Prof. Yasin Ceylan: Gençler arasında deizmin yaygınlaşması normal

28.08.2017 - 04:45 | Güncelleme:

Muhafazakâr gençler arasında deizm yaygınlaşıyor mu? ODTÜ Fel­sefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Yasin Ceylan Gazete Habertürk'ten Kübra Par'a konuştu

Muhafazakâr gençler arasında deizm yaygınlaşıyor mu? Geçtiği­miz hafta pek çok yazarın köşesine taşıdığı bu iddia, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından çıkarılan aylık ‘Diyanet’ dergisinin ağustos sayısında “Deizm, Ateizm, Nihi­lizm Kıskacında İnsanlık” konu­sunun işlenmesinin ardından alevlenmişti.

Peki deizm nedir? Gençler ara­sında gerçekten böyle bir eğilim var mı? Türkiye’de ve dünyada semavi dinlere sempati azalıyor mu? Bütün bu soruları ODTÜ Fel­sefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Yasin Ceylan’a sordum.

Böyle hassas bir konuyu konuş­mak için Prof. Ceylan’ı seçmemin sebebi, onun her iki kesimin yani hem ilahiyatçıların hem de felsefe­cilerin iddialarını derinlemesine bilen bir isim olması. Çocuklu­ğunda klasik medrese eğitimi almış, imam hatip ve İlahiyat’ta okuduktan sonra felsefeye yönel­miş, Edinburg’da felsefe doktorası yaptığı günlerde İslam’ı sorgula­maya başlamış ve sonunda deizmi seçmiş bir isim Yasin Ceylan. İngi­lizce, Arapça ve Farsça’ya hâkim; “Bilim, Din ve Felsefe”, “Felse­feci Gözüyle İnanmak”,”Tanrı’ya İnanmak veya İnanmamak” gibi onlarca makaleye imza atan bir akademisyen olarak konuya yak­laşımı, özellikle de İslam ve Müs­lümanlığın bugünkü dünyadaki karşılığı üzerine sözleri tartışma yaratacak cinsten...

Bu röportajı yapmamın, kendisinin görüşlerine tamamen katıldığım anlamına gelmediğini özellikle belirterek yorumu okurlara bırakıyorum...

PROF. YASİN CEYLAN: BATI'DA DA HIRİSTİYANLIKTAKİ TANRI'YI KABUL EDEN ÇOK AZ KİŞİ KALDI

Dindar muhafazakâr gençler arasında deizmin yükseldiği öne sürülüyor. İmam hatip ve İlahiyat mezunu bir felsefeci olarak bu tartışmalara nasıl bakıyorsunuz?

Deizm, tüm evrenin gerisinde hareket veren bir güç olduğuna inanan bir Tanrı inancıdır. Ancak bu Tanrı insanların ilişkilerine karışmaz. Sadece ilk hareketi verir, dolayısıyla bir elçi göndermez, kut­sal kitap göndermez. Yasaklar koymaz. Bir Tanrı vardır ama sadece evrene baş­langıç hareketi veren bir kudrettir. Gençle­rin neden deizme yön­lendiğiyle ilgili ben bir araştırma yapmadım ama Batı basınında da bu tür makaleler çıkıyor. Kutsal kitap­lardaki metinlerin bilimlerle çeliştiğine inananların sayısı arttı. Batı’da, modern çağda artık geleneksel Hıris­tiyanlık inancındaki Tanrı’yı kabul eden, kiliselere giden çok az kişi kaldı.

Gençlerin arasında deizmin yay­gınlaşmasını neye bağlıyorsunuz?

Bunu Sami dinlerinin kısıtlayı­cılığına, insan zihnini belli kalıp­lara sokmasına bağlıyorum. İnanç devri kapandı, insanlar artık bil­giyle hareket etmek istiyorlar. İnancın yerini bilgi ve sorgulama aldı. “Hayır ve şer hepsini Tanrı yaratmış” diyorlar. Birçok rasyo­nel insan “Peki, şer’i niye yaratmış olsun, bu kötülüklerin gerisinde niye Tanrı olsun” diye soruşturu­yor ve sonunda Semavi dinlerdeki Tanrı’ya karşı sempatisini yitiriyor. Hıristiyanlıkta da, İslam’da da böyle oldu. İnsanlar rasyonelliğin daha güçlü olması sebebiyle Sami dinle­rindeki Tanrı’dan uzaklaşıyorlar.

İSLAM’IN BATI TİPİ MEDENİYET KURMA İHTİMALİ YOKTUR’

Türkiye’deki gençlerin deizme meyletmesinde İslam dünyasının içinde bulunduğu durumun da etkisi olabilir mi? 

İslam medeniyeti diye bir iddia söz konusuysa, o medeni­yet Batı dünyasının tanımladığı bir medeniyet olamaz, çünkü o medeniyetin unsurları daha çok öbür dünyaya yöneliktir. Şimdiki İslam dünyasının 100 yıl öncesin­den daha iyi olduğunu mu sanı­yorsunuz, hiç iyi değil. Yüzyıl önce İslam dünyası başta Osmanlı olmak üzere, galip güçler tarafın­dan paramparça edildi. Aradan yüz­yıl geçti, 50’ye yakın İslam ülkesi var, hangisi ne yapıyor? Özellikle bu son zamanlarda tekrar dini kim­liğe, eğitimde dini kavramlara, başarılı gençlik yerine dindar genç­liğe dönüş ideali var ve bu çok yan­lış. Böyle bir gençliğin Amerika, Avrupa gençliği ile yarışabilmesi size makul geliyor mu?

Ne ilgisi var?

Çünkü Müslüman dünya mut­luluğu peşinde değildir, öbür dünya mutlu­luğu peşindedir. Ben 14 yaşımdayken Kuran-ı Kerim’i Arapça tefsirle­rinden okuyan bir insa­nım. İslam metinlerinin nasıl bir dünya görü­şünü sunduğunu iyi bilirim. İmam hatipte okudum, medreseden geliyorum, İslam’ın ön gördüğü dünya, öbür dünyaya yatırımdır, buraya geçici bakar. Dünya mutluğu ikinci plandadır, asıl mutluluk ertelenmiş mutluluktur. Bununla ilgili, “Burası öbür tarafın tarlası­dır, ne ekersen onu biçersin” gibi birçok hadis var. Bir insanın zih­ninde bu varken neden bu dünyada bu kadar başarılı olsun? Yatırımı öbür tarafadır. İslam’ın Batı tipi bir medeniyet kurma ideali yoktur, ihtimali de yoktur. Batı medeniye­tinde, bilim, sanat, edebiyat, refah, neşe, şiir falan var. İslam böyle bir toplum öngörmüyor. Ben de iddia ediyorum ki dünya mutluluğu olmadan başarı olmaz, dünya mut­luluğu olmadan ahlak da olmaz. Mutsuz insan ahlaklı olamaz, seve­mez. Mutsuzlar arasında dayanışma da olamaz.

Ya o insanlar ahrete çalıştık­ları için mutlularsa?

İnsan tabiatına aykırıdır, insan tabiatı bu dünyaya yönelik mut­luluk ister. Dünyasını mükem­melleştirmeyen insan kim olursa olsun mutsuzdur. Dünyevi mut­luluk, başarı ve ahlakın temelidir. Dünya mutluluğunu by-pass eden herhangi bir düşünce, din, rejim, insanlığa zarar verir.

Ama İslam âlimleri, “Hem dünya hem ahiret için çalışın” der.

Bu bir safsatadır. Her ikisini bir arada yapmak mümkün değildir. O yüzden Müslümanların çoğu ikir­ciklidir. İçten içe refahı, dünyayı, hazları ister ama zihindeki değerler onları günah sayar, öbür tarafı ister. İçi dışı bir olmayan insan olurlar.

ATATÜRK DEİST MİYDİ?

Yaşar Nuri Öztürk, deizmin dine değil dinciliğe karşı oldu­ğunu söylemişti. Tarihteki iki önemli deistin İmam-ı Azam ve Atatürk olduğunu savunuyordu. Bu iddialarına ne diyorsunuz?

