BEŞİKTAŞ HABERLERİ

29 NİSAN 2017
ÖNE ÇIKANLAR

Bizim ülkede bir hastalık var. Transfere doymuyoruz. Tuttuğumuz takım 10 yeni transferle sezona başlasın, devre arası 4-5 tane daha istiyoruz. Kulüplere yol gösteren gösterene. “Sağ bek al, santrfor al. 10 numara al. Şu takıma en az 4 takviye şart. Bu takım defansını yenilemeli” gibilerinden tavsiyeler. Sanırsınız futbolcu almakla sorunlar hemen çözülecek. Neyse... Herkesin kendi görüşü elbette, saygı da duymak gerekiyor.

Konumuz Beşiktaş... Geçen sezonun şampiyonu, harikalar yaratan takımı Beşiktaş. Bu sezonun Beşiktaş’ı, geçen sezonun Beşiktaş’ının gerisinde. Bazı istatistik veriler işlerin çok da kötü gitmediğini gösterse de futbolun tatmin edici olmadığı herkesin kabul ettiği bir gerçek.

Geçen sezonun ilk yarısıyla kıyaslarsak, galibiyet oranı yüzde 75’ten yüzde 62.5’e geriledi... Geçen sezon iki derbiyi de almıştı, bu sezonun ilk yarısında derbi kazanamadı... Geçen sezon 37 gol atan takım bu sezon 28 golde kaldı.

Maç başı gol ortalaması 2.3’ten 1.7’ye geriledi. Geçen sezon ilk yarı 11 hafta lider kalmıştı, bu sezon sadece 1 hafta lider kalabildi. Belki de tek gelişme savunmada. Geçen sezon 18 golü kalesinde görmüştü, bu sezon rakam 13’e indi. Başka artıları yok mu Beşiktaş’ın? Var elbette.

Örneğin takım kafa golü yemedi. En fazla kafa golü atan takım da oldu. Topla oynama yüzdesi en yüksek takım da, en çok korner kullanan takım da Beşiktaş. En fazla ceza sahasına giren, en fazla orta yapan takım da Beşiktaş..

Ama atılan gol sayısındaki, dolayısıyla galibiyet oranındaki düşüş ortada. Peki, çare yeni bir santrfor transferinde mi? Millet takmış Gomez’e. Gomez olsaymış, Demba Ba olsaymış... Aboubakar’ı da beğenmiyoruz nasıl olsa! Eto’o şimdi yeniden moda.

ATANLAR KRAL DA YA ATTIRANLAR?
Ligde Gomez 26, Demba Ba 18 gol atmıştı ya... Atmışlardı da atanlara mı bakalım, attıranlara mı? Hep söylüyorum; şampiyonluktaki en büyük pay Sosa’ya aittir. İlk yarıda 3 gol, 3 asistle oynayan, sezonu 7 gol, 12 asistle tamamlayan Sosa’ya. En hayati maçlarda asistleriyle iş bitiren Sosa’ya. Kaçış gerekçesi ortada. Kimsenin suçu yok... O günlerde yapılabilecek bir şey de yoktu. Beşiktaş yönetimi iyi de direndi. Hatta belki de kendilerinin bile beklemediği bir gelir de elde etti.

Ama kalanlar için yapılabilecekler bence var. Örneğin; geçen sezonun ilk yarısında 15 maçta 5 gol, 5 asistle oynayan Oğuzhan’la ilgili. Aynı Oğuzhan bu sezon 11 maçta 2 gol (1’i penaltıdan), 1 asistte neden kaldı acaba?

Bu çocukta bir sıkıntı var ama ne? Avrupa’dan teklifler vardı da Fikret Orman göndermedi de tavır mı koyuyor acaba?

