Tayfun TOPAL / HT MAGAZİN

Bodrum’u Bodrum yapan yerlerden birisi de hiç şüphesiz Balıkçı Sait. Tabii hafızalara kazınmak, ilk akla gelen yer olmak öyle kolay olmuyor. Yılların birikimini, aynı heyecanı ve kaliteyi çok çalışmayla bir araya getiren Sait, artık Bodrum’un köklü markalarından olmuş. Öyle ki Yalıkavak’a yapılan Palmarina bile açılırken kapısı çalınan ilk yerlerden biri oldu Balıkçı Sait. Yeni sezonla birlikte Sait’te bazı değişiklikler var. En önemlisi eski yerinden Bodrum merkeze taşındılar. 3 katlı eskiden Marks and Spencer olan binayı alıp balık restoranına çevirdi. Bir katı mutfak, bir katı depo olmak üzere geniş bir yer yaptı Sait Ağabey. Caddeye bakan kısımda bir bölüm, iç salon ve arka taraftaki bahçe kısmında ağırlıyor misafirlerini. Yeni yere geçildiğinde sadece konum ve mekân değişmemiş, mönüde de bazı yenilikler yapmışlar. Bir kere kabuklular bu yeni mekânda ön plana çıkmış.

ÖZENİLMİŞ BİR MÖNÜ

Gündüz saatleri ve mevsimin yaz olduğu düşünülerek deniz ürünlerinden otlara envai çeşit salatalar var mönülerinde. Mönüdeki yenilikler bununla da sınırlı kalmamış. Ev yapımı makarnalar tadılması gereken lezzetlerden olmuş. Elde açılan taze makarnalarla kabukluları ve deniz ürünlerini buluşturuyorlar. Paella için pişirme kapları özel olarak İspanya’dan getirilirken, risotto’da kullandıkları peynirleri İtalya’dan getirmişler. Vallahi ne yalan söyleyeyim Sait Ağabey yeni yaptığı mekânda dekorasyonundan mönüsüne her şeye pek bir özenmiş. Hazır Bodrum’dayken yeni yeri görmemek olur mu, aldım soluğu Balıkçı Sait’te. Mekânın girişinde dışarıdan da görünen bir balık mostrası hazırlamışlar. Kabuklulardan günlük mevsim balıklarına tablo gibi düzenlemişler. Arka kısımdaki bahçeye geçtim. Önden midye çorbası, sonrasında buzun üzerinde servis ettikleri istiridyelerden aldım. Ara sıcak olarak ise defne dallarından hazırladıkları şişlerde yaptıkları ızgara ahtapot ve kalamardan istedim. Defne ayrı bir lezzet katmış. Son olarak dülger kavurma ile final yaptım. Lezzetlerinden dekorasyonuna yeni mekân Sait markasına yakışan cinsten.

YALIKAVAK'TA GÜNEŞ LEZZETLE BATIYOR

Daha bir ay olmadan lezzetleri çoktan konuşulmaya başlandı. Yalıkavak’ın lezzet duraklarından biri olarak açılan Mufla gerek ambiyansıyla gerekse mutfağıyla tatilcilerin uğrak noktası oldu. Mönüye baktığında öyle alengirli değil çok netler. Girit mutfağı ağırlıklı olmak üzere Akdeniz mutfağı ve bizden lezzetler var. Ekmekleri ise ayrı bir olay. Benim diyen fırından böyle lezzetler çıkmaz. Mekânın başında Didem Özgen var. Didem gerek enerjisi gerek titizliği ile mekânın her köşesiyle ilgileniyor. Buğdaylı kabak dolması, siyah havyarlı patates, kuzu kafes ve Girit köfte, Mufla’ya geldiğinizde tatmanızda fayda olan lezzetler. Yeşil elmalı baklavası mekânın yenilikçi ruhunu ön plana çıkartıyor. Mufla’nın barında vakit geçirmek ve gün batımını seyretmek de ayrı bir keyif. Yemek sonrasında ise canlı DJ performansıyla eğlenceye de göz kırpıyor.

