesine intikal etmeye başlamıştır.

Çankaya Yerleşkesinde bulunan TBMM Başkanı, Bakanlar, Milletvekilleri, Başbakanlık Müsteşarı ve bürokratlar ile istişareler yapılmış, Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakanın talimatları da alınarak;

Darbeye karşı açıklamalar yapılmasının yerinde olacağı,

Kamuoyunun ve uluslararası camianın bilgilendirilmesi,

Demokrasiyi ve milletin iradesini hedef alan bu hain girişime karşı milletvekillerinin TBMM'de toplanması,

Valilerin ve bürokratların aranarak kendi bölgelerinde ve görev alanlarında darbe girişiminin önlenmesine yönelik gerekli tedbirleri almaları talimatının verilmesi,

Darbe girişimine karşı durmak için vatandaşların meydanlara davet edilmesi, vatandaşları sokağa davet etmek için SMS mesajı atılması, sosyal medya, radyo ve TV'lerin kullanılabileceği, ayrıca tüm camilerden/minarelerden ezan/sala okutulabileceği,

Kritik tesislerin korunması için gerekli tedbirlerin alınması, hususları değerlendirilmiştir.

TBMM Başkanımız, beraberindekilerle 00.40'ta Çankaya yerleşkesinden TBMM'ye hareket etmiştir.

Bu arada Dışişleri Bakanlığı yetkilileri aranmış, darbe girişimi hakkında dış temsilciliklerin ve yabancı muhatapların bilgilendirilmesi talimatı verilmiştir.

Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde darbe bildirisinin yayınlanması üzerine, bildiriyi yayınlayan askeri internet siteleri başta olmak üzere, darbeye destek vermek amacıyla bildiriyi yayımlayan tüm internet sitelerine yönelik erişimin engellenmesi talimatı ilgili kurumlara verilmiştir. Bu sırada Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve askeri üslerin internete erişiminin engellenmesi, elektrik, su ve telefon hizmetlerinin kesilmesi gibi tedbirlerin alınması ilgili kurumlardan istenmiştir.

Ayrıca Jandarma Genel Komutanlığının HTS kayıtlarına erişim imkanı kaldırılmıştır.

Genelkurmay Başkanlığı önünde halka ateş açıldığı, yaralıların bulunduğu, ambulansların geciktiğinin öğrenilmesi üzerine, Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü aranarak ambulanslar ile ilgili olarak yaşanan sıkıntının giderilmesi ve Emniyet yetkililerine ambulansların geçişi için kullanılacak güzergâhların sürekli trafiğe açık tutulması talimatı verilmiştir.

Darbe girişiminde bulunan askerlerin TRT'yi basıp zorla darbe bildirisi okutmaları (00:13) ve söz konusu bildirinin sürekli yayına verilmeye devam edilmesi üzerine, paket yayınlar üzerinden yapılanlar dâhil tüm TRT yayınlarının uydudan iletiminin engellenmesi/durdurulması talimatı verilmiştir (TÜRKSAT). Ayrıca internet ortamında yayın yapan platformlardan TRT yayınlarının iletilmesinin engellenmesi için ilgili kurum ve kuruluşlara da talimat verilmiştir. (BTK/TİB, TİVİBU, D-SMART, DİGİTURK vb.)

Başbakanlık Koordinasyon Merkezi tarafından uluslararası basına darbe girişimine dair ilk bilgilendirme 00.18 ile 00.30 arasında yapılmıştır. Gece boyunca ulusal ve uluslararası basına bilgilendirmeler, canlı yayınlarda açıklamalar yapılmıştır. (Bloomberg, SkyNews, El-Cezire İngilizce ve Arapça, BBC İngilizce ve Arapça, CNN, Reuters, AFP, AP, Fransız TV kanalları, Rus Haber Ajansı, Ortadoğu medyası)

Ayrıca Başbakanlığın resmi sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyu bilgilendirilmiş, ayrıca Sayın Başbakanımız gece boyunca farklı televizyon kanalları vasıtasıyla milletimize demokrasiye sahip çıkma çağrısında bulunmuştur.

Bazı ordu ve kolordu komutanları başta olmak üzere üst düzey askeri personel Başbakanımız ve bakanlarımız tarafından telefonla aranmış, darbe girişimine karşı durmaları talimatı verilmiştir. Bunlardan bazıları TV'lerde canlı yayınlara bağlanarak, darbe girişimine karşı olduklarını kamuoyuna duyurmuşlardır.

Gece boyunca Çankaya Yerleşkesi üzerinde F-16'lar sonik patlama gerçekleştirilmiş, askeri helikopter tarafından taciz uçuşu gerçekleştirilmiştir. Muhafız Alayından kontrol edildiği değerlendirilen İHA uçurulması üzerine, koruma polislerince söz konusu İHA'lara ateş açılmış ve yerleşke üzerinde uçuşu engellenmiştir (01.25) Başbakanlık Çankaya yerleşkesi 5 numaralı giriş kapısı önüne gelen tanklar, tankların önüne yatan vatandaşlarımızın da desteği ile askerlerin yerleşkeye girmesi polis tarafından engellenmiştir (01:40).

Bütün Türkiye'de olduğu gibi, Başbakanlık Çankaya Yerleşkesi etrafında toplanan vatandaşlarımız da büyük bir cesaret ve kahramanlık örneği göstererek darbenin bastırılması sürecinde bize sürekli destek olmuşlardır.

Bu esnada Ankara'ya hareket halinde olan Sayın Başbakanımızın korumalarına darbecilerin helikopterlerle konvoyu aradıkları bilgisinin gelmesi üzerine alternatif güzergâh olarak Gerede sapağından Karadeniz yoluna çıkılmış ve Çankırı istikametinden Ankara'ya gidilmesine karar verilmiştir.

Bu arada televizyon yayınlarıyla vatandaşlara duyarlılık çağrısında bulunan Sayın Başbakanımız, "Havadaki jetlerle kurumlarımıza mermi, bomba yağdıranlar adeta bu terör örgütünün elemanı gibidir, devamı gibidir. Asla ve asla böyle bir iş, şanlı Silahlı Kuvvetler bayrağı altında görev yapan hiçbir subayımıza, hiçbir askerimize yakıştırılacak bir iş değildir" açıklaması yapmıştır. (02:55)

TRT'yi ele geçiren askerlerin, vatandaşların da desteği ile polis tarafından etkisiz hale getirildiği bilgisinin alınması üzerine TRT yayınlarına getirilen engelleme kaldırılmış ve (02:00). TRT tekrar canlı yayına başlamıştır. (03:00)

Başbakanlık Koordinasyon Merkezine gelen bilgiler; İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürü, Emniyet İstihbarat Daire Başkanı ve Emniyet Özel Harekat Daire Başkanı ile paylaşılarak, darbecilere karşı operasyonlar koordineli olarak sevk ve idare edilmiştir.

Koordinasyon Merkezi tarafından Akaryakıt İkmal ve NATO/POL Tesisleri İşletme Başkanlığına darbeci unsurlara yakıt ikmali yapılmaması talimatı verilmiştir. Ayrıca ordu komutanları aranarak hava araçlarının darbe girişiminde kullanılmasının önlenmesi talimatı verilmiştir.

Ankara üzerinde uçan ve Polis Özel Harekat Dairesi, Polis Havacılık Dairesi ve Ankara Emniyet Müdürlüğümüzü bombalayan uçakların Akıncı Üssünden kalktığını öğrenen Kazan halkı ilçedeki üsse akın etmiş, üsteki askerler tarafından halkın üzerine ateş açılmış, şehit olan ve yaralananlar olmuştur.

Ayrıca Ankara üzerinde uçan helikopterlerin Güvercinlik Kara Havacılık Okulu'ndan ikmal yaptıkları öğrenilmiş, buraya Jandarma ve Polis unsurlarınca operasyon yapılması İçişleri Bakanlığıyla koordine edilmiştir. (Polis Özel Harekât, TEM, Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) unsurları)

Sayın Başbakanımız Hava Savunma Komutanına darbe girişiminde kullanılan tüm uçan unsurların inmeye zorlanması, inmeyen uçakların düşürülmesi; Muharip Hava Kuvveti Komutan Yardımcısı ve Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezleri Komutanı Akıncı Meydanından kalkan her hava aracının vurulması; Birinci Ana Jet Üssü Komutanına Akıncı Üssü pistlerinin bombalanması talimatlarını vermiştir. (03:10).

Sayın Başbakanımızın ilk emri doğrultusunda Eskişehir Hava Savunma Komutanlığı ile yapılan görüşmeler sonucu, Erzurum, Diyarbakır ve Dalaman'dan kalkan uçaklar, darbe girişiminde kullanılan uçaklara baskı yaparak inişe mecbur etmiştir. Bunun darbecilerin dirençlerinin kırılması suretiyle darbenin bastırılması ile daha fazla can kaybının önlenmesinde büyük katkısı olmuştur.

Ilgaz çıkışında bir jandarma aracı tarafından Sayın Başbakanımızın konvoyuna ateş açılmış, bunun üzerine konvoy tekrar Ilgaz'a dönmüştür. Kriz yönetimine Ilgaz'dan devam edilmiş, Sayın Başbakanımız l. Ordu Komutanı Ümit Dündar'ın vekâleten Genelkurmay Başkanı olarak atanması talimatını vermiştir (06.30).

Diğer taraftan Ankara'da Güvercinlik Kara Havacılık Okuluna jandarma ve polis tarafından yapılan operasyon sonrasında darbe girişiminde bulunan askerler, helikopterler ile Akıncı Üssü'ne geçmiştir (07:40).

Darbe girişiminde bulunan askerlerin kontrolündeki hava araçlarının üslere inmesi, kısmen ele geçirdikleri yerlerden adalete teslim olmaya başlamalarının ardından, sınır kapıları ve hava limanlarından darbe girişiminde bulunanların yurt dışına çıkışlarının engellenmesi talimatı Koordinasyon Merkezi tarafından verilmiştir.

Akıncı Üssü'nde alıkonulan Sayın Hulusi Akar, yanında Mehmet Dişli ile birlikte saat 09.00 sularında Başbakanlık Çankaya Yerleşkesine ulaşmıştır. Mehmet Dişli darbe girişiminde yer aldığının tespit edilmesi üzerine gözaltına alınarak EGM Terörle Mücadele Daire Başkanlığına teslim edilmiştir.

Genelkurmay Başkanlığı Karargahı (09:40) başta olmak üzere pek çok yerde askeri personel kolluk kuvvetlerine teslim olmaya başlamışlardır.

Akıncı Üssü'ndeki pist ve taksi yolları vurulmuş, Akıncı Üssü'nü vuran uçaklar ile Üsse operasyon yapacak kolluk kuvvetleri arasında koordinasyon sağlanmıştır. (07.00-09.00)

Sayın Başbakanımız saat 11.00 sularında Çankaya Köşküne gelmiş ve darbe girişiminin bastırılmasına ilişkin çalışmalarını burada sürdürmüştür.

Sayın Başbakanımız, Orgeneral Hulusi Akar, Adalet, İçişleri ve Milli Savunma Bakanları ile birlikte Çankaya Köşkü'nde yaptığı basın açıklamasında; Fetullahçı Terör Örgütü tarafından düzenlenen darbe girişiminin önlenmesinde milletimizin basiretine dikkat çekmiş, basına, siyasi partilerimize, sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etmiş, "işin birinci safhası burada sona ermiştir. Biz yolumuza aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Bütün milletimize geçmiş olsun." diyerek darbe girişiminin artık tamamen bastırıldığını açıklamıştır. (12:15)

16 Temmuz Cumartesi ve 17 Temmuz Pazar günü darbe girişimine katılan unsurların teslim alınmasına yönelik operasyonların koordinasyonu Başbakanlık'ta yapılmıştır. İkinci bir dalganın önlenmesi ile ilgili tüm ülke çapında teyakkuz halinde olunması sağlanmış, gelen her türlü bilgi ciddiyetle değerlendirilmiş ve gerekli tedbirler alınmıştır. Vatandaşlarımız darbe gecesi göstermiş oldukları direnişi, ülke çapında meydanları doldurarak milli iradeye destek için "demokrasi nöbeti"ne dönüştürmüşlerdir.”

  • Türk Silahlı Kuvvetleri

FETÖ’nün darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanlarının rehin alınmasının arkasından komutanların yakınlarındaki bazı isimlerin (Karargâh başkan ve daire başkanları, emir subay ve astsubayları, genel sekreterler vb.) ihanetlerinin başrolde olduğu,

Darbe girişiminde Genelkurmay Başkanlığı Karargâhında yaşanan hareketli saatler içinde Orgeneral Hulusi Akar’ın bulunduğu katın kapıları kilitlendiği bu sırada çıkan arbedede komutan korumalarının vurulduğu,

Darbe girişiminde bulunan rütbeli personelden bazılarının Orgeneral Akar’a darbe bildirisi imzalatmaya çalıştığı buna karşı çıkan Akar’a silah dayandığı ve boğazının kemerle sıkıldığı,

Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in de yakın ekibinden bir subay tarafından silah zoruyla rehin alındığı, Karargâhtaki generallerin de darbeye destek verenler tarafından tutulduğu, ilk olarak Orgeneral Akar’ın, Genelkurmay Karargâhı’na inen helikopterle darbe girişiminde bulunanlar tarafından üs olarak kullanılan 4. Ana Jet Üs Komutanlığına götürüldüğü, Genelkurmay Başkanlığı Karargahında bir süre tutulan diğer generallerin elleri arkadan bağlandığı, gözleri kapatılan komutanların diz çöktürülerek bir odada tutulduğu, bu süreçte konuşmaları kesinlikle yasaklanan generallerin başları birbirlerinin sırtına değecek ve diz çökmüş şekilde karargahtaki bir odada bekletildiği, daha sonra aralarında Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Güler'in de bulunduğu generallerin gelen bir başka helikopterle tutulacakları 4. Ana Jet Üs Komutanlığına götürüldüğü tespit edilmiştir.

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ile Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral İhsan Uyar, 15 Temmuz saat 21.00'de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın Emir Subayı Yarbay Levent Türkkan tarafından Genelkurmay Karargahı'na davet edildiği, Orgeneral Çolak ve Uyar’ın, karargaha geldiklerinde derdest edilmeye çalışıldığı, bu sırada Kara Kuvvetleri Komutanı koruma astsubayı Kıdemli Başçavuş Bülent Aydın’ın buna engel olmaya çalıştığı, bunun üzerine Aydın’ın, darbe girişiminde bulunan askerlerce Genelkurmay karargahında şehit edildiği, Koruma Müdürü Yüzbaşı Burak Akın’ın ise komutanları korumak isterken yaralandığı, derdest edilen komutanlarında diğer generaller ile birlikte Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığına götürüldüğü anlaşılmıştır.

Darbeye destek vererek Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığının komutasını ele geçirmek isteyen Tuğgeneral Semih Terzi’nin Özel Kuvvetler Komutanlığı karargahı girişinde Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı’nın emir astsubayı Ömer Halisdemir tarafından tabancayla vurularak öldürülmüş, Ömer Halisdemir ise Semih Terzi’nin yanındakiler tarafından şehit edilmiştir. [32]

15 Temmuz 2016 Cuma akşamı başlayıp, 16 Temmuz 2016 Cumartesi akşamına kadar süren darbe girişiminde Genelkurmay Harekât Merkezi’nin “Bütün uçuşlar dursun” emri ile derdest edilen Havacı generallerin tamamen serbest kaldığı an arasında geçen 21 saat 24 dakikada Hava Kuvvetlerinde gelişen olayların Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal’ın hazırlattığı raporda açıkça anlatıldığı yazılı ve görsel basında haber olarak yer almış olup söz konusu haberlerde:[33]

O gece, Korgeneral Mehmet Şanver’in kızının evlenme töreninin yapıldığı, İstanbul’daki Moda Deniz Kulübü’ndeki düğüne Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan tam 24 general katıldığı, düğüne geleceğini teyit eden eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve YAŞ üyesi Akın Öztürk’ün o gün İzmir’den İstanbul’a değil, Ankara’ya geçtiği, düğüne katılan Havacı generallerin, MİT’in Genelkurmay’a yaptığı uyarı ve Genelkurmay’ın bu çerçevede önlem aldığından bihaber olduğu, haber alınır alınmaz düğünün yapıldığı kulübün, 15 Temmuz saat 19.06’dan gece yarısından sonra 00.10’a kadar karargâha dönüştürüldüğü belirtilerek yaşananlar raporda belirtilen hususlar dâhilinde kronolojik sırada verilmiştir. Buna göre;

15 TEMMUZ 2016 Cuma günü;

19.06 Ankara’daki Hava Harekât Merkezi, Hava Kuvvetleri Komutanı’na şu mesajı verdi: “Genelkurmay Harekât Merkezi uçuşların kesildiği, havadaki uçakların inmesi gerektiği emrini iletti.”

19.26 Eskişehir’de bulunan Hava Harekât Merkezi bütün birliklere Genelkurmay Harekât Merkezi’nin emrini iletti ve emirlerin ulaştığı iki kez teyit edildi.

 (Bu gelişmeler yaşanırken Orgeneral Ünal, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile Genelkurmay 2. Başkanı’nı arayıp, neden böyle bir emir verildiğini sormaya çalıştı. Ancak iki komutanın emir subayları “Komutanlar toplantıda” diyerek görüşmeye imkan vermedi)

21.05   Uçuş yasağına ilişkin işlemler tamamlandı ve 36 uçağın inişi tamamlandı.

22.15 Yurt hava sahasındaki uçuş yasağına rağmen Ankara üzerinde uçuşlar başladı. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ünal, Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı’na vekalet eden subayla görüşürken durumu öğrendi.

22.20   Orgeneral Ünal, düğünde bulunan 24 havacı generali toplayarak “Derhal birliklerinize ulaşın ve kalkışları engelleyin. Üssünden uçak kalkan Divanı Harp’liktir” emri verdi.

22.25 Orgeneral Ünal, düğüne katılmayan 4. Ana Jet Üssü komutanını arayıp, “Ankara üzerindeki uçaklar sizden mi kalktı” diye sordu. “Evet” yanıtını alınca “Derhal indir” dedi. Ancak bu emrin karşılığında “Mecburum, siz de ben de hayati tehlike içindeyiz” cümlesini duydu.

22.30 Bütün üs komutanları durumun kontrol altında olduğunu söylerken, Diyarbakır’daki 8. Ana Jet Üssü komutanı, kalkış hazırlığında olan 6 uçak olduğunu bildirdi. O komutan, ‘Engelleyin’ emrini yerine getirmedi ya da getiremedi.

22.45 İstanbul’da bulunan 2 korgeneral ile 1 tümgeneral ve 1 tuğgeneral Eskişehir’deki Harekât Merkezi’ne gitmek üzere yola çıktı. Muharip Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Mehmet Şanver, Akın Öztürk’ü arayarak, “Komutanın emrine karşı uçuş yapılıyor, neler oluyor” dedi. Öztürk “Bilmiyorum” deyince durumdan şüphe eden Korgeneral Şanver, Orgeneral Abidin Ünal’ın, “İlgilenin” talimatını Öztürk’e iletti.

23.00 Ankara’daki Hava Harekât Merkezi’nin darbecilerin kontrolünde olduğu anlaşıldı ve bu merkezin etkisiz hale getirilmesi kararlaştırıldı. Orgeneral Ünal, yanındaki tüm generallere, “Her türlü önlemi alın, tek bir uçak kalkmasın. Hava Kuvvetleri Komutanı adına emirler bundan sonra Ankara’dan değil Eskişehir’deki Hava Harekât Merkezi’nden alınacak” emri verdi. Ankara Akıncı, Adana İncirlik ve Balıkesir’deki üs dışında kontrolsüz uçuş kalmadı.

23.30 Silahlı bir grup Moda Deniz Kuvvetleri’ne geldi ve toplantı halindeki generallere “Güvenliğiniz için buradayız” diye seslendiler. Orgeneral Ünal, “Benim böyle bir emrim yok, uzaklaşın” emrini verdi. Ancak emre itaat edilmedi.

16 TEMMUZ 2016 CUMARTESİ

00.10 Askerlerin gelmesinden itibaren geçen 40 dakikada Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ünal, Başbakan’a ulaşamadı. Birliklerle telefon trafiği sürdü. Bu durum darbecilerin takviye kuvvet getirmesiyle son buldu. Bütün generaller derdest edildi.

01.00 Ankara Hava Harekât Merkezi tamamen devre dışı kaldı. Geçen 2 saat boyunca çift başlılık sürdü. Havadaki tüm uçakların duyabileceği şekilde “Yaptığınız kanunsuzdur. Hemen inin” çağrısı yapıldı.

02.00 Eskişehir’deki Harekât Merkezi büyük ölçüde kontrolü sağladı ancak derdest edilen havacı generaller darbeciler tarafından Akıncı Üssü’ne getirilerek elleri gözleri bağlı alıkonuldu.

