DİĞER HABERLERİ

24 NİSAN 2017
ÖNE ÇIKANLAR

Acı gerçek şu: Hakemlerimiz bu sezon çok can yaktı. Her hafta inanılmaz hatalar yaşandı. Kimi hakem göz göre göre penaltıyı vermedi, kimi hakem çok açık ofsaytı görmedi. Kimi hakem buz gibi golü geçersiz saydı, kimi de önündeki çok net kırmızı kartı atladı. Hemen her takım “Yanıyoruz” diye feryat figan bağırdı. İlk yarı bittiğinde yazıldı, çizildi. “En az 45-50 büyük hata yapıldı” denildi. Bu hataların ne olduğu tek tek belirtildi. Ve haliyle... “Bu hakemlerle lig bitmez” denildi. Herkes birbirine sormaya başladı, “Hakemler nasıl bu kadar çok hata yapıyor?” diye. Elbette sorulacak çok soru var.

- Hata yapan hakemler nasıl bu kadar çok maç alıyor?

- Hakemlerle gözlemciler arasındaki ahbap-çavuş ilişkileri nasıl oluyor?

- Ülke hakemliği kaç kişi etrafında dönüyor? - Niçin hep belli hakemlere maç veriliyor?

- Hakemlerle gözlemciler el ele vererek maçtan maça nasıl koşuyor?

- Gözlemciler niçin görmemezliğe geliyor?

- Hakem camiasındaki gruplaşmalar ve kuyu kazmalar nasıl oluyor?

- Hakem ücretlerine yapılan astronomik zamlar, hakemlerin performansını nasıl etkiliyor?

- Ülke hakemliği niye, nasıl ve kimler yüzünden bu duruma düştü?



MHK’DEN SAVUNMA: ELDEKİ MALZEME
BU Merkez Hakem Kurulu üyeleri, herkesi isyan ettiren hakem hataları ve hakemlerin yoğun maç takvimi için, “Kadromuz bu... Şu aşamada yapılabilecek fazla bir şey yok. Dar bir kadro ile yola çıktık” sözleriyle kendilerini savunuyor. Bu arada MHK Başkanı Yusuf Namoğlu’nun mevcut 22 kişilik kadroyla ilgili olarak, “Bu kadro bizim kadromuz değil. Önceki MHK tarafından sezon öncesi belirlendi. Sıkıntılar zaman içerisinde giderilecek” dediği biliniyor.

ATAMALARI NAMOĞLU VE TOKAT BELİRLİYOR
Merak edebilirsiniz, “Süper Lig’deki 9 maçın hakem atamasını kim yapıyor?” diye... Söyleyelim. MHK Başkanı Yusuf Namoğlu ile sağ kolu Metin Tokat... Son sözü Namoğlu söylüyor.

16 HAFTADA 18’ER, 19’AR MAÇ!
Alttaki tabloya bir bakar mısınız lütfen... 16 haftalık bir tablo bu. Süper Lig hakemlerinin mevcut durumunu yansıtıyor. 22 kişilik kadrodaki hakemlerin hangi haftalarda maç aldıklarını gösteriyor. Olay çok net... Siz istediğiniz kadar isyan edin... İstediğiniz kadar tepki gösterin. “Böyle hakemlik mi olur” deyin. Hataları yapıyorlar, maçları kapıyorlar. Sürekli görev alıyorlar. Boşları pek yok. Daha 1 maç bitmeden 3 gün sonra oynanacak maçın hazırlığını yapıyorlar. Hafta içi Türkiye Kupası, hafta sonu lig derken... Maçtan maça koşuyorlar. Merkez Hakem Kurulu, Süper Lig kadrosundaki 22 hakemi Süper Lig ve TFF 1. Lig’in yanı sıra Türkiye Kupası maçlarında görevlendirerek maça boğdu. Düşünebiliyor musunuz, ilk yarıda 16 haftada 17’şer, 18’er, 19’ar maç... Her hakeme yağmur yağar gibi maç yağdı.

