Yeni Medya Ana Sayfa
ÜYE GİRİŞİ
LÜTFEN KULLANICI ADINIZ VE ŞİFRENİZ İLE GİRİŞ YAPIN!

Adanaspor - Galatasaray maçının yazar yorumları

Spor Toto Süper Lig 9. hafta maçında Galatasaray, Adanaspor'u Bruma'nın golüyle 1-0 mağlup etti. HTSPOR yazarları bu mücadeleyi yorumladı

OYUNCU İLE GELEN 3 PUANLAR | SERDAR ALİ ÇELİKLER

Aslında 2 haftadır G.Saray ile aynı düzende mücadele eden takımlar görüyoruz. Trabzon da, Adana da savunmada kalıp zaten sürekli tempo sorunu yaşayan G.Saray’ı paralize edip puan almayı planladılar. İkisi de G.Saray yarı alanında hiç top tutamadılar. Ama tabii Trabzon, Adana’dan daha iyi kadro olunca 1 gol attı ve 85’e kadar net pozisyon vermedi. Dün de ligin en zayıf kadrolarından biri olan, ‘Eyalet Ligi Brezilyalıları’ ile dolu Adana, aslında çok da kompakt olmayan bir savunma anlayışı ile ilk 45’i eritti.Üstelik Riekerink; bu kez Sabri ve Yasin’le başlamıştı. Demek ki Hollandalı, Türk eleştirmenleri okuyup önemsiyor. Geçen hafta herkes Sabri ve Yasin demişti ya... Velhasıl bu iki isim olsa da olmasa da G.Saray’ın hücum planları şu:

  1. Bruma ceza sahasına 40 metre kala topla buluşsun, 3 kişiyi geçsin orta yapsın.
  2. Kornerlerde alan savunması yapan takımlara karşı geriden koşarak gelip kafaya çıkan Eren vursun gol atsın.
  3. Ceza yayı civarından Wes- Poldi, duran topta ise Selçuk vursun gol atsın.

Şimdi bu 3 planın 3’ü ile de Galatasaray gol buldu. Çünkü bunlara imkan tanıyacak oyuncu kalitesi var.

Dün de Bruma baktı ki herkesi çalımlasa da kimse onun paslarına vurup skoru değiştiremeyecek, şutla golü attı. Bana göre PTT 1. Lig’de bile zorlanabilecek bir kadro yapısı ile oynayan ve bu kadro ile düşme nazmeti olan Adanaspor’a karşı bile ‘oyun’ ile değil de ‘oyuncu’ ile kazanıyorsanız “sıkıntı var” demektir.

Beşiktaş’ın takıldığı haftada deplasmandan 3 puanla dönmek gecenin en büyük artısıydı.

G.Saray, deplasmandaki Beşiktaş maçı dışında ‘oyun kalitesi ve bilinci ile’ hiçbir maçında baskın gözükmedi. Hep ‘bir yetenek’ çıktı işi gördü. 3 puanlar geldikçe çok önemli gibi gözükmeyen bu sorunların, ileride ‘kronik hastalığa dönüşmemesi’ için oyun kalitesinin artmasına; daha doğrusu bir oyun karakterinin oluşmasına ihtiyaç var. Anladık Jan Olde Riekerink Bey iyi adam, hoş adam da bir oyun planı oluşturacak yeterli zamanı da geçirdi. Beşiktaş’ın 2 puan bıraktığı haftada zayıf takıma karşı da olsa deplasmandan 3 puanla dönmek dün gecenin en büyük artısıydı.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ:
93 Yaşındaki Delikanlı Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yaşı kutlu olsun. Mustafa Kemal Atatürk’ün hediyesinin kıymeti her geçen gün daha iyi anlaşılıyor.

AĞIR ÇEKİM 3 PUAN | GÖKHAN ZAN

Galatasaray, Adana’da beklenenin aksine tekdüze ve sıkıntılı bir futbolla kazandı. Oyunu sahasında kabullenen Adanaspor karşısında Bruma’nın “altın vuruşu” çok değerli puanları getirdi ancak oynanan oyun, tempo ve hücumdaki zaafiyet gelecek haftalar adına soru işaretleri yarattı.

