Evlilik hâlâ vazgeçilmezimiz olarak kabul edilse de içinde çok sayıda sorun barındıran bir kurum. Yapılan araştırmalar sosyo-ekonomik farklara rağmen evlenenlerin yarıya yakınının boşanmasının bunu gösterdiğine işaret ediyor. Bu şu demek; geçim sıkıntısı çeken ve kendi ayakları üzerinde duramayan kişiler, yeterli destek sistemine sahip olamadıkları için boşanamıyorlar.

KRONİK SORUNLAR GECİKTİRİYOR

Bu noktada aklınıza, “Boşanma en çabuk hangi durumda gerçekleşiyor?” sorusu gelebilir. Hemen söyleyelim: Eşlerden birinin diğerini aldatması halinde. Peki boşanmayı en geciktiren şey ne? Onu da söyleyelim: Kronik sorunlar. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Bölümü Psikiyatri Uzmanı ve Psikoterapist Prof. Dr. Özgür Öner, “Bu durumda çiftler birbirleriyle konuşup ilişki kurmadan aynı evde yaşamaya devam ediyor ama boşanmayı düşünmüyorlar” diyor. “Çocuğum olduğu için yapamıyorum”, “Hele bir üniversiteye başlasın”, “Hele bir sınavını geçsin”, “Hele bir evlensin”, “Hele bir işe girsin” gibi ertelemeler sık dile getirilmesine karşın çoğu çiftin bunlar gerçekleştiğinde bile boşanma kararı veremedikleri görülüyor.

‘İYİ Kİ BOŞANDILAR’

Bu noktada “Her evlilik iyi değil, her boşanma kötü değildir” sonucu çıkıyor karşımıza. Çiftlerin birbirine sevgi ve saygı duyduğu, şiddetten uzak yaşadıkları, aşağılamanın olmadığı, sorumlulukların yerine getirildiği huzurlu ortamlar hem kendilerinin hem de çocuklarının gelişimleri açısından son derece önemli bulunuyor. Bunların sağlanamadığı ortamınsa kalıcı zararları oluyor. Prof. Dr. Özgür Öner, “İnsanın kendisini kötü hissettiği bir ilişkiyi sürdürmeye devam etmesi halinde çocuğuna iyi davranması mümkün değildir” diyor. Bu tür evliliklerin sonlanması durumunda çoğu çocuk anne-babaları için, “İyi ki boşandılar” yorumunda bulunuyor. Bazı evlilikler çocukların anlaşamayan anne-babalarına, ‘Ayrılmanızı istemiyorum’ dedikleri için devam etse de, bu çiftlerin büyük bölümü yıllar sonra çocuklarından; ‘Keşke ayrılsaymışsınız, bu hem sizin hem de benim için daha iyi olurmuş’ cümlesini duyuyor. 

FİZİKSEL KAVGALAR ÇOCUKLARI DAHA ÇOK ETKİLİYOR

Sürekli hakaret edilip fiziksel şiddete maruz kalan çocukların ruh halleri, aralarında hiçbir iletişim olmayan ve birbirlerine sevgi hissetmeyen çiftlerin çocuklarının ruh halinden daha kötü oluyor. Kısaca aile içi fiziksel şiddet görmek ve sık kavgaya şahit olmak çocukları olumsuz etkiliyor.

KÜÇÜK ÇOCUKLAR BOŞANMAYA KARŞI

Birbirlerine karşı sevgi hissetmeyen, paylaşımları olmayan ve konuşmayan çiftlerin, çocuklarına yönelik mutlu bir aile tablosu çizmeleri imkânsız görülüyor. Anne-babalarının boşanmasını istemeyenler arasında ilk sırada okul çocukları bulunuyor. Ergenlik çağındaki çocukların soyut düşünceleri daha fazla geliştiği için bu çocuklar fiziksel sorunlara işaret etmeyen gerçekleri daha doğru değerlendirebiliyor. Bu nedenle ergenlerin belirgin şiddet, kavga, aşırı alkol ve madde kullanımı halinde anne-babalarının boşanmalarını isteyebildikleri görülüyor.

DÜZEN KURAMAMAK OLUMSUZ ETKİLİYOR

Boşanmalardan en çok etkilenenlerin anne-babalarının düzen kuramamalarına tanıklık eden çocuklar olduğu belirtiliyor. Çocuklarına en büyük zararı, aralarındaki sorunları boşandıktan sonra bile çocuk üzerinden halletmeye çalışan ebeveynler veriyor. Çocuklar kendilerini ilgilerinin olmadığı sorunlar dünyasında buluyor. Bunun çoğu kez boşanan ebeveynden birinin düzen kurup yeni bir ilişki yaşarken, diğerinin düzen kurmakta zorlanmasından kaynaklandığı belirtiliyor. Bu noktada anne-babanın kendi duygularıyla çocuğuyla ilgili duygularını ayırt etmesi çok önemli görülüyor. Bu yapılıp sadece anne-baba olarak davranıldığında sorunlar çok daha kolay aşılıyor.

BOŞANMANIN DA İYİSİ KÖTÜSÜ VAR

Çiftlerin boşanma süreçleri, boşanmadan önceki ve sonraki durum ve davranışları, nasıl boşandıkları ve boşandıktan sonraki tavırları aile fertleri açısından büyük önem taşıyor. İlişkinin iyi gitmediğini düşünüp ortak karar alan çiftler yaşamlarına ayrı devam etme konusunda daha başarılı oluyor. Buna karşın duygusal olarak yoğun şeyler yaşayıp ayrılanlarda bu çoğu kez başarılamıyor. Özellikle aldatma halinde yoğun duygular içinde olan çiftlerin sakinliklerini korumaları ve plan yapmaları mümkün olmadığı için, bu kişilerin evlilikleri kadar boşanmaları da olaylı gerçekleşiyor.

Ceyda ERENOĞLU / GAZETE HABERTÜRK


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
Değişimin bu kadarına pes!
Manisa 1'inci Piyade Eğitim Tugayında enfeksiyon salgını
SMA hastası Egehan Özkılıç'ın ailesinin ilaç umudu!
Sağlık Bakanı Recep Akdağ: "Çocuğu aşılamakla bombadan kurtaramazsınız"
İnsan beyni karşısındakinin hasta olduğunu hemen anlıyor!
İşte kahvenin bilmediğiniz 12 faydası...