Biraz az maç alanın mutlaka geçerli bir sebebi var. Cüneyt Çakır, Hüseyin Göçek, Mete Kalkavan, Ali Palabıyık gibi FIFA kokartlı hakemler Süper Lig’in yanı sıra Avrupa’da da görev yaptılar. Yine FIFA kokartlı hakemlerden Halis Özkahya’nın dışında Bülent Yıldırım ve Barış Şimşek ise sakatlıkları yüzünden belli bir süre maç alamadılar. O kadar hataya karşın sanki hiçbir şey yokmuş gibi hakemlere maç yağdırılması değişik tartışmaları beraberinde getirdi. Sözü fazla uzatmanın anlamı yok. Mevcut yapı bozuk... Sistem çarpık... Hakemler yetersiz... Zihniyet yanlış. İşte bu bozukluk, çarpıklık, yetersizlik ve yanlışlıklar içinde... Ülke hakemliği can çekişiyor.

HEYECANLI VE CESUR!
Hakemlikte bir düstur var. “İlk maçına çıkar gibi heyecanlı, son maçına çıkar gibi cesur ol” diye. Her şeyi özetliyor. Aslında bu düsturu yaşam felsefesi olarak da uygulamak mümkün... Hep heyecanlı olmak, hep cesur olmak... Ama ne yazık ki bazı hakemlere yönelik ağır eleştiriler var. “Heyecanları ve cesaretleri kalmadı” şeklinde.

‘ARSLAN’LAR HIZLI KOŞUYOR!
En çok görev alanlar listesinde ilk 2 sırada 2 Arslan var. Hangileri mi? Volkan Bayarslan ve Suat Arslanboğa. Her ikisi de 19’ar maçta görev yaptılar. Diğer hakemlerde ise durum şöyle: Ümit Öztürk, Arda Kardeşler, Bülent Birincioğlu ve Abdülkadir Bitigen 18’er maç... Yaşar Kemal Uğurlu ve Serkan Tokat 17’şer maç... Alper Ulusoy, Halil Umut Meler, Serkan Çınar ve Kutluhan Bilgiç 16’şar maç... Özgür Yankaya 15 maç... Fırat Aydınus, Ali Palabıyık ve Tolga Özkalfa 13’er maç... Cüneyt Çakır, Hüseyin Göçek ve Mete Kalkavan 12’şer maç... Bülent Yıldırım ve Barış Şimşek 11’er maç... Halis Özkahya 6 maç... Bir detay verelim. Halis Özkahya sezona sakat başladı. İyileştikten sonra her hafta maç aldı. Şu noktayı önemle vurgulamak gerekiyor. Bu sayıların kapsamında Süper Lig maçlarının haricinde TFF 1. Lig ve Türkiye Kupası da bulunuyor.

GENÇLERİN ÖNÜ TIKANIYOR
Süper Lig kadrosundaki 22 hakemden 9’u Süper Lig, 9’u da TFF 1. Lig maçlarına verilince sıkıntı kendiliğinden ortaya çıkıyor. Süper Lig karşılaşmalarını genelde hep aynı isimler yönetiyor. Futbolseverlerin yakından tanıdığı bu hakemler maç üstüne maç alıyor. Hata yapsalar bile sürekli düdük çalıyorlar. Öte yandan TFF 1. Lig’deki 9 maçı da genelde Süper Lig kadrosundaki diğer isimler yönetiyor. Bunun sonucu ne oluyor? Bir alt klasmanda bulunan genç hakemlerin önü tıkanıyor. Ülke hakemliği adeta patinaj yapıyor. İngiltere’de üst düzey hakem sayısı 17, İspanya ve Fransa’da 22, Almanya’da 23, İtalya’da 28 ama oralardaki hakemlerin tamamına yakını aynı kaliteyi taşıyor. Her birine gözü kapalı her maç verilebiliyor. Ülkemizde ise 22 hakemin seviyesi aynı olmadığı için denge bozuluyor. Haftalar ilerledikçe tıkanıklık oluşuyor. Formsuzluk, sakatlık, seyahat, kara liste derken, ülke hakemliği 8-10 isim etrafında dönüyor. Hakem kadrosunun en kısa zamanda genişletilmesi ve iyileştirilmesi gerekiyor.

YARIN:

❱ Gözlemciler nasıl bol kepçe not veriyor?

❱ Başarısız hakeme iyi not veren gözlemci nasıl maçtan maça koşuyor?

❱ Gözlemcilerle hakemler arasında ahbap-çavuş ilişkileri nasıl oluşuyor?

❱ Not verilirken ne gibi yanlışlıklar yapılıyor?

❱ Bazı hakemler nasıl el üstünde tutuluyor?


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000