Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HERKESİ eleştiriyoruz işimize gelince, elimizin altında köşemiz var ya...

        Irkçı, şoven, faşist çıkışlara "Dur!" diyebilmek için önce kendi dilimize bakmamız gerekiyor kanımca... Yani bugün çuvaldızı, bize, medyaya batırıyorum. Elimde "Medyada Nefret Söylemi" başlığında bir rapor var. Hrant Dink Vakfı'nın hazırladığı rapor, medyanın günahlarını tek tek gözümüzün önüne seriyor.

        Zaman, Posta, Hürriyet, Sabah, Yeni Akit, Habertürk, Milliyet, Akşam, Vatan, Sözcü, Yeni Şafak, Star, Taraf, Milli Gazete, Cumhuriyet, Yeniçağ, Ortadoğu, Sözcü, Radikal, Birgün ve Evrensel gazetelerini incelemişler. Şöyle bir yol belirlemişler: "Gazetelerin her sayfasındaki her haber ve köşe yazısı okunmakta, doğrudan ve açık bir dille dini ya da etnik gruplar, eşcinseller ve trans kişilere yönelik nefret söylemi içeren haber ve köşe yazıları seçilmektedir."

        Önce oluşturdukları nefret kategorileri...

        1- Abartma, yükleme, çarpıtma

        2- Küfür, hakaret, aşağılama

        3- Düşmanlık, savaş söylemi

        4- Doğal kimlik öğesini nefret aşağılama unsuru olarak kullanma...

        Hedef gruplara göre nefret söylemine gelince... Sıralayalım...

        Hıristiyan-Ermeni-Yahudi-Rum-Kürt-Arap-Arnavut...

        Nefret söylemine en fazla rastlanan gazeteler arasında Yeniçağ, Ortadoğu ve Sözcü yer alıyor. Ana akımı temsil eden gazetelerden sadece Hürriyet bu kapsamda değerlendirilebilecek bir habere yer vermiş!

        Köşe yazılarında durum daha vahim...

        Posta Gazetesi yazarı Candaş Tolga Işık'ın Kürtleri hedef alan "Güneydoğu'da çanak anten terörü" ve Hürriyet Gazetesi yazarı Yalçın Bayer'in Ermenileri hedef alan "Azeri hanımla evlenmem suç mu oluşturuyor" başlıklı köşe yazıları örnek olarak konulmuş.

        Bazı haber başlıklarını da hatırlatalım.

        Alçaklık genlerine işlemiş! (Yeniçağ)

        Leş Kargaları (Milli Gazete)

        Batı'nın hastalıkları günümüze taşınıyor (Yeni Akit)

        Bölücülüğü camiye de soktular (Sözcü)

        Bütün bu çalışma kapsamı dışında, nefret söylemi barındıran içerikleri yüzünden deşifre edilen köşe yazarlarına gelince...

        Mehmet Türker, Hıncal Uluç, Mustafa Ünaldı, Hüseyin Kulakoğlu, Engin Ardıç, Mehmed Şevket Eygi, Bilun Çelik.

        ★

        Gelelim "Avrupa Komisyonu Nefret Söylemi" adlı el kitapçığında yer alan ve özellikle aktarmak istediğim bölüme... Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nefret söylemiyle ilgili ifade özgürlüğüne herhangi bir kısıtlama getiriyor mu? "Mahkeme içtihadına bakıldığında belli kişi ya da grupları aşağılamak gibi, nefret söylemi içeren somut ifadelerin sözleşmenin 10. maddesinin korumasının kapsamında olmadığı ve bu nedenle devletlerce ulusal yasalarla kısıtlanabileceği görülebilir" deniliyor.

        Madde 10 mu? Açıklayayım... İfade özgürlüğü...

        1- Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber ve fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir.

        2- Kullanılması görev ve sorumluluk yüklenen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlemenin önlenmesi, sağlığın, ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalarına ve yaptırımlara bağlanabilir...

        ★

        İfadelerin "nefret söylemi" olarak nitelenmesi bazen zor, hatta çok zor!

        Çünkü nefret ilk bakışta son derece rasyonel ya da normal algılanabilecek ifadelerin içinde bile gizli olabilir.

        Lütfen bir düşünün...

        Bize düşen o söylemi zihnimizden, yaşantımızdan, bakış açımızdan, içinde bulunduğumuz toplumun genlerimize kadar dayattığı önyargılardan çıkarıp atmaktır.

        Diğer Yazılar