Yaşar Nuri Öztürk şahsen tanıdı­ğım bir teolog, çok zeki, çok bilgili bir kişiydi. İslam’ı çeşitli yönlerden analiz edip modern hayata uygun hale getir­meye çalışıyordu. Ancak bir eksiği vardı; Batı dünyasını pek bilmiyordu. Batı’dan gelen unsurların da İslam’da karşılıkları varmış gibi tuhaf yorum­lar yaptı.

Peki deizm konusunda söy­lediklerine hak veriyor musunuz?

Hayır. Atatürk deist olabilir de İmam-ı Azam neden deist olsun. İmam-ı Azam teisttir, İslam’ın Tan­rı’sına inanan bir kişidir. İslam’ı yorum­lamıştır.

PROF. YASİN CEYLAN: ATATÜRK HÜR DÜŞÜNCELİYDİ, MEVCUT SİSTEMDEN GELEN DEĞERLERE İTİBAR ETMEZDİ

Atatürk deist olabilir” dediniz. Bu bir yorum mu yoksa bilgi mi?

Özel olarak araştırmadım ama sözlerinden, yaşam biçiminden anladığımız kadarıyla pozitivist aydınlanmaya inanan, birçok Fransızca kitap okumuş olan, Batı’yı etrafımızdaki insanların çoğundan iyi anlayan bir insandı. Ateist miydi, deist miydi bilmiyorum ama dini yaşama pek itibar etmezdi. Hür düşünen bir insandı. Bu tür insanlar zaten değerleri kendileri koyarlar, mevcut sistemden gelen değerlere fazla itibar etmezler. Atatürk böyle bir kişiydi, herhangi bir Müslüman değildi. Halkın önünde rakı içecek kadar kendini serbest gören, tarikatları, tekkeleri kapatan, medeni hukuku getiren, şeriatın modern zamanlara pek uygun olmadığını düşünen bir adamdı.

DİNİ ÇOK ÖVEN KİTAPLAR OKUYA OKUYA DİNE KARŞI BAKIŞIM DEĞİŞTİ’

Her deist aynı zamanda bir ölçüde de agnostiktir” tezine katılır mısınız?

Bir bakıma öyledir. Agnostik, “Bilmiyorum” deyip aradan çıkmaktır. “Benim yeteneklerim, aklı havsalam bunu anlamaya, idrak etmeye muktedir değildir” deyip, biraz haddini bilmektedir. Agnostizmin de yine bu asrın cereyanlarından olduğunu söyleyebiliriz.

Siz de kendinizi ‘deist’ olarak adlandırıyor musunuz?

Tanrı hakkında bazı fikirlerim var. Tanrı tarif edilemez. Kutsal kitaplar da, “Ne düşünürsen o değildir” diye yazar. Tanrı’yı reddeden kimse­ler Tanrı’nın bizzat varlığını reddeden değil Tanrı tariflerini reddeden kimselerdir. Çünkü her türlü Tanrı tarifi ve tasviri yanlış ve eksiktir. Benim Tanrı anlayışım, büyük filozof Spinoza’nın Tanrı anlayışına yakındır. Biraz da tabiiyyuna yakın olduğumu söyleyebilirim. Evrenin varlığının son­suzluğuna, ebediyetine inanıyorum. Evren bir nesne değildir ki kimin yarattığını konuşalım. Evrenin gerisine insan aklı yetmez.

İlahiyat okumuştunuz, İmam hatip mezunuydunuz, İslam’a çok hâkimdiniz. Dine dair düşünceniz ne zaman değişti?

Edinburgh’da teoloji-felsefe ilişkisi üzerine doktora yaparken din karşıtı bir şey okumadan dini tavrım değişti. Daha ziyade, dini çok öven kitaplar okuya okuya dine karşı bakışım değişti diyebilirim. Bu da 30’lu yaşlarda başladı, git­tikçe derinleşti ve felsefi tavır haline geldi.

PROF. YASİN CEYLAN: FELSEFEYE GİREN İMANDAN KOPAR, DİNLE ALAKASI KALMAZ

İlahiyat okuduktan sonra kariyerini felsefeye adamış bir akademisyensiniz. İslam’la fel­sefe arasında öteden beri gelen bir gerginlik olduğunu söyleyebi­lir miyiz?

Evet, ikisi arasındaki ilişki sorunlu­dur. İslam tarihinin ikinci asrından iti­baren felsefe Müslüman düşünürlerin zihnine girmişti. Birçok eser Yunan­ca’dan veya daha çok Süryanice’den Arapça’ya çevrilip okunmuştu. Bu seküler bir cereyandı ve yüksek sevi­yede kabul gördü; Farabi, İbn-i Sina, Ebubekir Zekeriya Razi gibi birçok filozofun yetişmesine sebep oldu. İbni Sina ve Farabi kendilerini tamamen felsefeye verdiler. Birçok dini kavramı da felsefi açıdan ele aldılar. Tabii bun­lar problem yarattı. 11. asırda Gazzâli geldi, bu kişilerin dinden saptıklarını ve bu sapkınlıkla küfre girdiklerini söy­ledi. Tahafüt al-Falasifa adlı eserinde filozofları eleştirdi ve felsefeyi dine zarar veren bir disiplin olarak ortaya koydu. Buna karşılık İbn Rüşd, yakla­şık bir asır sonra, “Tehafütü’t-tehafüt” (Tutarsızlığın Tutarsızlığı) adlı kitabı yazdı ve “Aslında Kuran-ı Kerim’de felsefi düşünceyi savunan birçok ayet vardır” deyip Gazzâlî’yi eleştirdi. Zaman içinde Gazzâlî’nin kitabı çok etkin oldu, İbn Rüşd’ünki ise olmadı. İbn Rüşd’ün, “Bir hakikat birliği var; ya inançla ya da felsefi tefekkürle yakla­şırsın ama hakikat değişmez” gibi bir iddiası var. Ama bana göre felsefe ile inancı birbirinden ayıran Gazzâlî daha doğru şeyler söylüyor; felsefe ayrıdır, inanç sistemi ayrıdır. Aynı şeyleri söy­lemezler. Felsefe hakikatin peşindedir, inanç sisteminde ise hakikat aranmaz.

Öyleyse felsefeyle ilgilenen­ler İslami açıdan küfre girmiş olur mu?

Felsefeye giren zaten geleneksel imandan kopmuştur; rasyonellik ağır basmıştır, inançlarında şüphe ortaya çıkmıştır. Şüphe ile iman da yan yana kalamaz. Felsefi düşünceyi dinin hiz­metine sokmaya çalışanlar da var ama onlar felsefeci değildir. Onlar felsefi araçları din için kullanıyorlardır. Fel­sefenin içinde olan kimselerin dinle, inançla fazla bir alakaları kalmaz, şüp­heci olurlar. Konformist olamazlar.

Sizin yaşadığınız da bu muydu?

Ben teologdan ziyade, bir felsefeciyim. Felsefe dersi veren ve felsefe yapan biriyim, dolayısıyla benim teolog vasfım kalmamıştır. Ama teoloji eğitimi gördüğüm için o alana profesyonelce bakabiliyorum. Batı düşüncesini merak ettim. Yıllarca ortaçağ felsefesi dersi verdim. Batı filozoflarının kitaplarını okudum ve o isimlerden etkilendim. felsefecilerin cenahına kaydım ve teologları da karşımda buldum. Onlarla konuşmayı seviyorum ama onlar beni pek sevmezler. (Gülüyor)

PROF. YASİN CEYLAN: EN BÜYÜK SORUN İSLAM’IN NE OLDUĞU

Halk dindarlığıyla İslami elitlerin İslam’ı arasındaki makas ne kadar açık, aynı dine mi inanıyorlar, yoksa artık herkesin kendi realitesi mi var?