Oğuzhan’da sıkıntı var da başkalarında yok mu? En iyi futbolunu oynadığı son Gaziantep maçında bile yerden yere vuran vurana. Tamam, o penaltı olayı bir vaka. Cenk bir hafta önce iki penaltı atmış. Bir sonraki maç bırakıyor Oğuzhan’a. Oysa Bursa maçında Quaresma’ya vermemiş bu şansı. Oğuzhan’ın tavrı da iş değil. Değil de harika oynamış. Yapması gerekenleri yapmış. Defans arasına, arkasına öyle toplar atmış ki arkadaşları yararlanamamış. Oğuzhan’dan beklenen zaten bu. Herkesi çalımlayıp golü de atacak hali yok. Beşiktaş şampiyonluğun belki yine en güçlü adayı ama ligin ilk yarısındaki performansını ciddi anlamda arttırmak şartıyla. Beşiktaş’ı şampiyon yapacaksa Oğuzhan ve lige başladığı gibi geri dönmesi şartıyla Talisca yapacak. Elbette olmazsa olmaz Quaresma’nın katkısıyla.

QUARESMA’YI KÜSTÜRMEMELİ

Bakıyorum Quaresma’da da sıkıntı var. Pas alamamaktan yakınıyor ve sanki Oğuzhan’dan şikâyetçi gibi. Q7 olmasa Beşiktaş çok maçta kaleye gidemezdi. Şimdi Babel de geldi. Önemli bir açık kapatıldı. Babel’le şenlenirken Q7’yi küstürmemek lazım. Aboubakar’ı iyi beslemek lazım, en verimli şekilde yararlanmak lazım. Oğuzhan’ın, Tolgay’ın (15 maç 0 gol, 1 asistle oynadı) performanslarını katlamak lazım. Belki Gökhan İnler’den daha fazla yararlanmak lazım.

GÖKHAN İNLER ÖYLE BİR BEŞİKTAŞLI Kİ!

Örneğin İnler için ligimizin yıldız isimlerinden biri, “Gökhan İnler futbolcunun tillahı. Şenol Hoca’yı anlayamıyorum Gökhan’a neden çok az şans veriyor?” diyor. Bu soruyu çok kişi de soruyor da cevabı hocada saklı. Ve bu Gökhan Beşiktaş’ın bayrak ismi olacak bir futbolcu. Öyle böyle değil fena Beşiktaşlı! Artık nesli tükenen futbolcu tiplerinden. Transferi sürecinde, evinin duvarlarını süsleyen Beşiktaş resimlerini de ekleyip, başkana her gün “Hadi artık beni alın” mesajları atan bir Beşiktaş sevdalısı.

Q7 İMZAYI ATACAK MI?
Neyse biz dönelim Quaresma’ya. Çünkü hiç de hoş olmayan kokular geliyor bu işten. Sezon öncesi de yazdım; “Futbolcu ücretlerinde bir dengesizlik, adaletsizlik doğarsa Ümraniye’den farklı sesler çıkmaya başlar” dedim. Hatta Q7’nin sadece
1 milyon 600 bin Euro’ya (maç başı ücreti de yok) oynadığını göz önüne alarak maraza çıkarabileceğini de düşünmedim değil. Ama çıkarmadı. Türkiye’ye Avrupa şampiyonu apoleti ile dönmesine rağmen yeni transferlerin ücretlerini koz olarak kullanıp kendisi için iyileştirme bile istemedi. Bugün takım arkadaşı Aboubakar’ın 3 milyon 300 bin Euro garanti ücreti var. Babel 2 milyon 100 bin Euro alacak. Q7’den fazla kazanan başka isimler de var takım içinde. Ama şurası da bir gerçek ki Beşiktaş da Beşiktaşlı da Quaresma’ya sahip çıktı. Quaresma, Beşiktaş’ta yeniden kendine geldi. O da attığı imzanın arkasında durdu.

Sezon sonu sözleşmesi bitiyor ve Q7’nin, Aboubakar’ın aldığından daha düşük bir ücreti kabul etmeyeceği konuşuluyor. Beşiktaş yönetimi “Prensipte anlaştık” dese de atılan bir imza yok ortada. Hatta bildiğim kadarıyla yönetimin opsiyon hakkını kullanıp sözleşmeyi aynı şartlarda (yıllık 1 milyon 600 bin Euro garanti ücret) uzatma hakkı bulunuyor. Rakamda ciddi bir iyileştirme yapmadan opsiyonu kullanacaklarını sanmam. Orta yolu bulup Q7’yi de mutlu etmek lazım. Sonuçta profesyonel dünya. Ne yaparlar bilemem ama ellerini çabuk tutarlarsa iyi yaparlar diye düşünüyorum.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000