GENEL SAĞLIK HABERLERİ

14 OCAK 2017

Geçen haftalarda grip salgını herkesi etkiledi. Özellikle İstanbul, Ankara gibi insanların toplu olarak yaşadıkları kalabalık şehirlerde grip insandan insana çok hızlı yayılıyor.

Grip virüsleri herkesi etkiliyor, savunma sistemi zayıf kişileri çok daha olumsuz etkiliyor, günlerce yatağa bağlıyor. Hasta eğer biraz yaşlı ise öldürücü olabiliyor.

Yaşadığımız toplumda grip salgınından etkilenmemek mümkün değil. O zaman yapılacak iş, vücudun savunma sistemini güçlendirmek. Savunma sistemini güçlendirecek en önemli etkenlerden birisi antioksidan vitaminler.

ANTİOKSİDAN NE DEMEK?

Canlılarda metabolik olaylarda kimyasal süreçler içinde oksijen molekülü ile reaksiyonda oksidasyona uğrayan vücudun yapı taşları (yağlar vb.) bir elektron kaybederler. Bu oksitlenme sonucu ortaya serbest dolaşan “yıkım ürünleri”, bilimsel adıyla “serbest radikaller” açığa çıkar.

Serbest radikaller, aksi görüşler de olsa genel olarak hücre için zararlıdır. Yüksek derecede reaktif bu moleküller kolayca reaksiyona girer ve hücrede oksidatif stres ortaya çıkar. DNA kırılmaları artar. Vücutta biriken serbest radikaller temizlenmezse vücudun savunma sistemi çöker, hücrenin yapısı değişebilir, hatta hücre ölümü hızlanır. Hızlı yaşlanmadan kansere kadar birçok olayın sorumlusu serbest radikaller kabul edilir. İşte vücutta serbest radikalleri temizleyen “enzimler, vitaminler ve minerallere” antioksidanlar adı verilir.

HANGİ MADDELER ANTİOKSİDAN ETKİLİ?

Antioksidanlar iki grupta değerlendirilebilir. Bunlardan bir bölümü vücudun kendisi tarafından üretilir, bir bölümü de dışarıdan gıdalarla alınır. Vücudun kendisi tarafından savunma sistemi olarak üretilen antioksidanlar “peroksidaz, katalaz, süper oksit, dismutaz (SOD)” gibi enzimlerdir.

Dışarıdan gıdalarla alınan antioksidanlar içinde en önemlileri vitaminlerdir. E vitamini (Tokoferol), A vitamini (karoten), C vitamini (askorbik asit), alfolipoik asit, likopen polifenoller (çay, kahve, şarap, üzüm çekirdeği) sayılabilir.

 

A VİTAMİNİ

Güçlü bir antioksidan ve koruyucudur, yağda çözülür, aşırı alımında birikici etkisi vardır, genel olarak bitkisel kaynaklı A vitamin öncülerine karotenoidler, hayvansal kaynaklı olan gruba ise retinoller denir.

Kandaki karotenoid miktarı ile hücredeki oksidatif hasarın önlenmesi arasında çok anlamlı bir ilişki vardır. A vitamininin DNA’yı koruduğu gösterilmiştir. A vitamini, dokuların bakım ve onarımını artırır, yeni hücre oluşumuna neden olur, görme gücünün artışında, körlüğün önlenmesinde önemli rol oynar. Eksikliğinde gece körlüğü, deride pullanma, büyüme ve yetişmede yavaşlama olur, savunma sistemi azalır.

Karotenoidler en çok kış bitkilerinde bulunur. Havuç, ıspanak, balkabağı, patateste yüksek orandadır. Biber, bezelye, fasulye ile brüksel lahanası, brokoli ve pırasa A vitamininden zengindir.

Hayvansal kaynaklı A vitamini ya da retinoller, yumurta, peynir, yoğurt, süt ve ton gibi büyük balıklarda bulunur. En çok retinolün ciğerde olduğu bildirilmiştir, tavuk ve kırmızı ette de retinol vardır.

A vitamini fazlalığı baş dönmesi, çift görme gibi problemler, baş ağrısı, kasılma nöbetleri, kas güçsüzlüğü, dudaklar ve avuç içlerinin soyulması, şiddetli kusma, kafa içi basıncı artışı şeklinde belirti verir. Bu nedenle aşırı doz vitaminden kaçınmak gerekir.

 

C VİTAMİNİ

Halk arasında C vitamini kullanmak, gripten korunmak için en popüler tedavi yöntemlerinden biri. Gerçekten de C vitamini ya da askorbik asit, en güçlü antioksidan vitaminlerdendir.