İslam dini 14 asır içerisinde farklı şekillerde yorumlandı. Tek bir otorite olmadığı için herkes kendi tarafına çekiyor. Bugünkü IŞİD militanları dinsizlerle, ateistlerle, şeriatla yönetilmeyen toplumlarla mücadele etmeyi ayetlere dayandırıyor. Bu ayetleri yorumlayan Seyyid Kutub gibi kimselerin eserlerini referans göstererek bu tür hareketlere başvuruyorlar. Diğer taraftan da pasifist, İslam’ı barışçıl yaşayan Anadolu halkı var. Namazını kılar, orucunu tutar, kimsenin dinine imanına karışmaz. İslam, Anadolu’ya gelirken oradaki mevcut inançları ve pratikleri yok etmedi. Arap Yarımadası’nda da İslam’dan sonra Cahiliye döneminden kalma her şey alt üst olmadı. Evlenme boşanma ritüelleri aynen kabul edildi. Dolayısıyla, bir din komple her şeyi değiştirmez. Anadolu’ya gelen İslam da oradaki yaşam modelini tamamen değiştirmedi.

Bugün Anadolu’da yaşanan din anlayışı ile din âlimlerinin din anlayışı arasında bir açıklık var mı yani?

IŞİD ortaya çıkıp Irak bölgesine girince Türk bir ilahiyat profesörü, “IŞİD’in bugüne kadar İslam’a aykırı yaptığı hiçbir şey yok” demişti. Enteresan değil mi?

Cihatçı Selefiliğin İslam’da yeri var mı?

Bunların dayandıkları birçok hadis var, ne diyebiliriz? İslam’ı fevkalade barışçıl bir din ola­rak görenler olduğu gibi mücadeleci, cihatçı olarak gören anlayışlar da var.

Sizce hangisi gerçek İslam?

İşte en büyük sorun İslam’ın ne olduğu­dur. 2013’te, dönemin Cumhurbaşkanı Abdul­lah Gül ile görüşüp ona bir teklifte bulundum. “Kendi himayenizde İslam ulemasını İstanbul’da bir araya getirin. Bu kişiler de 10 gün tartışıp bir manifesto yayınlasınlar” dedim. Çünkü birçok yorum var. İslam’ın ne olduğuyla ilgili bir kaos yaşanıyor. Bir kulağından girip diğerinden çıktı. Kimse “Bu doğru, bu yanlış” diyemiyor. Kimisi geleneği esas alıyor, kimisi de Kuran bugün inmiş gibi yorumlar yapıyor. İslam’ın modern unsurlar karşısında tavrının ne olduğunu tam olarak bilmemiz mümkün değil.

İSLAM EVRENSEL İDDİALARDAN VAZGEÇECEK’

Bu anlamda İslam’ın aydınlama çağı yaşandı mı yoksa böyle bir ihtiyaç halen önümüzde duruyor mu?

İslam’ın yabancı kültürle ilk karşılaşması 8. asır ve 12. asır arasında Eski Yunan ve Pers kül­türü ile oldu. O karşılaşmadan büyük bir sentez çıktı; İslam felsefesi, İslam kültürü bu karşılaş­manın ürünüdür. Ama İslam uleması bunu red­detti. “Bunlar İslam’a aykırı şeylerdir. O zamanki filozoflar, şairler İslam’dan sapmışlardır. O kültürü reddediyoruz” dediler. Hıristiyanlık gibi bir refor­masyon İslam’da mümkün görünmüyor. Modern çağ kendini gençliğe hissettiriyor. Bunun İslam âlemine etki­sini de görüyoruz. Bir insan hem Müslüman kalıp, hem de modern yaşayabilir mi?

Yaşayamaz mı? İslam bundan sonra bir aydın­lanma dönemi geçi­remez mi?

İslam bireysel ter­cih haline dönüşüp evrensel iddialar­dan vazgeçecek. Din kamusal alanda bir faktör olmaktan çıkıp birey­sel alana kayacak, bireyin kendi iradesi ve ona uygun yaşam biçimiyle sınırlanacaktır. Toplumsal hayatta kültür ve yaşam unsuru olmaktan çıka­caktır. Bunu Batı medeniyeti dayatacaktır. Bu aydınlanma zorla olacaktır. İslam uleması, “Gelin bir şeyler yapalım, 14. asır bugünkü yaşam biçi­minden çok farklı, bir sentez yapalım” demeye cesaret edemeyecektir. Modern yaşam biçimi kendini empoze edecektir ve İslam zoraki olarak bireysel tercihe doğru itilecektir.

İslam’ın şu anki meselesi yeniden kaynaklara dönüş mü yoksa kaynaklardan kopuş mu? Yüzlerce yıl modern dünya ile karşılaşmaların ürettiği yeni sorulara yeni cevaplar üretme ihtiyacı şu an nasıl tezahür ediyor?

Modern yaşayan, seküler dünyanın normlarını kabul eden, dünya mutluluğunun peşinde olan ahiret hayatını bir kenara iten bir sürü Müslüman vardır. Bunlar zaten kaynaktan kopmuşlardır. Bir de kaynağa bağlı kalmak isteyenler vardır, onlar da zorluk içerisindedirler. Modern hayatın gerekleriyle İslami kaynaklardan gelen normlar arasında bir uçurum gördükleri için ne yapacaklarını bilemeyenlerdir. O kaynaklara dönüş ile modern insana bir yaşam biçimi öneremeyeceklerdir.

Ya “Hadisleri bir kenara bırakalım, sadece Kur-an’ın kendisine bakalım” önermesi?

Yetersizdir, hadisleri nasıl bir kenara bırakalım? Kaç nesil hadisleri nakletmiş büyük bir literatür var. Kur’an tüm asır için geçerli prensipleri ortaya koyuyor da hadisler koymuyor. Kur’an ayetlerinin geliş sebebi, Esbab-ı Nüzül denilen bir tefsir var. Hangi ayet hangi şartlarda indiğini yazıyorKur’an’daki ayetler o zamanki Mekke ve Medine’de yaşayan insanların yaşam biçimini yansıtıyor. Dolayısıyla 14 asır sonra başka yabancı bir medeniyetin etkisi altında yürütmeye çalışmak mümkün değildir. Bunun tek çıkar yolu inancı bireyin, bireysel iradesine bırakmak. Aksi halde eğitimde, hukukta, sosyal ortak değerlerde bir unsur olarak kabul etmek fevkalade zorluk çıkarır.

Bu anlamda bireylerin dini anlamaktaki çıkış yolu kaynaklara dönüş mü olmalı yoksa kaynaklardan kopuş mu?

Birey kaynaklara dönemez, nasıl dönsün? İlahiyatçılar bile kaynaklara dönemiyor. O kaynaklara uygun olsun olmasın, çağdaş yaşamın gereklerini yerine getirecektir. Eğitimde, sosyal yaşamda namaz vakti herkesin camiye gitmesi, dükkânların kapanması; kutlu doğumun herkes tarafından kutlanması gibi şeyler zamanla önemini yitirecektir. Din bireysel alana kayacak, insanın iç dünyası olarak sınırlanacak.

Peki, bu bir yozlaşma olarak da yorumlanabilir mi?

Yozlaşmadan ziyade radikal bir değişim­dir. Yeni medeniyetin şartlarını kabullenmektir. Başka türlü yaşayamazsın. Başka ülkeye git­tiğinde nasıl abdest alacaksın, nerede namaz kılacaksın, çalışan insan nasıl o kadar saat aç kalacak, o kadar vergi ödeyen adam nasıl zekât ödeyecek? Bunlar zamanın kodlarıydı, zaman geçtikçe de bu kodlar zoraki olarak değişmiştir. Dolayısıyla İslam ulemasının İslam’ı aktif bir din olarak toplumsal hayatta uygulanan kodlar ola­rak istemeleri bana göre zor bir irade biçimidir.

PROF. YASİN CEYLAN: EN FAZLA SAVAŞ MÜSLÜMAN-MÜSLÜMAN HIRİSTİYAN- HIRİSTİYAN ARASINDA OLMUŞTUR

Genel anlamda Şii ve Sünni ayrımı mezhepsel ayrılık yeterince kapsayıcı mı yoksa bugün bunların altında yüzlerce anlayış ve fraksiyondan söz edilebilir mi?

