ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Murat GÜRGEN / ANKARA

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun makam odasında MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Dışişleri Müsteşarı Feridun Siniroğlu'nun katılımıyla gerçekleşen 'top secret' (çok gizli) içerikli görüşmenin ses kayıtları internette yayımlandı. Ses kaydının yayımlanmasının ardından Youtube'a erişim 'ulusal güvenlik' gerekçesiyle kapatıldı. Konunun uzmanları, sosyal medyaya erişimin önlenmesinin ulusal güvenliğe katkı sağlayıp sağlamadığını değerlendirdi...

'Çare Youtube'u yasaklamak değil, zafiyeti gidermek'
Emekli Tümgeneral- Strateji Uzmanı Armağan KULOĞLU:
"YOUTUBE ve Twitter'ın kapatılması bir önlem değildir. Çünkü bu bilgiler zaten internette göründü ve kayıtları yapıldı. Açılımları yapılıp yazılı hale de geldi. Herkesin merakı daha fazla arttı. Belki normalden çok daha fazla kişi bu bilgelere ulaştı. Sosyal medyanın kapatılması bir önlem değil. Sadece Türkiye'yi uluslararası ortamda haberleşmeyi önleyen bir ülke konumuna düşürür.
Esas yapılması gereken nerelerde açık veriliyor, o tespit edilmeli. Önceden yerleştirilmiş bir böcekle kaydedilmiş olabilir ya da konuşma frekansları takip edilmiş olabilir. Odaya yerleştirilen böcek aramalarda tespit edilememiş olabilir. Ne şekilde olursa olsun bu konuda bir takım eksiklikler olduğunu gösteriyor. Bunlara karşı mutlaka önlem alınması gerekir."

'Yasaklama yerine yanlışlar düzeltilmeli'
Eski MİT görevlisi Mahir KAYNAK:
Devlet ulusal güvenlik için haberleşmeyi dinleyebilir. Ama Dışişleri'ndeki toplantı nasıl oldu da dinlendi? Ya odaya dinleme cihazı koydular... Ama bu çok büyük cehalet sayılır, çünkü devletin bunu önlemeye yönelik tedbirleri alması gerekir. Ya da içeridekilerden biri sızdırdı. Her ikisi de çok tehlikeli. Ama oradaki bir kişinin sızdırması felaket olur. Eskiden medya vardı, bazı haberleri kendi istikametinde yorumlayabilir, yönlendirebilirdi. Bunu yapan belli gazeteler vardı. Şimdiyse sosyal medyada çok sayıda kişi yönlendirebiliyor. Buna karşı sizin de aynı şekilde davranmanız gerekir. Bir düşünce yanlış diye yasaklamak yerine, bu düşüncenin yanlış olduğunu göstermek gerekir.

'Karar doğru ABD'de olsa tepenize binerler'
Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent ORAKOĞLU:

Bu tür casusluk faaliyetleri her ülke tarafından, başka ülkelerde yapılabilir. Burada önemli olan medyaya servis edilmesi. Seçimleri etkilemek için yapılıyor. Bunun bir dış saldırı olduğu açık. Hükümetin Suriye politikasını eleştirenlere malzeme sağlayan bir ses kaydı yayımlandı. 28 Şubat sürecinde de yaşandığı gibi, seçmen "AK Parti bu seçimleri kazanırsa yönetemeyen bir iktidarla karşı karşıya kalırsınız" şeklinde tehdit ediliyor. Şimdi olay AK Parti'yi götürme meselesini aştı, ülke güvenliğini tehdit eder hale geldi. Böyle kayıtlar ABD'de ve İngiltere'de yayımlansa, tepenize binerler. Şu anda alınan kararı haklı görüyorum. Türkiye çok ciddi bir istihbarat operasyonuyla karşı karşıya. Sosyal medyanın ülke güvenliği açısından bir tehdit olduğu görülüyordu. Çünkü dezenformatik bir gazete gibi kullanılıyor. Seçim sonrasında tekrar oturup düşünülecek, yeniden açılacaktır.

'Yasağı yadırgamamak gerekir, ama zafiyet ciddi'

Strateji Uzmanı Ercan ÇİTLİOĞLU:
Bundan önceki ses kayıtları kişileri hedef alan dinlemelerdi. Ama bu, kişiler üzerinden, doğrudan doğruya ulusal güvenliği, Türkiye'nin uluslararası arenadaki legalitesini, saygındığını ve güvenilirliğini hedef alıyor. Bu bakımdan, bazı önlemler alınmış olmasını yadırgamamak gerekir, ama asıl olan bu tür konuşmaların kayıt altına alınmasını engelleyici önlemlerin etkinlikle yerine getirilmiş olmasıdır.
Dinleme kayıtları bir şekilde yayıldıktan sonra, daha fazla yayılmasını engellemeye çalışmak, yarayı sarmaya ne ölçüde yarar? Bakan Davutoğlu'nun odasının 1-1.5 yıldır dinlendiğinden söz ediliyor. İstem ortam dinlemesi isterse dinleme cihazı yerleştirilmiş olsun, bu çok ciddi bir güvenlik zafiyetidir.

'Önemli olan bilgi güvenliğinin sağlanması'
Uluslararası Güvenlik Uzmanı Hüseyin BAYAZIT:
Bu bir bilgi güvenliği meselesi. Bilgi insandır. İnternette yayımlanan kayıt, muazzam bir bilgi güvenliği zafiyeti olduğunu gösteriyor. Sızdırılmış olması bunun alt kümesidir. Devletin önemli bir toplantısına giriyorsanız, 1500 dolarlık bir çantayla her türlü teknik dinlemeye karşı önlem alırsınız. Türkiye'nin en mahrem bilgilerinin tartışıldığı ortamdan ses kaydı sızıyorsa büyük zafiyet vardır. Dışişleri'nde durum böyleyse, gerisini siz düşünün. Youtube'un kapatılması yanlış. Bu sıkı yönetim ilan etmek gibidir. Demek ki bir olağanüstü hal var ki sosyal medyayı yasaklıyorsunuz. Kayıtlar yurtdışından herhangi bir site üzerinden yine yayılabilir. Önemli olan bilgi güvenliğinin sağlanmasıdır.

  • Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu
  • MİT Müsteşarı Hakan Fidan
  • orgeneral yaşar güler
  • sosyal medya
  • Mahir Kaynak
  • Bülent Orakoğlu
  • Ercan Çitlioğlu
  • hüseyin bayazıt

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000