AVRUPA LİGİ HABERLERİ

03 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR

SERDAR ALİ ÇELİKLER
CEVABI DOSTUM ÖNÜNDEKİ KOLTUKTA
Yılda 15 maç ancak oynayan yedek sağ beki ile yılda 20 maçı zor bulan yedek sol bekinin toplam bonservis bedeli; Fener’in UEFA kilidini açmaya yetecek olan Manchester’ı mı yenecekti? Puan mı alacaktı? Alanya’yı, Kayseri’yi yenemeyen takım Old Trafford’da çata çat mücadele mi edecekti? Kim inanırdı ki buna? Oyuncular ve Dick Advocaat da neden inanmış olsun ki? Hep söylediğimiz gibi, Fener bu kadar. Bu sene böyle bir iki haftaya lige de havlu atılır. Belki de 2. olmaktan iyidir erkenden kopmak. Fenerbahçe ile ilgili daha fazla yazmaya, anlatmaya gerek yok.

Ben sadece bir kişiye bir tek soru soracağım. Sorum ‘Çöl Yolculuğu’ndan dönüp Manchester’a uçan Ertuğrul Özkök’e..

Sayın Özkök, sizce 3 Temmuz’dan sonra; öncesini geçtim; 3 Temmuz’dan sonra tamamen ama tamamen taraftarının büyük fedakarlığı ile elde ettiği gelirlerin 150 milyon Euro’dan fazlasını sadece bonservise döken; UEFA boyunduruğu altına girmesine rağmen her sene kadrosu zayıflayan, dolayısıyla sportif başarı yakalayamayan, yani para harcayarak kalitesizleştirilen kadronun tek sorumlusu kim olabilir? Bunu nasıl tarassut ediyorsunuz?

Sizin de çok sevdiğiniz Nobel ödüllü Bob Dylan’ın bir şarkısının sözlerini biraz değiştirerek sorayım:

Kaç kez gökyüzüne bakmalı insan Gerçeği görebilmesi için?

Cevabı dostum, önündeki koltukta.

 

FAİK ÇETİNER
MUM GİBİ ERİYOR
Advocaat elindeki malzemenin en iyisini sahaya sürmüştü. Ozan yoktu, Lens yoktu, Sow yoktu, Salih yoktu. Bu yoklar arasından kurulan 11 de, dün gecekinden farklı olamazdı. Yoklar yüzünden Neustadter ilk 11’de kendine yer bulmuştu, bulmuştu da o da zaten sahada yoktu. Manchester United her şeyiyle dev bir takım. Böyle bir rakip karşısında, hele Old Trafford’da puan çıkartmak da kolay değildi. Ancak maçın ilk 30 dakikasına baktığımızda, İngiliz ekibinin görüntüsü bizi yine de umutlandırdı. Çok adamla hücum yapmalarına rağmen, ev sahibi pozisyon bulmakta zorlanıyordu. Onlar zorlanıyordu ama biz de topa fazlaca sahip olamıyor, oyun kuramıyor, rakip alana giremiyorduk derken; 5 dakika içinde önce Kjaer, sonra da Şener rakibe birer penaltı ikram ettiler. İlk penaltıyı kolay çalan hakeme ikincisinde itiraz eden olmadı. Ardından pahalı ayak Pogba’nın golü ile ilk yarı 3-0 noktalandı. Bu skordan sonra Manchester karşısında ikinci bir 45 dakikayı oynamak zordu, öyle de oldu. İkinci devre başında gelen dördüncü golle de zaten maç bizim için ‘bitse de gitsek’ havasına girdi. Dün gece gördük ki, Kjaer düşüş içinde. Neustadter oynadı mı, anlayamadık. Hasan Ali bir var, bir yok. Volkan Şen-Alper Potuk büyük maçlarda sahne alamıyor. Josef de Souza ve Mehmet Topal sadece çırpınıyor. Şener şansını iyi kullanamıyor. Van Persie ve Emenike’yi çözmek kolay değil. Dick Advocaat sanki yolcu havasında. Kısacası bu takım adeta mum gibi eriyip gidiyor. Maçtan önce Fenerbahçe Başkanı, Samandıra’da futbolcularına 95’lik İhsan teyzenin fotoğrafını gösterip “Onu ağlatmayın” demiş. Başkan acaba ağlayan ve üzülen milyonlarca Fenerbahçeli’nin farkında mı, ne dersiniz?

VAN PERSİE SEVGİSİ
Dün gece Fenerbahçe adına tek teselli Van Persie’nin attığı şeref sayısıydı. Bu gole Old Trafford tribünlerinden de büyük alkış geldi. Büyük oyuncular takım değiştirseler de kolay kolay unutulmuyorlar. Van Persie sevgisi de bunun gibi.

BAŞKAN NE DİYECEK
Televizyonlarda Fenerbahçe yerden yere vuruluyor. Tribünlerde taraftar isyan edip ‘istifa’ diyor. Bakalım bütün bunlara başkan ne cevap verecek, merakla bekliyorum.

BÜLENT YAVUZ
İKİ PENALTI DA HAKLIYDI
F.Bahçe, İngiltere’de ağır yaralı. Gerçi oynadığı futbolun karşılığında kaçınılmaz sondu. Maçı Fransız hakem Bastian yönetti. Önceki akşam Beşiktaş maçındaki iki penaltıya veryansın ederken bu sefer F.Bahçe’nin yediği ilk iki golün penaltıdan olması kafaları karıştırmadı değil. Ancak pozisyonlara baktığımız zaman hem Kjaer’in hem de Şener’in rakiplerine yaptıkları müdahalelerin ikisi de kurala uygun, doğru penaltı kararlarıydı. Hakem için kolay pozisyonlardı, o da düdük çalarak vazifesini yaptı. Dün ve önceki gün Türk takımları aleyhine 5 penaltı verildi. İster istemez akla şu da geliyor: Türkiye’de kolay kolay penaltı çalınmıyor. Yurt dışına çıkınca hakemler en ufak bir hatayı affetmiyorlar. Müsabakanın diğer bölümlerine baktığımız zaman hakem maçı iyi yönetti. Avantaja dikkat etti, pozisyonlara yakındı. Önemli bir hata da yapmadı.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300