İnsanlık tarihinde dine inananlar ve inanmayalar arasında savaşlar pek olmamıştır. Olmuşsa da nadirdir. Çok az zaiyat vardır. En çok ölen, öldürülen dinler arasındaki savaşlardadır. Hıristiyan ve Müslümanlar arasındaki savaşlardan fazlası Müslüman-Müslüman, Hıristiyan-Hıristiyan mezhepler arasında olmuştur. İnanç üzerine dayanışma çoğu zaman patolojiktir. En çok Tanrı’ya inananlar birbirlerini öldürmüşlerdir ve Tanrı adına öldürmüşlerdir.

Yani İslam’ın kendi içindeki tartışmaları inançsızların ya da kendi dinine inananların daha mı önüne geçti?

Müslümanların hem dış dünyayla, hem kendi aralarında tartışmaları vardır. İkisinde de barışçı değildirdiler. Bugün Türkiye’nin yarısı seküler, diğer yarısı ise dindar bir yaşama yönelmiştir. “Bizden olan, bizden olmayan” diye bir ayrım var. Mütedeyyin kendisi gibi inanmayanı sevmez. Dindarlığın tabiatında bu var. Onlar ibadeti ahlaktan sayıyorlar. İman prensiplerinin ahlakla hiç alakası yok. Ahlak ayrı bir şeydir. Bunu yapmayanı ahlaksız sayıp dost kabul etmiyorlar. Sadece kendilerinin doğru yolda olduklarını düşünüyorlar. Geleneksel dindarlığın bu tavırdan vazgeçmesi lazım.

DİNDARLIK 15 SENE ÖNCE DAHA MAKULDÜ’

İslam’ın politikleşmesi’, ‘Batı emperyalizmine karşı İslamcılık’ gibi kavramlar dinin politikleşmesini mi, politikanın dini kullanmasını mı getiriyor?

İkisi de yanlıştır. Emperyalizme karşı bir mücadele verilebilir ama bunun için dini kullanmak yanlıştır. Arap Baharı’nda, Arap diktatörlüğüne karşı dinci gruplar ortaya çıktı ve sonradan bunların daha diktatoryal yapılar olduğu görüldü. Zulüm devam etti. Müslüman Kardeşler Mısır’da yönetimi sağlayamadılar. “Seçimle gelmiş, devam etsin” dendi. Ama ilk aylardaki icraatlarına bakın! Dinin politikaya alet edilmesi ve politik bir iddia olarak ortaya konması hem kişilere, hem de dine zarar vermiştir. Bana göre dindarlık 15 sene önce daha makul, daha kabul edilebilir bir yaşam biçimi öngörürken, bugün belki bu vasfını yitirdi. Eskiden namaz kılmayan kişi camiye giden birini görünce, “Bana da dua et” derdi. Ama şimdi birbirlerine düşman oldular. Ezan sesi daha makuldü. Yaşar Nuri Öztürk de buna karşıydı, “Neden yüksek sesle ezan okuyorsunuz?” diyordu. Neden insanlar camiye yakın evlerden kaçıyor, neden insan sesiyle değil de büyük hoparlörle ezan okunur, bunların cevabını vermeleri gerekiyor. İslam’ın ilk dönemlerinde insan sesi nereye kadar giderse o şekilde okunuyordu. Hoparlörden yüksek sesle okumak, dini başka biçime sokmaktır. Nahoş bir durumdur.

EVRİM TEORİSİNİN MÜFREDATTAN ÇIKMASI YANLIŞ’

Evrim teorisinin Milli Eğitim müfredatından kaldırılmasına ne diyorsunuz?

Evrim teorisi bir buçuk asırdır güç kazanmaktadır ve modern biyoloji, evrim üzerine kurulmuştur. Dolayısıyla, öğrencilerin tam kavrayamayacağını düşünüp bundan vazgeçilmesi doğru değildir. Ona bakarsanız öğrenci yaradılışı da tam kavrayamaz, bu daha aklen kabulü zor bir teoridir. O yüzden, bilimsel doğru ne ise, onu bir şekilde öğrenciye vermek lazım.

Türkiye’de yaygın bir kesim evrim teorisinin İslam’a karşı olduğuna inanıyor. Siz evrim ve İslam tartışmasına nasıl bakıyorsunuz?

Bilimin kutsal kitaplara uygun olması gibi bir şartı yoktur. Bu kutsal kitaplar modern bilim olmadan vardı. Dolayısıyla, bu bilgilerin bu metinlerde olması zaten mümkün değil. Kutsal kitaplar genelde ahlaksal değerleri yüceltmeye çalışan metinlerdir, bilimsel bilgilere ihtiva etmezler. O yüzden, bilimin kutsal kitaba uygun olması gibi bir şart olamaz. Zaten çoğu zaman da değildirler. Mesela, Kitab-ı Mukaddes’e göre insanlığın 6 bin yıllık bir tarihi var. Hâlbuki şimdi milyonlarca yıl öncesine gidiliyor. Dolayısıyla, bu metinlerin bilime uygun olup olmadığı sorusu gereksizdir.

Cihat’ kavramının müfredata girmesi de tartışma yarattı...

Cihat kavramı bilhassa son dört beş yıldır İslam ülkelerindeki Arap Baharı ve IŞİD, El Nusra gibi militan gruplarla gündeme geldi. Bunlar saldırılarını cihat adına, kutsal bir amaç uğruna yaptıklarını söylüyorlar. Bu kavram günümüzdeki İslami terör örgütleri tarafından kirletilmiştir, aslında cihat kavramı nefis mücadelesiyle alakalıdır. Cihat geleneksel anlamıyla İslam uğruna, vatan uğruna savaşmaktır. Ancak bunun müfredatta İslami bir gereklilik olarak öğretilmesi yanlıştır. Vatan savunmasını profesyonel ordular yapar. Çocuk yaştaki insanlara çatışmacı bir ruh aşılamak yanlıştır. Şu anda Milli Eğitim’de verilen, hatta kültürde mevcut olan Kurtuluş Savaşı atmosferini de eleştiriyorum. Kurtuluş bitti, yüz yıla yakın bir süre geçti. İnsanları devamlı bir mücadele atmosferi içinde tutmak yanlıştır, onların verimliliğini ve psikolojisini bozar.

Müftülere nikâh kıyma yetkisinin verilmesine nasıl bakıyorsunuz?

Yanlış. Cumhuriyet’in kuruluşundan beri belediyeler bu nikâh meselesini zaten yerine getiriyorlar. Resmi görevliler var. Bu alanda bir sorun çıkmadı, neden müftü yapıyor? “Müftü de resmi bir görevlidir, o da kayıt tutuyor” denebilir fakat belediyeden alıp müftüye vermek İslamlaştırma iradesidir.

Resmi nikâha ve medeni kanuna göre kıyıyorsa neden İslamlaştırma iradesi olsun?

Ama bunu neden din adamı yapıyor? İsteyen zaten bir din adamı huzurunda bu evliliği tasdik ettiriyor. Evlenmek üzere olan birkaç çift, “Sorunumuz var, sıra bekliyoruz. O yüzden müftüye gidelim” derse anlarım. Ama öyle bir zaruret yok. Mevcut iktidarın devlet pratiklerini dine uygun hale getirme gibi bir misyonu var. Bunu görüyoruz.

İBADET İNSANI DÜRÜST YAPAR, BAŞARILI KILAR” DİYEMEYİZ

“İlkokullarda bile mescit düşünülüyor. İlkokuldaki çocuğun namaza yönlendirilmesi doğru değildir. İlkokuldaki çocuk büyüme ve etrafını anlama çağındadır. “Bir Tanrı var, seni sürekli gözetliyor. Sağında solunda melekler var” gibi bilgileri vermek ona zarar verir. Ondan sonra, teneffüste oynamak isteyen çocuk gidip namaz kılacak. Daha akil baliğ olmamış. Kendisi büyüsün, namazı niyazı o seçsin. Biz nasıl bir insan istiyoruz, buna karar vermek gerekir. Dindar bir insan mı istiyoruz? Başarılı bir insan istiyoruz. Dindar insan başarılı insan mıdır, ahlaklı mıdır? Görüyorsunuz, Fethullah’ın ağzından Tanrı, peygamber, hadis düşmez; her türlü dini söylemi ortaya koyar. Ama icraatına bakın. Bu kadar insan katledildi. Binlerce insan işinden oldu ve bunun tepesinde bir din adamı var. “İbadet insanı dürüst yapar, başarılı kılar” diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Ama öyle insanlar da vardır.”