Son iki 90 dakikanın 5 gol atan oyuncusu Podolski; Sneijder’ın yokluğunda forvet arkasında yer aldı. İkinci santrfor gibi oynadı, kaleyi karşısına aldı. Ancak öyle kaldı. Adeta yerine geçtiği Sneijder’ı arattı. Ne pas yaptı, ne ataklara duvar oldu. Bulunduğu pozisyonu yadırgadı. Riekerink, Alman oyuncuya iyi dayandı. Daha önce oyundan almalıydı. Bu durum Galatasaray’ın orta saha ile hücum hattı arasındaki bağını da kopardı. Ve haliyle üretimi etkiledi. Orta sahadan rakip defansa dikine yüklenemediler. Topu yanlara açmak zorunda kaldılar. Oyuna hakimdiler, ancak ağır kaldılar. Eren’in etkili olabileceği ölçüde onu topla buluşturamadılar.

Kırılma anı Tevfik’in mükemmel şutu... Dönerek filelere doğru giden topu Muslera aynı güzellikte harika uzanarak kurtardı.

Galatasaray oyuna iyi başladı ama ilk 10 dakika sonrası temposu düştü. Ceza alanı içinde hücum zenginliği yaratamadı. Yan toplar ve sonuçsuz pas trafiği ile sıkıcı bir oyuna imza attılar. Galatasaray’ın bu kısırlığına bir neden de orta sahadan yeterli desteği alamaması oldu. Selçuk İnan tam bir çift yönlü orta saha oyuncusu ancak rakibin tamamen kapalı oynadığı pozisyonlarda Tolga gibi defansif özellikleriyle öne çıkan bir futbolcuyla birlikte oynamaları Galatasaray için lüks. Riekerink’in böyle maçlarda Selçuk-Josue ikilisini denemesi lazım. Evet Tolga çok iyi istatistiklere sahip olabilir ancak bana göre Galatasaray’ın orta sahasında en azından lig maçlarında daha ofansif bir oyuncuya ihtiyacı var. Galatasaray’ın hücum oyuncuları, sanki ilk kez birbirleriyle oynuyormuş gibi, bir arada varyasyon yapmaktan uzak kaldı. Orta sahada Sneijder’la birlikte oynarken kurulan üçgenleri bu maçta göremedik. Galatasaray tabelayı değiştirmekte gecikince Adana da özgüven kazandı. Özellikle devre sonuna doğru etkili geldi rakibinin üzerine. Maçın ikinci bölümünde ise oyundan tam anlamıyla koptu. Sonuçta Galatasaray dengi olmayan rakibi karşısında yürüyerek de olsa maçı aldı. Futbol olarak tatmin etmese de Beşiktaş’ın puan kaybettiği haftada kazanmasını bildi.

ADANA 'BRUMA'SI!

BRUMA
Gerçekten Galatasaray’ın kanıcanı ve de futbol rengi. Adana’da bunalan seyirciyi yerinde hareketlendirdi. O topu alınca Galatasaray atağa kalktı. Takımına can veren golü müthiş bir vuruşla attı.

SNEİJDER GETİRDİ BRUMA TUTUYOR | ERHAN TELLİ


Riekerink Bey’in yerinde olsam, maçtan sonra Bruma’yı omzuma alır, takım otobüsüne binene kadar sırtımdan indirmez, bir yandan da ‘Seni Adana’dan İstanbul’a kadar sırtımda taşısam, yine de hakkını ödeyemem’ diyerek dua ederdim.

Şaka bir yana... Hollandalı hoca gerçekten de Bruma için ne kadar dua etse azdır herhalde. Yaptığı onca acemiliğe ve hataya rağmen, halâ Galatasaray’ın teknik direktörü olarak koltuğunda oturuyorsa, hiç kuşkusuz bunda Bruma’nın çok büyük payı vardır.

Kendisi inkar etse de, onu Galatasaray’a getiren kişi nasıl ki vatandaşı Sneijder ise, performansı ve kazandırdığı maçlarla Galatasaray’da kalmasını sağlayan kişi de, bana göre Bruma’dır. Adana’da attığı gol Bruma’nın ligdeki 4. golü ve Bruma bu 4 golü de deplasmanda atmış. Hepsi de birbirinden önemli ve altın değerinde goller ve puanlar... İnsan Bruma’yı izlerken düşünmeden edemiyor. Bruma sahada olmasa, acaba Galatasaray rakip kaleye nasıl gidecek?.. Riekerink Bey’in acaba bir B planı var mı? Ya da acaba Riekerink Bey, oturup bu Adanaspor’u hiç izlemiş mi? İzlese, özellikle etkisiz kalınan ilk devrede böyle bir futbol anlayışıyla oynanır mı? Oysa Adana Teknik Direktörü Jurcic’in, Galatasaray’ın geçtiğimiz hafta mağlup olduğu Trabzonspor maçını izleyip, takımının tüm taktiğini buna göre belirlediği o kadar belliydi ki... İlk yarıda resmen Arena’daki maçın bir kopyasını izledik.