04.40 Başbakan Binali Yıldırım, Harekât Merkezi’ne ‘dost ve kaçırılmış uçakları düşürme’ yetkisi verdi. Yıldırım’ın bu emri doğrultusunda;

04.53 Erzurum’dan

05.02 Diyarbakır’dan

05.43 Dalaman’dan

06.49 Balıkesir’den hava savunma yüklü uçaklar kaldırıldı. Kaldırılan 48 tane F-16 uçağının baskısıyla havadaki kontrolsüz uçaklar inişe zorlandı. Tanker uçaklar yakıt boşaltarak inişe geçti.

08.00 Darbecilerin kontrolündeki son uçak indi. Akıncı üssünden helikopter dâhil hiçbir hava aracının kalkmasına izin verilmedi.

11.15 Eskişehir’den kalkan F-4 2020 uçakları, Akıncı Üssü’ndeki pist ve taksi yollarını vurdu. 18 adet F-4, 9 ayrı noktaya 16 bomba bıraktı.

15.30 Akıncı’da tutulan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ünal ve 10 Havacı general serbest kaldı ve Karargâh’a geçti. Ankara Hava Harekât Merkezi’ndeki FETÖ’cü subaylar bu generaller tarafından kolluk kuvvetlerine teslim edildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının Ankara'da karargâhını ele geçirmeye çalışan darbeciler Donanma Komutanı'nı da denizde esir aldı. Donanma Komutanlığını ele geçiren FETÖ’cü terör örgütü üyesi 3 amiral her biri dev savaş makinesi olan gemilere de hareket emri verdi. Ama denizciler kısa süre sonra darbeyi önleme harekâtı başlattı. Darbeciler geri adım atmasaydı MİLGEM korveti Büyükada, Yavuz fırkateynini vurarak durduracaktı.

Darbe haberini alan Oramiral Veysel Kösele, emir subayıyla birlikte iskelede demirli makam botuna binerek Fenerbahçe Orduevi'nden denize açıldı.Yavuz fırkateyni en yakınındaki savaş gemisiydi. Komutan da bu gemiye doğru yola çıktı. Bu sırada Aksaz'daki Gelibolu fırkateyni, Gölcük'teki Fatih fırkateyni ve Büyükada MİLGEM korvetinin komutanlarını aradı. "Benim ağızımdan çıkmayan hiçbir emri uygulamayacaksınız" dedi Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele ve emir subayı Yavuz fırkateynine çıkar çıkmaz havaya ateş açıldı ve derdest edildiler. Çünkü Yavuz fırkateyninin ilk iki komutanının darbeci olduğu anlaşılmıştır.[34]

Aynı dakikalarda karada Gölcük'teki donanma üssünde de çatışma vardı. Harp Filosu Komutanı Tümamiral İskender Yıldırım'ı etkisiz hale getiren 3 yardımcısı donanma harekât merkezini ele geçirdi. Darbeci harekât merkezi tüm gemilere kalkış emri verdi. O sırada Poyraz limanında demirli 6 fırkateyn, 1 MİLGEM korveti ve 4 hücumbot gelen emri uygulamaya koydu.[35]

Darbe girişimini haber alan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu önce Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı ardından Kara, Hava ve Jandarma komutanlarını aradı ancak ulaşamadı. Bunun üzerine Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ı arayan Oramiral Bostanoğlu, Işık’a, “Komuta kademesi olarak darbe girişimini kabul etmiyoruz. Komutanlara ulaşamıyoruz, sizinle irtibatta kalarak ortak hareket etmek istiyoruz” dedi. Ardından CNN Türk’e saat 01.24’te telefonla bağlanan Oramiral Bostanoğlu, “Komuta kademesi olarak bu girişimi kesinlikle kabul etmiyoruz” açıklamasında bulundu. Bostanoğlu’nun açıklaması Deniz Kuvvetleri Komutanlığındaki askerler için kırılma noktası oldu.

Bu sırada komutanlığa bağlı deniz üsleri Aksaz, Foça ile Donanma Komutanlığı’nın merkezi olan Gölcük’ten 11 savaş gemisi darbeciler tarafından hareket ettirilmişti. Kuvvet komutanının darbeyi desteklemediğini gören gemilerin personeli ne olduğunu anlayınca darbecilerin gemi üzerindeki hâkimiyeti azaldı. Oramiral Bostanoğlu, 11 savaş gemisine “Emir komuta hiyerarşisine aykırı olarak seyre kalkan tüm gemiler derhal üslerine geri dönecek” emrini verdi. Bunun üzerine Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele’nin de alıkonulduğu TCG Yavuz başta olmak üzere tüm gemiler bağlı oldukları limana geri döndü. Oramiral Bostanoğlu’nun olaya zamanında müdahale etmesi ve kararlı tutumu denizde füze, güdümlü mermi, uçaksavar, taret (top bataryaları) ve torpidoları ile dolaşan gemilerin geri dönmesini sağlarken, denizde yaşanacak muhtemel bir çatışmanın da önüne geçmiştir.[36]

  • Ankara’da Yaşanan Olaylar

Eş zamanlı olarak 4. Ana Jet Üs Komutanlığındaki 141. Filo’dan kalkan F-16 tipi savaş uçakları ile destek kuvvet olarak jandarma ve kara havacılığa bağlı AH-1 Super Cobra tipi helikopterler Ankara üzerinde alçak uçuş yapmaya başlamıştır.[37]

Aynı zamanda savaş uçaklarının uzun süre havada kalmasını sağlamak amacıyla da İncirlik Hava Üssü’nden havada yakıt ikmali yapılmasını sağlayan KC135R tanker uçaklar görevlendirilmiştir.[38]

Ankara’da bulunan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar rehin alınarak 4. Ana Jet Üs Komutanlığına (Akıncı) götürülmüştür.

Millî İstihbarat Teşkilatı binasına askerî helikopterden ateş açılmış, buna teşkilat mensupları tarafından uzun namlulu silahlar ile cevap verilmiştir. Bunlara karşın emniyet kuvvetleri darbeci askerlerin içerisinde bulunduğu Genelkurmay Başkanlığı yerleşkesine giden yolları kapatmıştır.[39]

Askerî hareketliliğe paralel olarak darbeciler tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerinin e-posta adresinden akredite basın mensuplarına “ülke yönetimine bütünüyle el konulmuştur” şeklinde mesaj gönderilmiş, TRT darbeci askerler tarafından ele geçirilmiş, Yurtta Sulh Konseyi adına darbe bildirisi okunmuştur.

Darbe girişimi konusunun görüşülmekte olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisine havadan bomba atılmış ve bu saldırı farklı aralıklarda dört kez tekrarlanmıştır. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise darbecilerin darbe başarılı olduktan sonrası için hazırladıkları sıkıyönetim atama listesinden yola çıkarak içerisinde askerler, siviller ve yüksek yargı mensuplarının bulunduğu birçok kişi hakkında yakalama kararı çıkarmıştır.[40]

Genelkurmay Başkanlığını ellerinde tutan askerlere karşı düzenlenen operasyon ile yedi yüze yakın silahsız er ve erbaş teslim olmuştur.[41]

Ankara üzerinde uçan ve Polis Özel Harekât Dairesi, Polis Havacılık Dairesi ve Ankara Emniyet Müdürlüğümüzü bombalayan uçakların Akıncı Üssünden kalktığını öğrenen Kazan halkı ilçedeki üsse akın etmiş, üsteki askerler tarafından halkın üzerine ateş açılmış, şehit düşenler ve yaralananlar olmuştur.

J.Gn.K.lığı Beştepe Ana Karargah Binası, darbeye teşebbüs maksadıyla, emir-komuta zinciri dışında münferit hareket eden yaklaşık (80-85) darbeci tarafından 15 Temmuz 2016 Cuma günü saat 21.30 sıralarında hareket merkezleri ile nöbetçi heyetleri silah zoruyla görev başlarından uzaklaştırılmış, kişi hürriyetleri tahdit edilmiş, hareket merkezi telefonlarının aranması üzerine, ‘‘TSK tarafından yönetime el konuldu. Sıkıyönetim ilan edildi. Sokağa Çıkma Yasağı ilan edildi.’’ şeklinde açıklamalarda bulunulmasını müteakip, telefonların kapatıldığı tespit edilmiştir. Jandarma Genel Komutanıyla saat 21.50’den itibaren irtibat kesilmiştir. Aynı gün saat 21.45 civarında Gazi Orduevinden düğünden çıktığı sırada darbeciler tarafından kaçırılarak Akıncı Hava Üssüne götürüldüğü ertesi gün öğrenilmiştir.

Jandarma Genel Komutanlığınca müdahil olunan olaylar kapsamında;[42] Darbeye teşebbüs eden FETÖ mensuplarınca,

15 Temmuz 2016 Cuma günü, çıkaran makamın Genelkurmay Başkanlığı gösterilmesi suretiyle; Saat 21.30’da Genelkurmay Başkanlığından “Karargâh Sorumlulukların Belirlenmesi” ve “Hazırlık İkazı ve Birlik İntikali”, Saat 22.15’te “Sıkıyönetim Direktifi” konusunda sözde mesaj emirleri yayımlandığı, Federal Cumhuriyet Halk Partisi adı altında; “Türkiye Halkının Ordusu Trilyonlarca Yolsuzluk Yapan Gayrimeşru AKP Hükümetini Devirdi”cümlelerinden oluşan Türkçe ve İngilizce duyuru metni hazırlandığı tespit edilmiştir.

Darbecilerin Beştepe kışlasını işgal etmeye çalıştığı ikamet ettiği lojmandayken haberini alan İsth.D. Bşk. J.Kur.Alb. Nurettin Alkan, Cari Hrk.D.Bşk. J.Kur.Alb. Ali Demir, Per.Pl.Ynt.D.Bşk. J.Kur.Alb. Aziz Yılmaz ve Pl.Güv.D,Bşk. J.Kur.Alb. Güven Şağban müstakil olarak sivil araç ile intikal ederek nizamiye bölgesine gelmiş, müdahale esnasında çıkan çatışmada İsth D.Bşk. J.Kur.Alb. Nurettin Alkan yaralanmış ve Pl.Güv.D.Bşk. J.Kur.Alb. Güven Şağban kalkışmacılar tarafından rehin alınmış, geriye kalan iki Daire Başkanın olay bölgesinden uzaklaşma esnasında bölgenin yakınında olan Hisarcıklıoğlu Camii önünde olaya müdahale için gelen Harekat Bşk. Tümg. Arif Çetin ile 15 Temmuz 2016 Cuma akşamı saat 22.40 civarında karşılaşmışlar ve olayı kısaca anlatmayı müteakip J.Gn.K.lığı Beştepe Karargâhı yakınındaki Hisarcıklıoğlu Camii bölgesinde Tümg. Arif Çetin, Tuğg. Ahmet Hacıoğlu, J.Kur.Alb. Ali Demir ve J.Kur.Alb. Aziz Yılmaz tarafından Taktik Komuta Yeri (TKY) oluşturulmuştur. İlk önce Güvercinlik’teki JÖAK Tug.K.lığından JÖH Tb.nun zırhlı kobra aracı ile birlikte darbecilere müdahale etmek maksadıyla Beştepe’ye intikal etmesi emredilmiştir. Aynı anda Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz aranarak Polis Özel Harekât timi ile birlikte iş makinası, TOMA talebinde bulunulmuştur.

Ankara İl J.K.lığının darbecilerin kontrolüne girmesi ve Ankara İl J. Komutanın Beytepe J.Okullar K.lığında rehin alınması nedeniyle Ankara J.Blg.K.Tuğg. Mehmet Artar tarafından Esenboğa Havaalanı Kor.Bl.K.lığından getirilen timler vasıtasıyla, Ankara İl J.K.lığındaki darbeci grup saat 02.00 civarında etkisiz hale getirilmiş ve darbecilerin çekmiş oldukları mesajların dikkate alınmaması hususunda Ankara İl J.K.lığı Hrk.Mrk. aracılığıyla (Beştepe J. Gn. K.lığı Karargahı Hrk. Merkezinin darbeciler tarafından ele geçirilmiş olması nedeniyle) bütün Jandarma birliklerine J.Gn.K.lığı Harekat Başkanı Tümg. Arif Çetin’in talimatıyla; FETÖ mensubu askeri şahıslarca darbe maksadıyla çekilmiş olan mesajların dikkate alınmaması konusunda Orgeneral Galip Mendi imza bloğuyla mesaj çekilmiştir.

İçişleri Bakanına bilgi vermek suretiyle J.Gn.K.lığı Harekat Başkanı Tümg. Arif Çetin tarafından; 16 Temmuz 2016 Cumartesi günü saat 02.19 ve 03.07’de NTV televizyonu aranması suretiyle basın açıklamalarında bulunulmuştur.

J.Gn.K.lığı Harekat Başkanı Tümg. Arif Çetin’in talimatıyla Orgeneral Galip Mendi imza bloğuyla rütbeli izinlerinin kaldırılmasına ilişkin mesaj bağlı tüm jandarma birliklerine çekilmiştir.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi ve Muhabere Merkezince mesaj çekilmesinde zorluklarla karşılaşıldığı yönünde bilgiler elde edilmesi J.Gn.K.lığı Harekat Başkanı Tümg. Arif Çetin’in yönlendirmesiyle Orgeneral Salih Zeki Çolak imza bloğuyla Ankara İl J.K.lığı Harekat Merkezi vasıtasıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığı bağlı birliklerine de mesaj çekilmiştir.

Beştepe J.Gn.K.lığı ana karargahındaki darbeci teröristleri etkisiz hale getirmek maksadıyla, 16 Temmuz 2016 Cumartesi gecesi saat 01.00’den itibaren operasyona başlanılmış, operasyon sabaha kadar sürmüş, nizamiyeden başlayarak kademeli olarak karargaha girilmiş ve karargah saat 16 Temmuz 2016 Cumartesi 11.00’de tamamen kontrol altına alınmıştır. Beştepe Karargâhına yapılan operasyon esnasında direniş gösteren (16) darbeci öldürülmüş, (9) darbeci yaralı olarak ele geçirilmiş, sağ yakalanan darbeciler ise TEM Şubeye teslim edilmiş olup darbecilerin teslim aldığı rehineler kurtarılmıştır. Bu esnada akşam saatlerinde muhtemelen 21.45 civarında; Beştepe J.Gn.K.lığı karargahına koordine/işbirliği için gelen Emn.Gn.Md.lüğü TEM D.Bşk. Turgut Aslan ve korumaları darbeciler tarafından rehin alınarak sabah saatlerinde teröristlerce koruması şehit edilmiş, kendisi de yaralanmıştır.[43]

Beytepe J. Kışlasına müdahale edilmesiyle ilgili olarak;15 Temmuz 2016 tarihinde saat 21.45 sıralarında J. Okullar Komutanının yönlendirmesiyle bir grup kursiyer Teğmen tarafından tüfekli ve teçhizatlı olarak Beytepe Şehit Korgeneral İsmail Selen Kışlasında J. Eğt. K.lığı kışlası nizamiyesi ve nöbetçi heyetine yönelik kalkışma girişiminde bulunulmuştur.

Saat 21.55’de J. Okullar Komutanı telefon ile nöbetçi amiri tarafından aranarak kalkışma girişimi bildirilmiş, Okullar Komutanı tarafından “Tüm yetkilerin bu saatten sonra gelen Binbaşıda olduğu, nöbetçi heyetinin nöbetini bırakmasını ve istirahat etmesini” belirtilmiştir. Saat 22.00’de Kışla Nöb.Amiri ve Nöb.Subayı silahlı kalkışmacılar tarafından Kışla Nöb.A. odasına götürülmüş ve cep telefonlarına el konulmuştur.

Beytepe J.Kışlası 16 Temmuz 2016 saat 06.00 civarında Ankara J.Blg.K. Tuğg. Mehmet Artar ve kışla komutanı arak belirlenen J.Kd.Alb. Veli Tire tarafından operasyonla tekrar ele geçirilmiş, darbeci J.Okll.K. Tuğg. Sadık Köroğlu evinde yakalanmış ve darbeye karışan diğer personel ile beraber haklarında yasal işlem yapılmak üzere Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğüne sevk edilmiştir.[44]

Komisyona ifade veren Ankara’da yaşanan olaylar kapsamında darbe gecesinin Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz tarafından;[45]

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, MİT, TRT, Emniyet binaları ile diğer kritik binaların etrafının sarılacağı ve bu alanlara girişlere kesinlikle izin verilmeyeceği, zorlanması hâlinde “Şartlar oluştuğundan, silah kullanılacaktır.” dendiği, “Emniyet genel merkezindeki 40 kadar daire başkanlığındaki tüm personelin, raporlu olanlar dâhil, derhâl, behemahâl görev baş yapacağı ve Türkiye genelinde depoların tamamının açılıp uzun namlulu silahların personele dağıtılacağı ve silahla direnileceği” konusunda talimat verildiği,

Yukarıda belirtilen emirlerin il emniyet müdürlerine sözlü olarak açık ve kesin bir dille iletildiği. Aynı emirlerin il emniyet müdürlüklerine e-postayla da yazıldığı, depolarda bulunan tüm uzun menzilli silah, mühimmat ve teçhizatın personele dağıtıldığını, henüz teslim alınmamış olan 10 zırhlı taktik aracın acilen ilgili firmadan alınarak Ankara’da göreve sevk edildiği,

Başta Eskişehir yolu olmak üzere ana güzergâh ve yolların büyük araçlarla kapatıldığı. Tankların şehre girişlerini olabildiğince engellemek için tedbirlerin alındığı, bu arada, ilgili daire başkanları, genel müdür yardımcıları, herkesin bir görev üstlendiği ve STK’larla, sivil toplum örgütleriyle, odalarla, siyaset kurumu mensuplarıyla, belediye başkanlarıyla irtibata geçip Akıncılar Hava Üssü’ne, Atatürk Havalimanı’na, ilgili yerlere vatandaşları yönlendirmeye çalışıldığı, bu kapsamda, Akıncılar Hava Üssü’ne 3 bin kadar vatandaşın yönlendirildiği, Özel Harekât polislerinin görevlendirilerek Akıncılar Hava Üssüne ait akaryakıt pompası ve yakıt deposunun etkisiz hâle getirilerek uçakların oradan iniş kalkışlarına mâni olunmaya çalışıldığı ama depoda daha önce depolanan 7 bin ton kadar akaryakıt mevcut olduğu için en azından sabaha kadar istenilen sonucun alınamadığı,

Devlet büyüklerinin Ankara’ya gelme ihtimaline binaen yollara polis ekiplerinin yerleştirildiği, vatandaşın havaalanına yönelmesinin sağlanması için Büyükşehir, Altındağ, Pursaklar Belediye Başkanlarının aranarak yardım istendiği, 15 bin kadar vatandaşın Esenboğa Havaalanı’na gittiği, Havaalanı Koruma Müdürüne talimat verilerek kule güvenliğinin sağlandığı, kısa bir süre sonra mezun olmak üzere olan ancak resmî anlamda mezun olmamış olan 4.500 Özel Harekât polisi adayının, Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’nden 2 bin özel harekâtçı, 1.300 normal kadrolu personel olmak üzere 7.800 personel çevre illerden Ankara’ya intikal ettirildiği,

Ankara İl Emniyet Müdürlüğünü teslim almak üzere gelen 100 silahlı darbeciyle silahlı çatışmaya girildiği ve tankların üzerine benzin dökülerek yakılacağı tehdidiyle 2 tanka el konulduğu ve vatandaşların da desteğiyle darbeci askerlerin yakalandığı, bu sırada 5 polisin şehit olduğu, 133 polisin yaralandığı,

Ele geçen darbe planlarında isimleri yer alan kişilerle iltisaklı yargı mensubu ve diğer kişilerin pasaportlarının yurt dışına çıkmaları, kaçmaları ihtimaline binaen bilgi sistemi üzerinden o gece iptal edildiği,

Bursa, Düzce, Karaman, Konya, Nevşehir, Samsun, Zonguldak, Kırşehir, Amasya olmak üzere, tüm buralardan 1.336 personelin teçhizatlarıyla birlikte Ankara iline çağrıldığı ve bir emniyet genel müdür yardımcısı tarafından Ankara ilindeki stratejik noktalarında görevlendirildiği,

Polatlı 58. Topçu Tugayından sahte talimatla 80 asker ve füze rampalarıyla birlikte darbe için Ankara’ya doğru yola çıkan zırhlı araçların Temelli yakınlarında polisler tarafından durdurularak etkisiz hâle getirildiği,

Genelkurmay Başkanlığından çıkan toplam 933 er, erbaş ve rütbeli personelin gözaltına alındığı ve ayın 16’sında sabah 08.30’dan itibaren Jandarma Genel Komutanlığında kontrolün ele alınmasından itibaren orada görevli Özal Harekât personelinin Akıncı Hava Üssü’ne görevlendirildiği, sabahın ilk saatlerinden itibaren Akıncı’da operasyon çalışmaları başladığını ve akşam saatlerinde de Akıncı’da bulunan darbecilerin tamamının teslim alınarak aşağı yukarı tüm direnç unsurları merkezlerinin bir bir kontrol altına alındığı” belirtilmiştir.