İNANANLAR KÖTÜLÜK YAPIYORSA BUNDAN O İNANÇ SİSTEMİ SORUMLUDUR’

“İslam’ın söylediğinin de tam tersi bir toplum oluşuyorsa, buna inananlar ve bu metinle insanların icraatının arasındaki boşluğu doldurmayanlar bundan sorumludur. Bir inanç sistemi var, bir grup insan var. Onlar bir sürü kötülük icra ediyorlar ama onların inançlarına baktığımızda pek kötülük görünmüyor. Bunda yine o inanç sistemi sorumludur. Büyük iyilikleri, dürüstlüğü ortaya koyan bir metin ve o metni temel olarak kabul eden insanlar bunun tam tersini yapıyorsa, o metni ne yapacağız? Övecek miyiz, eleştirecek miyiz? “O metin, bir şekilde insanların eylemlerine yansımıyorsa onun bir anlamı yoktur” diyorum.”

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ
Misafir - 2 ay önce - Cevapla
6 0 +6
Altı kelimenin ikisi maşallah inşallah ama hocanın yazdıklarına süper diyorsun :-)
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
0 0 0
Allah herseyi yaratmis programlamis anladım da acaba insanlari birbiriyle dost yaratamamis mi?
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
3 0 +3
Yasın hocaya bızı aydınlattıgı ıcın cok tesekkur ederız. Malesef eskıden namaz kılan a camıye gıdene eger kısı kendısı yapmıyorsa benım ıcınde dua et der ona guvenınıgosterırdı. Sımdı ıse durum cok farklı. Yazık oluyor ve oldu bu kardeslıge.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
12 3 +9
Harika bir röportaj. Son derece doğru ve bilimsel analizler. Teşekkürler.
Misafir - 2 ay önce - Cevapla
0 0 0
neye göre bilimsel felsefeye göre mi
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
9 0 +9
Harika bir röportaj. Yasin hocaya değerli fikirleri için, habertürke de bu röportaja imkan verdiği için sonsuz teşekkürler.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
0 0 0
Metafiziği Allah la diyalektik yaparak anlamaya çalışırsan, bu profesör çıkar ortaya. Deizm, niçin ben de peygamberler gibi rabbimle oturup konuşamıyorum diye anlamanın ve tavır koymanın sonucudur.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 18 -3
Hocanın tecrübelerle edindiğini iddia ettiği pek çok yanlış temelsiz yargı var. Mesela müslümanların mutluluğu ahirete erteledikleri için bu dünyada mutlu olamadığını söylüyor. Cuma namazında dahi imamın açıktan yaptığı rutin bir dua vardır. Dünyada da ahirettede bize iyilikler ver diye devam eden. Ve Hz. Muhammed in hadisi şerifinde Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için Yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın sözü gerçek iman etmiş müminler için atom enerjisinde bir güçtür aslında ama uygulanmadıktan sonra islam ın değil müminin kabahati olur bu. Prof olmak la demekki bu anlayış edinilemiyormuş.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
12 27 -15
Boş işler proföseri
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
9 21 -12
deizm sadece Allahi kabul etmek diger dinleri kabul etmememek yani Peygamberimizi de kabul etmemek Allahin getirdigi islam dinini kabul etmemek demek bu nasil bir celiski ki Allahi kabul ediyorsun ama Onun gonderdigi dinleri peygamberleri ve kitaplari kabul etmiyorsun
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 9 +9
kesinlikle haklısınız son yıllarda okuduğum en faydalı roportaj
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
33 12 +21
Düşünen insanın hali bir başka arkadaş.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
6 30 -24
Git isine, avrupada yasiyorun sacmaldin
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
9 9 0
Din Doğma'dır. Fizik ötesi bir varlık tasavvur edip sonra da ona tapınmadır. İsteyen inanır, isteyen inanmaz. Dinin bilimle açıklanması da yanlıştır. Düşünün, depresyonun belki en iyi ilacı, dua, ibadet olabilir. Kimyasal ilaçlar, insan bünyesini daha çok bozar. Zor zamanlarda, sıkıştığın anlarda, çaresizlik durumlarında ve bir de isyan edecek durumlarda, insanlar genellikle dine yapışır.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
12 15 -3
Müslüman hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için yarın ölecekmiş gibi ahıret için çalışır
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 21 -6
DİNİ ÖVEN KİTAPLAR OKUYA OKUYA SADECE GÜLÜYORUM İSLAM HAKKINDA HİÇ BİR BİLGİSİ OLMAYAN OKUMUŞ.....
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
21 6 +15
Öncelikle tesekkürler. Mükemmel bir röportaj olmus. Tabi tartisilmasi gereken bazi konular var. Elestirilmesi gereken fikirler var. Bence cok saglikli bir söyleşi olmus.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 27 -9
Ne kadar izim varsa oldunuz ... bi müslüman olmadınız ...
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
9 9 0
O zaman neden yaşam ve ölüm var
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 9 +6
Sen insanların inançlarıyla ilgili yorum yap Allah ile ilgili tanımlamalar yap Allah senin hakkında yorum yapmasın mümkün mü.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
21 39 -18
Avrupa medeniyeti mutluluğu temin edemedi.Karnını iyi doyurup güzel kızların yakınlarında olmak insana yetmedi.Avrupa hitler stalin gibi ateist evrimciler dünyayı kana buladı.70 milyon insan öldü.Dünyayı sömürdüler.Fakat aileleri nesilleri kurudu.Kişi çocuğuna güvenemez oldu.Ölüm korkusu zevkleri bastırdı.Bu mu yani
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
12 3 +9
islam coğrafyasında hiç kan akmıyor yani..
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
39 15 +24
Fevkalade basarili bir röportaj okuduk. Teşekkürler.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
3 18 -15
1999 da Ciguli diye biri vardı... 'Çalgıcı Karısı Binnaz' diye bir tek teranesi vardı... You Tube yazın yazın bakın...
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
42 18 +24
Siyasal islamın ülkeye büyük zarar verdiği gerçeği ortada
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 6 +12
Yaklaşımlar ilginç.Bazi değerlendirmeler isabetli Kısacası ilgi çekici.Galiba gerçek islam ne sorusunun cevabını alevlendiren bir röportaj
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
21 51 -30
Bu kada bos konusan adam az gordum..
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
30 27 +3
bir dakika. "Müftülere nikâh kıyma yetkisinin verilmesi yanlış" diyorsun, ama tüm Avrupa, ABD'de nikahlar KİLİSE de oluyor, Devlet Başkanları Din Kitabına PAPAZ huzurunda EL basıyor. buna da karşı çık, Avrupa'yı haydi hakir gör?
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 6 +9
yanlış biliyorsun. çok fazla hollywood filmi izlemişsin. ben yurt dışında, bir yabancıyla evlendim, oradan biliyorum
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
27 6 +21
Günümüz din adamları ve siyasileri halkın dine karşı olan bakışında çok büyük değişimlere sebep oldu.Müslümanlığı adım başı heryere cami açmak zanneden sığ görüşlü yöneticiler! Bakın bakalım bugün kaç cuma dışında ne zaman doluyor? Kaç kişi 5 vakit namaz kılıyor? Şu bir gerçek İslam kendini güncelleyemiyor diğer dinlerde aynı şekilde..
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
21 33 -12
Kendine yazık etmiş bir adam Bati kültürüne hayran kendi heva ve heveslerinin pesinde koşarak mutlu olacağını sanan bir adam. Cevapları örnekleri akıldan bilimden dayanaktan çok uzak.Hiç inandırıcı degil
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
12 30 -18
fazla okumaktan beyni sulanmış
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
27 9 +18
muhteşem tespitler...teşekkürler Hocam..dogmalara hayır
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
6 9 -3
