04 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Kürşad Oğuz: Can sen bayılırsın şimdi, senin adama Nobel vermişler. Yanlış anlama, Nobel kimya değil, edebiyat!

Can Baytak: Kimyanın tüm dallarını tüketmiş bir insana yeni bir dal gerekiyordu. Ne var yıllanmış Nobel azıcık yeni bir kan buldu işte… O değil de hiç anlamıyorum siz yazarların (roman-düz yazı) bu şiir/şair çekememezliğini. Bence kıskanıyorsunuz fişi takıp işi bitirmelerini...

Kürşad Oğuz: Sorun da bu ya zaten. Nobel’in biraz fazla yıllanması. Akademi’nin 18 üyesi arasında 1960’dan sonra doğan yok. Yani en küçüğü 60 yaşında ve artık önerilen bir “yazara” ödül vermek için onlarca kitap okumaktansa, şarkı-türküye vermek, benim de bu durumda tercihim olur tabii. İyi bir kitap için ömürlerini veren yazarlar da Grammy kovalasın di mi?

Can Baytak: Anlamıyorum Bob Dylan’ın ödül almasını garipsemenizi… Obama’dan aşağı kalır adam mı Bob! Bob Dylan gibi bir adamı edebiyata bağlamak sırıtan bir şey değil ki, oluru var. 500’ün üzerinde şiir yazmış adam. Obama’nın barış ödülü alması mı Bob Dylan’ın edebiyat ödülü alması mı saçma. Knockin' on Heaven's Door’u, Like a Rolling Stone’u yazan adam her türde Nobel alır. Barışı da alır, edebiyatı da. Ben aynı anda barış ödülünü vermemelerine de bozuldum bu arada.

Kürşad Oğuz: Bak her türde alır da, edebiyatta alamaz işte. “Şiir”e veya “şair”e Nobel verilmesine hiç karşı değilim. 70 yıl önce Eliot’a veya 45 yıl önce Neruda’ya verdiklerinde de kimsenin garipsediğini sanmıyorum. Neticede edebiyat yazıyla değil, sözle doğdu. Ve şiir, evet, edebiyatın hasıdır. Ama Allah aşkına, bir kefeye Neruda’yı, Eliot’ı diğerine Dylan’ı koy. Sana bu ödül biraz “magazin” gelmiyor mu? Bunlar yakında Doktor House’a da Nobel Tıp verirler bu gidişle.

Can Baytak: Dylan’ı bir magazin figürü olarak görürsen evet. Hadise’den, Kanye West’den falan bahsetmiyoruz burada. Bob Dylan bu. Yazdığı şiirlerle koca bir tarih aralığının insanlarına şekil vermiş, renk vermiş. Aha bak koca Leonard Cohen diyor ki; "Bir gün kendime dedim ki; Bob Dylan denen adam şiir yazıp, okuyarak para kazanıyorsa belki ben de yapabilirim.” Yani Leonard Cohen’i bile şekle sokmuş, yol, el vermiş. Kötü mü yapmış. Bunu da yazarak yapmış. Böyle magazine can kurban. Dylan’ı sadece müzik değil edebiyat da sayıyorum ben. Politik kimliği çok ağır bir edebiyat hem de. Hurricane şiiri mesela. Rubin Hurricane Carter’ın hikâyesini tüm dünyaya duyurmuş adam bir şiirle. Koca bir kitaba bedel iş yapmış, kampanyalar başlatmış. Vietnam savaşına, emperyalizme karşı duruşu ortada. Bu adam sadece magazin mi şimdi yani.

Kürşad Oğuz: Dylan magazin değil ama Nobel artık magazin, evet. Zaten Bob da bundan rahatsız herhalde ki, en azından şu ana kadar (iki gündür) ortalıkta yok. Bence kendisi de neden böyle bir ödüle layık görüldüğünü anlamış değil. Zira Akademi’nin açıkladığı ödülün gerekçesi hiç de senin anlattığın gibi ulvi/evrensel değil. Ben senin de “Amerikan şiir geleneğine yeni şiirsel anlatımlar katılmasını” bu kadar ipleyeceğini sanmıyorum.

Can Baytak: Nediim abi, Allah akademiye de akıl fikir versin o zaman. Kaçırmışlar olayın aslını. Hadi o zaman kahvemizi içerken vadiye doğru, bir yandan da “İçimizdeki adamları” yuvarlayalım “Aynı yuvarlanan taşlar” gibi...

Kürşad Oğuz: Evet, Nobel artık “İsveç Geyik Ödülü” olma yolunda hızla ilerliyor maalesef. Benim tavsiyem, seneye Ahmet Selçuk İlkan’ın Akademi’ye önerilmesidir. Ve fakat Dylan’a da yakışan şu olur: Ya ödülü kibarca almamak (Pasternak ve Sartre gibi büyür); ya da aldığı 3 milyon TL’ye yakın parayı, dünyada baskı gören yazarlar için bağışlamak. Dur ben one more cup of coffee alıp geleyim :)

HABERTÜRK PAZAR 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300