ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
06 Şubat 2017 Pazartesi, 08:43:22 Güncelleme:09:55:17

Borsayı ancak dışarısı durdurur

 

Borsa, dolar yükselirken de yükseliyordu, dolar düşerken de yükselmeye devam etti. Ancak şurası kesin ki, Merkez Bankası’nın dolara müdahale edeceğinin belli olduğu 11 Ocak’tan bu yana borsa da hızla yükseldi. 11 Ocak’ta 77.666 olan Borsa Endeksi 3 Şubat’ta 88.390’a yükseldi, bir aya varmayan sürede yüzde 14 arttı. Fiyat düzeyi son iki yılın en yükseğine çıktı. Aynı zamanda da 22 Mayıs 2013’teki 93.178’lik rekor düzeyi yakalamaya da yüzde 5 kaldı. Referandum öncesinde bu rekor da görülebilir.

Ancak 2013’teki TL bazlı endeksin geçilmesi gerçek bir rekor anlamına gelmez. Çünkü aradan geçen 5 yıla yakın sürede enflasyon yüzde 36 arttı. Bu açıdan dolar bazlı borsa endeksine bakmak daha gerçekçi olur. Borsa Endeksi’nin Mayıs 2013’teki rekor düzeyi 5.10 dolardı. Gerçek rekor bu düzeyi geçmekle olur.

- Bugün gelinen son fiyat düzeyiyle dolar bazlı borsa endeksi 2.39’dur. 11 Ocak’ta endeks 1.97 ile Mart 2009’dan sonra en düşüğüne indi. Dolar bazındaki artış bir ayı bile bulmayan zaman diliminde yüzde 21.3’e vardı. 

- 2.39’luk dolar bazlı borsa endeksi, 2013’teki rekor düzeyin henüz yarısına bile gelmedi. Ama seçim öncesinde rekora gidebilmesi için makro ve küresel ortamın da uygun olması lazım. Bu uygunluk şimdilik yok.

- Hisse senetlerinin son dönemde her koşulda yükselmesinin ise bazı nedenleri var. Bunlardan biri fiyatların benzer piyasalara göre çok düşmesi, hatta yüzde 35’e varan oranlarda iskontolu işlem görmesiydi.

- İkinci ana etken her seçim veya referandum dönemine borsanın 3 doların üzerinde bir endeksle girmesidir. İlle de bu kez aynısının olması kural değildir. Ama geçmişte böyle bir yaşanmışlık olduğu da bir gerçektir. Bir kez daha bunun olması mümkündür. Bu tür olayların öncesinde genellikle büyümenin azami, faizlerin en düşük, kurun düşük olduğunu, böyle bir ortamın da hisse senedi piyasasını desteklediği gözlenmiştir.

- Kur ve enflasyon artışı aynı zamanda hisse senetlerinin doğal destekçileri. Çünkü hisse senedi reel bir varlığı temsil ettiğinden kur ve enflasyona karşı koruma sağlıyor. Bu destek elbette uzun vadeli olarak geçerli.

-  Bireysel emeklilik sisteminin gelişmesi, bu gelişmeden aynı zamanda hisse senetlerinin de pay alması, borsayı kurumsal talep yönüyle destekleyen bir gelişme.

- Son olarak borsa büyümeye karşı duyarlıdır. Geçen yılın son çeyreğinde bir toparlanma oldu. Ama referandum öncesinde hükümet işi şansa bırakmak istemiyor. Canlı bir ekonomi ile sandığa gitmek istiyor. Alınan son vergi indirimlerinin etkili olması beklenmeli. Çünkü fiyat değişikliğine karşı duyarsızlık zordur. 2009’da bu tür önlemlerin etkili olduğu da görüldü.

- Bütün bu nedenler, fiyatlar belli bir olgunluk seviyesine gelinceye kadar borsayı destekleyebilir. Şüphesiz ki aksi yönde bazı gerekçeler de sayılabilir. Ama en önemlisi, şu veya bu nedenden dolayı küresel konjonktürün terse dönmesi, risk alma iştahının azalmasıdır. Borsaya çıkış yönünde dur diyecek asıl büyük gelişme budur. Çünkü borsanın yüzde 64’ü yabancıların elindedir ve geriye kalanlar da dünyaya bağımlı olarak karar vermektedir.

 

Dolar küresel atmosfer bozulana kadar düşebilir

Yoğun ve negatif haber akışının ardından dövizde gerilemenin ilk haftası geride kaldı. Dolar, TL karşısında bir haftada yüzde 5.64 geriledi, 3.91’den 3.69’a indi. Küresel gelişmeler de buna destek verdi. Risk alma iştahı kısmen canlı, dolar değer kaybediyor, gelişen ülkelerin paraları değer kazanıyor. ABD Merkez Bankası FED’in faiz artışlarını hızlandıracağı beklentisi azalıyor. ABD yeni yönetiminin tutumu güçlenen bir dolardan yana değil. Açıklanan son istihdam verileri de bu tutumu destekler nitelikte.

- Bu durumun Türkiye’ye yansıması, geçmiş haftalardaki negatif ayrışmadan dolayı daha hızlı oluyor. Negatif ayrışma pozitif ayrışmaya döndü. Dışarıda dolar yeniden güçlenmedikçe içeride de güç kazanması ancak negatif gelişmelere bağlı. Bunun başında da referanduma ilişkin beklenti ve kamuoyu araştırmaları geliyor. Hele ki referandum sonrasında bir erken seçim şu veya bu şekilde gündeme gelecekse, bu da dolarda yüksek volatiliteyi geri getirebilir.

- Bunun dışında doların normal eğilimi, Merkez Bankası’nın parasal sıkılaştırmaya devam etmesi halinde, gevşeme yönünde sürebilir. 3.70’ten biraz daha aşağıya sarkma söz konusu olabilir ama 3.50’ye doğru da güçlü alımlar gelebilir. Doların yeni hareket alanı sanki 3.60- 3.90 arası bir koridor olabilir.

- Bu koridorun dışına taşması ancak olağanüstü gelişmelerle olur. Şu anda genelde pozitif gelişmeler hâkim. Bunu sonlandıracak en yakın ihtimal de küresel atmosferin bozulması olur. O zamana kadar dolar yeni koridorunda ve önce gevşeme yönünde hareket edebilir. Dolayısıyla doların TL karşısındaki düşüşünü de ancak küresel atmosferin bozulması önleyebilir.

HAVA DURUMU
Cumartesi13 MPH30°
Az Bulutlu