hocam maşallah süperzinşallah devamı gelir
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
9 6 +3
Çok faydalandım.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
12 6 +6
allah hidayet versin
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
51 69 -18
Yine bir felsefeci saçmalığı
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
0 3 -3
Öyle zaten
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 33 -15
BU ADAMA BİLİM ADAMI MI DİYORSUNUZ. ÇOK YAZIK İSLAMİ ANLAMAMIŞ HIRISTIYANLIKLA KARIŞTIRMIŞ
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
6 0 +6
"inanç sisteminde ise hakikat aranmaz" yanlış İman eden insanlar için hakikatin kendisi yaratıcıdır. Ancak yaratıcıya yönelen arayış yokluktan değil var olan imanı arttırmaya yönelik bir arayıştır...
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 0 +15
İslam liderlerine bakınız,hep benciller,lükse düşkünler. Çıkarlaarı olmazsa zekat bile vermezler. Biz orta halliler dini mantıklı kurallı yaşamaya çalışırız.Bu yüzden seçerken de inançlarına çok bakmayız.Uzun mesele yani.:)))
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 18 -3
“Ne düşünürsen o değildir” diye yazmıyor.... "Rahman ve rahim olan Allah' ın Adıyla""De ki: O Allah bir tektir""Bütün varlıklar ona muhtaç, fakat O hiç bir şeye muhtaç değildir" "O doğurmamış ve doğmamıştır""Hiç bir şey O'na denk değildir. nerenin ilahiyatından mezun olmuş önce ilahiyat fakültelerinin ıslah edilmesi lazım....
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
6 0 +6
İlginç bir raportaj ve ilginç bir içerik keşke buna benzer içerikler sonradan müslüman olan araştırma görevlisi dünyaca ünlü isimlerlede yapılsa yada gazetede yayınlansa
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
6 15 -9
Kuran ayeti : Allah tüm pisliği aklını kullanmayan sağır ve dilsizlrin üzerine yağdırır..!
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 21 -6
deizm yaygınlaşıyor. kaynak? tabii ki yok. neden olsunki..
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
21 48 -27
Tanrının varlığını kabul etmiş ateiste deist denir.. bir adım sonrası islam..
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
9 3 +6
İşine geldiği gibi müslüman olmak ne güzel bee
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
27 21 +6
Bakış açın güzel ne diyebilirim ki. Helal olsun
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
0 0 0
oku !!! sor ...
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
6 3 +3
Batı, Türkiye giderek islamlaşıyor , şeriat gelecek derken, adam deizm artıyor diyor.. bu ülkede aklı başında kimse yokmu?
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
0 0 0
Bu kanıya nerden vardınız?
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
24 0 +24
Doğruluğunu ya da yanlışlığını ifade etmek bana düşmez belki ama son zamanlarda okuduğum en ilgi çekici röportaj diyebilirim.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
9 24 -15
kahrolası izmler. bi bitmediler. altı üstü allaha iman edecek, kurana ve sünnete riayet ederek cennete gireceksin. çok şey olmaya gerek yok. müslüman ol kurtul. yol belli yordam belli...
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
3 0 +3
zorlami kardesim ?
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
9 9 0
Allah celle celalühü Hidayet versin.inandığın gibi yaşamazsan yaşadığın gibi inanırsın.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
24 3 +21
İslam ülkelerinde durumu ortada inancın en zayıf olduğu İskandinav ülkelerinde kim ahlaklı kim mutlu herşey ortada
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
0 0 0
Bir gun 6000 yil once bizi labaratuar da imal ettiklerini birileri anlatir herhalde
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
0 0 0
Bir gun 6000 yil once bizi labaratuar da imal ettiklerini birileri anlatir herhalde
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 0 +15
Yorumlara bak memleketi tanı :)
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 6 +9
Harika tespitleri var hocanın, teşekkür ediyorum.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
0 21 -21
Imam nikahi ve herturlu nikah yasallsmali,devletten ehliyet alip kayit yaptiran herkes nikah kilabilmeli ve bilgileri devlete ulastirip yasallastirmali. Basortude yapilan yanlislik tekrarlanmamali.aydin gecinen cahillerden cok cektik.devlet okullarinda mescit kesinlikle yasak olmali.isteyen istedigi dini okulu kurup isletebilmeli. Insan haklari ihlal edilmemeli.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
3 15 -12
Deist ve ateistlere nefes aldıran onları mutlu kılan röportaj.Ama ya ölüm ve sonrası?..
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
69 66 +3
Çok iyi bir röportaj. Yasin Hoca gibi daha çok insan olsa, bugünkü cehaletin esiri olmazdık.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
3 0 +3
İntihar kendinden başkasına zarar vermeden gitmek değil mi? Bombacı da bir intiharcı ve istisnasız hepsi müslüman toplumlarda anlamışsındır umarım boş vaktinde müslüman ülkeleri bir kağıda yaz uzun uzun düşün geçmişten günümüze o Allah'ın verdiği aklı bir tanesi kullanmış mı diye
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
21 3 +18
yada şöyle anlayabiliriz ; her gördüğün sakallıyı deden zannetme!
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
6 45 -39
Tevrat'a göre Adem ile Havva yer yüzüne geleli 6000 yıla yakın bir zamandır ; halbuki yüz binler evvel yaşamış varlıkların cesetleri bulunmuştur ; İslam Tevrat'ın yalanlarını kabul eder ancak detay vermez ; Adem 'in oğlu yer yüzünde sadece 3 kişi olması gereken bir zamanda NOD şehrinden karı alıp evlenir çocuk çoluk sahibi olur yani Ademden evvel dünyada insanlar vardı ; bu da çok mantıklı ; yani Adem ile Havva tüm insanlığın ataları değiller ; Tevrat bir kara büyü kitabıdır ; tam manasını bilmek mümkün değildir ; yalan olmaya bilir ancak nedir bilmek imkansızdır . . . tüm alimler kafadan atan sahtekarlardır . . . saygılarımla , , , amma saygı yetmez dürüst olmak gerek . . . Tanrı'nın yalana ihtiyacı yoktur . . . İsfendiyar
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
45 69 -24
Çelişkilerle ve sığlıklarla dolu bir röportaj olmuş. Kübra hanıma ve Habertürk'e hiç yakışmamış.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
63 42 +21
Çok kaliteli bir röportaj olmuş,önyargısız okununca farklı bir bakış oluyor,teşekkür ederiz.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
36 36 0
Tanrı evrene ilk hareketi verip kendi haline bırakacak ise, muhtemelen yapıp yapamayacağını merak etmiştir o yüzden yaratmıştır evreni ! Saçmalığın zirvesi olan Deizm, Ateizm den bile daha saçma ...
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
36 36 0
helal olsun. harika tespitler. ama okuyup anlamasi gerekenler yine malesef dusunmek sorgulamak yerine adami gomecekler...
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
33 24 +9
hocam, felsefi düşüncenin, düşüncenin sadece bir çeşidi olduğunu ve günümüzde hiçbir geçerliğinin kalmadığını da öğrenseydiniz!
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 6 +12
yapılan araştırmalara göre Türkiye'nin büyük çoğunluğu müslüman değil alın size bu adam ve yorumlarda ortaya çıkan gerçek
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
27 18 +9
Sizi tebrik ederim. Son aylarda haber kanalınızın yaptığı en iyi haber kesinlikle budur.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 0 +18
