Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HER kürtaj bir Uludere'dir...

        Devam edelim mi?

        Hangi kadın kendi çocuğunu öldürmek ister ki?

        Üçüncü sayfalardan izlediğimiz ruh hastalarından bahsetmiyorum... Bebeğine tacize, tecavüze izin veren, bizzat şiddet gösteren, hatta cinayet işleyen...

        İçimdeki "iyilik" onlardan fazla olmadığına inanmamı sağlıyor. "Mış" gibi yapıyorum ben de... Onları genelin çok küçük bir parçası olarak nitelendiriyorum. Benim sorum, onlardan farklılar için, gerçek anneler için...

        Hangi kadın kendi çocuğunu öldürmek ister? Sağlığı tehlikede olanı da zor karar veriyor, tecavüze uğrayanı da, hatta anne olamayacağını düşünüp kendini suçlayanı da... Kolay mı veriliyor o kürtaj kararı? Neyse işin duygusal boyutunu bırakıp biraz bilimsel konuşalım mı?

        Acaba hükümetimizin kürtaj yaptıran kadınlar üzerinde yapılmış bir araştırması var mı? Yani bu kadınlar niye bebeklerini 10 haftalık olmadan aldırıyorlar? Kürtaj yaptıranların yaşları kaçla kaç arasında değişiyor?

        Sağlık Bakanlığı'ndan öğrendiğime göre böyle bir araştırma yokmuş...

        Bravo yani!

        Yani varsayımlara göre konuşuyoruz, tartışıyoruz bugün... Acaba kaçı tecavüz sonunda gebe kaldı? Kaçı 18 yaş altında? Kaçı kendi sağlığı yüzünden bıçak altına yattı? Peki Türkiye genelinde kürtaj yaptıran kadınların sayısı kaç? Geçen yılın verilerine göre... 69 bin 140.

        İki yıl önce bu oran 60 bin 140 imiş...

        "Kadına şiddet artmadı, görünür oldu" diye istatistikleri önümüze koyuyorlar son 5 yıldır... Hak veriyoruz biz kadınlar, destekliyoruz...

        Önemli olan bağcı dövmek değil, hep beraber üzüm yemek...

        Peki ya kürtaj?

        Acaba sayısı arttı mı yoksa kayıt altına mı girdi?

        Biraz daha bilimsel konuşalım mı?

        Dünyada kürtajın yasaklandığı ülkelerde durumu ortaya koyalım...

        Örneğin Latin Amerika, örneğin Asya, Afrika ülkeleri? Kadın ölümleri oranında büyük artış var! Neden?

        Yasaklasanız da kürtaj oluyorlar da ondan...

        Üstelik yasaklayınca olan yine parasıza oluyor, zengin istediği her yerde yasal olsun olmasın çocuğunu aldırabiliyor...

        Veriler bana değil, Dünya Sağlık Örgütü'ne ait... Kürtaj bir doğum kontrol yöntemi değildir... Asla!

        Hiçbir aklı başında kadın cinsel ilişkiye girip lay lay lom güle oynaya bebeğini aldırmaya karar vermez! Kürtaj basit bir işlem değildir, fiziksel ve manevi ağırlığı kadın için ağırdır!

        *

        Beyler! Kürtaja karşı olabilirsiniz... Saygı duyarım! Ama bunu bir devlet politikası olarak dayatamazsınız... Kadının vücudu kendisine aittir... Kadın sadece bir çocuk üretme makinesi değildir! Kadının işlevini "kutsal annelik" abartısına hapsedemezsiniz...

        Kadını birey yerine koymamak; kendi adına düşünemeyeceğini, karar veremeyeceğini öne sürmek, her şeyi bırakın yapacağınızı iddia ettiğiniz "yeni Anayasa"nın "eşitlik" maddesine karşıdır... Aslında o sivil Anayasa'nın ruhuna karşıdır.

        Eğer amaç bağcı dövmek, kadınları bir kez daha ikinci sınıf saymak değilse, gelin bir kez daha konuşalım, kadın hakkını da, çocuk hakkını da, ama elimizdeki bilimsel verilerle... Önce bir araştırma yapalım... "Acaba niye kürtaj oluyoruz?" diye... Ardından asıl sorunu tartışalım... Acaba doğum kontrol yöntemlerini yeterince anlatabiliyor muyuz? Birkaç ay önce okullarda "Cinsel eğitim verilmelidir!" diye yazmıştım. Ne sapkınlığım kaldı, ne ahlaksızlığım... Israr ediyorum. Çocuklara cinsellik öğretmeliyiz...

        Neden mi?

        Üçüncü sayfalara dönelim mi?

        Hayvanlara tecavüz, bebeklere, zihinsel engellilere, kadınlara tecavüz... Tabii ki yanında şiddet... Ensest sorununa girmedim bile...

        *

        Gelelim sezaryene...

        Sezaryen cinayet değildir...

        Ben de oldum, mecburen üstelik... İkizler sapasağlam ayakta çok şükür...

        Sezaryenin artışında en son suçlanması gereken kadınlardır!

        Gelin biraz doktorları masaya yatıralım...

        Yerim bitti, yarına...

        Diğer Yazılar