Oyunu kendi yarı sahasında kabullenip kontrataklarla tehlike yaratmayı amaçlayan Jurcic, eğer Magaye ile maça başlamış olsa, belki de Riekerink’i bu kez Bruma da kurtaramayacaktı! Ama ikinci yarıda Bruma yine ‘Brumalığını’ yaptı ve attığı o enfes golle hocasını ipten aldı. En başından beri, Galatasaray’ın kazandığı maçlardan sonra Riekerink’e övgüler dizilirken de skora bakmadan, bıkmadan ve usanmadan yazıp duruyorum... Bugün de aynı noktadayım. Riekerink’le şampiyonluk yarışı çok zor gider... Olursa, bu iş Galatasaray’ın çok iyi olduğundan değil, ancak rakiplerin daha kötü olmasından gerçekleşebilir.

Yasin Öztekin oyundan alınınca çıldırdı Kulübenin şeffaf sert plastiğine sert bir yumruk salladı.

Nedenine gelirsek, sebeplerim aynı... Riekerink’in bu takıma iyi futbol oynattığına inanmıyorum. İstatistik istatistik deyip, en iyi pas yapan takım biziz diyenler, oturup bir zahmet baksınlar. Acaba o pasların kaçı tehlikesiz alanlarda, yengeç gibi yandakine ve geridekine yapılan paslar. Bu pasların sayısal üstünlük dışında, takıma ne faydası var? İyi bir takım gereksiz şekilde çok pas yapan takım mıdır? Yoksa dikine oynayıp, mümkün olduğunca az pasla kaleye giden ve gol atabilen takım mıdır? Maçtan iki gün önce Florya’da Riekerink’in yüzüne de söyledim. Eren’e yeterince pas gelmiyor. Kanatlardan orta desen hiç yok.

Sneijder bugün yoktu ama olsaydı eminim ki yine fark etmezdi. O, her ne kadar ‘Sneijder çok formda, sakat değil’ dese de, bence Sneijder’ın herkesten saklanan ve sürekli tekrarlayan fiziki bir problemi var. Şayet yoksa, Riekerink’e ‘Sneijder sakat mı?’ diye sorduğumda bana cevap olarak, ‘Sneijder sakat değil. Bir sorunu yok. Adana’da 18’de olacak’ dedikten sadece 24 saat sonra, acaba neden oyuncusunu kadroya almadı? Bunu da bir ara açıklar artık.

GÖÇEK ÇOK RAHAT BİR MAÇ YÖNETTİ | BÜLENT YAVUZ

Adanaspor-Galatasaray maçını yöneten Hüseyin Göçek hiç zorlanmadı desek yeridir. Yüksek kondisyona sahip olması, en büyük avantajı. Hal böyle olunca çaldığı düdükler “cuk” diye yerini buluyor. Maçta konuşulacak birkaç pozisyon var. G.Saray’ın oyun başında attığı iptal edilen bir gol var. Dışarıdan geldiği için hakem iptal etti, doğru karardı. Adana bir gol attı. Ofsayt diye iptal edildi. Bu da doğru bir karardı. Yardımcı hakem Kemal Yılmaz’ı kutlamak gerek. 43. dakikada Ramos-Podolski mücadelesinde Adanalı oyuncu topa vurayım derken Podolski’nin topuğunu hafifçe süpürdü. Kasıt yoktu, hakem de zaten ‘devam’ dedi. 45. dakikada Adana bir penaltı bekledi. Chedjou’nun, Edgar’ın önündeki topa vuruşu temizdi. Hakemin devam kararı yüzde yüz doğruydu, penaltı yoktu. Göçek’in, 90+2’de Semih’in, Emre’ye müdahalesini görememesi ve haliyle faul ile sarı kart vermemesi maçtaki tek yanlışıydı. 90+3’te yardımcı hakemin kaçırdığı bir ofsayt pozisyonu var. Allah’tan gol olmadı. Olsaydı G.Saray fırtınayı koparırdı.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