Kuran ile ilk tanıştığımda ve onu anladığımda, gelecekte bu bilgilere uyulmayacaktır..Sanki ALLAH geleceğin kötü olacağını Kitabında haber veriyor demiştim.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
27 24 +3
röportajı yapana teşekkürler.... hocamın görüşleri muhteşem ... saygılarımı sunuyorum..
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
36 12 +24
Başarılı ve mutlu olmak üzerine bir HAYAT kurulabiliyor mu? Dinden uzaklaşarak mı başarılı ve mutlu olacağız? Onun mantığıyla dinden uzaklaşınca tanrı bize bulaşmayacak mı? Hastalık, bela ve musibetler kalkacak mı? Dine rağmen bunlar geliyor da din gidince gelmiyor mu? dini bırakınca hep mutlu ve başarılı mı olacağız?Müslümanlar olarak batı gibi olursak onların yüksek medeniyetindeki gibi ensest (almanya yasal olarak suç olmaktan çıkarmak üzere)ve diğer sapıklıklara hoşgörü ile bakarsak mı mutlu olacağız? Yoksa dinin emrettiği, akrabalık-komşuluk-aile ilişkilerini yaşıyor da ondan mı MUTSUZ oluyoruz? Kaç tane ayet ve hadis biliyoruz ki bu adama hemen hak verelim
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
39 24 +15
Adam medresede eğitim görmüş, İmam Hatip'ten mezun olmuş, dini eğitimin en yoğun olduğu yerlerden geçmiş yani. Üstüne gitmiş nerelerde felsefe doktorası yapmış. Burda Kuran-ı Kerim'i doğru düzgün okumamış adamlar gelip adamı küçümsemeye çalışıp eleştirebiliyor. İnternet böyle bi şey işte.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 24 -9
Dinler 1000 yil icinde tamamen yok olucak., AI( Artificial Intelligence) insanligi ve dinleri yok ediyecek o zaman hangi dine, yaratana siginacaksiniz? :)) Suan kullandiginiz, internet, akilli telefonlar hep batinin buldugu seyler, sizlerse hala dogmatik seylerle ugrasiyorsunuz.. Dedigim gibi, AI'larla Tanri olmustur.. Uretmeyen, arastiayan, sorgulamayan bor toplumsunuz...
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 24 -6
çok iyi bir röportaj, akıl açıcı, yol gösterici fikirler
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
21 24 -3
yol buysa bu yol ateşe gidiyor haberin olsun
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
45 6 +39
Elhamdülillah müslümanım.Bana İslamı ve müslüman olmayı bahşeden Rabbime şükürler olsun.....
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
24 12 +12
Hocamız felsefe okumuş, keşke birazda tarih okusaymış tarih boyunca dinsizlik ile yönetilen devletlere bir baksaymış mesela Doğu Roma ile Batı Romaya, Doğu Roma Hristiyanlığı seçerek 1100 yıl gibi bir sürü çok güçlü bir şekilde hüküm sürerken Batı Roma dinsizliği esas alarak 200 yıl bile olmadan yok olup gitmiştir toplumsal değerleri yok olan Batı Romanın yıkılması bir zorunluluktu zaten bunun dışında tarih boyunca Dinsizlik ile yönetilen devletlere baktığınızda hepsinin çok kısa sürelerde yıkıldığını bu kısa süredede halkına dünyanın görmediği zulümler ettiğini görürsünüz bu dinsizliğin toplumsal sonuçları kişisel sonuçları anlamak isterseniz Dostoyevski nin Suç ve Ceza romanını okumanızı ve Raskolnikov karakteri üzerinde düşünmenizi tavsiye ederim
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 21 -3
Harika bir şöyleşi .Keşke herkes okuyabilse
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
12 27 -15
bu adam olayı çözmüş. ama bazı şeyleri tam açıklamaktan çekiniyor.(toplum baskısı)
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 27 -9
Faydası olur mutlaka bulunsun
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
6 0 +6
Dünya üzerinde adaletin nerede olduğunu söylermisin?
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
72 63 +9
Bir dine bağlı olmayanların mutlu olduğunu savunmak ne kadar mantıklı? özellikle dünyadaki intihar olaylarının en yoğun olduğu yerlerin aynı zamanda dinsizliğin en yüksek olduğu yerler olması
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
87 48 +39
Dinler yanlış ama doğaya savaş açan batı inancı doğru öyle mi? Dünyayı 200 yılda yaşanmaz hale getiren, dünya gezegenin içerisindeki kaynakları tükettiği için kendine yeni gezegen arayan batı dünyası ve onun felsefesi doğru öyle mi... Ahiret inançı olmayan insan özgür olamaz. Çünkü kendi gibi yaratılmış varlıklardan korkar ve onların emrine girer. Şuan bir çok batılı bilim adamının uluslarası şirketlerinin emrinde gerçeği örtbas etmesi gibi
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
0 0 0
mevzu mutlu olmak değil, doğruya ulaşmak, doğrunun yolunda olmak
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
36 36 0
Hoca güce ve başarıya tapiyor yani ibadet ediyor
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
45 63 -18
Çok başarılı bir değerlendirme. Hocayı kutluyorum
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
66 54 +12
Hocaya katiliyorum, güzel sohbet olmus.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
48 39 +9
Çok hoş bir sohbet olmuş , keşke biraz daha uzun olsaydı.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
48 39 +9
Hicam derinlere dalmış suyun üzerini unutmuş evrimleşmiş balık olmuş dinden arınmış bir toplum iyi ise neden bu dinsiz toplumlar yok olmuş veya inanan toplumların hegemonyasına girmişler
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
30 30 0
müthiş
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
24 21 +3
Baştan sona büyük heyecanla okudum ve çok şaşırdım mükemmel bir analiz yeteneği yok profesörün
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
24 30 -6
helal olsun
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
69 42 +27
“Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır ve onlar için büyük bir azap vardır.” (Bakara, 2/7)
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
39 45 -6
helal olsun adama... politikaya siyasete bulaşmadan, kendi jargonunca müthiş tespitlerde bulunmuş... herkese mutlu, hayırlı, akıllı, vicdanlı bir hayat diliyorum... Bu haberi yapanı da ellerinden öpüyorum, iyiki var boyle aydın insanlar....
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
30 33 -3
Çok güzel bir röportaj olmuş. Keyifle okudum.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
69 30 +39
Birçok doğru ve yanlışın bir arada olduğu bir yazı. Deistlere göre evreni bir tanrı yaratmış ve salı vermiş. Neden? Sizce bu kadar büyük bir ilme sahip olan bir tanrı bunları yaratıp herşeyin birbirine zulm etmesine izin verip, suçlulara ceza vermez mi? Neden biz insanları tanrıyı tanıyabilme yetisi/yeteneği vermiştir ve bir tanrıya sığınma ihtiyacı duyarız? birçok emelimiz ve hayallerimiz vardır. Ölünce bu kadar mükemmel yaratılmış olan bir varlık yok olup, yaşadıkları ve hayalleri ile boşa mı gidecektir. Yaratıcı boş iş yapar mı? Hiç bu yaratıcıya yakışır mı? Bunları geçtik, islam asla artık dünyaya hakim olamazmış. hadi yaa!! Siz batı medeniyetinin çok güçlü ve yıkılmaz olduğunu mu zannediyorsunuz? Zamanında Firevun ve haman içinde aynı şeyler düşünülüyordu. Oysa dünyadaki kurulan dengeler örüncek ağı gibi çok zayıftır ve küçük bir etki ile bütün dünya düzeni değişir ve deistler bu dünya için ölümü göze alamayacakları için inançlı insanlar dünya hakimiyetini ele geçiriverirler. desitlerde yaşamak için münafıkca bir yaşamayı kabullenirler. Güç kuvvet , izzet Allahındır. Dilediğini aziz dilediğini zelil eder. Düzenler kurar ve yıkar.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
60 36 +24
Dünyadaki Hayat tarzını hüküm sahibi, yegane Hakim olan, ALLAH belirler. İnsanlar buna ya uyar, ya uymaz. Uyup uymama durumuna göre, hesap günü ebedi kalacağı yer belli olur. Allah'ın belirlediği kurallar üzerinde felsefe yapmak abesle iştigaldir. kainattaki ahenge ve kesin kurallara dikkatli bakın. felsefe abesle iştigaldir. Asıl olan tefekkürdür.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
