'Soykırım' tartışması!

Çerkezler, Kafkasya’dan sürgün edilmelerinin 148. yıldönümü nedeniyle İstanbul’da anma yürüyüşü düzenledi...

21 Mayıs 2012 Pazartesi, 10:05:56Güncelleme: 10:12:45
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Türkiye'de azınlık hakları Sonra Oku

Tülay Şubatlı / HT GAZETE-AHT

Ancak bu sefer diğerlerinden farklı olarak yürüyüş sırasında “Soykırım ve sürgünü unutmayacağız”, “Soykırım sizin, direniş bizim” gibi pankartlar taşındı, sloganlar atıldı. Çerkezlerin “soykırım” söylemi, yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Tartışmanın çıkış noktası, Karadeniz’de yayılma politikası güden Rusya’nın saldırılarına direnen Çerkezlerin, Rus-Kafkas Savaşı’nın sona ermesiyle sürgüne gönderilmeleri. Olayların “soykırım” olduğunu savunanlar, 21 Mayıs 1864’te büyük yenilgiye uğrayan ve sürgün edilen 1 milyon kişinin uğradığı saldırılar, açlık ve hastalık nedeniyle ölümünü “delil” olarak gösteriyor. Bazıları ise bunun Çerkezlerin soylarını “yok etmeye yönelik” bir eylem olmadığını belirterek, olayın soykırım değil “sürgün” olarak adlandırılması gerektiğini savunuyor.

‘İnsanları vatanlarından sürmek soykırımdır’
Kafkas Araştırma Kültür Dayanışma Vakfı Başkanı Muhittin ÜNAL: İLK etapta sürgündür. Uluslaşma sürecini tamamlamamış bir halkı topraklarından kovuyorsanız, onun adı sürgündür. Ama bu o halkın kültürünün yok edilmesi ve bir araya gelmemesi için yapılırsa soykırımdır. Ermeniler Osmanlı topraklarından Suriye’ye gönderildi. Ama Çerkezler anavatanlarından sürülüp bir başka diyara, İslamolduğu için Osmanlı’ya gönderildi. Sadece sürgün olarak kabul etmek zor. İnsanları vatanlarından sürüyor, köklerinden koparıyorsanız, bir ülkenin halkının topraklarını alabilmek için o halkı kaldırıp başka yere gönderiyorsanız onun adı sadece sürgün olmaz, onun adı soykırımdır.

‘Bu topraklarda Ermeniler, orada Çerkezler yok oldu
Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ferhat KENTEL:  Ben bir insanlık trajedisi olan olayların bir kelimeye hapsedilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Çerkezlerin yaşadığı, başlangıçta insanları yerinden, yurdundan eden sürgün niteliğinde bir olay. Ama sürgün sırasında yapılan katliamlarda öldürülen insan sayısına, vahşete baktığınızda, evet bir soyun kurutulmasına, kökünün kurutulmasına yönelik bir durumvar. Görüntüsü sürgün görüntüsündedir ama Çerkezlerin soyları kırılmış. Bu topraklarda Ermeniler, o topraklarda Çerkezler yok oldu. Çerkezler Rusya Konsolosluğu’na yürüdü İSTANBUL’da, Taksim’deki tramvay durağı önünde toplanan Çerkezler,

‘Hem soykırım hem sürgün’
Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Vacit KADIOĞLU: ÇARLIK İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu’nun anlaşması sonucu yaşanan zoraki bir göçtür. Abhazlar ve Adigelerden oluşan Çerkezlerin yaşadıkları hemsoykırımhem sürgündür. İkisi birbirini tamamlayan şeylerdir. Soykırım olması için insanların hepsinin orada o, topraklarda katledilmesi gerekmiyor. İnsanları sürüp yaşayamayacakları yerlere gönderdiler. 1milyon 700 bin Çerkez sürgüne gönderilmiştir. Toprağa çıktıkları anda 400-500 bin Çerkez bulundukları yerlerde açlık ve hastalık nedeniyle ölmüştür.

‘Soykırım değil, büyük acılara yol açmış bir sürgündür’
Prof. Dr. Şule KUT: Çerkezlerin yaşadıkları bir sürgündür. Soykırım çok farklı bir şey. Hukuki olarak bu kadar rahat kullanılmaması gerekir. Soykırımkelimesi sosyal olarak çok kullanılıyor. Soykırım kelimesini tarihi bağlamında ve hukuki olarak kullanmak gerekiyor. Bu gerçekten çok büyük acılara yol açmış bir sürgün ve çok sayıda insanı etkilemiş. Sürgünün sonucunda büyük kıyımolmuştur ama soykırımkelimesi hukuki ağırlığı olan bir kelimedir.

‘Katliam yaşandı ama soykırım değil’
Prof. Dr. Yusuf HALAÇOĞLU:  Çerkezler büyük katliama uğradılar, kendilerini kurtarabilenler kendilerini Anadolu’ya attılar. Kafkasya’da sadece Çerkezler değil Kafkasya halklarının büyük çoğunluğu bu katliamdan payını aldı. Soykırımdenebilmesi, tamamen yok edilme kastı olup olmadığına bağlı. Yani Çerkezlerin tamamen bitirilmesi, yok edilmesi ve bununla ilgili bir kasıt olması gerekiyor. Rusya sürgün etti ama bir kısmı da kendiliğinden göç edip geldi. Orada planlı bir yok etme kastı hangi ölçüde var ona bakmak gerekiyor. Bir katliamvar ama ama bunu soykırım olarak adlandırmıyorum.

Yaşam Haberleri

Tüm Yaşam Haberleri