Bu bölümde, darbe girişimine ilişkin TSK içinde yuvalanmış FETÖ mensuplarının yaptıkları menfus eylemler kısaca özetlenmeye çalışılmıştır. Ancak, bu yapının sivil uzantılarının darbeye nasıl destek verdiğine ilişkin de birçok örnek bulunmaktadır. Bunların en acı ve insanlık dışı örneklerinden birisi de -23.07.2016 tarihinde 667 sayılı KHK ile kapatılan- Turgut Özal Üniversitesi Hastanesinde yaşanmıştır. Bu hastane, darbe girişimine karşı direnmek üzere sokağa çıkıp kritik bir şekilde yaralanan ve hayati tehlike yaşayan vatandaşları tedavi etmeyi kabul etmemiş ve geri çevirmiştir. Komisyona ifade veren, 15 Temmuz gazilerinden Mine Özer, insaf, vicdan ve tıp etiğine hiçbir şekilde uymayan bu insanlık dışı tutumu şöyle anlatmıştır; “…Bindiğimiz araç bir halı yıkama atölyesinin “Panelvan” dedikleri tipte bir araçtı. Tam 12 kişi bizi o araca sığdırdılar. Arkamdaki genç, “Teyze benim dizlerim kırık haberin olsun, paramparça.” dedi. Önümdeki çocuğun kafatası parçalanmıştı, çok kan kaybı vardı. O Murat dedi ki: “Arkadaşımın çok kan kaybı var teyze, lütfen elini bastırır mısın?” Ama ben bu kolumla koltukların arkasına tutunmuştum, “Bu elimi götürürsem bastırabilirim belki.” dedim. “Tamam, ben hallederim.” dedi ve biz böyle 12 kişi kanımız birbirine karışa karışa, önce o yakınlarda bulunan -zannederim adı- Turgut Özal Hastanesine götürüldük, onlar bizi almadılar. Bize “Sizi kim sokağa döktüyse gidin o tedavi etsin...” dediler.[46]

  • İstanbul’da Yaşanan Olaylar

15 Temmuz 2016 22:00 civarında Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü bir grup asker tarafından araç trafiğine kapatılmıştır.[47]

 Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal ile bazı üst düzey Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları İstanbul’da katıldıkları düğün töreninde zapt altına alınarak 4. Ana Jet Üs Komutanlığına (Akıncı) götürülmüştür.

Atatürk Havalimanı, hava trafik kontrol kulesini kontrol altına alan 1. Ordu Komutanlığına bağlı askerlerce sadece iniş yapacak uçaklara izin verilmesi kaydıyla hava trafiğine kapatılmıştır.

Darbe girişimiyle ilgili ilk soruşturma İstanbul’da başlatılmıştır. Küçükçekmece Başsavcısı Ali Doğan, darbe girişimini yapan askerlerle ilgili soruşturma başlatıldığını ve askerlerin görüldükleri yerde tutuklanacaklarını bildirmiştir.[48] Saat 01.00’e doğru darbeye teşebbüs edenlere Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca Türk Ceza Kanunu’nun 309, 311, 312 ve 313. maddelerine dayanılarak resmen soruşturma başlatılmış ve gözaltı kararı alınmıştır.

Vatandaşlar Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne doğru yürüyüşe geçmiştir. [49]         

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı İstanbul’a taşıyan uçak, yolcu uçağı kodu olan THY 8456 kodunu kullanan TC-ATA uçağı ile Atatürk Havalimanı’na inmiş ve bir basın açıklaması yapılmıştır.[50]

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Vezneciler’deki hizmet binasını ele geçiren askerler ile polis arasında sabaha kadar süren çatışma sonucu polisler binayı emniyet altına almış, Çengelköy Karakolu’nu ele geçirmeye çalışan askerler ile polis arasında çıkan çatışmada polisler karakolun güvenliğini sağlamayı başarmışlardır. Darbe girişiminin başladığı Boğaziçi Köprüsü’nü ellerinde tutan yaklaşık elli asker silah bırakarak teslim olmuştur. Gece boyunca tanklarla kapatılan Boğaziçi Köprüsü, askerlerin teslim olmasının ardından 08:30’da kısmen trafiğe açılmıştır.[51]

İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı J. Kor.Bl.K.lığına saat 20.30 sıralarında (2) sivil araçla (8) Harp Akademisi öğrencisi askeri personel gelmiş, misafirhanede yanlarında getirdikleri kamuflaj elbiselerini giymiş ve bölükten aldıkları MP-5 makinalı tabanca ve mühimmatı kuşanmak suretiyle sabaha kadar beklemede kalmışlar, darbe başarısız olunca sabah silahlarını bırakarak kaçmışlardır. Söz konusu koruma bölüğünde bir gün önce de keşif faaliyetinde bulunulduğu tespit edilmiştir. Istanbul İl J.K.lığı emrınde görevlı İl J.K. J.Kur. Alb. Gürcan Sercan, 4. İl J.K.Yrd. J.Alb. Haydar Yalın, Arnavutköy İlçe J.K.lığı Mrk.J.Krk.K. J.Tgm. Müjdat Aybey, Arnavutköy İlçe J.K.lığı emrinde görevli Uzm.J.II.Kad.Çvş. Mustak Kartal 16 Temmuz 2016 tarihinde İl Emn.Md.lüğü tarafından gözaltına alınmıstır.[52]

İstanbul’da yaşanan olaylar kapsamında İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan tarafından;[53]

Saat 22.30 da polis teşkilatına yapılan telsiz anonsu ile, “Hiçbir şekilde silahların teslim edilmeyeceği, bulunulan yerlerden ayırılmayacağı, vatandaşlarla beraber karşımızdakilere de zarar vermeden müdahale edileceğinin” ifade edildiği,

Boğaziçi Köprüsüne vatandaşların gelip kalabalık oluşması ile birlikte vatandaşın üzerine ateş açıldığı ve bazı vatandaşlarımızın şehit olduğu, ayrıca kalkışmacılar tarafından dört kez tank atışı yapıldığı, bu durum karşısında köprüye gelen askerlerin polis ile irtibata geçerek olaylara müdahale ettiği, bir generalin koordinesinde yapılan darbe karşıtı müdahalelerde bir albayın şehit olduğu bir albayın da ağır yaralandığı mümkün olduğu kadar çatışma ortamı oluşmaması için gerekli itina, özen gösterildiği, temkinli ve sabırlı davranıldığı,

İstanbul genelinde tankların ilerleyişini durdurmak için metrobüsler, ağır araçlar ve tüm imkânların seferber edildiği, CNN TÜRK, Atatürk Havalimanı, AKOM gibi birçok yerin darbeciler tarafından işgal edildiği,

Sayın Cumhurbaşkanı “Kuleyi ne kadar zamanda boşaltırsınız?” dediğinde, İstanbul Emniyet Müdürü olarak on-on beş dakika dendiği, Atatürk havalimanı kulesinin on-on beş dakika içinde kalkışmacılardan temizlendiği ve akabinde Sayın Cumhurbaşkanının uçağının İstanbul’a iniş yaptığı,

Beyan edilmiştir.

  • Marmaris’te Cumhurbaşkanı’na Suikast Girişimi

Marmaris ilçesinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast için görevlendirilen uçuş personelleri dâhil 39 şüphelinin bu üsten hareket ettikleri, üssün hem nakliye hem de künyesinde bulunan MAK timleri sayesinde saldırı merkezi olarak kullanıldığı, 15.07.2016 tarihinde özel kuvvetlerde görev yapan Kara Kuvvetleri Komutanlığından, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görev yapan Sat Komandosu olan rütbeli askerler ile Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığında görevli MAK timlerinden oluşan, saldırı timlerin, üs komutanlığı envanterinde bulunan silah, mühimmat ve teçhizatları kullanarak, Marmaris eylemini gerçekleştirdikleri, eylem sonucunda başarılı olamamaları üzerine helikopterlerin bir yaralı ile birlikte üsse geri döndükleri anlaşılmıştır.[54]

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmaris’ten ayrılmasının ardından konakladığı otele 3 helikopterden ateş açılmış, Helikopterlerden daha sonra yüzleri maskeli ve ağır silahlar taşıyan gruplar inmiştir.[55]

Olayların ardından bölgeye polis ekibi sevk edilmiş çıkan çatışmalarda 10 kişi yaralanmıştır. Çatışma sırasında yaralananlardan polis memuru Nedim Cengiz Eker ve cumhurbaşkanlığı koruma polisi Mehmet Çetin şehit olmuştur. Sabah saatlerine kadar süren çatışmalar sonucunda darbeci askerler otelden ayrılarak İçmeler mevkiinde ormanlık alana kaçmıştır.[56]

Darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı İstanbul Atatürk Havalimanı’na getiren özel uçak darbecilerin F-16 uçaklarını atlatarak indi. Dalaman Havalimanı’ndan kalkan Gulfstream G450 tipi TC-ATA uçağının kaptan pilotu Atatürk Havalimanı Hava Trafik Kontrol Kulesi’yle bağlantıya geçerek darbeci pilotların kullandığı F-16 uçaklarından kaçınarak inmeyi başardı. Başbakanlık filosuna bağlı TC-ATA uçağının pilotuna bilgi veren kontrolör F-16 uçaklarının durumunu dakika dakika rapor ederek uçağı Atatürk Havalimanı’na indirmeyi başardı. Boğaz Köprüsü üzerinde bulunan F-16 uçaklarıyla yaklaşan TC-ATA uçağının Genel Havacılık Terminali apronuna hızla park edebilmesi için 3-5 sol numaralı piste indirilmiştir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele saldırı için giden Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timlerinin, çelik kapı açmak için kullanılabilecek mühimmatlar hakkında bilgilendirildiği ortaya çıkmıştır.

Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya tarafından hazırlanan ve İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast için görevlendirilen MAK timlerinin kuruluşu, bu timlerin FETÖ'nün darbe girişiminde üstlendiği rol ve Çiğli 2. Ana Jet Üssü'nün darbedeki pozisyonuna ilişkin bilgiler yer almıştır.[57]

Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı tüm üs komutanlıklarında bulunan arama kurtarma timlerinin, darbe girişimi kapsamında tutuklanan Akın Öztürk'ün Hava Kuvvetleri Komutanlığı yaptığı 2014 yılında "MAK" adıyla İzmir ve Konya'da toplanarak bu timlerde FETÖ'nün hâkimiyetinin sağlandığına dikkati çekilen iddianamede, 15 Temmuz'da da 39 personelin Marmaris'te bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a saldırı için Çiğli 2. Ana Jet Üssünden hareket ettiği aktarılmıştır.

Gizli tanık ifadelerinin de yer aldığı iddianamede, MAK timleri, SAT komandosu ve Özel Kuvvetler ekiplerinin, saldırı merkezi olarak kullanılan Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı envanterindeki silah, mühimmat ve teçhizatları kullanarak Marmaris saldırısını gerçekleştirdiği kaydedilmiştir.

İddianamede, tutuklulardan MAK kursiyeri bomba uzmanı Astsubay Emre Güntekin'in, Marmaris saldırısına katılan MAK personelini, araçla Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığındaki helikopter pistine taşıdığı ve burada yedişer kutu mermi/mühimmat dağıttığı belirtilmiştir.

Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı tüm üs komutanlıklarında bulunan arama kurtarma timlerinin, darbe girişimi kapsamında tutuklanan Akın Öztürk'ün Hava Kuvvetleri Komutanlığı yaptığı 2014 yılında "MAK" adıyla İzmir ve Konya'da toplanarak bu timlerde FETÖ'nün hâkimiyetinin sağlandığına dikkati çekilen iddianamede, 15 Temmuz'da da 39 personelin Marmaris'te bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a saldırı için Çiğli 2. Ana Jet Üssünden hareket ettiği belirlenmiştir.

Gizli tanık ifadelerinin de yer aldığı iddianamede, MAK timleri, SAT komandosu ve Özel Kuvvetler ekiplerinin, saldırı merkezi olarak kullanılan Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı envanterindeki silah, mühimmat ve teçhizatları kullanarak Marmaris saldırısını gerçekleştirdiği kaydedilmiştir. 

Ayrıca Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma kapsamında Marmaris ilçesinde bir otelde bulunan Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı'nı etkisiz hale getirmek amacıyla, 37 şüphelinin Ankara, İstanbul ve İzmir illerindeki planlama ve hazırlık aşamalarını takiben, 16/07/2016 tarihinde İzmir ilinden helikopter ile Muğla ili Marmaris ilçesine geldikleri, müşteki Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kısa bir süre evvel Marmaris ilçesinden ayrılmış olması nedeniyle kendisine ulaşamadıkları ancak burada Cumhurbaşkanı'nı korumakla görevli olan müştekilere tehdit ve hakaretlerde bulunmaktan, şiddet uygulamaktan, onları hürriyetlerinden yoksun bırakmaktan çekinmedikleri, müşteki polislere ve müşteki Cumhurbaşkanı'na hakaret içerikli sözler sarf ettikleri, devletimizin güvenlik güçleri ile çatışmaya girdikleri, iki kahraman güvenlik görevlisini şehit ettikleri gibi müşteki sivil vatandaşlara ait ev, otel, otomobil gibi taşınır taşınmaz mal varlıklarında hasar meydana getirdikleri, bir kısım şüphelinin eyleme fiilen iştirak etmeyip eylemin planlanması aşamasında şüphelilere görev tevdi ederek onları azmettirdikleri, bir kısım şüphelinin ise fiilen eyleme iştirak eden şüphelilere yardımda bulundukları tespit edilmiştir.[58]

Komisyonun 20 Aralık 2016 tarihinde gerçekleştirdiği Marmaris Grand Yazıcı Turban Oteli Yerinde İnceleme çalışmasında Cumhurbaşkanının konakladığı villanın içine darbecilerin baskın yaptıkları, polislerden Cumhurbaşkanı Koruması Mehmet Çetin‘in villada, Polis Memuru Nedip Cengiz Eker’in bahçede, helikopterin indiği yerde şehit edildiği, çalışma odasının, dinlenme odasının, tuvalet ve banyoların kurşunlandığı, Komisyonumuzun Marmaris çalışma ziyareti sırasında bizzat müşahade edilmiştir.

  • Darbe Girişiminin Bastırılmasında Rol Alan Kişi ve Kurumlar

Darbe girişimi, devlet ile milletin topyekün müdahalesi ile bastırılmıştır. Adli makamlar darbeci unsurlara karşı gerekli adli işlemleri derhal başlatmış, güvenlik kuvvetleri zaman kaybetmeden fiili müdahalede bulunmuş, halk meydanlara dökülerek darbecileri engellemiş, siyaset kurumu bir bütün olarak darbeye karşı bir duruş sergilemiş, kamu kurum ve kuruluşları ellerindeki tüm imkanları darbe girişiminin bastırılması doğrultusunda kullanmış ve medya organları da darbe karşıtı bir  habercilik yapmıştır. 

1.1.6.1.     Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Duruşu ve Rolü

15 Temmuz Darbe Girişiminin önlenmesinde öncelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı tutumu belirleyici olmuştur. Cumhurbaşkanı’nın darbeye ilişkin açıklamalarının ekranlara yansımasından kısa bir zaman önce de darbe girişimine karşı meydanlara inenler olmuşsa da, darbeye karşı etkin ve topyekûn tepkinin ve karşı koyma iradesinin Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları ve çağrısıyla yoğun olarak başladığı gözlenmiştir. Bu nedenle, darbe girişiminin engellenmesinde en etkili ve sembol isimlerin başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geldiği açıktır.

Darbe girişimine karşı halkı toplu halde harekete geçirerek direnişin fitilini ateşleyen olay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ulusal televizyon kanallarından yaptığı çağrı olmuştur. Darbe girişimi sırasında Marmaris'te bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, halkın meydanlara ve havaalanlarına toplanarak tepki göstermesi çağrısında bulunmuş ve kendisinin de meydanlarda olacağını vurgulamıştır. Cumhurbaşkanının “Başkomutan” olarak bizzat meydanlarda olacağını belirtmesi, halkın motivasyonunu artıran önemli bir faktör olmuştur.

1.1.6.2.     Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Siyasi Partilerin Tutumu ve Tepkisi

Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesindeki direniş noktalarının başında, demokrasinin ve milli iradenin tecelligâhı Türkiye Büyük Millet Meclisi gelmiştir. Darbe girişiminin başlamasından kısa bir süre sonra TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Meclise gelmiştir. Meclisin darbe girişimi karşısında kararlı duruşunun gösterilmesi için Genel Kurulun toplanması kararını veren Kahraman, milletvekilleri ile temasa geçmiş, kısa bir süre sonra da, bazı bakanlar ile milletvekilleri ve Meclis personeli TBMM’ye gelmiştir.[59]

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Genel Kurul kürsüsündeki yerini alırken yanına AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay’ı da Meclis Başkanlık Divanı üyelerinin bulunduğu kürsüye almıştır.[60] Bu görüntü ile “bir ve beraberiz; vatanı ve demokrasiyi birlikte savunuyoruz” mesajı verilmiş ve  Meclisin Türk halkının ülkenin her yerinde darbecilere karşı sergilediği mücadelede millet ile omuz omuza hareket ettiği gösterilmiştir.

Kahraman, Genel Kurulda “Demokrasi tecrübemiz eskidir, demokrasimiz yerleşmiş, kökleşmiştir. Burası demokrasimizin mabedidir, darbe girişimi başarısız kalmaya mahkûmdur”[61] şeklinde konuşarak, darbeye asla geçit verilmeyeceğini vurgulamıştır.

Bu bağlamda, AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, milletin Türkiye’nin her yerinde millî iradeye sahip çıktığını belirttiği konuşmasında, “Hükümetimiz iş başındadır. Cumhurbaşkanımız devletin başındadır. Meclis Başkanımız, millî irade, TBMM’de toplantı halindedir, millî iradeye sahip çıktığını göstermektedir. Gün, millî iradeye sahip çıkma günüdür. Gün, bu alçak darbe girişimini geri püskürtme günüdür. Bu darbeciler teslim olana kadar TBMM çalışmalarına devam edecektir. Milletimiz meydanları boşaltmayacaktır” ifadesiyle[62] bu konudaki kararlılığı açık bir biçimde dile getirmiştir.

Aynı çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisinin demokrasiye ve parlamentoya sonuna kadar bağlı olduğunu vurgulayan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de, “asla darbecilere yenilmeyiz ve kesinlikle teslim olmayız” derken; MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise, demokrasi tarihine kara leke olarak geçecek bir girişimin yaşandığını; Türk milletinin ve TBMM’nin darbe karşısında dimdik duruşuyla darbe girişimini bertaraf edeceğini dile getirerek, “maceracılara geçit verilmeyecek, bu girişim asla başarılı olamayacak” ifadesiyle[63] darbecilere karşı açık bir birliktelik mesajı vermiştir.

Daha sonra söz alarak kürsüye gelen milletvekilleri de darbe girişimi karşısında kararlı duruşlarını ifade etmiştir.[64]

Darbecilerin kumandasındaki F-16 uçaklarının Meclisi bombalamaya başlaması geri adım atılmasına değil, karalılığın daha güçlü bir şekilde ifade edilmesine vesile olmuştur. İkinci bomba atıldığı sırada konuşma yapmakta olan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, milletin ve parlamentonun darbeciler karşısında duruşunu, “Bomba da atsanız buradayız. Ne yaparsanız yapın buradayız. Sizi yargının önüne çıkaracağız, millete hesap vermenizi sağlayacağız”[65] şeklindeki konuşmasıyla göstermiştir. 

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, bu esnada 16 Temmuz Cumartesi günü için olağanüstü toplantı çağrısı[66] yaparak Parlamentonun darbecilere karşı mücadele konusunda ne denli kararlı olunduğunu bir kez daha ifade etmiştir.

Darbe girişimin en şiddetli ve yoğun şekilde yaşandığı saatlerde, güvenliğine yönelik olarak, koruma ekibi tarafından evinden ayrılması gerektiği hatırlatıldığında Başbakan Yıldırım, “bir yere gitmiyorum. Kim gelirse gelsin, hiçbir yere gitmiyorum. Milletim beni görmeli, rahatlamalı”[67] cevabını vermesinden kısa süre sonra, bir televizyon kanalına telefonla bağlanarak; bunun, ordunun içinde emir komuta zincirine bağlı olmayan bir kalkışma olduğunu, ancak devletin demokrasiye bağlı tüm unsurlarıyla ve millet ile birlikte bu kalkışmayı bastıracağını ifade etmiştir.

Başbakan Yıldırım’ın bu açıklamayı yapmasının hemen ardından önce MHP, hemen ardından da CHP genel başkanları, darbenin ve darbecilerin karşısında, demokrasinin ve seçilmiş siyasi iradenin yanında olduklarını belirten açıklamalar yapmıştır.[68]

Milletin temsilcileri tarafından darbe karşıtı açıklamalar üst üste gelirken, devletin en üst makamı olan cumhurbaşkanlığından yapılacak açıklama da gecikmedi.