33 36 -3
Gayet güzel aydınlatıcı bir söyleşi olmuş.Habertürk ve Yasin Ceylana çok teşekkürler
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
36 21 +15
hoca kendine göre yorumlamis kendini baglar.dusunceleri bizi baglamaz
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
24 24 0
Tanrı beyni diye bir kavram var. Her şeyi yaşayan kafatasımızın içindeki ortlama 1400 gram olan beynimiz. Beynimiz gerçekten muhteşem bir organ, kendi varlığını sürdürmek için, kendini rahatlatmak için bile kendine yalanlar uyduran bir organ. Bütün dinler bir insanın yada bir grup insanın ortaklaşa çalışıp ortaya çıkarttığı bir devrim. Din ya da inanç kısaca beynimizin ihtiyaçtan dolayı ortaya çıkarttığı bir şey. Milyonlarca yılllık süreçler sonucunda aklımız dediğimiz beynimiz kendini korumak ve daha uzun süre varlığını sürdürmek için yeni şeyler bulmaktan hiç vaz geçmemiştir. Bugün 3 dine bakın, tarihi ne kadar. İslam 1400, Hristyianlık 2000 yıllık, Musevilik ise ortalam belki 3 bin yada beş bin. Hadi 10 bin diyelim. Ondan öncesi yok. Oysa yüzbinlerce yıllık insan fosillerine rastlanıyor. Dinlerin sonradan ortaya çıktığı yani ezeli olmadığı bilimsel olarakta o kadar netki. Artık dinlere gerekli, ihtiyaç varmı diye bakıyorum. Dinlerin olumlu tarafları da çok, bağnaz yaşandığı zamanda görüyoruz ki zararlarıda çok. Neyse hayrlısı
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
33 36 -3
Deizm en geç bir asır sonra dünyadaki en büyük inanç olacak.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 24 -6
Çok güzel röportaj olmuş, yenisini okumak isteriz ağzınıza sağlık.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
51 21 +30
Hocamızın kendi seviyesine yakışmayacak düzeyde SIĞ yorumları olmuş. Hayır ve Şer 'ri neden TANRI yaratsınmış. Rasyonel düşünen gençler buna artık inanmıyormuş ? Çok temel bir yorumlama hatası mevcut. İyi ve kötü, hayır ve Şer, Güzel ve Çirkin gibi zıt olguların aynı anda olmaması demek herşeyin iyi olacağına ispat gösterilemez. Ortada bir "DEĞER" in olması için "FARK" ın da olması gereklidir. Herşeyin İYİ olduğu bir dünyada İYİ'yi iyi yapacak değeri oluşturmanız mümkün değildir. Sonuç olarak DEĞER oluşturmak istediğinizde değeri oluşturacak farka ve bu fark için de zıtlıklara ihtiyacınız vardır. Özgür iradenin seçim/tercih yaptığı değer havuzu tam olarak budur. Ne "büyük" ün ne de "küçük" ün sınırı yoktur. Evrene baktığınızda BüYÜK sonsuzluğunu, atomlara indiğinizde KÜÇÜK sonsuzluğugörmeniz çok zor olmayacaktır. Kainat yaratılışında zıt değerlerin hepsinin sonsuzlukta yaratıldığını, FARK oluşturarak değerin oluşmasına imkan verildiğini anlamak çok da zor değildir. ALLAH'ın sürekli vurguladığı ancak beşeri olgularda boğularak unuttuğumuz bu İMTİHAN dünyası tam da bu zıtlıklarda başlar. Kötünün olmadığı yerde imtihan da olmaz.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
21 24 -3
süpersizin hocam
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
27 15 +12
Aklını kullanmayı seçen, sorgulayan insanların, üstelik dini iyi bilen ve araştırmış kişilerin yorumlarını don derece yararlı buluyorum.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
24 21 +3
Harika bir röportaj
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
27 27 0
Zeki adam. Dogrulari soylemis.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
27 24 +3
Allah ın adı ile Rahman Rahim. ‘ Kendilerine Kitaptan nasip verdiklerimiz üç kısımdır. Nefsine zulmedenler, kendini Kurtarabilenler, İyilikte Yarışanlar’ Ayet. Değerli Kardeşlerim. Bu adam, aslında çok doğru şeyler anlatıyor, çünkü Hidayet Allah dan dır, okumakla, İlimde Hidayette , elde edilemez. Kendisini bilim adamı sayıp, Kur’ anı, bilimdışı nitelemesi, cehaletinin daniskasıdır. Çünkü, Kur’an Rahman suresi 37. Ayetinde buyurduğu bilimsel gerçeği, o karanlık çağdaki Deistler de anlayamadı ve insanlık, O bilimsel gerçeği ancak 2000 li yıllarda nasa aracılığıyla çözebildi. ‘ Gök yarıldığı zaman, (katmanların arkasında) Gül rengi bir Yağ tabakası vardır’ Rahman 37. Ayet. Bu Ayet gibi bilimden haber veren daha nice ayetler mevcuttur. Yazılacak çok şey varda, değmez. 28/08/2017 Abdusselam EFE
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 18 -3
adam haklı
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 18 0
Şuan İslamı asıl kaynağına göre yaşamaya çalışmanın çok zor oldugunu ve bunu yapanların çok sıkıntı çektiğini, mutlu olamadıklarını ve dolayısıyla başarılı olamadıklarını yazmışsınız.Bu çok doğru bir tespit. Lakin çözüm onların islamı bırakıp modern batı hayatını yaşaması değil ülkemizdeki eğitim ve hukuk sisteminin batıdan değil islamdan ve Türk kültüründen çıkarımlanmasıdır.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 15 0
insanlar butun yasa kanun adet tabu kural ne varsa hepsine karsi hareket etmistir ve kotulukle sonuclanmistir burda islam kurallari sorgulanamaz burda insanin fitratina bakilmali ileriki bi zamanda islamin muthis yasanacagi bir cagda gelebilir
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 0 +18
Evet, kişisel özgürlük önemli
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 12 +3
Sevdim bu hocayı
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
18 15 +3
Mükemmel bir söyleşi olmuş. Tebrikler
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 12 +3
çok çelişkili ifadeleri var.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
21 15 +6
Gercekten de tum soylediklerine katiliyorum .
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 21 -6
O kadar çok çelişki var ki?Hangisini yazalım...
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
21 15 +6
O kadar doğru tespitlerki, helal olsun
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
12 15 -3
Okumasi gereken kisiler haric herkesin okuyacagi mukemmel bir haber olmus.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
12 12 0
tutarlı
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 21 -6
Allah kainatı yaratıp elini kolunu bağlayıp kenara çekilmedi o aldığımız her nefeste ve gördüğümüz her şeyde yaptığımız her iş'te tecelli etmektedir.Allah'ın rahman sıfatı Fatır suresi 44.ayetle teceli halinde olup Rahim sıfatı ile Rahman suresi 29.ayette Rabbimizin belirttiği gibi insan istiyor olmasın ki Allah onu yaratıyor olmasın.İnsan Cinler ve Meleklerden sonra yaratılmıştır ve Melekler ve Cin insana hizmet etmekle emrolunmuş ve cin(Şeytan) buna karşı gelerek İnsanın yaratılış amacı olarak İYİ (Cennet) ve KÖTÜ(cehennem) ikilemi arasında aklı ile özgür iradesiyle İYİ ve KÖTÜ arasında seçim yapması istenmektedir.Tabiatta her şey 2 lik sitemdedir pozitif,negatif,dişi,erkek.Şöyle bir yaklaşımda getirebiliriz Cinler Elektrik enerjisinden yaratıldı insanlarda topraktan 2 si birleştiğinde devrenin tamamlanıp hareket etmesi gibi.Elektrik bittiğinde de insan durmaktadır bizde ona öldü diyoruz.Konu çok uzun şimdilik bu kadar.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
12 12 0
eali Allah, hak ve adaletle hükmeder. O'ndan başka yalvarıp taptıkları varlıklar ise hiçbir hüküm veremezler. Şüphesiz Allah her şeyi işiten, her şeyi görendir. Maun süresi
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
12 6 +6
felsefe yapmış
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
123 108 +15
Yasin Hoca doğru yolu bulmuş çok önemli bir bilim adamıdır.
Misafir - 3 ay önce - Cevapla
15 9 +6
doğrunun ne olduğunu biliyormusun acaba