Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Merkez Bankası son Para Politikası Kurulu kararı ile senaryo değişikliğine gidiyor. Küresel sermaye girişine dayanan senaryo ve önlemler setinden sermaye çıkışının hâkim olacağı senaryoya doğru geçiş yapılıyor.

        ■ Bunun en somut adımlarından birisi, faiz koridorunun alt bandının düşürülmemesine karşılık üst bandında 1 puanlık inişin yapılması. Sermaye çıkışlarında kullanılabilecek üst banttan, yani gecelik borç verme oranından bankalar Merkez Bankası'ndan borçlanmaya gidiyor. Bunun faizi yüzde 8.5'ten yüzde 7.5'e indirildi. Bu durumda mesaj gayet açık. Sermaye çıkışlarında Merkez Bankası'nın uygulayacağı en yüksek faiz yüzde 7.5 olacak. Fonlama maliyetini yükselteceği en üst nokta burası olacak. Bankaların kötü günler için mevduat ve kredi fiyatlaması dahil hesaplarını yapacağı baz belli oldu. Bir anlamda en kötü zamanlarda belirsizliği azaltan, maliyeti düşüren, korkuyu azaltan bir adım atıldı.

        ■ Gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışının devamı beklendiğinden kredi artışına karşı ise önlem alma gereği duyulmadı. Zaten sermaye girişindeki hızlanma, kredileri de hızlandırmıştı. Şimdi tersi bir gelişmede kredilerin hız kesmesini bekleyen Merkez Bankası bunu dün de ifade etti. Kredilerde hızlı artış sorununu sermaye hareketlerinin zayıflaması çözecek.

        ■ Merkez Bankası faiz artırmadı ama likiditeyi azaltma yoluna gitti. Bu da sermaye çıkışı beklentisiyle uyumlu. Çıkışın ilk aşamasında maliyeti artırarak dengeleme sağlamak istiyor. Sermaye çıkışının hızlanması durumunda ise zorunlu karşılıkların düşürülmesi dahi gündeme gelecek. Zaten sermaye çıkışı olduğundan veya en azından sermaye girişi olmadığından dolayı, Merkez Bankası zorunlu karşılıklarda artış yapmadı.

        GOP'LARA GİRİŞ DURDU: Merkez Bankası böyle bir senaryoya geçişin hazırlıklarını tamamlıyor. Yine dün ekonomistlere yapılan sunumda yayımladığı bir grafiğe yukarıda yer verdik. Gelişmekte olan piyasalara hisse senedi ve bono yoluyla sermaye giriş ve çıkışlarının yer aldığı bu grafikten izlenebileceği gibi, geçen yılın ocak-nisan döneminde hızlanma söz konusu. Sonra gelişmekte olan piyasalardan mayıs-haziranda çıkış olmuş. Temmuzdan itibaren sermaye girişleri yeniden hızlanmış ve ocak ayında aylık 30 milyar dolara yaklaşarak tavan yapmış. Şubatla birlikte başlayan düşüş martta hızlanmış ve neredeyse sıfırlanmış.

        REKORDAN MİNİMUMA: Türkiye'ye yönelik sermaye hareketleri ise 2012'de rekor düzeyine çıktı. Hisse senedi ve bono yoluyla gelen para 38.1 milyar doları buldu. Buna karşılık yeni yılda tam bir hız kesme söz konusu. 24 Ocak'tan bu yana Türkiye piyasasında genelde satıcılı bir seyir söz konusu. Merkez Bankası'nın haftalık bazda izlediği hisse senedi ve bonoda yabancı sermaye girişlerinin bir dökümü de yukarıda yer alıyor. 25 Ocak-15 Mart haftaları ki, iki aylık süre ediyor, netleştirdiğimizde hisse senedinde sadece 15 milyon, bonoda 428 milyon dolarlık giriş gerçekleşmiş. Rekor sermaye girişinin ardından minimum sermaye girişi gerçekleşmiş.

        PARANIN GÖÇÜ SÜRER: İşte Merkez Bankası bu sermaye çıkışının devam edebileceğini tahmin ediyor. Yanılma ihtimali var mı? Çok düşük. Hem bu tür tahminlerinde geçmişte yanılmadı hem de şimdiye kadar belli bir gerçekleşme zaten var. Üstelik gelişmekte olan piyasalar son yılların en uzun süreli sermaye girişine maruz kaldı. Ama ekonomilerdeki toparlanma ile birlikte parasal genişlemenin sonu göründü. Sermaye bu kez gelişmekte olan piyasalardan gelişmiş piyasalara doğru yol almaya başladı.

        Böyle bir senaryoya hazırlık yapması Merkez Bankası'nın gelişmekte olan ülkelerden ciddi sermaye çıkışı olacağını, bu dönemin uzayacağını tahmin ettiğini yansıtıyor. Ciddiye almakta yarar var.

        SONUÇ: "Karamsar, ters esen rüzgârlardan yakınır. İyimser, rüzgârın dönmesini bekler. Gerçekçi ise yelkenlerini esen rüzgâra göre ayarlar." William Arthur Ward

        Diğer Yazılar