  • Kamu Kurumlarının Rolü

Türk Silahlı Kuvvetleri

Darbenin askerî analizi yapılırken girişimin terör niteliği taşıyan eylemlerle sınırlı kalarak kısa sürede bertaraf edilmesinde; başta üst komuta kademesi olmak üzere demokrasiye bağlı TSK mensuplarının çoğunluğunun direnişi nedeniyle  darbeci unsurların yeterli kuvvete ve askerî kapasiteye sahip olamamasının ve bu nedenle başarı algısı yaratamamasının büyük etkisi olduğu değerlendirilmektedir.[69]

Darbe teşebbüsünün yapıldığı gece başta Cumhurbaşkanı olmak üzere diğer yetkili makamlardaki kişilerin konuşmaları üzerine halkın sokaklara inerek darbecilerin önünde durmasının darbe teşebbüsünün önlenmesine yönelik çok büyük psikolojik etki yaratmış olduğu muhakkaktır. Bununla birlikte; darbecilerin ilk hedefi olan Genelkurmay Başkanlığı ve diğer kuvvet komutanlıklarına ait komuta kademesinin darbeyi kabullenmeyerek direnmesi[70] sonucunda darbecilerin yeterli personel, silah ve teçhizata erişimi engellenmiş, komuta ve karar sistemi sarsılmış, stratejik hatalar yapmalarına yol açılmış, darbecilerin gayretleri bölünmüş, sıklet merkezleri kaybolmuştur.[71]

TSK’nın seçkin birlikleri ve vurucu imkân ve kabiliyetlerinin büyük bölümü darbeciler tarafından kullanılamamıştır. Yetersiz kuvvet, stratejik hatalar yapılmasına yol açmış, küçük birliklerin çoğu sivil halk ve kolluk kuvvetleri tarafından kolaylıkla kuşatılmış ve etkisiz hale getirilmiş, [72]

Eski Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu da Komisyon’a göndermiş olduğu yazıda konuya ilişkin şunu ifade etmiştir; “Nitekim bu darbe girişiminin atlatılmasında TSKnın üst kademesinin takındığı direniş tavrının ve hiyerarşik düzeni koruma çabasının büyük etkisi olmuştur.

  1. Ordu Komutanı'nın derdest edilememesi, darbecilerin moral gücünü kırmış, gafil destekçilerin geri çekilmesini sağlamış, darbeye karşı asker/polis kapasitesini harekete geçirmiş, bu suretle, darbecilerin hava üsleri ve kontrollerindeki birlikler başta olmak üzere askerî kapasitelerini kullanmalarına müdahale mümkün olmuştur.[73]

Ordu içerisinde donanım açısından en seçkin birimlerden olan Özel Kuvvetler Komutanlığının darbecilere teslim olmaması ve çatışarak önemli bir darbecinin ölümüne neden olmasının darbe girişiminin başarısız kılınarak bertaraf edilmesinde büyük etkisi olmuştur.[74]

Darbe girişiminin Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bastırılmasını takiben bu girişimi gerçekleştirenlerin “illegal çete mensubu terörist hainler (FETÖ)” olduğunu, bu kişilerin TSK’da yer alan çoğunluktaki mensuplarla hiçbir alakası olmadığını ifade eden bir basın açıklaması yapılmıştır.[75]

Emniyet

15 Temmuz 2016 günü saat 22.15 sularında “acil” kodlu olarak Emniyet Genel Müdürlüğünde kriz merkezi oluşturulmuştur. Yaşanan gelişmelerden FETÖ’ye mensup askerler tarafından yapılan bir darbe girişimi olduğu tespiti yapılmış;

Darbe girişimine kesinlikle karşı çıkılması, gerekiyorsa silahla direnilmesi, polislerin darbeci askerlere teslim olmayacağı, tam tersine proaktif davranılması, mümkün olduğu takdirde, askeri mahaller çevresinde tedbir alınarak kışla dışına çıkıp haksız, hukuksuz müdahalelere yeltenenlere müsaade edilmemesi, müsamaha gösterilmemesi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, MİT, TRT, Emniyet Binaları ile diğer kritik binaların etrafında tedbir alınarak bu alanlara girişlere kesinlikle izin verilmemesi, zorlanması hâlinde ve şartlar oluştuğunda silah kullanılacağı, Jandarma ve diğer askerî birliklerin komutanlarıyla görüşülerek askerin sokağa çıkması hâlinde tüm polislerin kesinlikle silahla karşı koyacağı, darbe kalkışmasına destek vermemeleri ve doğacak sonuçlardan kendilerinin sorumlu olacakları açık ve kesin bir dille ifade edilmesi, ülke genelinde, izinli, istirahatli polisler göreve çağrılması, tankların şehir meydanlarına inmesini engellemek için başta çekiciler ve diğer büyük araçlarla olabildiğince yolları kapatarak, şehir merkezlerine inilmesinin olabildiğince engellenmesi, darbe girişimine teslim olma eğilimli personel olursa derhâl gözaltına alınması emir ve talimatları 81 il emniyet müdürüne sözlü olarak açık ve kesin bir dille saat 22.30 itibarıyla iletilmiş ve saat 23.00 itibariyle yazılı olarak iletilmiştir.

15 Temmuz akşamı Emniyet Genel Müdürlüğünde görevli tüm personel göreve çağrılmış ve “Türkiye genelinde Emniyet Müdürlüğü depolarının tamamı açılarak uzun namlulu silahlar personele dağıtılacak ve silahla direnilecektir” talimatı verilmiş, Emniyet Genel Müdürlüğünce siparişi verilip henüz teslimi yapılmamış 10 zırhlı taktik araç ilgili firmadan alınarak Ankara’da göreve sevk edilmiş, mevcut personel kritik tüm binalara görevlendirilmiş, tankların şehre girişlerini olabildiğince engellemek için tedbirler alınmış, Özel Harekât Polisleri görevlendirilerek Akıncılar Hava Üssü akaryakıt pompası deposu etkisiz hâle getirilerek uçakların üsse iniş kalkışlarına mâni olunmaya çalışılmış, devlet büyüklerinin Ankara’ya gelme ihtimaline binaen yollara polis ekipleri yerleştirilmiş, Esenboğa Havalimanında kule güvenliği sağlanmıştır.

4.500 Özel Harekât Polisi Adayı, Doğu ve Güneydoğu Bölgesinden 2 bin Özel Harekâtçı ve 1.300 normal kadro personeli olmak üzere 7.800 personel çevre illerden Ankara’ya intikal ettirilmiş, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne 1.729 Özel Harekât Polisi takviye olarak gönderilmiş, darbe girişimcileri Özel Harekat Polisleri başta olmak üzere emniyet mensuplarının etkili müdahaleleriyle işgal ettikleri binalardan çıkartılmışlardır.

15 Temmuz gecesi Bursa İl Jandarma Komutanından elde edilen darbe belgelerinde darbecilerce 81 ilde sıkıyönetim komutanı olarak görevlendirilen isimler ortaya çıkmış, bu isimler 81 İl Valiliğine, Emniyet Müdürlüğüne süratle intikal ettirilip sözde sıkıyönetim komutanı olarak görevlendirilmiş bu kişiler gözaltına alınmış, darbe planında yer alan sözde sıkıyönetim komutanları vakit geçirmeksizin aynı gece İçişleri Bakanlığına bildirilerek listedeki ismi bulunan jandarma komutanları ve askerler Bakanlık onayıyla görevden alınmış, ele geçen darbe planlarında isimleri yer alan kişilerle iltisaklı yargı mensubu ve diğer kişilerin pasaportları yurt dışına çıkmaları, kaçmaları ihtimaline binaen, bilgi sistemi üzerinden iptal edilmiştir.

Ankara Adliye Binasının güvenliğini sağlamakla görevlendirilen polisler tarafından 2 tanka el konulmuş, Eskişehir, Çankırı, Kütahya, Yozgat, Kırıkkale, Çorum, Afyonkarahisar, Bursa, Düzce, Karaman, Konya, Nevşehir, Samsun, Zonguldak, Kırşehir, Amasya illerinden 1.336 personel teçhizatlarıyla birlikte Ankara İline getirtilerek stratejik noktalarda görevlendirilmiş, Eskişehir ilinden Ankara iline sevk edilen ve Polatlı ilçesinde hareket hâlinde olan darbeci askerlere polisler tarafından müdahale edilerek yakalama işlemi yapılmış, Gölcük ve Aksaz’da darbeye katılmak amacıyla görevlendirilmiş ve limandan ayrılan savaş gemilerinden 2’si hariç diğerleri ikna edilerek geri döndürülmüştür.[76]

Jandarma Genel Komutanlığı

  1. Gn. K. lığı bağlılarında görev yapan yükümlü erbaş ve erler dışında kalan yaklaşık 85.000 personelden söz konusu kalkışmaya ferdi olarak personelin % 1’ inin katıldığı tespit edilmiş olup yukarıda ifade edilen darbe teşebbüsü eylemi dışında, birkaç münferit olay haricinde diğer kuvvetlerle birlikte veya desteğinde hiçbir köprü kontrolü, yol kapaması, silah kullanılması, masum vatandaşa mermi atma olayına karışan Jandarma Genel Komutanlığı personeli bulunmamıştır. Ancak darbe girişiminin bastırılmasını takip eden günlerde darbeye katılmamış olsa bile, FETÖ üyesi olduğundan dolayı bazı personele işlem yapılmıştır. Bu azınlığa karşı büyük çoğunluğu oluşturan diğer tüm personel darbenin karşısında yer almış ve olayların büyümesini engelleyerek darbeye karışanları yakalamış müteakiben adalete teslim etmiştir.

Geçmişte yapılan tüm darbelerde Jandarma Teşkilatı muhakkak etkin kullanılmaya çalışılmıştır. Bunun nedeni ise ülkenin coğrafi genişliği açısından % 90’nına yakını jandarmanın kontrolünde olmasıdır. Ülkenin en ücra yerlerinde bile jandarma karakolu vardır. O nedenle 15 Temmuz hain darbe girişiminde Beştepe’de bulunan Jandarma Karargâhına büyük önem verilmiş ve burası darbeciler tarafından ele geçirilmiştir. Darbeciler bu sayede ülkenin her köşesine darbe mesajlarını ulaştırmayı ve kendi planları doğrultusunda jandarma güçlerini yönlendirmeyi amaçlamıştır. Eğer söz konusu planlarında başarılı olsalardı, büyük şehirlerdeki darbe girişimi bastırılmış olmasıyla iş bitmeyecek, ülkenin diğer bölgelerinde kontrol belki geç sağlanacak, dolayısıyla karşıt gruplar arasında sıcak çatışmalar başlayacak ve aylar süren bir kaos ortamının oluşmasına neden olacaktı. PKK ve diğer terör örgütleri de bu fırsattan yararlanacak ve FETÖ’nün bu terör örgütleriyle var olan bağlantıları sayesinde de bazı bölgelerde el birliği yaparak, ülkede korku ve kaos yaratacak, aynı zamanda dış güçlerinde yardımıyla ülkemizin iç savaşa sürüklenmesine neden olunabilecekti. Bu açıdan bakıldığında jandarmanın darbe girişiminin bastırılmasındaki ve ülkenin büyük bir bölümünde etkisiz kalmasındaki rolü daha net anlaşılacaktır. Bu hususta eski Ankara Valisi Mehmet KILIÇLAR’ın, 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonunda darbenin bastırılmasındaki Jandarma Teşkilatının rolünü belirtirken şu ifadeyi kullanmıştır;

Dolayısıyla, bir darbe yapmak isteyen birisi, birileri Jandarmanın ülke sathındaki yapılanmasını ve istihbarat kabiliyetini kullanmak zorunda. Nitekim bu darbede de Jandarma teşkilatı yer almadığı için en büyük başarısızlık sebeplerinden birisi de odur.” [77]

Darbe girişiminin bastırılmasında birçok Jandarma personeli farklı şekillerde görev almıştır. Bazı jandarma subayları (yarbay-binbaşı rütbesinde) darbe girişiminin başladığı saatlerde durumun vahametini kavrayarak ve kendi inisiyatifleriyle herhangi bir komuta merkezinin emri olmaksızın Jandarma Genel Komutanlığı Karargâhından gönderilen mesajlara birliklerin hata ile işlem yapmaları halinde ülke genelinde sıkıntılı durumların ortaya çıkabileceği düşüncesiyle ve bunu önleme amaçlı olarak tüm jandarma birliklerini cep telefonlarından arayarak uyarmış, darbecilerin emirlerine uyanları da tutuklamaları gerektiğini belirtmiştir. O saate kadar birliklere darbecilerin talimatlarına uyulmamasını gerektiren düzeltme mesajlarının çekilmediği düşünüldüğünde bu olayın önemi daha net anlaşılmaktadır. Bu konu ile ilgili Emekli Jandarma Albay Hasan Atilla UĞUR’un Habertürk’te Fatih Altaylı’nın Teke-Tek isimli programında yaptığı açıklamada;

“İsimlerini vermek istemiyorum ama 3 jandarma subayı bütün jandarma birliklerine cep telefonlarından ulaşarak bunun FETÖ tarafından gerçekleştirilen bir hainlik olduğunu, gönderilen mesajlardaki emirlere uyulmaması gerektiği ve darbecilerin görüldüğü yerde etkisiz hale getirilmesi gerektiğini iletmişlerdir.”

şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.[78]

J.Gn.K.lığı Harekat Başkanı tarafından Sayın İçişleri Bakanına bilgi vermek suretiyle J.Gn.K.lığı Harekat Başkanı Tümg. Arif Çetin tarafından; 16 Temmuz 2016 Cumartesi günü saat 02.19 ve 03.07’de NTV televizyonun aranması suretiyle,

“Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi’nin emrini iletiyorum; komutanın emri gereğince, millete, devlete ve demokrasiye karşı yapılan kanunsuz hareket mutlaka önlenecektir.”

02.45 sıralarında da CNN TV’ye;

“Jandarma teşkilatı emir komuta yapısı içerisinde görevinin başındadır. Gereken her türlü tedbir alınmıştır. Jandarma bir kanun ordusudur. Endişe edilecek bir durum yoktur.”

şeklinde basın açıklamalarında bulunulması tüm milletimizin rahatlamasına ve Jandarma Teşkilatındaki darbe karşıtı büyük çoğunluğuna ise moral aşılamasına vesile olmuştur.

Orgeneral Galip Mendi imza bloğuyla ise;

“Jandarma bir kanun ordusudur. Millete, devlete ve milli iradeye yapılan ve yapılacak olan her türlü kanunsuz harekete karşı gerekli tedbirler emir komuta içerisinde alınmıştır/alınacaktır. Jandarma birliklerinde kanunsuz emir ve (sözde Sıkıyönetim Direktifi) talimatlara uyulmayacaktır. Bu duruma karşı yasal çerçeve içerisinde her türlü tedbiri almaya tüm amir ve komutanlar sorumlu ve yetkilidir. Rica ederim.”

şeklindeki ve ayrıca rütbeli izinlerinin kaldırılmasına ilişkin mesaj bağlı tüm jandarma birliklerine çekilerek birliklere yapmaları ve yapmamaları gerekenler bir emir komuta zinciri içerisinde belirtilmiştir.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi ve Muhabere Merkezince mesaj çekilmesinde zorluklarla karşılaşıldığı yönünde bilgiler elde edilmesi J.Gn.K.lığı Harekat Başkanı Tümg. Arif Çetin’in yönlendirmesiyle Orgeneral Salih Zeki Çolak imza bloğuyla;

Millete, devlete ve milli iradeye yapılan ve yapılacak olan her türlü kanunsuz harekete karşı gerekli tedbirler emir komuta içerisinde alınmıştır/alınacaktır. Birliklerde kanunsuz emir ve (sözde Sıkıyönetim Direktifi) talimatlara uyulmayacaktır. Bu duruma karşı yasal çerçeve içerisinde her türlü tedbiri almaya tüm amir ve komutanlar sorumlu ve yetkilidir. Rica ederim.”

şeklinde Ankara İl J.K.lığı Harekat Merkezi vasıtasıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığı bağlı birliklerine de mesaj çekilmesi darbecilerin tamamen etkisiz hale getirilmeye başlanmasında önemli bir adım olmuştur.[79]

Milli İstihbarat Teşkilatı

Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından Komisyonumuza sunulan 22.05.2017 tarihli ve 50-97549206 sayılı cevabi yazıda, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminin bastırılmasına ilişkin şunları belirtmiştir:

15 Temmuz 2016 tarihinde darbe teşebbüsünün başlamasının ardından, tüm Teşkilat personeli ivedilikle teyakkuz durumuna geçirilmiştir. İlk helikopter saldırısıyla birlikte, Karargâh ve yurt genelindeki bölge ünitelerinin tamamı “Teşkilat yerleşkelerine hiçbir darbecinin girmesine izin verilmeyerek mukavemet edilmesi, yerel mülki idare amirleri ve emniyet güçleriyle gereken işbirliğinin yapılması” yönünde talimatlandırılmış ve ateş emri verilmiştir.

MİT Müsteşarlığına yönelik ilk saldırı, Yenimahalle Yerleşkesi/Site Güney Nizamiye’ye, Kobra ve Skorsky helikopterleri ile saat 22.38’de havadan ateş açılması ile başlamıştır. Yerleşke, saat 06.30’a kadar, üç sorti Site Güney Nizamiye, iki sorti Doğu Lojmanları Kuzey Nizamiye’ye olmak üzere, beş defa seri olarak taranmıştır. Ayrıca F-16 uçakları tarafından da saldırının başlangıcından bitiş saatine kadar Merkez Site ve lojmanlar üzerinde alçak uçuş yapılmak suretiyle tacizde bulunulmuştur.

Öte yandan 16.07.2016 saat: 01.45 sularında, alçak uçuş yapan askeri bir helikopter tarafından İstanbul Bölge Başkanlığının bulunduğu Beşiktaş yerleşkesine ateş açılmış, bilahare saat 03.00 sularında yerleşke üzerinde iki askeri uçak tarafından alçaktan taciz uçuşu gerçekleştirilmiştir. Ankara Bölge Başkanlığı’nın yerleşkesinde de aynı gece saat 03.15 civarında bir Skorsky helikopteri tarafından projektörlerini yakmak suretiyle kısa süreli gözlem yapılmış, akabinde bir Kobra helikopteri, yerleşke üzerinde alçalarak taciz uçuşları yapmıştır.

Karargâh yerleşkesi ve İstanbul Bölge Başkanlığına gerçekleştirilen helikopter saldırılarına, ateş emriyle birlikte, hafif silahlarla anında karşılık verilerek direnç gösterilmiştir. Teşkilat personeli tarafından gösterilen güçlü mukavemet ve bu kapsamda açılan yoğun ateş sonucu, MİT Müsteşarını almaya gelen helikopterin yerleşkeye inme ve sızma faaliyetleri önlenmiştir. Karargâhtaki çatışmalarda, şarapnel parçalarının isabet etmesi sonucunda üç Teşkilat mensubu yaralanmış, binalar ve araçlar tahrip olmuştur. Darbecilerin Kars Bölge Daire Başkanlığına tank ile girme teşebbüsü de kurum personelinin direnişi ile engellenmiştir.

Ayrıca Teşkilat personeli tarafından gerekli teçhizat ve donanımla birlikte, 15- 16.07.2016’da darbeciler tarafından özellikle hedef alınan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Başbakanlık Çankaya Köşkü, Sayın Cumhurbaşkanının İstanbul/Kısıklı’daki konutu ve çalışma ofisinin bulunduğu Huber Köşkü’nün emniyete alınması için destek sağlanmış, söz konusu kritik noktalara taşman etkili silahlarla yapılan caydırıcı atışlarla, hava araçlarının alçak uçuşları ile iniş/indirme yapmaları engellenmiştir.

Nitekim darbeci unsurlar tarafından kullanılan savaş uçaklarının Gölbaşı'ndaki Emniyet Genel Müdürlüğü/Havacılık Daire Başkanlığı, Özel Harekât Daire Başkanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı/TURKSAT tesislerini hedef alması üzerine, ilgili Teşkilat personeline “hava savunma unsuru içeren yeni silah kombinasyonu ile sahada bulunması/görev yapması” talimatı verilmiştir. Ayrıca MİT Müsteşarı tarafından, karadan havaya etkili hava savunma sistemlerinin kullanılması amacıyla Sn. Başbakan’dan onay alınmış ve Ankara hava sahasının tüm uçuşlara kapatılması talep edilmiştir. Bilahare Sayın Başbakan “hava sahasının izinsiz uçuşlara kapatılacağını” açıklamıştır. Alınan onay akabinde hava savunma füzeleri, Teşkilat personeli tarafından, MİT Müsteşarlığı Yenimahalle Yerleşkesi ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ateşlenerek kullanılmıştır. Alman önlemler kapsamında, hava savunma füzelerini otomatik olarak algılayan savaş uçakları ve helikopterlerin, stratejik kuruluş ve tesisler üzerindeki uçuş sayılarında belirgin bir azalma meydana gelmiştir. Hava savunma füzelerinin hedefi olan hava harp araçları da faaliyetlerini sınırlandırmıştır.

