BEŞİKTAŞ HABERLERİ

03 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR

YENİLERİN GECESİ | ALİ GÜLTİKEN
Futbolda başarıyı getiren en temel ögelerden bir tanesi, güven duygusu... Yapabileceğine ve başarabileceğine inanmak... Bu hissi bireysel ve takım halinde yaşamak. Bu, takım içerisinde oluşturabileceğiniz en güzel mayalardan bir tanesi. Beşiktaş takım halinde bu duyguyu yakaladı. Bunun için de bazen kişisel, bazen takım halinde performanslar dalgalansa da işin sonucunu değiştiremiyor. Takımın sahip olduğu bu güven duygusu sayesinde rotasyon da yapılabiliyor, bazen sistemler de değiştirilebiliyor.

Şenol Hoca dün daha ofansif bir oyuncu grubunu tercih etti. Quaresma, Aboubakar, Cenk ve Talisca gibi elindeki en etkili oyuncuların hepsini birden sahaya sürdü. Bu hamlelere Antalya’nın mücadelesi ve direnci ile karşı koymaya çalışsa da ancak bir noktaya kadar gidebildi. Beşiktaş’ın öndeki oyuncuları, etkili oyuncular. Bazen oyun içerisinde kaybolsalar da, çok fazla ortalarda görünmeseler de skoru değiştirebilecek kabiliyetleri var. Tıpkı dün olduğu gibi... Oyunun çok fazla içinde görünmeyen Talisca’nın ikinci ve üçüncü golde attığı imza gibi. Veya her an oyunu zorlayan, olmayacak pozisyonları bir anda gole çevirebilecek Aboubakar gibi... Aboubakar demişken şunu da belirtelim; her oyuncunun kendine has özellikleri var. Kimsenin yeteneği ile karşılaştırılamaz. Performansı ile kıyaslanabilir. Gomez’le kıyaslanmasına cevaplarını son iki maçta vermeye başladı. Aboubakar’ı başka bir oyuncu ile değil Beşiktaş içerisindeki performansları ile değerlendirirsek oyuncuya da haksızlık etmemiş oluruz.

Skoru değiştirenler kadar elbette skoru hazırlayanlar da çok önemli. Quaresma dün yine etkili işlere imza attı. Topu ayağına aldığında şunu hissediyorsunuz; her an, her şeyi yapabilir. Çalım atabilir, tehlike yaratabilir, şut atabilir, yani oyunun sonucuna etki edecek işlerin içinde olabilir. Dün yine topla buluştuğunda yine bunları tekrar etti.

Oyunda kaldığı süre içerisinde Tolgay da yine göze hoş gelen, klasını gösteren, usta ayaklarıyla takımı yönetti. Tıpkı Napoli’de olduğu gibi... Tolgay’ın performansının artması demek, Beşiktaş’ın performansının artması demek. Kendi temposunu artırdığında Beşiktaş’ın temposu da artıyor. Hem oyun zekası hem de yeteneği bunları başarabilecek kalitede.

Antalya ligin dibinde yer alsa da bunu inkar eder bir şekilde Beşiktaş’ı zorlamaya çalıştı. İlk yarıda bunu da etkili bir şekilde yaptığını söyleyebiliriz. Görünen o ki Rıza Hoca’nın eli Antalya’ya dokunmuş. Önümüzdeki haftalarda Rıza Hoca ile birlikte grafiği yükselecek bir Antalya izlersek şaşırmayalım.

TOSİC
Geldiği ilk dönemler itibarıyla ağır eleştiriler alsa da dün takım düzeni içerisinde Beşiktaş’ın defansında önemli bir isim haline geldi. “Şenol Hoca’nın vazgeçilmezi” dersek konuyu en iyi şekilde anlatmış oluruz.

NABZA GÖRE ŞERBET | KARTAL YİĞİT
Şenol Güneş, elindeki bütün hücumcuları bir arada oynatarak bir bakıma Napoli zaferinin ardından Antalya maçında stada koşanlara güzel bir hediye ve şov sunmak istemişti. Oyun dizilişi olarak 4-2- 3-1 başlamıştı ama Siyah-Beyazlı takım atağa çıktığında 4-3-3 oluyordu. Kartal’da sakat Oğuzhan ve kenardaki Ömer dışındaki bütün silahlar oyun alanı içindeydi. İlerisi çoğu zaman Quaresma, Cenk ve Aboubakar‘dan oluşuyordu. Onların arkasında da Talisca ile Tolgay olunca tamamen sonuca odaklı bir Beşiktaş izledik. İtalya kahramanı Aboubakar bu ofans zenginliği içinde sağ kanatta başladı hem ileride hem kanatta kusursuza yakın oynadı. Golün dışında şık paslar ve Talisca’ya yaptığı asist ile dikkat çekti. Sevdiği toplardan birini alınca da mükemmel bir vuruşla gollerine devam etti. Attığı bu jeneriklik şutun gol olması onun güvenini daha da yerine getirecektir. Yavaş yavaş beklenen Aboubakar geliyor diyebiliriz. Ama sanki hala fizik olarak eksik gibi o da tamamlanıyor diyebiliriz.