C vitamini kullanımının DNA hasarını azalttığına, savunma sistemini güçlendirdiğine ve hücre tamir mekanizmalarını artırdığına dair yayınlar mevcut. Akciğer, mide ve yemek borusu kanserlerinden önleyici etkisi gösterilmiştir. Kemik, diş ve cilt sağlığında çok etkilidir. C vitamini vücut tarafından üretilemez, gıdalarla alınır. Doğal C vitamini özellikle turunçgillerde, portakal, mandalina, limon, greyfurt ile yeşil yapraklı sebzelerde zengindir.

Ancak bazı sebzeler ve meyveler var ki, bunların içindeki C vitamini oranı portakaldan daha fazladır. Bunlar, biber, brokoli, ıspanak, maydanoz, dere otu, lahana, kivi, çilek ve papaya olarak sıralanabilir. Taze olmak koşuluyla küçük boy bir karnabahar, yarım bardak doğranmış kırmızı dolmalık biber, iki kivi, bir mango ya da bir portakal ile vücudun ihtiyacı olan C vitaminini temin etmek mümkün.

Dışarıdan yüksek miktarda C vitamini almak yerine her gün bu gıdalardan tüketmek, hem doğal hem de etkili antioksidan almak anlamına gelir. C vitamini günlük 2 gramdan fazla alındığında toksik etki yaratabilir. Bu durum karın ağrısı, bulantı ve kusma şeklinde kendini gösterir. Uzun süreli yüksek doz kullanımda böbrek taşı oluşturma riski vardır.

 

E VİTAMİNİ

E vitamini, yağda çözülen bir vitamin ve önemli bir antioksidan. E vitamininin en güçlü aktif formu “alfa tokoferol”dur.

E vitamini, hücrelerin oksidatif bir hasardan korunmasında, yağların oksidasyonunun önlenmesi ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde, damar, sinir ve kıkırdak gibi dokuların güçlendirilmesinde çok önemli rol oynar.

Sinir sisteminin, kasların ve üreme organlarının fonksiyonları için önemlidir. Biyolojik bir antioksidan olup damar hastalıklarının ve kanserin önlenmesi için gerekli bir vitamindir.

E vitamini bitkisel gıdalarda ve tahıl ürünlerinde yüksek oranda bulunur. Ekmek ne kadar esmerse o kadar E vitamininden zengindir. Tohumlarda, tohum yağları, yeşil yapraklı bitkiler, salatalar E vitamininden zengindir. Hayvansal ürünlerde, süt ve süt ürünlerinde bulunur, diğer et vb. ürünlerde daha azdır. Günlük ihtiyaç 10-15 gr. civarıdır.

E vitamini fazlalığı kanın pıhtılaşmasını önler. Özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalara önerilmez. 1 gramın üzerindeki dozlarda bulantı, gaz şikâyetleri ve diyare yaptığı bildirilmiştir.

 

NE YAPMALI?

- Grip, soğuk algınlığı gibi enfeksiyon hastalıklarından korunmak için savunma sistemini güçlendirmek gerek. Bunun anahtarı antioksidan vitaminlerde.

- Antioksidan vitaminlerde 3 vitamin öne geçiyor. A-C-E vitaminleri. Bunları doğal yoldan ve bol miktarda almak gerek.

- A vitamini, en çok kış sebzelerinde bulunur. Havuç, patates, balkabağı, brüksel lahanası, brokoli, pırasa yüksek miktarda A vitamini içerir.

- C vitamini, en çok kış meyvelerinde bulunur. Portakal, mandalina, greyfurt, kivi C vitamininden zengindir. Yine her gün yeşil yapraklı, biberli, maydanozlu, dere otlu, bol limonlu bir salata günlük C vitamini ihtiyacımızın tamamını karşılar.

- E vitamini ise kış yemeklerinde, tahıl ve tahıl ürünlerinde, kurubaklagillerde yüksek oranda bulunur. Bir dilim esmer ekmek, bir porsiyon kurubaklagil ve bir porsiyon mercimekli bulgur pilavı, günlük E vitamini ihtiyacını karşılar.

- Vitaminlerin azı da fazlası da mahzurlu. Bazı kişilerde vitamin çılgınlığı var. Aşırı vitamin tüketimi yarar yerine zarar verir. Özellikle hem normal vitamin hem de multivitamin alanlar çok dikkat etmeli. Multivitaminlerin içinde de azımsanmayacak oranda vitamin bulunur. Bunlar her gün eklenince toksik doz oluşabilir.

- Sonuç olarak her şeyin sırrı doğada. Kışın hastalıkların arttığı dönemde, kış sebzeleri, tohum, kurubaklagiller ve kış meyveleriyle antioksidan takviyesi almak mümkün. Her şeyi mevsiminde taze ve doğal yiyin.

 

Prof. Dr. Temel YILMAZ / GAZETE HABERTÜRK


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300