Öte yandan Teşkilat personeli hava savunma silahlarıyla birlikte, 16.07.2016 sabahı, helikopter hareketliliğinin olduğu Güvercinlik’teki Kara Havacılık Okulu ve darbenin merkez üssü olan Kazamdaki Akıncılar Üssü çevresinde de konuşlanmıştır. Bu kapsamda Teşkilat personeli, buralardaki hava araçlarının kalkışlarının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasına destek vermiş ve darbeci unsurların girişimlerinin engellemesine yardımcı olmuştur.

Darbe gecesi ve takip eden süreçte; MİT Müsteşarlığı ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin yanı sıra, Başbakanlık Köşkü, Sn. Cumhurbaşkanı’nın Çalışma Ofısi'nin bulunduğu Huber Köşkü ve İstanbul/Kısıklı’daki Konutu’nda da hava savunma füzeleri, anti-tank silahları ve uçaksavarlar ile birlikte 24 saat esasına göre tertibat alınmıştır.

Bunun yanı sıra darbecilerin işgal ettiği Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığının kurtarılması amacıyla, Özel Kuvvetler Komutanı Korg. Zekai AKSAKALLI ve yakın ekibine, talepleri üzerine karargâhlarında tekrar kontrolü sağlamaya matuf iki adet zırhlı araç teslim edilmiştir.

Ayrıca darbe girişiminin başlamasını müteakip, Genelkurmay Başkanlığı ile Özel Kuvvetler Komutanlığı arasında emir komuta bağının kopmuş olması nedeniyle, üst makamların talimatlarının Özel Kuvvetler Komutanı’na iletilmesine yardım edilmiştir.

Darbe girişimi süresince MİT Müsteşarı tarafından diğer ülkelerdeki muhataplarıyla temaslar kurulmak suretiyle, kalkışmanın bir darbe girişimi olduğu belirtilerek, uluslararası alanda kalkışma karşıtı açıklamalar yapılmasına katkı sağlanmıştır.

Ayrıca MİT Müsteşarı, darbenin yaşandığı gece İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürü ve Özel Kuvvetler Komutanı ile telefonla sürekli temas kurmak suretiyle, darbenin bastırılmasına yönelik faaliyetlerin koordinesine destek vermiştir. İllerde bulunan Bölge Başkanlıkları, Bölge Daire Başkanlıkları ve Bölge Müdürlükleri de yerel makamlarla darbe gecesi boyunca koordinasyonda bulunmuşlardır.

Öte yandan darbe girişiminin akamete uğratılması amacıyla; darbe karşıtı üst düzey TSK mensupları tarafından medyada açıklama yapılması, basın-yayın organlarının sürekli bilgilendirilerek darbe karşıtı tutumlarının sürdürülmesi ve darbeci unsurların demoralize edilmesine matuf mesajların medya organlarında yer alması sağlanmış/bu yöndeki çalışmalara katkı sunulmuştur.

Darbe girişiminin engellenmesi sonrasında da stratejik tesisler ve kritik önemi haiz muhtelif binaların korunmasına yönelik olarak emniyet hizmetlerine destek verilmeye devam edilmiş, Teşkilatın Yenimahalle yerleşkesindeki nizamiye ve hâkim noktalara uygun ve yeterli miktarda silah konuşlandırılmıştır.

Kalkışma sonrasında yurtdışı birimlerimiz de FETÖ/PDY yapılanmasının kaçma teşebbüsleri, konsolosluklar bünyesindeki temasları, dış bağlantılı stratejileri, fınans kaynakları, bağlantılı oldukları uluslararası kuruluşlar, temsilcilikler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği arayışları başta olmak üzere örgütün tüm faaliyet ve girişimlerine ilişkin bilgi toplamaları konusunda ivedilikle talimatlandırılmıştır. Nitekim darbeyi takip eden ilk birkaç gün içinde Afganistan ve Suudi Arabistan’dan firar etmeye çalışan askeri personel gerekli koordinasyon sağlanarak Türkiye’ye getirilmiştir. Gerek bölge gerekse yurtdışı Temsilciliklerimizden intikal eden istihbari bilgiler, icracı makamlarla paylaşılmış olup paylaşımlarımız aralıksız sürdürülmektedir.

Milli İstihbarat Müsteşarlığındaki teyakkuz durumu, ülke çapındaki demokrasi nöbetlerinin sona erdiği 10.08.2016’ya kadar devam etmiştir.

Darbeci unsurların MİT Müsteşarlığına yönelik saldırılarının başarısızlıkla sonuçlanmasında, Teşkilat içerisindeki FETÖ/PDY mensuplarının önceden tespit edilerek, pasif görevlere atanmış olması ve bu bağlamda bağımsız Teşkilat ünitelerinin sorumluları arasında örgüt mensubu bulunmaması etkili olmuştur. Nitekim 17.12.2013-15.07.2016 tarihleri arasında; toplam 181 personel hakkında işlem yapılmıştır. Bunlardan 8l’i pasif göreve atanmış, TSK/Emniyet personeli olan 84’ünün Teşkilatımızdaki geçici görevlendirmeleri sona erdirilmiş, 3’ü hakkında doğrudan soruşturma başlatılmış, 13 personelin çeşitli nedenlerle {sözleşme feshi, adaylık süresi sonunda göreve son verme, naklen atama, istifa, emeklilik vb.) Teşkilatımızla ilişiği kesilmiştir. Bilahare pasif göreve atananların; 41 ’i hakkında soruşturma başlatılmış, 18 personelin ise çeşitli nedenlerle (sözleşme feshi, adaylık süresi sonunda göreve son verme, naklen çıtama, istifa, emeklilik vb.) Teşkilatımızla ilişiği kesilmiştir.

Darbe gecesi MİT’e yönelik saldırılara karşı ateş emrine uyarak cesurca mukavemet eden ve ülkemizin stratejik önemi haiz kurumlarının korunmasına destek sağlayan 351 personel, gösterdikleri üstün gayret nedeniyle başarı belgesiyle taltif edilmiştir.[80]

Yargı

15 Temmuz 2016 tarihinde darbe teşebbüsünün henüz başarılı olup olamayacağının belli olmadığı ilk saatlerden itibaren hâkimler ve cumhuriyet savcıları tereddütsüz ve cesur bir şekilde anayasadan, hukuk devletinden, seçilmiş iktidardan yana tavır koymuş; darbe teşebbüsüne kalkışanlar hakkında soruşturmalar başlatarak, gözaltı ve tutuklama kararları vermeye başlamışlardır.

Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay Başkan ve Üyeleri; Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanvekili, Daire Başkan ve Üyeleri; Cumhuriyet Başsavcıları, Cumhuriyet savcıları ve hâkimlerimiz darbe teşebbüsüne karşı sarsılmaz bir irade ve cesaretle karşı durmuştur.[81] En üst kademeden en alta kadar yargı teşkilatının bu tutumuyla önceki darbe tecrübelerinden kalan utanç sayfaları yerine Türk yargı tarihine altın harflerle onur ve şeref sayfaları ilave edilmiştir.

Komisyonumuzun İstanbul ziyaretleri ayağında 12 Aralık 2106 tarihinde Çağlayan’daki İstanbul Adliyesine yaptığı ziyarette İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan; “15 Temmuz 2016 günü olayın ilk saatlerinden itibaren, köprülerin tanklar tarafından, darbeci askerler tarafından işgal edilmeye başladığı saatten itibaren, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hâkim ve Cumhuriyet savcıları olaya muttali olmuş, olayın vukufiyetine varmış, vahametini anlamış ve gerekli tavrını koymuştur.” şeklinde Komisyonumuza bilgi vermiştir.

İstanbul özelinde, olaya vaziyet edildikten sonra, terör büro savcılarınca derhâl soruşturmalar başlatılmıştır. İstanbul üç bölgeye ayrılmış ve her bir bölge için bir başsavcı vekili koordinasyonunda yeterli sayıda Cumhuriyet savcısı görevlendirilmiştir.

Bu durum sadece İstanbul’a özel olmayıp ülke genelindeki Cumhuriyet Başsavcıları koordinesinde derhal darbeye karışan asker ve sivil kişiler ile FETÖ mensupları hakkında, kolluk görevlilerine şifahen yakalama ve gözaltı talimatları daha darbe girişiminin ilk saatlerinden itibaren verilmeye başlamıştır.

Darbe girişimin bastırılmasında aldığı acil tedbirlerle hayati bir rol oynamış olan yargı teşkilatımızın işlevi ilerleyen süreçte daha da önem kazanmıştır. Darbe girişimine doğrudan katılanlar ile FETÖ’ye destek vererek güçlenmesinde rolü olanlar hakkında ülkemiz genelinde 10 Ocak 2017 itibariyle, 15 Temmuz Darbe Girişiminden sonra 106.450 kişi hakkında yasal işlem başlatılmıştır. 168 general, 6.170 albay ve alt rütbeler (Askeri öğrenci ve er dâhil), 7.664 emniyet mensubu, 17 vali, 73 vali yardımcısı, 101 kaymakam ve 25.646 diğer şüpheli (memur, sivil vs.) olmak üzere; 42.274 şüpheli tutuklanmıştır.

Diyanet İşleri Başkanlığı

15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminin bastırılmasında en aktif rol alan kurumlardan biri Diyanet İşleri Başkanlığı olmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığınca Komisyona sunulan 03.01.2017 tarih ve 65752239-622.03-443 sayılı cevabi yazıya göre, özetle:

Saat 22:45’te Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in talimatıyla Başkanlıkta Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar’ın koordinesinde Strateji Geliştirme Başkan Vekili Doç. Dr. Mustafa Sarıbıyık, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Vekili İsmail Palakoğlu, Özel Kalem Müdürü Oğuzhan Dinler, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Halil Erdoğan, Daire Başkanı Yıldıray Kaplan’dan oluşan bir Kriz Masası hazır hale getirilmiştir.

Saat 23:00’te Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in talimatıyla 118 bin Diyanet personeline yönelik bir çağrı mesajı metni hazırlanması kararlaştırılmıştır.

Saat 23:50’te Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in 85 bin camide salâ okunmasına yönelik talimatının yer aldığı çağrı metni tüm basın kuruluşlarına gönderilmiştir. Söz konusu çağrı aynı anda Başkanlığın web sayfasında ve sosyal medya hesaplarından yayınlanmıştır. (02:09, 02.22)

Aynı çağrı metni, eş zamanlı olarak SMS yoluyla 120 bin Diyanet personeline gönderilmiş, Başkanlığın sosyal medya hesaplarından da paylaşılmıştır. Başkanlığın web sayfasında yayınlanan çağrı metni şöyledir:

“Din gönüllüsü kardeşim,

Bugün milletimizin hukukunu korumak için üzerimize düşeni yapmak en büyük vecibedir. Ülkenin ve milletin birliğinin, huzur ve refahının ayaklar altına alınması, milli iradenin cebir ve şiddetle çiğnenmesi asla kabul edilemez.

Milletimizin manevi rehberleri olarak her türlü kanun ve hukuk dışı girişimlere karşı milletimizle beraberiz. Hepinizi özgürlüğün simgeleri olan minarelerimizden halkımıza bu büyük ihanete şiddete başvurmadan karşı koymaya davet ediyorum.

Bu gece minarelerin ışığı yanacak, salâlar verilerek milletimiz hukukuna sahip çıkmaya davet edilecektir.”

Prof. Dr. Mehmet Görmez

Diyanet İşleri Başkanı

Başkanlığın bu çağrısı üzerine tüm Türkiye’de minarelerden salâlar verilmiştir. Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halkımızı meydanlara daveti okunan her salâdan sonra görevlilerimiz tarafından minarelerimizden ilan edilmiştir.

Diyanet TV ve Diyanet Radyo, halkımızı darbe konusunda yönlendiren yayınlarını gece boyunca sürdürmüştür. Diyanet TV’nin yayın akışı değiştirilerek Sayın Cumhurbaşkanının çağrısı, Diyanet İşleri Başkanlığının salâ talimatı ve Kur’an tilaveti (Fetih Suresi) ekrana getirilmiştir. Bu yayın aralıksız olarak sürdürülmüştür. Gece boyunca Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, çeşitli televizyon kanallarının canlı yayınlarına telefonla bağlanarak halkın darbe karşıtı motivasyonunu pekiştirici açıklamalarda bulunmuştur.

Belediyeler

15 Temmuz 2016 gecesi Türk Milletinin darbecilere karşı mücadelesinde belediyeler önemli rol oynamıştır. Belediye personeli, emniyet güçleri ile beraber ve koordineli hareket ederek özellikle darbecilerin aktif olduğu il ve ilçelerde gerekli tedbirlerin alınması, halkımızın gerek duyulan yerlere yönlendirilmesi ve belediyelere ait iş makineleri, otobüs, kamyon v.b. araçlar kullanılarak darbecilerin kullandığı ulaşım yollarının kapatılması, etkin oldukları askeri birliklerin çıkışlarında barikat oluşturulması amacıyla alınan tedbirlerin öncü unsurlarından olmuştur.

Ankara

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığının Komisyona 13.01.2017 tarihinde gönderdiği yazıya göre; Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından verilen talimat ile büyükşehir ekipleri, iş makinaları ve kamyonları hava alanına sevk edilmiş ve yolda 15 km’lik araç kuyruğu oluşturulmuştur. Hava alanına doğru gelen zırhlı taşıyıcılar tıkanan yolu aşamayacaklarını anlayınca kışlalarına geri dönmüştür.

Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Külliyesine giden yollar muhtemel saldırılara karşı iş makineleri ve kamyonlarla kapatılmıştır.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin iş makinesi ve kamyon gönderilmesi talebi üzerine,  ilgili personelin eşlik ettiği araçlar Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binasına gönderilmiştir.

Sabah saatlerine doğru yine Emniyet Yetkililerinin Jandarma Genel Komutanlığına girebilmek için kapı ve duvarların yıkılması gerektiğini ve bunun için iş makinasına ihtiyaç olduğunu söylemeleri üzerine, gerekli personel ve iş makinası organize edilerek olay yerine gönderilmiş, emniyet yetkilileri iş makinası operatörlerine çelik yelek giydirerek duvar ve kapı yıkmalarını sağlamış ve içeri girişler başlamıştır.

Darbe gecesi Zırhlı Birliklerden tank ve zırhlı araç çıkmaması için kamyonlarla barikat kurulmuş ve belediye personeli ve vatandaşlarla birlikte mücadele verilmiştir.

Bu çalışmalar sırasında belediyeye ait çok sayıda kamyon kurşunlanmıştır.

İstanbul

İstanbul Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanlıkları ekip ve görevlileri darbe teşebbüsünün haber alındığı andan itibaren emniyet güçleri ile birlikte hareket etti. İş makinası, kamyon ve ulaşım araçları seferber edilerek darbecilerin tank ve diğer zırhlı araçlar ile personel sevkiyatlarını engellemek amacıyla önemli ulaşım yolları vatandaşlarımızın araçları da kullanılarak trafik yoğunluğu oluşturularak kapatıldı. Bu şekilde çevre illerden darbecilere destek için gelen askeri birliklerin İstanbul’a girişleri engellenmiştir.[82]

İstanbul Büyükşehir Belediyesince ALO 153 Çağrı Merkezi aracılığıyla vatandaş ve tüm personele SMS uyarıları yapılmış, tüm personel Saraçhane Binası önünde toplanmıştır. Sosyal medya üzerinde uyarı ve yönlendirmeler yapılmış, ana arterler üzerindeki mesaj panoları ile halkı bilinçlendirici “Demokrasiden Vazgeçmeyeceğiz” ve “Asker Kışlaya” mesajları paylaşılmıştır. Kent genelindeki 5 Bölge Kamu Hastaneleri Birliği ile koordinasyon sağlanarak ihtiyaçları karşılanmıştır.

15 Temmuz gecesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Vezneciler Binası ile Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Binası darbecilerce işgal edilmiştir. Bu yerlerin darbecilerin işgalinden kurtarılması sırasında İBB Vezneciler Binası önünde 14, AKOM Binasında ise 1 vatandaşımız şehit olmuştur. Darbe teşebbüsü sırasında 17 belediye çalışanı şehit olmuştur.[83]

Belediyeye ait 37 araç hasar görmüştür. Hizmet binaları ve araçlarda meydana gelen zarar ile gelir kaybı 62.934.838 TL olarak hesaplanmıştır.[84]

Darbe teşebbüsünde darbecilere yardım ettikleri tespit edilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Lojistik Merkezinde yönetici pozisyonundaki baba Mehmet Tunç ve oğlu Ömer Tunç yakalanarak haklarında gerekli adli işlem yapılmıştır.

İzmir

İzmir Valiliği ile koordineli olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca, emniyet güçlerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere ulaşım araçlarının tahsisi yapılmıştır. Olası yangın, kurtarma ve diğer acil müdahale gerektiren durumlara derhal müdahale edilebilmesi amacıyla itfaiye ve kurtarma ekiplerinin sevk ve idaresi sağlanmıştır. Büyükşehir ve ilçe belediyelerine ait iş makinaları ve otobüslerle askeri birlik giriş çıkışlarının kontrolü sağlanmıştır.

  • Halkın Duruşu ve Rolü

15 Temmuz Darbe Girişimi, milletin iradesini yok etmeye, en başta bu iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı makamı ve Hükümet olmak üzere demokratik kurumları bertaraf etmeye matuf, devlet yönetimini gasp etmeyi amaçlayan topyekûn bir saldırıdır. Bu saldırıya karşı en başta iradenin sahibi olan milletin bizzat kendisi direnişe geçmiş, toplumun hemen tüm kesimlerinden milli birlik içerisinde direniş sergilenmiş, bu sayede kanlı darbe girişimi bastırılarak milli irade prangaya vurulmaktan kurtarılmıştır.

Darbe girişimini başat aktör olarak akamete uğratan halkımız, bunu gerçekleştirirken, sergilediği tutum ve davranışları ile darbeye direnişin kontrolden çıkmasına izin vermemiştir. Kamuya ve özel mülkiyete ait mallarının tahrip edilmesine sebebiyet vermeksizin örnek bir direniş tarzını tüm dünyaya göstermiştir.

Ülkemizin siyasi tarihinde yer alan önceki anti-demokratik müdahaleler (1960 ve 1980 askeri darbeleri ile 1971 muhtırasına) esnasında halkımızın topyekûn fiili bir direnişi gözlemlenmemiştir. Önemli bir çoğunluk bu müdahaleleri desteklememiş ise de demokrasinin korunması için gerekli ve yeterli fiili tepkinin gösterildiğini söylemek de mümkün değildir. Her ne kadar 1997 yılındaki post-modern darbe olarak isimlendirilen anti demokratik sürece halkın tepkisi daha belirgin ise de yine de cılız kalmış ve milletin büyük çoğunluğuna sirayet eder mahiyette aksiyoner bir darbe karşıtlığı görülmemiştir. Buna karşın Türkiye’de giderek yükselen demokratik duyarlılık ve sivilleşmenin bir işareti olarak, 2007 e-muhtırasına karşı dirayetli bir siyasi karşı duruş ve geniş sayılabilecek ölçüde toplumsal tepki dile getirilmiştir. Yukarıda kısaca değinilen anti-demokratik girişimlere nazaran 15 Temmuza geldiğimiz süreçte halkımızın darbeye karşı direnme fikriyatının geliştiği yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Darbeciler tarafından sezilememiş olmasına karşın özellikle dışarıdan bakan gözlerin bu durumu fark ettiği gözlenmektedir. Kanal 7 Haber Kameramanı Ali Ekber Karaçal’ın 15 Temmuz gecesine dair hatırasında yer verdiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde bulunan ve ellerinde Türk bayrağı olan Suriyeli 4 gencin kendi aralarındaki konuşmalarında “Türkler vatanlarını bırakıp gitmez, onlar mücadele eder, savaşır, ölürler ama yine de bırakıp gitmezler” şeklindeki sözleri de bu durumun veciz bir özeti mahiyetindedir.[85] Bu çerçeveden baktığımızda halkımızın büyük kitleler halinde ilk defa bir darbeye karşı meydanlara inerek fiili tepkisini, karşı duruşunu ve direnişini göstermesi, 15 Temmuz 2016 gecesi ve akabindeki süreçte gerçekleştiği söylenebilir.

