RÖPORTAJLAR HABERLERİ

10 ARALIK 2016

Hafta sonu sabah kuşağında fark yaratan ‘Burası Haftasonu’nun ilk sunucusu Oylum Talu yuvaya dönüyor. Bugünden itibaren hafta sonu sabahlarınıza konuk olacak olan Talu, bu süreçte yaşadığı değişimleri ve yenilenen programını HT Magazin’e anlattı. 

‘Burası Haftasonu’yla yeniden Habertürk TV ekranında olacaksınız. Ne hissediyorsunuz?

Burası her zaman benim yuvam oldu. Ben Habertürk’le var oldum ve birlikte anılmaktan her zaman mutluluk duydum. Çok uzun zaman evlatlar aileleriyle yaşadıktan sonra üniversite veya master için kendi kanatlarıyla uçmak ister ya; bu da öyle bir süreç oldu. Bir süre kendi kanatlarımla uçtuktan sonra yuvama geri döndüm. Ve sonunda tekrar birlikteyiz. Hem bende hem de izleyicide büyük bir özlem var.

 

 

 'HAYATTAKİ DEĞİŞİKLİKLER YANSIYACAK'

Ayrıldıktan sonra ‘Burası Haftasonu’yla ilgili neler düşündünüz?

Ben ayrıldıktan sonra ‘Burası Haftasonu’ 3 çok başarılı arkadaş tarafından sunuldu. Bu da tabii sorumluluğu artırıyor. Ben bu sorumluluğu bilerek geldim. ‘Burası Haftasonu’ Habertürk’ün simge programlarından biridir. Biz çok güzel bir yere getirdik, şimdi daha farklı bir heyecanla geldim.

İlk programda hangi konular ve konuklar yer alacak?

İlk program, 5’inci program, 25’inci program diye bir algımız yok. Aslında ilk program en haberdar olunmayan programdır. İnsanlar kulaktan kulağa, yavaş yavaş ‘Burası Haftasonu’na döndüğümü öğrenecekler. İlk programda Beyonce geliyor, ikincide Rihanna geliyor diye bir şey yok. ‘Burası Haftasonu’nda ilk programda da 58’inci programda da aynı kaliteyle, aynı heyecanla ve aynı keyifle konuklarımızı ağırlamaya devam edeceğiz. Hem tanınan hem de daha önce hiç televizyona çıkmayan isimler olacak. Hem çok fazla şey söylemek isteyen hem de bugüne kadar konuşmamış isimler bizimle olacak.

Programa sizin dahil olmanızla neler değişecek?

‘Burası Haftasonu’nun senelerdir süregelen bir formatı var zaten. O şekilde başlayacağız ama zaman içerisinde muhakkak ki programa katılımlar olacaktır. Ben daha önce ‘Burası Haftasonu’yu sunduğumda Instagram yoktu mesela. O zaman zarfında hayatımız oluşan değişiklikler tabii ki programa da yansıyacak. Sadece eskiden ‘Burası Haftasonu’nu daha ünlü odaklı yapıyorduk. Şimdi daha gizli kahramanlar odaklı yapacağız. Ünlü konuklarımız da olacak ama bunun yanında bir sürü hikâyesi, söyleyecekleri olan ve bilinmeyen insanların da yer aldığı bir program olacak.

 

'KONUKLARA BAKIŞ AÇIM BİLE DEĞİŞTİ'

Bu sezon en çok hangi konulara değinmek ve kimi programınıza konuk almak istiyorsunuz?

İsim olarak yok ama konu olarak var. Benim derdim insanların kalbine dokunmak. Hayatımızda 50 ile 100 ünlü var. Bu isimler de her kanalda dönüp duruyor. Artık insanlar daha farklı şeyleri seyretmek istiyor. Amacım seyircimizi seyretmekten çok keyif alacakları isimlerle tanıştırmak.

Geri dönerken sizde neler değişti?

Çok büyük farklar var. Artık ben bir anneyim. Farklı bir perspektiften bakıyorum dünyaya. Evet, içimde hâlâ o cıvıl cıvıl kız çocuğu duruyor ama bir yandan da anneliğin olgunluğu ve sorumluluğu eklendi buna. Bunun için konuklara bakış açım bile değişti. 

Annelik ekrana nasıl yansıyacak?

Böyle bir program yaparken bir kesimi veya bir grubu düşünmek doğru değil. Programımızı annelerin ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra çocuklar da seyretsin istiyorum. Bu kadar geniş bir kitleye hitap edince başarılı oluyorsunuz. Başarı yetmez, her zaman devam etmek gerekir.

'HAYATTA YATIRIM YAPARSAN KAZANIRSIN'

Herkese hitap etmek çok farklı konukları misafir etmeyi ve farklı birçok alana yayılmayı da gerektiriyor. Gelen konuklar için yaptığınız çalışmalar size ciddi bir bilgi birikimi bırakmıştır...

