GAZETE HABERTÜRK / CEYDA ERENOĞLU

Beyindeki tümörün tam olarak çıkarılması, hem tümörün tekrarlama şansını azaltıyor, hem de kişinin ortalama yaşam süresini uzatıyor. “Uyanık kraniyotomi”nin ise beynin önemli bölgelerine yerleşen tümörlerin ve epilepsi cerrahisinde epileptik alanın çıkartılmasında güvenle kullanılan bir yöntem olduğu belirtiliyor. Beynin özel fonksiyonel alanlarında bulunan bir tümörün tam olarak çıkarılması, tümörün sınırlarını eksiksiz belirlemek mümkün olmadığı için, genel anestezi altındaki bir hastada ameliyat sonrası “nörolojik defisitler” (istenmeden ortaya çıkan felç vb. gibi) meydana gelmesine neden olabiliyor.

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Hülya Bilgin, uyanık kraniyotomi ile tümörün çıkarılması sırasında, konuşma, görme ve kısa hafıza alanları ile el, kol ve bacak hareketlerini yaptıran liflerin beyindeki çıkış noktası olan motor korteksin tümörle olan komşuluğunu tam olarak belirlediklerini söylüyor. Böylece tümör dokusu çıkarılırken hastada istenmeden oluşabilecek nörolojik hasarlar engellenebiliyor. Türkiye’de 6 merkezde uygulanan yöntemin komplikasyon oranı ve enfeksiyon riskinin düşük, hasta memnuniyetinin ise yüksek olduğu belirtiliyor.

PARKİNSON HASTALARI

Uyanık kraniyotomi, Parkinson ya da diğer hareket bozukluklarının cerrahi tedavisi ile sık nöbet geçiren bazı hastalardaki nöbet odağının çıkarılmasında da uygulanıyor. İşlem sırasında anestezi uzmanı tarafından hastaya verilen ilaçların dozları çok dikkatli ayarlanarak hem hastanın ağrı ve rahatsızlık duymaması sağlanıyor, hem de gerektiğinde bazı hareketleri yapması ya da konuşması istenerek lezyon ya da tümör çıkarılırken sağlam alanların zarar görmesi önlenmeye çalışılıyor.

‘Ameliyatta hastadan yemek tarifi bile alıyoruz’

Prof. Dr. Hülya Bilgin, uyanık kraniyotomi uygulaması sırasında, hastalarıyla pek çok konuda sohbet ettiklerini söylüyor. Hasta için uzun süre aynı pozisyonda, kımıldamadan yatmanın çok zor olduğunu belirten Bilgin, hastanın eklem yerlerine yastık ve destekleyiciler koyduklarını söylüyor. “Sıkılan hastaların dikkatlerini başka yerlere çekmek için ilgi alanlarını öğrenip kendileriyle bu konularda konuşuyoruz” diyen Bilgin, bazen ameliyat sırasında hastalarından yöresel yemek tarifleri aldıklarını, bazen de hastaları aileleriyle telefonda konuşturduklarını söylüyor.

Kimlere uygulanamıyor?

  • Üst solunum yolu enfeksiyonu olanlar.
  • Ciddi akciğer hastalığı bulunanlar.
  • Horlama da uykuda soluk tutma hikâyesi olanlar.
  • Şuuru tam açık olmayan ve iletişim kurulamayanlar.
  • Aşırı kilolu hastalar.
  • Kapalı yer fobisi olanlar.
  • Ciddi vücut deformitesi olanlar.
  • Ceyda Erenoğlu
  • Prof. Dr. Hülya Bilgin

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000