ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

İsrail'de yayımlanan Haaretz’de bugün yer alan yazılarda İsrail hükümeti çok sert biçimde eleştiriliyor. Gazetenin başyazısı, “Kusurlu politikanın bedeli” başlığını taşıyor. İşte o yazı:

"AB VE ABD, İSRAİL'İN BİR AZARLA KURTULMASINA MÜSAADE ETMEZ"
“Tepeden tırnağa silahlı, iyi eğitilmiş düzenli ordu birliklerini sivillerle dolu, gıda ve ilaç taşıyan küçük gemilerden oluşan bir ‘özgürlük filosu’na karşı savaştırırsanız, sonucu önceden kestirmek hiç de güç değildir; ayrıca müdahalenin amacına ulaşarak gemilerin Gazze’ye ulaşmasının engellenmiş olup olmadığının da bir önemi yoktur. İster kötü askeri planlamadan isterse operasyonun kötü icra edilmesinden kaynaklansın, yaşanan bu kanlı müdahalenin nedeni hatalı politika, prestij savaşları ve müdahalenin anlamına ve yaratacağı yankılara dair tamamen yanlış bir değerlendirme yapılmış olmasıdır.     

Bu müdahalenin ne gibi ağır siyasi sonuçlara yol açacağı gayet açık: Türkiye ile ilişkiler muhtemelen daha da kötüleşecek; hatta ilişkiler resmi düzeyde ciddi zarar görebilir. (Ayrıca, İsrail Gazze’deki Filistinliler’e yardım götüren bir gemiye saldırdığı için Filistinliler’le yürütülen görüşmeler de zarar görecek). Hamas tek bir füze fırlatmadan muhteşem bir zafer kazandığını iddia ediyor; Refah geçiş noktasındaki kuşatmayı kaldırması için de Mısır’ın üzerindeki baskı ikiye katlandı. Ayrıca, Avrupa ve ABD bu işten İsrail’in basit bir azarla sıyrılmasına müsaade edemezler.” 

"BU OLAY ULUSLARARASI MEŞRUİYETİMİZE MAL OLDU"
Bütün bu gelişmeler kimse için sürpriz sayılmaz. İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin zaten o bölgede bulunmaması gerekirdi. Çünkü mesele, çatışmayı kimin kazanacağı değil, kamuoyundan kimin daha fazla puan toplayacağıydı. Ve Netanyahu hükümeti bu sınavı veremedi. İsrail, Gazze kuşatmasının sürmesini kendisi açısından hayati bir mesele haline getirdi, ama bu politika geri tepti ve İsrail’in uluslararası toplum nezdindeki meşruiyetine mal oldu.  

Siyasetçilerin özensizliği İsrailliler’in güvenliğini ve İsrail’in dünyadaki konumunu tehdit altına sokuyor. Bu yüz kızartıcı başarısızlık nedeniyle biri hesap vermeli. İsrail’in vatandaşlarını, dünyadaki dostlarını İsrail’in bu çatışmadan ve doğan sonuçlardan üzüntü duyduğuna ve hatalarından ders aldığına ikna etmenin tek yolu, bu kararın nasıl alındığını araştırmak üzere devlet tarafından bir soruşturma komitesi kurulması ve bu tehlikeli politikanın hesabının kimden sorulacağına karar verilmesidir.”

"KABİNEDE 7 APTAL"

Haaretz gazetesi, İsrail hükümetini ve ordusunu Gazze'ye yardım götüren gemilere düzenlediği kanlı saldırı nedeniyle top ateşine tuttu. Gazetenin yazarlarından Yossi Sarid, Kabinedeki 7 bakanı burunlarının ötesini göremeyenler olarak ilan etti.

İsrail'de yayımlanan Haaretz gazetesi, İsrail hükümetini ve ordusunu Gazze'ye yardım götüren gemilere düzenlediği kanlı saldırı nedeniyle adeta top ateşine tuttu.

Gazetenin baş yazısında, Binyamin Netanyahu hükümetinin bu sınavı başarıyla veremediği, yapılan operasyonun "Mavi Marmara gemisini 'Filistinli Exodus'u haline getirdiği" ifade edildi.

"İyi eğitim almış bir düzenli ordunun gıda ve ilaç yüklü sivil gemilerden oluşan barış filosuyla mücadeleye kalkıştığında sonucun baştan belli olduğu" kaydedilen yazıda, sorunun "Çatışmayı kim kazanacak" sorunu değil, kimin kamuoyunda puan toplayacağı, kimin anlayış göreceği ve kimin meşru karşılanacağı olduğu belirtildi.

Gazetenin baş yazısında, "Netanyahu hükümeti bu sınavda tam bir başarısızlığa uğramıştır. Bu büyük yenilgi sahipsiz kalamaz. Kimin hesap vermek zorunda kalacağını belirleyecek bir inceleme komitesi kurulmadan İsrail halkı ve İsrail'e dost ülkeleri ikna etmek imkansızdır" görüşü dile getirildi.