Eğer her gelen konuk için çalışırsanız altından kalkamazsınız. Burda önceden kalma bilgi birikiminiz devreye girer. Konuk bazlı değil ama sürekli kendinizi geliştirmelisiniz. Eğer kendini konuk bazlı geliştirirsen bir yerde tıkanırsın. Konuktan ziyade hayata yatırım yaparsan o zaman kazanırsın. Bizde yanlış bir algı var, konuğa çalışılır. Ben ona katılmıyorum, hayata çalışıyorum. Hayata ve habere çalıştığımda konuk da ister istemez seninle sohbet ediyor. Konuğa çalışırsan kâğıda bağlı kalırsın, hayata çalışırsan sohbet edersin. ABD’deki programlara konuk sorumluluğunu bilerek gelir. Bizde lütfen gelinir. David Beckham, Jimmy Fallon’un programına katıldığında kafasında yumurta kırdı. Ve baştan aşağı yumurta oldu. Bunu Türkiye’de Beckham statüsünde birine yaptırman mümkün değil. Bizde bazen konuk konuşmaz. Bu bir sunucu için zor bir durumdur. Öyle zamanlarda ben konuşurum.

'ENERJİMİN SIRRI İŞİMİ SEVMEK'

Hafta sonu sabah ekranında Oylum Talu çok ayrı bir yerde. İlk akla gelen isim sizsiniz. Bu sevginin ve ilginin sebebi nedir?

Bu işe Habertürk ekranında ilk biz başladık. İlk ben yaptım ve çok uzun zaman da böyle gitti. Bizim yayın yaptığımız saatlerde diğer kanallarda magazin programları, dizi tekrarları ve haber programları vardı. Bizim programımız insanların büyük ilgisini çekti. Bir senenin sonunda insanlar hafta sonu kuşağında ‘Burası Haftasonu’nu konuşuyordu. Sonra kanallar bunu keşfedip yapmaya başladılar. İşte ben bu noktada biraz sıkılıyorum. Herkes aynı şeyi yapmaya başladığında ben farklı bir şey yapmak istiyorum. Aynı konuğu herkes ağırlıyor. Ben farklılık arıyorum. Benim için en önemli şey inovasyon. Bu hayatımda da televizyonda da böyle.

İlk olmanız ve ‘Burası Haftasonu’nun öncü program olması sizi özel kılıyor diyebilir miyiz?

Bir de samimiyet. 3 saat boyunca ekranda olmak televizyon için çok uzun bir süre. Artık aile gibi oluyoruz seyirciyle. Olduğum gibi olmaya özen gösteriyorum. Saçımı hiç değiştirmem mesela. Benim için önemli olan ekrandaki güzelliğim değil ağzımdan çıkan kelimedir. Bu da samimiyeti yaratıyor. 1 saat gazete bölümümüz var. Bu en sevilen kısımlardan. Belki benim anlatım tarzımdan olabilir çünkü ben evdeymiş gibi anlatıyorum. Bir de ben pozitif bir insanım. İnsanlar sabah kalktıklarında genelde afyonu patlamamış olur. Ben afyonum patlamış bir şekilde güne başlıyorum. O da insanlarda enerji yaratıyor.

Peki siz o enerjiyi nereden alıyorsunuz?

Enerjimin sırrı işimi sevmek. Stüdyoya uçarak geliyorum. Ama bu her televizyona çıktığım zaman için geçerli değil. ‘Burası Haftasonu’na ve Habertürk’e uçarak geliyorum. Merdivenlerden yayına giderken içim pır pır oluyor, kelebekler uçuşuyor. Tek motivasyonum bu. Yoksa beni bıraksanız saatlerce uyurum. Erken kalkmaktan hazzeden bir insan değilim. Mümkünse uzun uzun uyuyayım. Ama ‘Burası Haftasonu’ ve Habertürk’e gelmek öyle bir motivasyon ki hiç huzursuzluk ve sıkıntı olmuyor içimde.

'KİMSE HAMİLE OLDUĞUMU ANLAMADI'

Ekranda olmadığınız süreçte neler yaptınız?

Ben aynı zamanda lise öğretmeniyim. Lise 1’lere ders veriyorum. Çocuklarım oldu. Evlilik tabii çok büyük bir sorumluluk. Çok güzel giden, huzurlu bir evliliğim var. Çok seyahat ettim. Bu da bana çok şey kattı. Sadece 1 sene televizyona ara verdim. O da hamileliğimden dolayıydı. Biraz rahat, sakin, kendime dönük bir sene geçirdim. 

Hamilelik dönemi nasıl geçti?

Ben de çok merak ediyordum. Çok kilo almadım. İkiz bebeklerim var ama 10 kilo aldım. Doğumdan hemen sonra şu anki kilomdaydım. 7 aylık olana kadar çalışmaya devam ettim. Kimse de hamile olduğumu anlamadı. 8 aylık doğdular. Şimdi 52 kiloyum.

Klio almamak için özel bir formülünüz var mı?

Hiç dikkat etmedim, hatta bebekler sağlıklı bir şekilde büyüsün diye daha çok yemeye dikkat ettim. Hayatımın hiçbir döneminde diyet yapmadım. Spor da yapamam. Kolumu bile kaldırmam. Benim bünyem böyleymiş. İç karnım genişti. Ama 20 kilo alsaydım da önemi yoktu benim için.

İkiz annesi olmak yorucu mu?

Çocuklarım şu an 5 aylıklar. Herkes “İkiz ne kadar zor” diyor ama ben teki bilmediğim için bana normal geliyor. Bu tamamen plan program işi. Ben çocuklarımı çok güzel bir düzene oturttum. Çocuklar düzen istiyor. Hiçbir şekilde çocuklarımı ağlatmıyorum. Ağlatarak düzen oturtmadım. Yemekleri belli, ne zaman uyudukları belli. Eşim, annem, babam ve bakıcılarımla hep beraber büyütüyoruz çocukları.

Neziha KARTAL / HABERTÜRK MAGAZİN

 

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300