Darbe girişimini bertaraf etmede öncü rol oynayan halk direnişinin fikri alt yapısına da bir iki cümle ile değinmekte fayda mülahaza edilmiştir. Öncelikle; 1960 darbesi neticesinde ülkenin seçilmiş Başbakanının ve Bakanlarının idam edilmesinin oluşturduğu toplumsal travma ile o dönemde bu idamlara karşı açıkça tepki gösterilememesinin toplum vicdanında oluşturduğu nedamet duygusu nesilden nesile aktarılarak sürdürülmüştür. Bunun yanı sıra 12 Eylül darbesinin yıkıcı etkileri hafızalardaki canlılığını bu güne dek korumuş, yitirilen canların ardından dile getirilen “Asmasaydık da beslese miydik” sözleri kulaklarda çınlamaya devam etmiştir. Meşruiyeti, halkın tercihlerinde değil de işgal ettiği kamu görevinin sağladığı kaba kuvvetin millete karşı kullanılmasında arayan darbeci ve anti-demokratik zihniyetin ürünü 1982 darbe Anayasasının topluma dayattığı tek tipçi sistem, milletin iradesini kendisine tehlike olarak gördüğü her dönemde anti-demokratik usullere yönelmiştir. Darbeciler, daha önce kullanmaktan çekinmediği ve bundan sonra da çekinmeyeceğini gösterdikleri kaba kuvvetin caydırıcılığından faydalanarak 1997 post-modern darbesi ve 2007 e-muhtırası gibi anti-demokratik uygulamalarını sürdürmüştür. Türk demokrasisi ise zaman zaman balans ayarı verilen zayıf bir ideal olarak yarı ölü yarı diri mevcudiyetini sürdürmeye çalışmıştır. İradesi yok sayılan milletin gözü önünde cereyan eden tüm bu zorbalıklar en nihayetinde milletin izzetini korumak için gerekirse canını verecek boyutta tepki göstermesinde fikri alt yapıyı oluşturmuştur.

Tüm bunların yanı sıra; ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyada yakın dönemde yaşanan savaşlar ve iç karışıklıklar ile bunların yıkıcı sonuçlarından kaynaklı kitlesel göçler, vatanın değerinin daha iyi anlaşılmasını ve ülkemizde yaşanabilecek benzer bir iç karışıklığın vahametinin idrak edilmesini sağlamıştır Böylece 15 Temmuz Darbe Girişimine karşı milli birlik ve beraberlik içerisinde topyekûn bir direniş gerçekleştirilmiştir.

15 Temmuz akşamında hareketlenmelerin başladığı saatlerde bir belirsizlik yaşanmış, özellikle Ankara’da savaş uçaklarının gerçekleştirdiği alçak uçuşlara vatandaş tarafından anlam verilememiş, İstanbul’da köprülerin kapatılması muhtemel bir terör saldırısını ya da bir tatbikat olduğunu akıllara getirmiştir.[86] Ancak yaşananların bir darbe girişimi olduğunun anlaşılması ve akabinde darbeciler tarafından TRT’de okunan sözde bildiri ile “sokağa çıkma yasağı” ilan edilmiş olmasına rağmen halkımız sokağa çıkarak direnmeye başlamıştır.

Darbe girişimine karşı halkın spontane başlayan tepkisinin, sözde darbe bildirisinin 00.02’de TRT’de okunmasının akabinde Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 00.25’te CNNTürk’te Hande Fırat tarafından sunulan canlı yayına bağlandığı görüntülü telefon görüşmesi ile halkımızı havaalanlarına, kent meydanlarına çağırması sonrasında çığ gibi büyüdüğü görülmüştür. Cumhurbaşkanı, canlı yayına bağlanarak darbeye direnilmesi için vatandaşları meydanlara çağırmış, aynı zamanda minarelerden salâların okunmasıyla birlikte halk büyük bir şuur ve özgüvenle vatanı korumak bilinciyle meydanlara akın etmiştir. O gece evladını kaybeden bir annenin kendisini ziyaret eden gazetecilere sarf ettiği “Benim evlatlarım Hasan ile Hüseyin’den daha mı kıymetliydi ki ben ağlıyorum. Ama bakmayın işte ana yüreği dayanamıyorum, ondan ağlıyorum” şeklindeki sözleri[87] bu manevi şuurun takdire şayan bir yansıması olarak tarihimize altın harflerle işlenmiştir.

Halkımızın 15 Temmuz gecesi tüm farklılıkları bir yana bırakarak farkındalık ve milli birliktelik içinde, darbecilerin ele geçirmeye çalıştıkları stratejik noktaları ve kritik kamu kurumlarını darbecilere karşı savunmak amacıyla kitleler halinde harekete geçmesi, darbecileri psikolojik olarak yıprattığı gibi, bilhassa emniyet güçlerimizin ve TSK içinde darbeye karşı mücadele eden vatansever askerlerimizin moral ve direncini de arttırmıştır. Boğaziçi Köprüsü, TRT, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, valilikler gibi stratejik önem taşıyan pek çok kurum ve kuruluş, verilen şehitler pahasına halkımızın direnişi sayesinde darbecilerden kurtarılmış, kimi kışlaların çıkışı tutularak ve askeri araçların ilerleyişi engellenerek darbecilerin daha büyük yıkım ve kayıplara sebebiyet vermelerine mani olunmuş ve darbecilerin etkinliği kırılmıştır.

Eşine az rastlanır bu direniş esnasında 249 vatandaşımız şehit düşmüş, 2.301 vatandaşımız yaralanmış, hayatı pahasına sokağa çıkan milyonlar gazi olmanın şerefine nail olmuştur. 15 Temmuz direnişi, Çanakkale ruhunun yeniden tecessüm ettiği bir kahramanlık destanıdır.

Sembol İsimler

15 Temmuz Darbe Girişiminin akamete uğratılmasında en büyük payın halkımıza ait olduğunu ifade etmek doğru ve yerinde bir tespittir. Şöyle ki; halkımızın fiili direnişi darbenin bastırılmasında etkili olduğu gibi bunun yanı sıra silahlı kuvvetlerin ve emniyetin vatansever mensuplarının darbeye direnme kararlılıkları üzerinde de müessir olmuştur. Halkının yanında olduğunu gören milli kuvvetler, darbecilere karşı milletini ve milletinin iradesini korumak için cansiperane bir mücadeleye girişmiştir. 15 Temmuz’da toplumun hemen her kesimden insanlarımızın tank, helikopter, uçak gibi ağır silahlarla mücehhez darbecilere karşı silahsız bir şekilde topyekûn direnmesi, darbeye kalkışanlar üzerinde caydırıcı bir tesir göstermiş ve bununla beraber darbe karşıtı diğer insanlarımızı da yüreklendirmiştir.

Darbe girişimine karşı direniş gösteren, bu uğurda canlarını veren, yaralanan, ölümle her an burun buruna gelen kahraman vatandaşlarımız arasında bir öncelik sıralaması yapmak elbette mümkün değildir. Fakat bu gibi toplumsal olaylarda özellikle kırılma anlarında gerçekleşen bazı olayların ve bunları gerçekleştiren kişilerin sembolleştiği de sosyolojik bir vakıadır. Nitekim 15 Temmuz gecesinde de direnişin seyri içerisinde kendiliğinden belirginleşen ve ön plana çıkan çeşitli olaylarla birlikte milletimiz içinden sembolleşen kimi isimler de olmuştur.

Darbe girişiminin bastırılması sürecinde simgeleşen vatandaşlarımıza geçmeden önce Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın darbe girişimine karşı kararlı tutumunun halk nezdinde etkili ve belirleyici olduğunu dile getirmek gerekmektedir. Cumhurbaşkanının gerekirse ölümüne direneceğine dair açıklamaları ve vatandaşlarımızı meydanlara ve havaalanlarına davetinin ekranlara yansıması sonucunda, milletimizin topyekûn tepkisinin ve milyonlara ulaşan sayıdaki vatan evladının sokak sokak, meydan meydan her mevkiyi şanlı direniş mevzileri haline getiren karşı koyma iradesinin çığ gibi büyüdüğü görülmektedir. Bu nedenle, 15 Temmuz Darbe Girişiminin engellenmesinde en başta gelen sembol ismin, aynı zamanda darbe girişiminin birinci hedefi konumunda da bulunan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan olduğu açıktır.

Darbe girişiminin ortaya çıkmasından itibaren, saat 01.30 civarında toplanan TBMM üyeleri darbe kalkışmasının önlenmesinde kararlılığını üst düzeyde göstermiş ve demokrasiye sahip çıkmıştır. Genel Kurul Salonu’nun açılması ile siyasi parti temsilcilerinin yaptığı konuşmalar ve sergilenen kararlı duruş sayesinde, darbe kalkışmasına karşı direnişin ülke içinde ve uluslararası kamuoyunda duyurulması sağlanmıştır. Bu yönden bakıldığında gerek Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasında ve gerekse bunun öncesinde gerçekleşen kurtuluş savaşında milli mücadelenin en büyük simgesi olduğu gibi 15 Temmuz Darbe Girişiminde de üzerine düşen bu görevi iktidar-muhalefet ayrımı olmaksızın yerine getirmiştir.

Silahlı kuvvetlerimizin vatansever mensuplarının direnişinin de darbeyi önlemede etkili olduğu görülmektedir. Burada sembolleşen isimlerden birisi Orgeneral Ümit Dündar’dır. Darbe kalkışması başladıktan kısa bir süre sonra Cumhurbaşkanı’nın emriyle Genelkurmay Başkanlığına vekâlet eden 1. Ordu Komutanı Org. Dündar’ın ekranlara yansıyan, darbecilerin azınlık bir grup olduğu ve buna karşı gerekli tedbirlerin alındığı, kalkışmanın emir-komuta zinciri dışında gerçekleştiği yönündeki açıklamaları özellikle İstanbul’un güvenliğini sağlamada, askeri tesislerde ve kışlalardaki hareketlenmeleri önlemede etkili olmuştur.

15 Temmuz Darbe Girişiminin engellenmesinde silahlı kuvvetler mensuplarının ve Emniyet görevlilerinin 15 Temmuz günü cansiperane şekildeki direnişleri gerek Komisyon Tutanaklarında ve gerekse yazılı ve görsel medyada yer almaktadır. Darbe girişiminin gidişatını etkilemede simgeleşen hadiselerden birisi olarak, Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı’nın, koruma Astsubayı Ömer Halisdemir ile yaptığı telefon görüşmesi neticesinde Halisdemir’in Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı darbecilere teslim etmeyerek şehadeti ile sonuçlanan direnişi bu badirenin atlatılmasında büyük önem arz etmiştir. Şehit edildikten sonra mezarı bugüne kadar yaklaşık bir milyon kişi tarafından ziyaret edilen Ömer Halisdemir, sadece 15 Temmuz direnişinin değil, tüm Türk tarihinin sembol şehitlerinden biri olmuştur. Silahlı kuvvetler içinde değinilmesi gereken binlerce simge isimden birisi de Etimesgut Zırhlı Birlikler Komutanlığında darbecileri etkisiz hale getirip 200 civarı tankın darbe girişimine katılmasını engelleyerek Binbaşı Barış Dedebağı’dır.

Darbe kalkışmasının ilk saatlerinde İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan vatandaşlarla beraber köprüye yürümüş, üzerlerine ateş açıldığını gören vatandaşlar Çalışkan’ı korumak için önünde iki saf yaparak canlı kalkan oluşturmuşlar, darbecilerin ateş etmeye devam etmesi sonucu Çalışkan’ın yakın koruması polis memuru Münir Alkan şehit olmuş, diğer koruması ile özel kalem görevlisi yaralanmışlardır. O gün DAEŞ terör örgütüne yönelik operasyon için hazırlanmış olan 1.000 civarında polisle darbe girişimine anında müdahale eden Mustafa Çalışkan da bu kalkışmanın önlenmesinde simge isimlerden biri haline gelmiştir.

Kalkışmanın sıklet merkezleri olan, Marmaris, İstanbul ve Ankara’da birçok yer darbecilerin hedefi olmuştur. Direnişin de merkezleri olan bu yerlerde kolluk kuvvetlerinden ve sivillerden can kayıpları ve yaralanmalar meydana gelmiştir. 15 Temmuz’da darbecilerin hedef aldığı stratejik öneme sahip merkezler, İstanbul’da; Boğaziçi Köprüsü, Çengelköy, Acıbadem, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Vatan Emniyet Müdürlüğü, Ankara’da; Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı, Ankara Emniyet Müdürlüğü, TRT, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, MİT yerleşkesi, Özel Harekât Daire Başkanlığı, Havacılık Daire Başkanlığı, TURKSAT Kampüsü, TBMM, Beştepe’deki Jandarma Genel Komutanlığı binası ve Genelkurmay Başkanlığı olmuştur. Bu yerler ile birlikte Sayın Cumhurbaşkanının Muğla Marmaris’te kaldığı otel kritik öneme sahip hedeflerden biri olmuştur. FETÖ’nün ilk olarak ele geçirmeye çalıştığı bu yerlere savaş uçağı, helikopter, tank gibi ağır askeri silahlarla müdahale edilmesine rağmen, gerek yetkililerin gerekse de halkın karşı koymasıyla buraların çoğu darbeciler tarafından ele geçirilememiş, geçici olarak işgale uğrayan yerler de kısa sürede geri alınmıştır. Söz konusu merkezlerde şehit olan resmi görevlilerin yanı sıra 15 Temmuz kalkışmasında halktan sembol isimler de buralardaki mücadelelerde öne çıkmışlardır. Resmi görevi olmayan, hatta askeri tecrübesi bile bulunmayan bu insanların büyük bir kısmı kendi ifadeleriyle millet sevgisi ve vatan savunması için bu merkezlere yürümüş, herhangi bir silah ve donanımdan yoksun olarak ve daha çok bilerek ya da bilmeyerek kalkışma içerisinde yer alan askerleri vazgeçirmek üzere harekete geçmişlerdir. Yazılı ve görsel medyada darbecilerle halk arasında gerçekleşen mücadelenin birincil delilleri mevcuttur. Hatta halkın ikna çabaları sonucunda kalkışma içerisindeki bir kısım askerlerin bu girişimden vazgeçtiği görülmektedir. Buna karşın her yerde böyle olmamış, bazı yerlerde silahsız siviller katledilmiş böylece kalkışmanın ülkemize ve insanımıza faturası ağırlaşmıştır.

Şehitlerle beraber 15 Temmuz Darbe Girişimine karşı müdahale etmeye çalışan vatandaşlarımızdan bazıları olaylar esnasında insanüstü irade ve kararlılık ortaya koyarak sembolleşmişlerdir. Örneğin; darbecilere karşı koymak üzere gelen Sabri Ünal Üsküdar’da art arda üstüne gelen iki tanka karşı durmuş, ezileceği sırada tankın altına girerek korunmuş ve sağ kolu tank paletleri altında ezilmiştir. Olayın aynı gün içinde sosyal medyadan ve televizyon kanallarından yayılması, darbe karşıtı söylemi güçlendirmiş, halkta darbeye karşı cesaret hissi de yükselmiştir. Başka bir örnekte ise ev hanımı Şerife Boz (51) 15 Temmuz gecesi köprüye giderek darbe girişimine karşı direnmiş, demokrasi nöbetlerinin başladığı ertesi gün ise eşine ait kamyonun direksiyonuna geçerek yanına oturan komşusu Sema Tutar (61) ile birlikte Taksim meydanına gitmiş, Başbakan’ın canlı yayın konuşmasında dile getirdiği bu hadise ve buna ilişkin fotoğraf, darbeye karşı milli birlikteliğin ve direnişin sembol görüntülerinden biri olarak kayıtlara ve tarihe geçmiştir.

Boğaz Köprüsü üzerindeki darbeci askerlere karşı tek başına büyük bir cesaretle direnen Safiye Bayat, Akıncı üssü önüne gelerek darbe girişimini engellemeye çalışan Kahraman Kazanlı köylüler, vurularak şehit edilen İstanbul Acıbadem Mahallesi Muhtarı Mete Sertbaş, direnişin ilk şehitlerinden Erol Olçak ve oğlu Abdullah Olçak, Atatürk Havalimanında tank altında yaralanan Vasfi Yılmaz ve yine havalimanında tankın önüne yatan Metin Doğan kameralara yansıyan bu görüntüleri ile sembol isimler arasında yer almışlardır.

Raporun mahiyeti ve kapsamı sebebiyle; direnişe katılan asker, polis ve sivil vatandaşlarımız arasındaki binlerce kahramandan ancak denizden bir damla nisabı olabilecek kadarına değinilebilmiştir. Bağımsızlığımızı korumak için elinden gelen her şeyi yapan, bu uğurda yaralanan ve hatta canını veren kahramanlarımız, tarihimizin silinmez sayfalarında yerlerini almış olup milletimiz tarafından nesiller boyu hatırlanmaya devam edecektir.

Şehitler ve Gaziler

Din ve vatan uğrunda savaşırken ölenlere şehit; sağ kalanlara ise gazi denir. İslâm dininde şehitlik, peygamberlikten sonra en yüce mertebedir. Hem Hak katında hem halkın gözünde büyük bir şereftir. Şehitlerin cennete gideceği, ayet ve hadisle müjdelenmiştir.

İslam dini, vatanın korunmasına büyük önem vermiş, vatan sevgisini imandan saymıştır. Vatanı korumak, hem dinî hem de millî bir görevdir.  Dünyada onurlu bir millî hayat ancak bağımsız bir vatanla mümkündür. Dini görevlerimizi gereği gibi yerine getirmemiz de yine vatan sayesinde mümkün olur. İstiklal ve hürriyeti için maddî-manevî bütün varlıklarını veremeyen milletler, tarih sahnesinden silinmeye veya esâret altında yaşamaya mahkûm olmuşlardır. Şehitlik ve gaziliğin mukaddes olduğuna inanan atalarımız, ''Ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum" düşüncesiyle; vatanı, dini, bayrağı ve diğer kutsal değerleri için gerektiğinde savaşmaktan asla çekinmemişler, verebileceği en kıymetli şey olan canlarını seve seve vermişlerdir. 

15 Temmuz gecesi aziz vatan toprağı ve bu vatan üzerindeki Türk Milletinin istiklali, 249 şehit ve iki bine yakın gazinin kanlarıyla bir kez daha korunmuştur.

Ankara, İstanbul ve Muğla illerinde darbecilere karşı verilen mücadelede şehit olanların isimleri, yaşları, meslekleri ve şehadet yerleri şöyledir:

 Ömer Halisdemir (42)-Astsubay, Tümg. Daniş Belen Kışlası-ANKARA

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi-Ankara

Erkan Er (44)-Pimapen Ustası, Medet Ekizceli (35)-İşçi, Bülent Karalı (39)-Serbest Meslek, Ali İhsan Lezgi (53)-Memur, Ayhan Keleş (52)-Mobilyacı, Battal İlgün (35)-Serbest Meslek, Oğuzhan Yaşar (23)-İşsiz, Gökhan Yıldırım (34)-Perdeci, Fatih Kalu (21)-Öğrenci, Mustafa Koçak(34)-İnşaat İşçisi, Mustafa Solak (43) Dekorasyoncu, Mutlucan Kılıç (17)-Garson, Özgür Gencer-Esnaf, Rüstem Resul Perçin (18) İşçi, Ümit Çoban (41)- Yüzme Antrenörü, Necmi Bahadır Denizcioğlu (50)-Serbest Meslek, Volkan Pilavcı (36)-Şoför, Tevhit Akkan (60)-Seyyar Satıcı, Özcan Özsoy (12.11.2016 tarihinde şehit olmuştur), Hüseyin Güntekin (43)-Esnaf, Köksal Kaşaltı (37)-Polis

Genelkurmay Başkanlığı-Ankara

Muzaffer Aydoğdu (36)-Sivil, Ramazan Konuş-(49), Volkan Canöz (29)-İşsiz, Ali Mehmet Vurel(40)- İşçi, Osman Arslani-Emekli İşçi, Mucip Arıgan (26)- Serbest Meslek, Celalettin İbiş (53)-İşçi, Yasin Naci Ağaroğlu (22) Sivil, Davut Karaçam (52)- İşçi Emeklisi, Bülent Aydın (47)-Asker, Erhan Dural-(33), Hakan Gülşen (43), Aydın Çopur (27)-İşsiz-Endüstri Mühendisi, Lütfi Gülşen (63)-Emekli, Mehmet Gülşen (61), Muhammet Yalçın (22)-Sivil İzzet Özkan (33)-Kuaför, Erkan Yiğit (35)-Esnaf Alper Kaymakçı (30)-İşçi, Cuma Dağ (49)-Mühendis, Ömer Can Açıkgöz (21)-Öğrenci, İbrahim Ateş (37)- Mobilyacı, Ali Alıtkan (32)-İmam, Necati Sayın (63)- İnşaat Mühendisi Yusuf Elitaş (37)-Öğretmen, Uhud Kadir Işık (17)-Öğrenci, Selim Cansız (28)-İnşaatçı, Mehmet Kocakay (22)-Güvenlik Görevlisi, Mehmet Şengül (30)-Makine Mühendisi, Murat İnci (41)-Mobilyacı, Mustafa Avcu (22)-Öğrenci, Mustafa Karasakal (18)-Öğrenci, Mesut Acu (53)-Ayakkabı İmalatçısı, Mesut Yağan (32)-Şöför, Yusuf Çelik (46)-Sivil, Cengiz Polat-Elektrikçi, Osman Evsahibioğlu (29)- Mobilyacı, Resul Kaptancı (33)-İşçi, Sümer Deniz(42)-Esnaf, Fazıl Gürs (36)-Matbaacı, Suat Aloğlu (38)- Serbest Meslek, Yakup Kozan (42)-Sivil, Serhat Önder (41)-Serbest Meslek, Yıldız Gürsoy (42)-İşçi, Suat Akıncı (32)-Tesisatçı, Vedat Büyüköztaş (36)-Mobilyacı, Yusuf Çelik (65)- İşçi Emeklisi, Fuat Bozkurt (36)-Operatör, Sultan Selim Karakoç (42)-Serbest Meslek.

