06 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Sanatseverler, son aylarda ilginç gelişmelere tanıklık ediyor. Bir yandan malum sebeplerden ardı ardına iptal edilen şehrin demirbaşı etkinlikleri, diğer yanda İstanbul’da alternatif sanat mekânlarının çoğalması ve hiç olmadığı kadar artan yenilikçi hareketler... İşte eskisiyle yenisiyle, şehrin ön plana çıkan semt ve mekânlarıyla İstanbul’un çağdaş sanat keşif rotası...

HER ŞEY BİLBAO İLE BAŞLADI

80’ler... Ekonomik krizle birlikte sanayi, Kuzey İspanya’daki Bilbao’yu terk eder. Geriye işsizlik, buhran ve terk edilmiş bir şehir kalır.

Yıl 1997... Yıllar boyunca fark edilmeyen bu endüstri kentinde kentsel dönüşüm başlatılır. Sir Norman Foster’ın elinden çıkan yeni metro ağı, Calatrava’nın beyaz köprüsü ve tabii ki Frank Gehry’nin eseri Guggenheim Müzesi açılır. Yıkık dökük bir tersane artık Bilbao’ya gelenlerin yüzde 82’sinin ziyaret sebebi... Üstelik müze, şehircilik ve mimaride fenomenleşmiş “Bilbao efekti”nin çıkış noktası..

2008’e kadar sanayi bölgesi olan Dubai’deki Al Quoz, bugün Birleşik Arap Emirlikleri’nin en önemli sanat merkezi. Her şey tek bir galeri, Ayyam Galeri’nin bölgeye taşınmasıyla başladı. Miami’nin Wynwood’u, Hong Kong’un West Kowloon’u, Berlin’in 30’dan fazla galerisiyle Mitte’si... New York’un Meatpacking’i, son yılların Brooklyn’i; Londra’da son sürat batıdan doğu Londra’ya kayan ilgi..

Sanat ve mimari, sokakları, semtleri, şehirleri küllerinden doğuran baş faktör... Şehirlere ekonomik rönesanslarını yaşatacak potansiyelde güçlü. Son 10 yıldır İstanbul da sanatın peşinde kabuk değiştiriyor. Tophane’de İstanbul Modern, Galata’da SALT ve sanatçı atölyeleriyle başlayan kentsel dönüşüm, Karaköy’de MSGSÜ Çağdaş Sanat Müzesi, Dolapdere’de Koç Contemporary, Haliç’te DEMSA Müzesi ile devam ediyor.

Her ay yenilenen sergilerle bu galeri ve müzeleri takipte kalabilmek ise başlı başına bir mesele...

ŞEHRİN EN YENİ SANAT MERKEZİ: DOLAPDERE

Dolapdere’nin bu yaz itibarıyla artık bir sanat galerisi var: Dirimart. Üstelik 1000 metrekarelik alanıyla ‘İstanbul’un en büyük galerisi’. Yüksek tavanları, bir de yemyeşil heykel bahçesi var. Dirimart’ın Dolapdere’yi tercih etmesindeki baş nedenlerden biri elbette ki önümüzdeki yıl açılacak Koç Çağdaş Sanat Müzesi.

Koç Contemporary, Türkiye’nin ilk özel müzelerinden olan Sadberk Hanım’ı da bünyesinde bulunduran Koç Grubu’nun bugüne kadar hayata geçirdiği sanat anlamında en büyük projesi. 50 milyon Euro’luk yatırımla; karo kaplamalar, mozaikler ve geometrik çinilerle süslenecek binanın İstanbul’un ikonik yapılarından biri olacağı şüphesiz. Tasarımcısı ise dünyaca ünlü İngiliz Grimshaw Architects.

HALİÇ BEKLEMEDE...

Dolapdere’den sonra gözler Haliç’te. Sütlüce’de, eski bir fabrika binası yerine Zaha Hadid imzalı DEMSA Müzesi’nin açılması planlanıyor. Fakat geçtiğimiz yıl açılması beklenen proje hâlâ Anıtlar Kurulu’nda.

Projenin akıbeti, bundan yıllar önce, Suna ve İnan Kıraç’ın isteğiyle mimar Frank Gehry’nin İstanbul için tasarladığı müze projesini hatırlatıyor. Bugün olsaydı Tepebaşı’ndaki TRT binasının yerini alacak olan müzeye izin verilmemişti zamanında.

Bugün Gehry’nin son eserlerinden Paris’teki Fondation Louis Vuitton ise neredeyse Eyfel Kulesi kadar ilgi görüyor... Binalarının dünya çapında takipçileri olan Hadid’in projesi de umarım ikinci bir Gehry vakası olmaz.

İstanbul’un diğer sanat merkezleri Taksim, Karaköy, Fatih ve Maslak haftaya...

Deniz ÇAĞLAR
mail@denizcaglar.com


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300