Şenol Hoca evindeki bu maçı garanti gördüğü için böylesine bir diziliş ile oynadı tabii ki hep böyle olmayacak. Çünkü garanti görünen dünkü maçta bile Antalya özellikle ilk 45 de tehlikeli kontralar gerçekleştirdi. Kartal’da herkes ileriyi düşündüğü için zaman zaman geride ve ortada büyük boşluklar oluştu. Antalyaspor; Deniz Kadah önderliğinde göbekten etkili geldi bu bölümlerde. İleride Eto’o’nun top tutması Beşiktaş adına sıkıntı yarattı ama yıldız oyuncunun kendine oynaması Antalyaspor’un hücum organizasyonlarında bir bakıma el freni oldu. Zaten Rıza Çalımbay da çoğu zaman tercümanı aracılığıyla Eto’o’yu uyardı. Buna ek olarak Diego’nun da hücuma sürpriz çıkışları Antalya adına olumlu görüntülerdi ama Aboubakar‘ın golü sonrası atılan Diego’nun eksikliği Akdeniz ekibinde şok etkisi yarattı. Bu atılış hem defans hem ofansı dağıttı. 10 kişi kalan Antalyaspor ikinci 45’te fark yememek için daha sağlam savunma anlayışına geçti ama 3 gole engel olamadı. Beşiktaş doğal olarak rakibinin üzerine kanatlardan sık gelmeye başladı bu yarıda. Quaresma kendine gelmeye başlamış... Eskisi gibi adrese giden ortaları yapmaya başladığını gördük. Talisca’nın kafasına attığı gol olan orta da bunlardan biriydi.

Beşiktaş yine coşkuluydu, kontrolü tempoyu hep elinde tuttu. Yani anlayacağınız nabza göre şerbet verdi. İtalya yorgunluğu da olduğu için bir ara kötü oynar gibi oldu ama sıkmadan Antalyaspor’un fişini çekti. Zaten aksi bir sonuç da düşünülemezdi çünkü bu kadro kalitesine bakıp Antalyaspor’un puan alması mucizeydi. Gerçi zaman zaman iyi de oynadılar ama güçleri buna yetti. Çünkü kadro anlamında dar bir yapıları var. Beşiktaş fırsatları değerlendirip rahat bir galibiyet aldı. Fabricio gün geçtikçe kalesini sağlama alıyor, Tosic müthiş oynadı ilk hamleleri inanılmazdı. Hatta Antalyalı oyuncuların faul diye itiraz ettiği Aboubakar‘ın golünün yaratıcısıydı.

Talisca 2 gol attı ama hala etkili değil. Fizik olarak geride ikili mücadelelerde hep yerde kalıyor. Bu şekilde iyi bir Tolgay ve Oğuzhan varken oynaması çok zor. Ancak rakipler yorulduktan sonra girer. Geldiği lig Portekiz Ligi bizimki gibi sert değil o yüzden zorlanıyor olabilir ama fiziki durumu hep böyle olacaksa ilk 11’e girmesi zor gibi.

İLK GOLDEN ÖNCE FAUL VARDI | BÜLENT YAVUZ
Beşiktaş, Vodafone Arena’da muhteşem seyircisi önünde galip gelmeyi becerdi. Hakem Barış Şimşek, maçı kontrol altında almakta zaman zaman zorlandı. Özellikle faul değerlendirmesi yorumlarında ev sahibi takıma biraz daha toleranslıydı. Oyunu disiplin altına almak için çok çaba sarf etti. Bunu da kartlarıyla sağlamayı başardı. Ancak Beşiktaş’ın ilk golü öncesinde orta alana yakın bir noktada Tosic’in kayarak yaptığı müdahale faulü gerektirirdi. Hakem ‘devam’ kararı verdi. O da da gitti gol oldu. Antalyalılar’ın yoğun itirazı neticeyi değiştirmezken, Diego da kırmızı kartla oyun alanından ihraç edildi. Bu ihraç kötü ve küfürlü dil kullanmaktan olsa gerek. Vodafone Arena’nın açılış maçında da Barış Şimşek görev yapmıştı. Çok daha rahattı ancak dün gece bu rahatlığı göremedim.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300