Emniyet Genel Müdürlüğü-Ankara:

Hasan Gülhan (46)-Polis, Hüseyin Kalkan(45)-Polis, Muhammed Oğuz Kılınç (26)-Polis Cüneyt Bursa (37)- Polis.

İl Emniyet Müdürlüğü-Ankara:

Hakan Ünver (32)-Eczacı Teknisyeni, Özkan Özendi(55)-Emekli Memur, Ömer İpek (34)-Reklamcı,  Halil Işılar (22)-Elektrikçi.

Varol Tosun (44)-Polis, Terörle Mücadele Şb. M. Etimesgut.

Kahraman Kazan Şehitleri:

Ali Anar (35)-Muhtar, Ömer Takdemir (20)-İşçi, Lokman Biçinci (25)-İşçi, Hasan Yılmaz (44)-İşçi, Emrah Sapa (29)-Kaynakçı, Samet Cantürk (20)- İşçi, Yasin Yılmaz (35), Ümit Güder (63), Ali İhsan Lezgi (53)- Memur.

Gölbaşı Özel Harekât’a Yapılan Saldırıda Şehit Olan Polisler

Murat Alkan (42), Yunus Uğur (26), Zeynep Sağır (37), Fevzi Başaran (31), Muhsin Kiremitçi (28), Seyit Ahmet Çakır (26), Ufuk Baysan (42), Murat Ellik (25), Faruk Demir(49), Fikret Metin Öztürk(50), Seher Yaşar (24), Mustafa Aslan(47), Hakan Yorulmaz (28), Erol İnce (48), Yakup Sürücü, Eyyüp Oğuz (45), Halil Hamuryen (39), Mehmet Akif Sancar(45), Hurşut Uzel (44), Birol Yavuz (41), Turgut Solak (38), Aytekin Kuru (43), Sevda Güngör (27), Önder Güzel (46), Demet Sezen (31), Halit Gülser (29), Velid Bekdaş (30), Mustafa Serin (47), Zafer Koyuncu (44), Meriç Alemdar (44), Bülent Yurtseven (48), Cennet Yiğit (23), Alparslan Yazıcı (45) Niyazi Ergüven (26), Dursun Acar (44)Polis, Munir Murat Ertekin (47), Akif Altay(53), Fırat Bulut (30), Edip Zengin(45)-Ferhat Koç(29), Ahmet Oruç (26), Mehmet Oruç (26), Yasin Bahadır Yüce (32), Feramil Ferhat Kaya (28), Gülşah Güler (24), Hüseyin Goral (26), Kübra Doğanay (23), Mehmet Demir(31), Mehmet Karacatilki (32), Mustafa Tecimen(51).

Mustafa Yaman(31)-İmam, Gölbaşı

Beytullah Yeşilay-32-İşçi, Gölbaşı,

Serkan Göker(40)-Mustafi Polis, Gölbaşı

Murat Demirci (39)-Serbest Meslek, TRT Binası

Sedat Kaplan (31)-AK Parti Ankara İl Binası

Emin Güner(47)-İşadamı, AK Parti Ankara İl Binası

Akif Kapaklı (62)-Sivil, Jandarma Genel Komutanlığı

Hasan Altın (61)-Mamak

Şener Dursun (48)-Serbest Meslek, Mamak

Ahmet Özsoy (49)-Türksat Bina Tesisler Direktörü, Türksat

Ali Karslı (45)-Memur, Türksat

Nedip Cengiz Eker (41)-Polis, Marmaris

Mehmet Çetin (39)-Polis, Marmaris

Atatürk Havaalanı

Mehmet Şefik Şefkatlioğlu (49)-Tamirci, Türkmen Tekin(52)-Satış Temsilcisi, Hüseyin Kısa (29)-Tornacı, Mahir Ayabak (17)-Garson, Zekeriya Bitmez (57)-Emekli, Ümit Yolcu (20)-Sivil, Serdar Gökbayrak (45)- Polis, Mustafa Direkli (20)-Öğrenci

Muhammet Aksu(39)-Aşçı, Esenler

Emrah Sağaz (27)-İşçi,  Esenler

Ahmet Kocabay (28)-İşçi, Esenler

Mete Sertbaş (49)-Muhtar, Acıbadem

Fatih Satır (28)- Bilgisayar Mühendisi, İstinye/İstanbul Borsası

İBB-Saraçhane Bölgesi

İlhan Varank (45)-Akademisyen, Tahsin Gerekli (39)-Tekstil Firması Sahibi, İbrahim Yılmaz (25)- İmam, Murat Kocatürk (35)-Ayakkabı Ustası, Erkan Pala (52)-Emekli, Tolga Ecebalın (27)-Tezgâhtar, Şuayip Şerefoğlu(42)-Esnaf, Yunus Emre Ezer (38), Ahmet Kara(35)-Sivil, Ömer Cankatar(33)-Stajyer Mali Müşavir, Metin Arslan, Adil Büyükcengiz (52), Haki Aras (47)-İşsiz

Çengelköy-İstanbul

Osman Yılmaz (46)-Serbest Meslek, Gökhan Esen (36)-İşçi, Murat Akdemir (27)-Sivil, Burak Cantürk (23)-Öğrenci, Halil Kantarcı (37)-Esnaf, Mustafa Cambaz (53)-Gazeteci, Kader Sivri(42)-Şoför                               

Boğaziçi Köprüsü-İstanbul

Recep Gündüz(27)-İnşaat İşçisi, Ayşe Aykaç (44)-Ev Hanımı, Jouad Merroune-Konsolosluk Görevlisi Bogaz-Cemal Demir (67)-Esnaf, Şükrü Bayrakçı(31), Şenol Sağman(43), Köksal Karmil (50),Samet Uslu (26)- Muhasebe, Salih Alışkan (47)-İşçi, Mahmut Coşkunsu (43)-İş Adamı, Onur Ensar Ayanoğlu (27)-Vinç Operatörü, Çetin Can (34)-          Işıklandırma Şefi, Recep Büyük (38)- Esnaf, Mehmet Yılmaz (45)- Grafiker, Mehmet Ali Kılıç (22)-Öğrenci, Kemal Ekşi (24)-İşsiz, Akın Sertçelik (40)-Sivil, Erol Olçok-Reklamcı, Abdullah Tayyip Olçok (17)-Öğrenci,  Muhammet Ambar (39), Lokman Oktay (52)-Elektrikçi, Sevgi Yeşilyurt (51)-Sivil, Onur Kılıç (23)-Taksici, Yılmaz Ercan (39)-Serbest Meslek, Mustafa Kaymakçı (37)-Güvenlik Görevlisi, Timur Aktemur (37)-Döşemeci, Yalçın Aran (36)-Kepçe Operatörü, Şeyhmus Demir (28)-Kurye, Mehmet Karaaslan (40)-Sivil, Askeri Çoban (53), Barış Efe (37)-İşçi, Batuhan Ergin (21)-İşsiz, Münir Alkan(41)-Polis, Servet Asmaz (45)-Seramik Ustası, Burhan Öner (42)-İnşaatçı, Kemal Tosun (49)-Polis, Muharrem Kerem Yıldız  (29)-Satış Temsilcisi, Cengiz Hasbal (35)-İşçi

Hasan Kaya (47)-İnşaat Ustası, Fsm Köprüsü-Beykoz

İsmail Kefal (32)-Garson, Fsm Köprüsü Beykoz

 Ozan Özen (23)-Polis, Kurtköy Gişeler

İhsan Yıldız (41)-Kaynakçı, Kurtköy Gişeler          

Şirin Diril(33)-Şoför, Türk Telekom-Kadıköy

Murat Naiboğlu(39)-Serbest Meslek Türk Telekom-Kadıköy

Sait Ertürk (47)- Mknz.P.Tug.K.Lığı-Albay

Mehmet Şevket Uzun (31)-Borsa İstanbul-Polis     

Mehmet Güder (51)- Özel Sektör, Vatan Caddesi  

Murat Mertel (40)-İnşaat İşçisi), Türk Telekom Binası        

Erdem Diker (30)-Serbest Meslek, Sabiha Gökçen Havalimanı                 

Fahrettin Yavuz (36)-Serbest Meslek, Mecidiyeköy           

Vahit Kaşçıoğlu (42)-Kaynakçı, İstanbul-Orhanlı Gişeleri  

Vedat Barceğci (28)-Kuyumcu, Kanal D Ve Cnn Türk Binaları Yanı       

Orhun Göytan            (36)-Ekonomist, Acıbadem  

Muhammet Fazlı Demir (41)-İnşaat Firmasında Ar-Ge Sorumlusu, Üsküdar

İsmail Kayık (55)-Emekli, Kâğıthane                        

Mahmut Eşit (43)-Dönerci, İstanbul Sultangazi                  

Halit Yaşar Mine (28)-Uzman Çavuş, Mekanize Tugay Komutanlığı-İstabbul      

Halil İbrahim Yıldırım (15)-İşçi         Bayrampaşa/İst          

Ramazan Meşe (25)    Akom – Güzeltepe-İstanbul  

Erhan Dündar (21), Habibler

Engin Tilbeç (15), Hasdal Kışlası                   

Ramazan Sarıkaya (53)-Sivil            

Fatih Dalgıç (26)-Polis, Sabancı Polis Merkezi Amirliği     

Ferdi Yurduseven (28)-Kurye, Akşemseddin Viyadüğü                 

Hikmet Baysa (23)-İşsiz, Akşemseddin Viyadüğü               

  • Darbe Girişiminin Bastırılmasında Medyanın Rolü

Darbe girişimine karşı, medyanın bütüncül bir şekilde milli iradenin yanında yer alması, her türlü hukuksuz ve gayri meşru girişimi topluca lanetlemesi tarihimizde benzerine az rastlanılan bir durum arz etmiştir. Türkiye’nin darbelerle dolu siyasi tarihinde ana akım medya 27 Mayıs’tan 12 Eylül’e ve 28 Şubat’tan 27 Nisan’a uzanan darbe ve e-muhtıra silsilesinde önemli ölçüde darbecileri desteklemiş ve onların sözcülüğünü yapmıştır. 15 Temmuz tarihinde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminde ise medya özgürlüklerin, milletin, milli iradenin ve demokrasinin yanında yer alarak darbenin püskürtülmesinde çok önemli bir işlev yüklenmiştir.

Medyanın halkla aynı safta sergilediği bu onurlu duruş, hain darbe girişiminin akamete uğratılmasını sağlamış ve 15 Temmuz gecesinin kahraman bileşenlerinden birini teşkil etmiştir.

15 Temmuz Darbe Girişiminin Medyaya İlk Yansımaları

15 Temmuz gecesi Boğaz Köprüsü’nün askerler tarafından kapatılması, Ankara’da silah seslerinin duyulması, her iki şehirde jetlerin alçak uçuşlarla sorti yapması bir gerginlik ortamının oluşmasına ve insanların zihinlerinin karışmasına sebep olmuştur. İlk anda gelişen bu olaylar zincirlemesinin adı her ne kadar “darbe” olarak tanımlanmamışsa da, sosyal medya üzerindeki paylaşım yoğunluğu ve akıl yürütmeler, girişimin bir “darbe kalkışması” olabileceğine dair söylentileri beraberinde getirmiştir. Televizyon kanalları da bu süreçte olayın boyutunu çözmeye çalışmış, tam bu noktada saat 23.00’da hükümet kanadından ilk açıklama, A Haber ve NTV’nin canlı yayınlarına bağlanan Başbakan tarafından yapılmıştır. Başbakan Yıldırım bunun TSK içerisinde ana emir komuta zinciri olmaksızın yürütülen kanunsuz bir kalkışma olduğunu ifade etmiştir.

TRT’de Darbe Bildirisinin Okunması

Saatler 00.03’ü gösterdiğinde ise Türkiye için tarihi bir an yaşanmaktadır. O ana kadar darbe girişimin kapsamı ve başarıya ulaşma konusunda yüzeysel değerlendirmelerle bu işin imkansız olduğunu düşünen Türk halkı, bir grup FETÖ mensubu askerlerce TRT’nin işgali ve akabinde TRT’de okunan “darbe bildirisiyle” durumun vahametini düşünmeye başlamış ve medyanın anında haber verme gücünün vatandaşlar üzerinde bıraktığı travmatik etki söz konusu olmuştur. Daha sonra Bakan Süleyman Soylu, vatandaşlar ve sivil toplum örgütlerinin ortak hareketiyle darbecilerden arındırılan TRT, önemli mesajların yeniden topluma aktarıldığı, darbe sürecinin anbean takip edildiği diğer bir merkez haline gelmiştir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Facetime Üzerinden CNN Türk’e Konuşması

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanının nerede ve nasıl olduğunun kamuoyunca merak edildiği hummalı saatlerde CNN Türk’ün Ankara Temsilcisi Hande Fırat, son yılların en başarılı gazetecilik örneklerinden birisini sergilemiş, canlı yayına “facetime” uygulaması ile bağladığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sanal mikrofon uzatarak Erdoğan’ın çağrısını Türk vatandaşlarıyla buluşturmuştur.[88]

Diğer yanda da NTV, sürecin en hararetli anlarında siyasetçileri ve üst düzey askeri yetkilileri canlı yayınına bağlayarak konuşmalarına yer vermiştir. Siyasetçiler, 15 Temmuz gecesi darbe karşıtı ve milli irade vurgulu mesajlarını NTV canlı yayınlarından vatandaşlara iletmiş ve toplumsal bilincin oluşmasına katkı sunmuşlardır. Yayına katılan analistlerin yerinde tespitleri de topluma direnç vermiştir.

Darbecilerin Türksat’ı ve Görsel Medyayı Devre Dışı Bırakma Girişimi

İlk olarak TRT’de korsan bildiri okutan, fakat bunun yansımalarını hesaplayamayan ve darbeye geçit vermeyeceklerini açıktan dile getiren medya organlarının da katkısıyla başarısız olan darbeci unsurlar, daha sonra TÜRKSAT’a yönelmiş ve tüm yayın organlarını kesmek suretiyle medya ve halk arasında büyük bir duvar inşa etmeyi amaçlamış, bu amaç doğrultusunda TÜRKSAT yerleşkesini bombalamış ve helikopterden açılan ateş sonucu burada 2 personel şehit olmuştur.

Medyanın Darbeciler Tarafından Hedef Alınması

CNN Türk’ün yayını silah zoruyla kesilmeye çalışılmıştır. Kısa süre yayın yapılamaz hale getirilmiştir. Bunun yanında FETÖ mensubu askerleri taşıyan bir helikopter A Haber ve Sabah Gazetesinin bulunduğu binaya inmeye çalışmıştır.

Anadolu Ajansı

Anadolu Ajansı 15 Temmuz gecesi yoğun yayın/yayım faaliyetiyle ulusal haber kanallarını beslemiş ve doğru/güvenilir haber akışını sağlayabilmiştir. Ajans bu hayati önemine istinaden darbeciler tarafından ele geçirilmeye çalışılmıştır. Aynı şekilde DHA ve İHA da haber servisleriyle darbecilerin kanlı planlarını kısa sürede deşifre edilmesine destek sağlamış, toplumu doğru haberlerle besleyip, sürecin en iyi şekilde algılanmasını ve atlatılmasını sağlamıştır. 15 Temmuz gecesi mühim bir rol üstlenerek tüm medya kanallarını bir şekilde beslemeyi başarabilen haber ajansları, 15 Temmuz gecesinden sonra da, kanlı girişimi dünyaya en doğru ve güvenilir şekilde ulaştırmak konusunda önemli bir başarı göstermiştir.

Ayrıca, darbe girişimi gecesi camilerden sala okunması ve darbeye karşı direnme çağrısında bulunan Ülke TV ile yaptığı canlı yayın bağlantılarıyla darbe karşıtı bir tavır sergileyen NTV, CNN Türk ve diğer televizyon kuruluşları da darbe karşıtı bir atmosferin yaratılmasında ve halkın motivasyonunun ayakta tutulmasına katkıda bulunmuştur.

  • 15 Temmuz Darbe Girişiminin Uluslararası Boyutu

Türkiye Cumhuriyeti’nin çok partili hayata geçişinden günümüze uzanan siyasi tarihinin; aynı zamanda, ister doğrudan ister post-modern yöntemlerle olsun, darbeler tarihi olduğu tecrübeyle sabit bir gerçektir. Yine tecrübeyle sabit olan bir başka husus ise, söz konusu askeri darbelerin hemen hepsinde mutlaka uluslararası bir boyutun olduğu gerçeğidir. Bu durum, darbeler tarihimizin teşebbüs aşamasında kalan ancak en cüretkâr ve en kanlısı olarak kayıtlara geçen FETÖ'nün 15 Temmuz 2016 darbe girişimi için de geçerlidir.

Hem 15 Temmuz Darbe Girişimi öncesi, hem darbe girişimi gecesi, hem de daha sonraki günlerde ortaya çıkan belge ve bilgiler FETÖ’nün bu girişimi tek başına yapmadığı ve yapamayacağı, uluslararası farklı odaklardan doğrudan ya da dolaylı destek aldığı hatta bu örgütün başından itibaren dış bağlantılı bir proje olarak oluşturulduğu istikametindedir. Nitekim MİT eski müsteşarı Emre Taner’in "15 Temmuz sadece FETÖ’nün ve grubunun anlayışıyla realize edilmiş faaliyet olamaz, FETÖ’nün boyu kısa kalır. Arkasındaki ortak aklın, küresel aklın göz ardı edilmemesi gerekir" tespiti de bunu doğrulamaktadır.[89] Bulunduğu stratejik konum ve tarihi derinliği ile dengeleri değiştirebilecek güce sahip olan Türkiye’nin hiçbir zaman rahat bırakılmadığı/bırakılmayacağı açıktır.[90] Buna Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgenin son yüzyıldır paylaşım stratejilerinin odağında yer aldığı gerçeğini eklediğimizde durum daha iyi anlaşılacaktır. Türkiye’nin bağımsız ve çoklu alternatifler üreten bir dış politika geliştirmesi, uluslararası güç odaklarının yani küresel sermayenin ve egemenlerin çıkarlarıyla doğrudan çatışması anlamına gelmiştir.[91]

Aralık 2010’da "Arap Baharı" olarak tanımlanacak bölgedeki halk ayaklanmalarından Temmuz 2016’da Türkiye’deki başarısız askeri darbeye varan kaotik süreç; Ortadoğu’da bölgesel ve küresel aktörlerin dış politikalarının değişime uğradığı ve bölgesel rekabetin yoğunlaştığı bir zaman dilimini de ifade etmektedir. Bu açıdan, Türkiye’nin dış politikasındaki son yıllarda meydana gelen değişim Türkiye’deki iktidar ile uluslararası egemen güçlerin çatışma alanını genişletmiş ve derinleştirmiştir. Dolayısıyla 7 Şubat 2012’de dershanelerin kapatılmasıyla görünür hale gelen, 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan darbe girişimi ile de yeni bir hal alan FETÖ ile Hükümet arasındaki çatışmada iç politik nedenler olmakla beraber, uluslararası boyut çok daha önemlidir.[92]

Nitekim dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu FETÖ'nün bu dönemdeki rolünü, "2013 yılı Kasım ayından itibaren, halkın oyuyla hükümet kurmuş olan Başbakanı ve AK Parti’yi yıpratmaya yönelik içerde hükümet muhalifi dışarıda Türkiye muhalifi bütün güç odakları ile işbirliği yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmak pahasına yoğun bir karalama kampanyası başlatılmıştır" şeklinde açıklamaktadır.[93]

Öte yandan FETÖ'nün AK Parti iktidarıyla birlikte Türkiye’nin değişen dış politikasından rahatsızlık duyduğu alanları tespit, uluslararası egemen güçlerle bu örgütün nasıl birlikte hareket ettiğini anlamak açısından önemlidir. Bu açıdan bakınca FETÖ’nün müdahil olduğu ilk rahatsızlık alanının Filistin-İsrail sorunu olduğu söylenebilir.[94] Bu sorunun görünür hale gelmesinde ise “one minute” olayının ardından gerçekleşen Mavi Marmara hadisesi olup bu hadise, örgütün Türkiye’nin özgün ve etkin dış politikasından rahatsız olan çevrelerin kaygılarını tatmin etmeye yönelik en önemli çıkış anı olarak değerlendirilmektedir.[95] FETÖ elebaşı, Mavi Marmara hadisesini bu çevrelere verilecek mesaj için uygun bir fırsat olarak görmüş olmalı ki, İsrail'in uluslararası sulardaki kanlı baskınını, Amerikan Wall Sreet Journal gazetesine değerlendirirken "İnsani Yardım Vakfı"nı eleştirerek "İsrail'in onayı olmadan hareket etmek, otoriteye başkaldırıdır" demek suretiyle Birleşmiş Milletler kararlarıyla Filistin topraklarında işgalci olduğu sabit İsrail'i “meşru otorite” ilan etmiştir.[96] Davutoğlu'nun ifadesiyle FETÖ elebaşı bu çıkışıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine ve onun Başbakanı’na açık bir mesafe ve karşı duruş ortaya koyarak bir anlamda Türkiye’nin Filistin üzerinden kazandığı itibardan rahatsız olan çevrelere yönelik ‘alternatif arıyorsanız ben buradayım’ mesajı vermiştir”.[97]

FETÖ’nün AK Parti hükümetine karşı uluslararası güç odaklarına mesaj vermeye dönük saldırıları, Türkiye’nin Suriye ve İran politikalarında da görülür. Dönemin dışişleri bakanı ve eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu bu durumu şu şekilde ifade etmektedir:

Suriye ile geliştirdiğimiz yoğun ilişki, Brezilya ile birlikte imzaladığımız Tahran anlaşması, Türkiye-Suriye-Ürdün-Lübnan arasında gerçekleştirdiğimiz bölgesel işbirliği, Türkiye-Sırbistan-Bosna Hersek üçlü işbirliği mekanizması farklı gerekçelerle ABD, AB ve İsrail’deki bazı çevreleri rahatsız etmiştir. Hemen hemen bütün bu konularda bu yapının dış politikamızdan rahatsız olan çevrelerle eşgüdüm içinde eleştiriler getirmiş olması dikkat çekicidir. Önceleri Suriye ile girdiğimiz yoğun ilişkilerden rahatsız olan bu çevrelerin, Suriye rejiminin halkına zulmetmesi sonrasında bu kez de Suriye halkına sahip çıkan politikalarımızdan rahatsız olması ilginç bir örnek teşkil etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızı, şahsımı ve MİT Müsteşarımızı İran’ın çıkarları adına politika izlemekle, hatta İran ajanlığı gibi gerçek dışı olduğu apaçık ve ancak gülünç olarak vasıflandırılabilecek iddialarla suçlayan bu yapının Suriye politikası söz konusu olduğunda, Esad rejimini destekleyen İran ile aynı hatta buluşması dikkat çekicidir”.[98]

FETÖ, MİT tırları operasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin DAEŞ terör örgütüne yardım ettiği propagandası ile uluslararası güç odaklarının çıkarlarına hizmet etmeye devam etmiş ve devletin itibarını zedelemek ve uluslararası platformlarda elini zayıflatmak için her türlü gayreti göstermiştir.

