Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BİRAZ siyasetten uzak duralım mı bugün?

        İçinize fenalık gelmedi mi? Benim geldi. Öylesine geldi ki bu hafta Söz Sende'nin son üç yayınını "Türkiye'de güzel şeyler oluyor" temasına ayırdık, İstanbul'un göbeğinden değişik mekânlardan değişik konuklar ağırladık. Sonra sizden gelen mail'lere göz attığımda anladım ki siz biz aslında herkes huzur istiyor, gülümsemek istiyor... Sorun yok mu? Var tabii! Kimsenin istemediği sorun, durup dururken yaratılan suni sorunlar... O yüzden önümüzdeki günlerde de elimden geldiğince İstanbul'un değişik köşelerinden umut dolu projelerle karşınıza çıkacağım. Gelelim bugünün yazısına... Siyasetten uzak duralım dedim ama sorun aktarmayacağım demedim!

        Malum Ada sezonunu açtık...

        Ben ve Adalar'a gönlünü vermiş "Don Kişot"lar her şeye rağmen adamızda yaşamaya devam ediyoruz... Ediyoruz da "Eh insaf be kardeşim" dedirten uygulamalar da yaşıyoruz!

        Öncelikle şunu söyleyeyim; Büyükada geçen yılki Arap turist istilasından kurtulmuş. Ne yalan söyleyeyim durumdan en çok şikâyet eden, fayton teröründen dün mustarip olan ben, müthiş hüzünlendim... Arap coğrafyası bu kadar karışık olmasa belki de o insanlar tekrar huzurla Adalar'a tatil geleceklerdi...

        Önce gelelim değişmeyen sorunlara...

        Deniz otobüsünde hâlâ ve hâlâ sadece 24 kanalını seyretmek zorundayız! Benim dönüş saatimde Ahmet Kekeç ve Nagehan Alçı tartışıyor. Ahmet Kekeç'i çok severim ama her gece her gece olmaz ki, diyesim var yani!

        Şehir vapurlarının saatleri azaltılmış! Nedense? Dönüş en son gece 22.00'de örneğin, gidiş erken vapuru da kaldırılmış, insanlar işlerine yetişemiyor!

        Gelelim yeniliklere... Aslında yüzümüzü güldürmesi beklenenler maalesef iç acıtıyor ve insan soruyor: Neden?

        1- Mavi Marmara tekneleri için Büyükada'ya özel iskele yapılmış. Devasa! Çay bahçesinde oturup Heybeli'ye bakmak hayal artık! Peki neden? Şehir vapurlarının güzelim iskelesi yetmedi mi?

        2- Mavi Marmara ile Kabataş'a gidebilmek mümkün. Ama Akbil ya da İstanbul Kart geçmiyor? Neden? Özelmiş! Vay be!

        3- Adalar Belediyesi meydanın ortasına kocaman bir çelik tribün oturtmuş! Tam Eddie isimli restoranın önüne... Niye? Anlamak mümkün değil. Eddie'nin sahibi Sevgili Erdal'ın geçen sene varını yoğunu yatırarak ortaya çıkardığı bu restorandan denize bakabilmek mümkün değil. Hadi denizi bir tarafa bırakın o tribün, sokak köpekleri ve eline birasını kapanın geldiği yol geçen hanına dönüşmüş!

        4- Meydan demişken... Gelelim asıl meseleye... Büyükada artık sitesine kavuşuyor! Öyle bir kazmış, öylesine büyük bir modern site kondurmuşlar ki sahile, insanın gözlerinden şüphe edesi geliyor. Bu arada bu siteyi kondurabilmek için bütün meydanı da yükseltmeleri gerekmiş! Şaka değil, inşaat hâlâ sürüyor! Duyduğuma göre büyük market zincirleri de yeni sezonda Ada'da...

        *

        İnsan üzülüyor... Üzülüyor çünkü Ada'nın görüntüsü, yaşayanı ve temsil ettiği kültür bu değil. Ne market zinciri, ne Mavi Marmara garabet iskelesi, ne de modern siteler... Başbakan Erdoğan'ın Adalar'a özel ilgisi olduğunu biliyorum. Son gelişinde ayaküstü sohbet etmiştik, hatta ev fiyatları dedikodusu bile yapmıştık. Büyükada'dan bir ev isteği olduğunu da biliyorum. Diyorum ki sadece bir baksa burada neler olup bitiyor diye... Önümüze koydukları "Adalar Projeleri"ne uyuyor mu bu durum?

        Not: Siz yine de Büyükada'ya gelin... Her şeye rağmen burası harika, huzur dolu, şehre yakın ama bir o kadar da uzakta... Yine şahane keşiflerim var, fırsatım oldukça paylaşacağım!

        Diğer Yazılar