"Neslişah Sultan, padişah türbesine gömülmek istemedi"

Murat Bardakçı, Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek'te Neslişah Sultan'ı anlattı

04 Nisan 2012 Çarşamba, 01:23:08Güncelleme: 01:27:55
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Murat Bardakçı, Neslişah Sultan'ı anlattı Sonra Oku

Neslişah Sultan ve Osmanlı ailesi ile arasında dostluk ilişkisi olduğunu söyleyen Bardakçı, Osmanlılara karşı lise yıllarında merakının başladığını belirterek, "Osmanlılar kovuldu deniyordu. Ne oldu o insanlara diye merak ettim. Tavsiyelerle birçok kişiye ulaştım. Belgesi olmayan hiçbir şeyi yazmadım. Dedikodu yazmadım. Sonra hanedan üyeleriyle aramızda bir dostluk başladı. Bu ilişki dostluğa dönüştü" dedi

"NESLİŞAH SULTAN ÖLÜNCE HANEDAN SONA ERDİ" SÖZÜ BİZZAT KENDİSİNİN TESPİTİ
"Neslişah Sultan ölünce hanedan sona erdi" sözünün kendisine ait olmadığını söyleyen Bardakçı, bunun bizzat Neslişah Sultan tarafından dile getirilen bir tespit, bir bildiri olduğunu söyledi. Bardakçı, "Hanedan dediğiniz aile, devletin başındaki ailedir. İktidarda bulundukları dönemde dünyaya gelenler oldukça o aile hanedandır. En yaşlı mensubu ölünce ondan sonra yaşayanlar hanedan değil aile haline gelir. Bizzat Neslişah Sultan da bunu söylemiş, 2009'da Ertuğrul Osmanoğlu'nun ölümünden sonra hanedanda erkek evlat yani şehzade kalmadığını dile getirmişti" ifadelerini kullandı.

"TANTANALI BİR TÖREN DE, PADİŞAH TÜRBESİNE GÖMÜLMEK DE İSTEMEDİ"
Neslişah Sultan'ın, bir padişah türbesinde gömülme için izni olmasına rağmen bunu istemediğini, annesi ve kardeşlerinin yanına Aşiyan'a gömülmek istediğini söyleyen Bardakçı şöyle devam etti: "Babasına çok düşkündü. Çünkü babam padişah türbesinde yatmıyor demişti. Babası Şam'da Selimiye Camii'nde yatıyor. Cenaze töreninin Yıldız Hamidiye Camii'nde yapılmasının özel bir nedeni de yok. Tantanalı bir tören istemedi. Eve yakın, mezarlığa yakın bir yer istedi. Gösterişten kaçınmak için burayı istedi. Cenazenin çok kalabalık olmayacağını tahmin ediyorduk. Hanedan cenazeleri bazı kişiler tarafından şov haline getiriliyor."

"SİNİRLERİNİZİ BOZMA TALİMATI ALDIK"
Neslişah Sultan'ın 1957'de vatandaşlığa geçtiğini söyleyen Bardakçı, şu bilgileri verdi: "Vatandaşlık için Emniyet'e gitmek gerekiyor. Polis soruyor... Adın: Neslişah. Annenin adı: Sabiha. Babanın adı: Faruk. Onun babası: Vahdettin. Ne iş yapardı: Padişahtı... diye cevap vermiş. Polis sormuş: O adamlar Müslüman mıydı? Sultan bozulmuş. Bu neden soruyorsunuz diye sormuş. Polis memuru, (Kusura bakmayın, sizin sinirinizi bozma talimatı aldık) demiş."

"SEVGİLERİ YOKTU AMA SAYGILARI VARDI"
Neslişah Sultan'ın gençliğinin sefalet içinde geçtiğini, başka memleketlerde yaşamak zorunda kaldığını söylediğini aktaran Bardakçı, yine de Atatürk'e laf ettirmediğini söyledi. Bu durumu "Memleket sevgisi" ile açıklayan Bardakçı, "Bunu (Sevgileri yoktu ama saygıları vardı) diye de özetleyebiliriz" diye konuştu.

"HANEDAN ÜYELERİNİN MALLARINA EL KONULMADI"
Bardakçı, hanedan üyelerinin mallarına el konulmadığını hatırlatarak, kendilerine ait Nişantaşı'nda bir konak ve bazı evlerin olduğunu söyledi. Avrupa hanedanlarının ciddi servetleri olmasına rağmen Osmanlı hanedanının olmadığını söyleyen Bardakçı, sarayda ışıltılı bir hayatın var olduğunu da kaydetti.

"ATATÜRK SABİHA SULTAN'I İKİ KEZ İSTETMİŞ AMA REDDEDİLMİŞ"
Atatürk'ün Neslişah Sultan'ın annesi Sabiha Sultan'ı babası Vahdettin'den istettiğini söyleyen Bardakçı şunları söyledi: "Bu durum, hanedanın mal varlığına el konulmasıyla ilgili bakanlar kurulu kararında yazılı değil ama o konuyu bilen çevrelerde böyle bir kanaat oluşmuş... Aşk... Mustafa Kemal Paşa, Vahdettin'in padişahlığı döneminde, Neslişah Sultan'ın annesi Sabiha Sultan'ı iki kez istetmiştir. Saraydan kız nasıl isteniyor? Dilekçe veriyorsun; 'ben şu Sultan'a talibim' diye... Bazı kaynaklarda ve Sabiha Sultan'ın yazılarında bu vardır... Ama Sabiha Sultan reddetmiş, kuzeniyle evlenmiştir. Denildiğine göre hanedanın hiçbir mal varlığına el konulmamış. Bir tek Sabiha Sultan'ın mal varlığına el konulmuştur."