Ancak yine de buraya kadar anlatılanlar, FETÖ ile uluslararası güç odakları arasındaki ilişkiyi, ya da bu ilişkinin boyutunu, Türkiye'ye karşı ortaklaşa operasyon yürüttükleri ihtimalini, 15 Temmuz Darbe Girişimi gecesinden başlayarak uluslararası camianın verdiği tepki kadar net ortaya koymamıştır. Zira 15 Temmuz 2016 günü Türkiye’de gerçekleşen başarısız darbe girişimi sonrası ABD ve Avrupa’da bazı çevrelerin darbeyi destekler tutumu örgütün uluslararası destek ve işbirliği boyutunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu bağlamda pek çok örnek vermek mümkündür. Ancak, Foreign Policy dergisinde yayınlanan “Türkiye’deki Darbe Niçin Başarısız Oldu” (Why Turkey’s Coup d’État Failed) başlıklı Edward Luttwak imzalı makale, bu açıdan en dehşete düşürücüsüdür. Analizinde ‘başarılı bir askeri darbe için ne gerekir?’ diye soran Luttwak birinci kural olarak ‘lider öldürülmelidir’ cevabını vermektedir. [99] Bu bağlamda yazar, Türkiye’deki darbenin başarısız olmasını da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öldürülemeyişine bağlamaktadır. Ne yazık ki pek çok örnekleri olan bu tür yazılar Türkiye’deki darbe girişimine dair analizler olmaktan çok uzaktır; daha ziyade Recep Tayyip Erdoğan karşıtı bir tutumu sergilemektedir.[100]

Darbe girişimi sırasında gösterilen “sessizlik”, “darbeden demokrasi çıkarmaya çalışacak” kadar darbe destekçiliğine dönüşmüş, girişimin başarısız olacağı anlaşıldığı andan itibaren de olayın bir “kurgu” olduğu propagandası yapılmaya başlanmıştır.[101] Batılı medya ve siyasi lider ve kanaat önderlerinin darbeye açıktan destek vermeye varacak kadar işbirliği içinde olmaları FETÖ’nün uluslararası bağlantılarının ne denli ve derin olduğunun en net örneklerini oluşturur. FETÖ elebaşının halen iade edilmemiş olması ve bu örgüte mensup kişilerin iltica taleplerinin teşvik edilip ilticaların da kolaylıkla kabul edilmesi bu bağlantının devam edeceği kanaatini güçlendirmektedir. Birtakım güç odaklarının bu örgütten beklentilerinin ve örgütün uluslararası kullanışlılığının henüz sona ermediği anlaşılmaktadır.

Ahmet Davutoğlu'nun ifadeleriyle "Batı’nın şarkiyatçı bir mantıkla 15 Temmuz gecesini, savunageldiği ortak insanlık değeri olarak kabul edilebilecek demokrasi ve hukuk düzenine bir müdahale değil, “demokrasi umudu” olarak görmesi ve yansıtması vahim olduğu kadar, FETÖ örgütünün uluslararası plandaki lobi çalışmalarının ve propagandasının başarısını ve desteklendiğini de gösterir niteliktedir".

 

[1] Darbecilerin TRT’de okuttuğu basın bildirisinin metnine şu linkten ulaşılabilir: Milliyet Gazetesi İnternet Sitesi, http://blog.milliyet.com.tr/27-nisan-e-muhtirasi-metni-ve-15-temmuz-darbe-bildirisi-metni-benzerlikleri/Blog/?BlogNo=537536, Erişim: 31.01.2017.

[2] Galip Mendi’nin 2 Kasım 2016 tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[3] http://www.osym.gov.tr/TR,3125/2010-kpss-lisans-egitim-bilimleri-testinin-iptali-17092010.html (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[4] http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/02/20100214-1-3.htm (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[5] http://www.milliyet.com.tr/2-yillik-ic-savasin-kronolojisi/dunya/dunyadetay/07.01.2013/1652039/default.htm (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[6] 6526 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 6/6/2014 tarih ve  28933 sayılı Resmi Gazete (Mükerrer).

[7] http://www.ysk.gov.tr/ysk/content/conn/YSKUCM/path/Contribution%20Folders/HaberDosya/2014CB-Kesin-416_d_Genel.pdf (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[8] http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/07/20160723M2.pdf (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[9] http://www.mgk.gov.tr/index.php/26-mayis-2016-tarihli-toplanti (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[10] “MGK'da flaş paralel yapı kararı: Terör örgütü olarak tescilini gerçekleştireceğiz”, Akşam Gazetesi İnternet Sitesi, http://www.aksam.com.tr/siyaset/mgkda-flas-paralel-yapi-karari-teror-orgutu-olarak-tescilini-gerceklestirecegiz/haber-519802 (Erişim tarihi: 27.01.2017).

[11]“FETÖ'nün işi YAŞ'ta bitecek!”, Sabah Gazetesi İnternet Sitesi, http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/07/12/fetonun-isi-yasta-bitecek (Erişim tarihi: 27.01.2017).

[12] Darbeye hazırlık süreci bölümü, genel olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/103583 Sayılı (Akıncı) İddianamesindeki ilgili bölümlerden özetlenerek derlenmiştir.

[13] Dr. Ergin Ergül’ün 3 Kasım 2016 tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[14] J.Gn.K.lığının 17 Temmuz 2016 tarihli ceridesi.

[15]Komisyonun 30 Kasım 2016 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Daire Başkanlığına gerçekleştirdiği yerinde inceleme ziyareti sırasında EGM Havacılık Daire Başkanı Uygar Elmastaşı’nın beyanına ilişkin dinleme tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[16] http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/388650.aspx (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[17] J.Gn.K.lığının 17 Temmuz 2016 tarihli ceridesi.

[18] Seyfullah Saldık’ın 17.11.2016 tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı

[19] J.Gn.K.lığının 17 Temmuz 2016 tarihli ceridesi.

[20] http://t24.com.tr/haber/kilicdarogludan-darbe-aciklamasi-demokrasimize-sahip- cikiyoruz,350162 (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[21] http://www.hurriyet.com.tr/darbe-girisiminin-oldugu-gece-kilicdaroglu-ankaraya-boyle-gitti (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[22] Mahmut Övür, “O gece Erdoğan’ın Konuşmasın Ne Oldu?”, Sabah Gazetesi İnternet Sitesi, http://www.sabah.com.tr/yazarlar/ovur/2016/11/19/o-gece-erdoganin-ilk-konusmasina-ne-oldu, Erişim Tarihi: 09.02.2017.

[23] Dışişleri Bakanlığı İnternet Sitesi, http://www.mfa.gov.tr/sayin-cumhurbaskanimizin-yaptigi-aciklama.tr.mfa, Erişim Tarihi: 09.02.2017.

[24] Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun Komisyona gönderdiği 29.11.2016 tarih ve 44096195-622-E.30594 sayılı yazı ekindeki A Haber televizyon yayını deşifreleri.

[25] http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/dakika-dakika-kabus-gibi-gece-1317042 (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[26] Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun Komisyona gönderdiği 29.11.2016 tarih ve 44096195-622-E.30594 sayılı yazı ekindeki NTV televizyon yayını deşifresi.

[27] Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun Komisyona gönderdiği 29.11.2016 tarih ve 44096195-622-E.30594 sayılı yazı ekindeki NTV televizyon yayını deşifresi.

[28] Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun Komisyona gönderdiği 29.11.2016 tarih ve 44096195-622-E.30594 sayılı yazı ekindeki NTV televizyon yayını deşifresi.

[29] Meclis olağanüstü toplandı! Ortak bildiri okundu, Milliyet Gazetesi İnternet Sitesi, http://www.milliyet.com.tr/4-parti-uzlasti--siyaset-2278924/, (Erişim tarihi: 31.01.2017)

[30] Darbe teşebbüsüne karşı tek ses için TBMM'de tarihi toplantı, NTV İnternet Sitesi, http://www.ntv.com.tr/turkiye/darbe-tesebbusune-karsi-tek-ses-icin-tbmmde-tarihi-toplanti,MCxVvwua_E-10p_op2_nDQ, (Erişim tarihi: 31.01.2017)

[31] Dr. Ergin Ergül’ün  09 Kasım 2016 tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[32] TC Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğince hazırlanan “15 Temmuz Darbe Girişimi ve Milletin Zaferi” adlı Kitapçık, Ağustos 2016, Ankara.

[33] http://www.hurriyet.com.tr/havada-21-saat-24-dakika-generallerin-savasiDeniz ZEYREK (10 Ağustos 2016) (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[34] http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/387154.aspx (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[35] http://www.ensonhaber.com/donanmada-darbe-gecesi-2016-07-18.html (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[36] http://www.milliyet.com.tr/gemilere-kritik-mesaj-gundem-2281294/ (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[37] http://www.yenisafak.com/gundem/ankarada-jetlerden-alcak-ucus-2494678 (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[38] http://www.dha.com.tr/cinnetin-perde-arkasi_1281463.html (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[39] http://t24.com.tr/haber/mit-mustesarliginin-bulundugu-yenimahallede-helikopterden-ates-acildi,350142 (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[40] http://www.karar.com/gundem-haberleri/hsyk-danistay-ve-yargitay-uyeleri-hakkinda-gozalti-karari-188522 (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[41] http://t24.com.tr/haber/aa-ekipler-feto-mensuplarini-etkisiz-hale-getirmek-icin-genelkurmay-baskanligina-operasyon-duzenleyecek,350272 (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[42] J.Gn.K.lığının 17 Temmuz 2016 tarihli ceridesi.

[43] Mahmut Karaaslan’ın 2 Kasım 2016 tarihli tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[44] Arif Çetin’in 9 Kasım 2016 tarihli tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[45] Mehmet Celalettin Lekesiz’in 8 Kasım 2016 tarihli tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[46] Mine Özer’in 23 Kasım 2016 tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[47] TC Anadolu Ajansı Yayınları “Dakika Dakika FETÖ’nün Darbe Girişimi” (Kitap) 21 Temmuz 2016 İstanbul

[48] TC Anadolu Ajansı Yayınları “Dakika Dakika FETÖ’nün Darbe Girişimi” (Kitap) 21 Temmuz 2016 İstanbul

[49] http://www.haberler.com/istanbul-da-bogazici-koprusu-nde-darbe-girisiminde-8613298 (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[50] http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/cumhurbaskani-erdoganin-ucagi-havada-isim-degistirdi- (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[51] http://aa.com.tr/tr/turkiye/bogazici-koprusu-kismen-trafige-acildi/608671 (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[52] J.Gn.K.lığının 17 Temmuz 2016 tarihli ceridesi.

[53] Mustafa Çalışkan’ın 1 Kasım 2016 tarihli tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[54] T.C. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunun 2016/2090 numaralı İddianamesi.

[55] TC Anadolu Ajansı Yayınları “Dakika Dakika FETÖ’nün Darbe Girişimi” (Kitap) 21 Temmuz 2016 İstanbul.

[56] TC Anadolu Ajansı Yayınları “Dakika Dakika FETÖ’nün Darbe Girişimi” (Kitap) 21 Temmuz 2016 İstanbul.

[57] İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının İddianamesi  Sor. No: 2016/61972,  Esas No: 2016/32706, İdd. No: 2016/2090.

[58] Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı Sor. No:2016/4413, Esas No:2016/2670, İdd. No:2016/267.

[59] “Milletimizin emaneti Gazi Meclis tek yürek görevinin başında”, Meclis Bülteni, Sayı: 215 (Temmuz 2016), s.7.

[60] A.g.e., s. 8.

[61] A.g.e., s. 8.

[62] A.g.e., s. 8.

[63] A.g.e., s. 8.

[64] A.g.e., s. 11.

[65] A.g.e., s. 11.

[66] A.g.e., s. 11.

[67] A.g.e., s. 11.

[68] A.g.e., s. 64-65, 76-77.

[69] Merkez Strateji Enstitüsünün FETÖ Darbe Girişiminin Askerî Analizi Rapor-016 A (inceleme) 29 Temmuz 2016, s.1.

[70] İlker Başbuğ’un 3 Kasım 2016 tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[71] İlker Başbuğ’un 3 Kasım 2016 tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[72] İlker Başbuğ’un 3 Kasım 2016 tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[73] İlker Başbuğ’un 3 Kasım 2016 tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[74] http://www.stratejidusunce.org/Detay/Haber/1001/amaclari-ve-neticeleriyle-15-temmuz-darbe-girisimi.

[75] Türk Silahlı Kuvvetlerinin darbenin bastırılmasına yönelik müdahalelerine ilişkin daha ayrıntılı bilgi için bkz. Darbe Girişiminin Bastırılmasına İlişkin Faaliyetlerin Kronolojisi Bölümü.

[76] Emniyet güçlerinin darbenin bastırılmasına yönelik müdahalelerine ilişkin daha ayrıntılı bilgi için bkz. Darbe Girişiminin Bastırılmasına İlişkin Faaliyetlerin Kronolojisi Bölümü.

[77] Mehmet Kılıçlar’ın 02 Kasım 2016 tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[78] http://m.habertürk.com/gündem/haber/1302642-ikinci-kalkışma-çok-yakında- diyen-Atilla-uğur-teke-tekte-konuştu (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[79] Jandarmanın darbenin bastırılmasına yönelik çalışmalarına ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. Darbe Girişiminin Bastırılmasına İlişkin Faaliyetlerin Kronolojisi Bölümü.

[80] Milli İstihbarat Başkanlığınca Komisyona gönderilen 22.05.2017 tarih ve 10.000.06.000.105.2/50-97549206 sayılı cevabi yazı. 

[81] 15 Temmuz: Yüzyılın İhaneti Yüzyılın Zaferi, Adalet Bakanlığı.

[82] İstanbul Emniyet Müdürlüğünün 28/11/2016 tarih ve 41393 sayılı yazısı.

[83] http://www.aksam.com.tr/guncel/kadir-topbas-17-belediye-calisani-sehit-oldu/haber-533701 (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[84] İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 28/11/2016 tarih ve 207830 sayılı yazısı.

[85] KalkışMA Habercilerin Kaleminden 15 Temmuz- Türkiye Haber Kameramanları Derneği- Umuttepe Yayınları 1. Baskı Kasım 2016- Sayfa 44.

[86] KalkışMA Habercilerin Kaleminden 15 Temmuz- Türkiye Haber Kameramanları Derneği- Umuttepe Yayınları 1. Baskı Kasım 2016- Sayfa 19, 28, 89, 180.

[87] KalkışMA Habercilerin Kaleminden 15 Temmuz- Türkiye Haber Kameramanları Derneği- Umuttepe Yayınları 1. Baskı Kasım 2016- Sayfa 45.

[88] Hande Fırat’ın 16.11.2016 tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı.

[89] Emre Taner’in 9 Kasım 2016 tarihli Dinleme Tutanağı, TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı

[90] Ahmet Davutoğlu’nun Komisyona sunduğu 09.01.2017 tarih ve 104997 sayılı cevabi yazısı.

[91]Kansu Yıldırım (2016) “Darbe teşebbüsünün uluslararası boyutu üzerine”  http://www.birgun.net/haber-detay/darbe-tesebbusunun-uluslararasi-boyutu-uzerine-121495.html

[92] İsmail Sarı, "Bir Darbenin Anatomisi; Türkiye'deki Askeri Kalkışmanın Uluslararası Boyutu ve Etkileri", http://www.iramcenter.org/bir-darbenin-anatomisi-turkiyedeki-askeri-kalkismanin-uluslararasi-boyutu-ve-etkileri/ (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[93] Ahmet Davutoğlu’nun Komisyona sunduğu 09.01.2017 tarih ve 104997 sayılı cevabi yazısı.

[94] İsmail Sarı,"Bir Darbenin Anatomisi; Türkiye'deki Askeri Kalkışmanın Uluslararası Boyutu ve Etkileri", http://www.iramcenter.org/bir-darbenin-anatomisi-turkiyedeki-askeri-kalkismanin-uluslararasi-boyutu-ve-etkileri/ (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[95] Ahmet Davutoğlu’nun Komisyona sunduğu 09.01.2017 tarih ve 104997 sayılı cevabi yazısı.

[96]http://www.ntv.com.tr/dunya/fethullah-gulen-israilden-izin-almaliydilar,kIC_HTknIEavwlzh-VOxdg; (Erişim tarihi: 27.01.2017) Öte yandan söyleşiyi gerçekleştiren gazetecinin verdiği ilginç bir ayrıntı, Daha o zamandan 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye'de olacakların habercisi gibidir. Gazetecinin aktardığına göre; FETÖ elebaşının evindeki koridorda büyük bir Türkiye haritası, Kuran'dan bir ayet ve Boğazdan geçen bir Türk F-16.sının resmi bulunmaktadır.

[97] Ahmet Davutoğlu’nun Komisyona sunduğu 09.01.2017 tarih ve 104997 sayılı cevabi yazısı.

[98] Ahmet Davutoğlu’nun Komisyona sunduğu 09.01.2017 tarih ve 104997 sayılı cevabi yazısı.

[99] http://foreignpolicy.com/2016/07/16/why-turkeys-coup-detat-failed-erdogan/ (Erişim tarihi: 23.07.2016).

[100] İsmail Sarı, "Bir Darbenin Anatomisi; Türkiye'deki Askeri Kalkışmanın Uluslararası Boyutu ve Etkileri", http://www.iramcenter.org/bir-darbenin-anatomisi-turkiyedeki-askeri-kalkismanin-uluslararasi-boyutu-ve-etkileri (Erişim tarihi: 27.01.2017)

[101] Bu konudaki en ayrıntılı çalışma için bkz. Zeynep Yapar, “15 Temmuz 2016 darbe girişimi uluslararası basının tutumu raporu” http://kadem.org.tr/15-temmuz-2016-darbe-girisimi-uluslararasi-basinin-tutumu-raporu (Erişim tarihi: 27.01.2017).

<< FETÖ'NÜN SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ OLDUĞUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMEDARBE GİRİŞİMİ SONRASI ALINAN ACİL TEDBİRLER >>


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000