PALMARİNA'NIN EN ÇOK İŞ YAPANI

Yanılmıyorsam sene 2008 falandı, Nişantaşı’nda ilk şubesini açtı Cookshop. Açılalı daha bir ay olmadan insanların buluşma noktası haline geldiler. Sonrasında gel zaman git zaman önce İstanbul’un, sonra Türkiye’nin dört bir yanına yayıldılar. Şimdi toplamda 12 şube ile hizmet veriyorlar. Öncelikle bu başarı hikâyesinin mimarları Ayşe Kazancı ve Bahattin Demir’i tebrik etmek isterim. Sene 2010 olduğunda Bodrum’a geldiler. Özellikle İstanbullunun çok iyi bildiği marka Bodrum’da da bir anda en çok iş yapan yerlerden biri oldu. Yalıkavak’ta Palmarina açıldığında ise yerini ilk alanlardan biri Cookshop’tu. Hani geçen sene bir ara Bodrum’da esnaf kan ağlıyor lafları çıkmıştı, işte bunu söyleyenler keşke gidip Cookshop’a bir baksalardı. Günün hangi saati uğrasam devamlı kalabalık olan mekânda boş masa bulamamak tek olumsuz durum. Peki nedir bu işin büyüsü? Hemen anlatayım: Palmarina trafiğin yoğun olduğu bir merkez ve açıldığından beri Bodrum’a ayak basan her zat elbet bir defa da olsa marinayı ziyaret ediyor.

HER ZEVKE UYGUN

Şöyle bir baştan sona tavaf ettikten sonra bir şeyler atıştırayım diyerekten yer ararken bir anda Cookshop’ta buluyor kendini. Çünkü mönü zengin, fiyatlar uygun. Makarnasından atıştırmalıklarına, çay kahvesinden tatlısına... Pizza, salata... Kısacası herkes kendi zevkine göre bir şeyler elbet buluyor. Bir de akşamüstü başlayıp gece 12’ye kadar süren DJ performansı var. Şimdi lezzetli yemek, iyi servis, uygun fiyat ve bir de bunun üstüne keyifli müzik koyunca Cookshop marinanın en çok ziyaret edilen mekânı oluyor.

BÜYÜK ŞEFLER, BODRUM'U MESKEN TUTTU

2007’de Ankara’da başlayan hikâye bugün Türkiye genelinde 24 şubeyle devam ediyor. Evet, Gamze Cizreli’nin başarı hikâyesi ile paralellik gösteren marka, Bodrum pastasına gözünü dikmiş olacak ki bu yaz marina Vista Otel’in zemin katında açıldı. Dışarıdan baktığınızda aynı Big Chefs logosu, renkleri vs. İçeride ise kahverengi tonların ve ahşabın ağırlıklı olduğu, fakat gerek objelerle gerekse yarattığı atmosferle daha bir Akdenizli-Egeli olmuş mekân. Big Chefs açıldığı yer itibarıyla da insan sirkülasyonunun yoğun olarak yaşandığı bir bölgede. Mekâna bakıyorsun mönüsüyle, güler yüzlü hizmetiyle ve fiyat politikasıyla bir şekilde herkese hitap eden bir marka. Bu yaz Bodrum’da en çok iş yapacak yerlerden biri. Zaten insanların kendi şehirlerinde de olduğundan marka bilinirliği, denenmişliği de çok yüksek. Mönüde Ege mutfağına ve zeytinyağlılara biraz daha önem verilmiş. Big Chefs’in o meşhur içecekleri burada başköşede. Artık seç beğen iç: Ev limonatası mı, buzlu çayları mı, alkolsüz kokteylleri mi orası sana kalmış.

  • BODRUM
  • Tayfun Topal
  • Balıkçı Sait
  • Mufla
  • Cookshop
  • Palmarina
  • Big Chefs
  • Ye
  • mekan

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000