Gazete yazarlarından Yossi Sarid ise "Kabinede 7 Aptal" başlıklı makalesinde, "Bu sefer sonuç önceden belliydi. Büyük deniz muharebesinin tarihi yaklaştıkça kötü sonuçlar doğacağı netleşmeye başladı" ifadelerini kullandı.

Bu sonuca, "burunlarından ötesini göremeyen 7 bakanın neden olduğunu" yazan Sarid, "Orduyu yönlendiren onlardı. Denizde güçlükle yüzebilen 7 gemi birden bire korkunç bir donanma haline geldi. Elit komando birliğinin, devleti batırmadan bir geminin nasıl ele geçirileceğini, ölüme yol açmadan cop ve bıçak taşıyanları nasıl yeneceğini ve silahlarını nasıl kaptırmayacağını bilmesi gerekirdi. Siyasi provokasyon olduğu doğru da olsa, paslı kablo ve zincirler arasında düğümlenmek yerine provokasyonun nasıl etkisiz hale getirileceği düşünülmeliydi" görüşünü dile getirdi.

"Bundan sonra yapılması gerekenin bir soruşturma açılması olduğunu, ancak bunun da bir anlamının kalmamış göründüğünü" belirten Sarid, yorumunda şunları kaydetti:

"Aptallığın sınırı yok ve anlaşılıyor ki bu, bakanlara özel bir imtiyaz. Tabii aptallığın sınırı olmayınca yapılmak isteneni anlayabilmek de imkansız. Öyle görünüyor ki, bu yedili kötülüklerinde ısrar edip bizi herhangi bir geminin yapabileceğinden çok daha büyük tehlikelere atacaklar."

"FİLİSTİN'İN EXODUS'U"

Gazetede Ari Şavit imzasıyla yayımlanan "Açık denizde fiyasko" başlıklı yazıda da, "Başbakan Netanyahu ve Savunma Bakanı (Ehud) Barak'ın biraz tarih bilgisi olması gerekiyordu" denilerek, "İngiliz yönetiminin 1947 yılında Exodus gemisindeki Yahudi göçmenlere yaptığı zulüm nedeniyle dünyanın gözünde meşru olmayan bir yönetim haline geldiği" belirtildi.

Exodus olayından sadece 10 ay sonra İsrail topraklarındaki İngiliz yönetiminin sona erdiğini hatırlatan Şavit, Gazze'ye yol alan "Mavi Marmara" gemisiyle ilgili olarak, "Gemide soykırım kurbanları değil, çoğu pek masum olmayan provokatörler vardı. Ancak hükümetin aldığı bir dizi yanlış karar provokasyon gemisini Filistinlilerin Exodus'u haline getirdi" ifadelerine yer verdi.


İsrail basını yardım konvoyuna düzenlenen saldırıyla ilgili haber ve yorumlara internet sitelerinde geniş yer verdi.

Sağcı Jerusalem Post gazetesi, İsrail’in saldırının imajına verdiği zararın büyümesini önlemek için zamana karşı yarıştığını belirtirken, operasyona Araplar kadar Avrupalılardan da tepki geldiğini söyledi. İsrail’in yardım gemilerindeki eylemcilerin İsrail askerlerine saldırırken görüldüğü videoları yayımlamakta geç kaldığını yazan gazete “Bir askerin silahının alınıp askerlere çevrildiğini gösteren video varsa, acilen yayımlanması kritik önemde” dedi. .

Sol eğilimli Haaretz ise şu yorumu yaptı: “İsrail’in uluslararası alanda kendine verdiği zarar o kadar büyük ki abartılamaz. Bu yılın başında İsrail’in Ankara’nın Büyükelçisi’ni alçak koltukla küçük düşürmesinin ardından Türkiye ile patlak veren kriz, bunun yanında çok önemsiz görünüyor. Saldırı üçüncü bir intifaya neden olabilir. Geçici sonuçlar: Türkler için kesin zafer” değerlendirilmesi yapıldı.

Yedioth Ahranoth gazetesinden Mordechai Kedar imzası ile yayımlanan makalede ise, ‘Dünyanın geleceği için savaş’ başlığı kullanılarak şu yorum yapıldı: “Savaş Gazze ile ilgili değil, bu radikal İslam ile liberal Batı arasındaki savaştır. Gazze kıyılarında gerçekleşen savaşın Türkiye’nin yönetmeye çalıştığı ve Hamas, Hizbullah, İran’ı kapsayan İslami birlik ile İsrail tarafından temsil edilen liberal Batı eğilimi arasında olduğu açıktır. Bu savaş Ortadoğu’nun geleceğiyle ilgili. Yeniden Ortadoğu’yu yönetmek isteyen Osmanlı İmparatorluğu güçleri, Gazze kıyılarında durduruldu.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Tüm yorumları göster(6)
Kalan karakter : 2000