Yoru(m)cular
30 Ağustos Zafer Bayramı sonrası basketbolda 35 yıldır yenemediğimiz Yunanistan zaferi ile ne kadar büyük bir coşku ve güzellik yaşadık.
O salonda olup o tarihi ana tanıklık etmenin ayrıcalığı ve mutluluğu ile maç dönüşü bilgisayarımın başına geçtiğimde, basketbolumuz böyle giderken futbol yorumculuğumuzda değişen bir şeyin olmadığını düşünerek hüzünlendim.
“Türk futbolunda tüyler uçuşuyor, toplayabilene aşk olsun”. 6 Mayıs tarihli yazımın son cümlesi böyle bitiyordu.
O zamanlar da televizyon yoru(m)cularımızın oldukça yaratıcı(!) iddiaları havada uçuşuyordu. Neler demişti bizim meşhur yoru(m)cularımız, birkaçını hatırlayalım:
“Bobo, Alex’in arkadaşı olduğu için penaltıyı kaçırdı”, “Murat Şahin’in yediği gol şaibeli”, “Keita, F.Bahçeyi şampiyon yapmamak için bilerek gol atmadı”, “Bakalım bu kadar gol kaçıran Sercan gelecek yıl nerede oynayacak?”
Hani n’oldu bu iddialara? Bobo Beşiktaş’tan gönderildi mi? Murat Şahin futbolu bıraktı mı? Keita, daha az paraya transfer mi oldu? Sercan, F.Bahçe’ye transfer oldu da bizim haberimiz mi yok?
Ne olduğunu söyleyeyim; ayrı kanaldan akarak bu iddiaları ortaya atan yoru(m)cularımızın hepsi aynı TV kanalında buluştu. Hem de çok iyi bir nakit akışını garanti ederek. Daha önce ‘Saçmalıklar tragedyası’ başlıklı yazımda şunu söylemiştim: “Ağızdan çıkan her sözün ardında yaşanan gerçeklikleri nesnel bir zeminde analiz etmek, birikimi çözümleme yeteneği ile harmanlayarak olan ve olması gerekeni aktarmak gibi bir saik yok bu retorikte. Temel gaye izlenme, okunma, tıklanma, konuşulma ve tüm bunların sonucunda maddi bir gelir sağlamaktır.”
Sadece bununla kalsa iyi, artık stüdyodaki birkaç yoru(m)cunun yüzlerinde görüntüsü olmayan maçları izlememiz bekleniyor! Yani onların sığ sularda gezen derin analizlerini dinlerken ya da pozisyonları teatral bir şekilde güzel güzel anlatmalarını izlerken, hayalimizde adeta o pozisyonları yaşamamız isteniyor. Tartışmaların ne kadar kanlı canlı, hararetli, hakaretli, dedikodu, suçlama ve iddialarla dolu olduğunu düşündüğümüzde neden olmasın?
Geçenlerde bir arkadaşım “Para olmadan bankacılık olur mu?” diye sordu. Maç görüntüleri olmadan futbol programı olabiliyorsa, neden olmasın?
Hikmetinden sual olunmayan reyting uğruna bakalım daha ne olmazlar olacak!
Neyse ki bu küçük adamların karşısında ‘12 Dev Adam’ var da sporumuz adına “Umut var” diyebiliyoruz.