"Doğru insanı bulmak için yalnızlığı göze almak şart!"

Ece saruhan, Yetkin Dikinciler ile konuştu...

17 Eylül 2011 Cumartesi, 09:28:35Güncelleme: 09:30:28
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
"Doğru insanı bulmak için yalnızlığı göze almak şart!" Sonra Oku

Bizim Yenge’ adlı dizide, bir kez darbe yediği için kendini aşka kapatan marangoz Adem’i canlandıran Yetkin Dikinciler, Adem’in çivi çiviyi söker yaklaşımı yerine yalnız kalmayı tercih etmesini destekliyor ve ekliyor: “Doğru insanı bulmak için yalnızlığı göze almak şart!”

GAZETE HABERTÜRK/ ÖZEL HABER/ ECE SARUHAN

Taktiğin işlediği kadın bize yaramaz! Taktiğin işlediği kadın bize yaramaz! Taktiğin işlediği kadın bize yaramaz! Taktiğin işlediği kadın bize yaramaz! Taktiğin işlediği kadın bize yaramaz! Taktiğin işlediği kadın bize yaramaz!

*Adem, Bahri’ye, “Filiz’in aklını çelmek için sus, ona dokunma. Önce o sana dokunsun” gibi taktikler veriyor. Sen de böyle taktikçi biri misin aşkta? Adem’in cümleleri üzerinden teste tabi tutuluyorum! (Kahkahalar) Şu kadarını söyleyeyim, bu tür taktiklerin işleyeceği kadınlar vardır ama onlar erkeğe yaramaz!

"HERKES KENDİ MASALINI YAZMALI"
* Dizide karar alırken ailece oylama yapıyorsunuz ya; ben de sana sorular soracağım. Oyunu iki şıktan biri için kullanmalısın. İlk soru; ikimizin de âşık olduğu konudan gelsin: Mevlânâ mı Şems mi? Sema! İkisi birlikte dönsünler ki aşk olsun. Birini seçemem.

*İlk görüşte aşk mı, zamanla mı? İlk görüşte! Herşey zamanla gelişir ama oluşacakların başlangıcı ilk görüşte gizlidir. İlk görüşte o başlangıç olmazsa olmaz!

*İç güzellik mi dış güzellik mi? Dış güzellik! Hadi bakalım aldın mı cevabını! (Kahkahalar) İçin de bir güzellik gördüğünün dışı öyle güzel gelir ki sana... Senin için ondan güzeli yoktur.

* Öyle cevaplar veriyorsun ki masal dinliyor gibiyim. Sen gerçek misin Yetkin ya!!! (Kahkahalar)

Gerçeğim tabii! Ayrıca masallara da inanıyorum. Kendi masalımı yazmak istiyorum. Herkes bunu yapmalı.

Bugünlerde çevremde olup biten olaylar, çocukken melodisini çok sevdiğim bir şarkının sözlerinin sık sık kalbimde çınlamasına yol açıyor. Yeni Türkü’nün ‘Telli Telli’si… Hani şu “Biz büyüdük ve kirlendi dünya” diyen, her şeyin uçurtmalara binip gittiğini söyleyen şarkı! İçinde yaşadığımız dünyada durum tam da bu! Her şey zamana yenik düşmüş. Umudunu kaybetmemesi için, kendisine “Anlatır eski beni şimdiki bana” dedirtecek bir telli turna gerekiyor insana. Benim telli turnam bir bardak şerbet oldu. Hani şu ‘Bizim Yenge’ dizisinde Filiz’le (Şebnem Bozoklu) Bahri’nin (İlker Aksum) aşkı birbirlerinin gözlerinde bulmasına vesile olan şerbet... Her cumartesi akşamı Kanal D ekranında ikram edilen ve sadece bir damlası bile insanı sıcacık aile ilişkilerinin, dostluğun, aşkın hâlâ var olduğuna inandıran şerbet... İnsana kaybettiği insanlığını hatırlatan şerbet... Dizide bir de ‘Adem’ diye bir adam var. Aşka kapılarını kapamış gibi yapan ama aslında tepkisi sahte aşklara, sahte duygulara olan… Benden izler taşıyan… Kendimle yüzleşmemi sağlayan! Bunda bu karaktere can verenin Yetkin Dikinciler olmasının da büyük payı var. Yetkin; çok iyi oyuncu olmasının yanı sıra, dışarıdan bakıldığında duvarları olan ama o duvarları aşabildiğinizde sanatı kadar insanlığıyla hayran kalınan bir adam… Kendisiyle ‘Bizim Yenge’nin setinde buluştuk. Konuştukça bir kez daha anladım ki; sadece yenge değil, dizideki tüm karakterler ve değerler bizim! Uçurtmalara binip gitmemişler ve bunu ‘Bizim Yenge’ aracılığıyla müjdelemek istemişler… Teşekkür ederim; bana yine çok iyi geldin Yetkin Dikinciler

MUCİZELERE İNANIYORUM
*‘Bizim Yenge’ Ertem Eğilmez filmlerinin sıcaklığında. Kaybettiğimiz değerleri ekrana taşıyor... Aynen öyle! Bir zamanlar insan özdü, esastı. Zamanla insanlığımızı kaybetme ye başladık. ‘Bizim Yenge insan olma durumunu hatırlatıyor. Özlediğimiz şeyi sunuyor.

*Senin canlandırdığın Adem bir kez aşk darbesi yemiş ve kabuğuna çekilmiş. Başka erkekler gibi “Çivi çiviyi söker” dememiş... Adem aşktan kaçıyor. Onu bu kararından sadece bir kadın caydırabilir çünkü karşıtıyla vardır her şey. Adem bu gerçeği önce kendi anlayacak sonra da tüm erkeklere kendilerini besleyenin karşı cins olduğunu hatırlatacak umarım. Doğru insanı bulmak için ise Adem gibi yalnızlığı göze almak gerekiyor. Yalnızlığı başaramayan iyi bir birliktelik kuramaz. Yalnızlıktır öğreten. Biriyle birlikte var olmadan önce kendini hissetmeli insan. Ancak yalnızlığınla barışırsan gerçek bir buluşma yakalarsın. İnsanlar yalnız. Her yalnız başka bir yalnızı arıyor. Ve bir gün karşılaşıyor lar...

*Mucize bu senin anlattığın... Ben mucizelere inanıyorum. Adem de inanıyor. Mucizeler sadece inanırsan gerçekleşir. Sahte bir ilişki yaşamayı reddediyor. Yeniden gerçek aşkla yüzleşmeyi bekliyor. Beklediğine değecek...

* İlker Aksum’la seni çok benzetiyorlar. Gerçekten kardeş olduğunuzu sananlar var. Benziyoruz. İlker benim çok eski arkadaşım. Birlikte çalıştığımız için çok mutluyum. Dizideki herkes özgün, yetenekli ve birlikte bir şeyler yapmaktan haz duyuyor. Ayşe nil Şamlıoğlu çok iyi bir oyuncu. Tülin Özen tam bir çılgın! Şebnem Bozoklu ise yaşça benden küçük olsa da kendime örnek aldığım oyuncu. O kadar doğal oynuyor ki... Bir oyuncu olarak kendimde görmek istediğim her şey Şebnem’de var.

YANINDAYKEN BİLE ÖZLEMEKTİR AŞK!
*Senden dizideki gibi bir aşk şerbeti hazırlamanı istesem, bu şerbetin içine hangi duyguları koyarsın? Tarif mi vereyim? Peki... (Düşünüyor, düşünüyor, düşünüyor...)

* Bu kadar zor mu aşk şerbeti hazırlamak! Kaldın öyle … (Kahkahalar)

Bazen arkadaşlarım tarafından ‘duran adam’ diye anıldığım olur ama bu kez aşkın tarifi olmaz diye bu kadar zorlanıyorum. (Hâlâ düşünüyor) Tamam, buldum! Özlemsiz olmaz. Fiziki bir özlemden bahsetmiyorum. Yanındayken bile özlemiyorsan; o aşk olmaz! Dokunmak da çok önemli. Aşkın kimyası diye bir şey var. Dokunmayı da özlemeli insan! Bir de ruhu katmak lazım işin içine, ruhsuz asla olmuyor.

*Şu an yüzünde öyle güzel bir ifade var ki; bunu ancak aşk yaratabilir... (Gülüyor) Bir de kendim için değil, sadece onun için yaptığım şey beni mutlu ediyorsa; âşığım demektir. Salt, bir tek onun için yapma duygusu varsa tamamdır!

*Dizideki masalsı hava beni bazen isyana sürüklüyor. Bahri gibi seven kaç kişi kaldı ki... İnan bana çok kişi var Ece! Sadece aşklar günümüzde naif bir şekilde yaşanmadığı için kendilerini sakınıyorlar. İçlerindeki Bahri’yle dolaşıyorlar. Biz seyirciye böyle adamların, kadınların, aşkların, ailelerin hâlâ var olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Bu konu da umutsuz değilim ben! Evet toplumda yüzeysel bir katılaşma var, travmalar var, saçma sapan ilişkiler var ama bunları yaşayanlar kendileri gibi olamayanlar. Kendini gerçekleştirenler ise gerçek duyguların peşinde!

Medya Haberleri

Tüm Medya Haberleri