Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerinde kamu çalışanlarının sandık kurullarında görevlendirilmelerinde büyük sıkıntılar yaşanıyor.

        298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun, sandık kurullarının oluşumunu düzenleyen 22. maddesi gereğince ilçelerde görev yapan bütün kamu görevlilerinin, 26. maddede sayılı sayılanlar hariç olmak üzere, listelerinin ilçe seçim kaymakamlıklarca yerleşim yeri esasına göre ilçe seçim kuruluna gönderilmesi gerekiyor.

        Bu hüküm doğrultusunda İstanbul’da kaymakamlıkların gönderdiği listelerdeki sağlık idarecileri, doktorlar ve diğer sağlık çalışanlarına ilçe seçim kurulları tarafından sandık kurulunda görevlendirmeler yapıldı. Doktorlar ise genelde sandık kurulu başkanı olarak yazıldı.

        Bugüne kadarki uygulamada stratejik personel olarak değerlendirilen doktorlara sandık kurullarına görev verilmiyordu. Seçim günü nöbeti olan ya da çalışmak durumunda kalan sağlık çalışanlarından itirazlar gelince İstanbul Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü’ne bir yazı gönderdi.

        Yazıda, Anayasa’ya göne sağlık hakkının, yaşam hakkı ile sıkı ilişki içinde olduğu belirtilerek, bireylerin sağlık hizmetlerinden eşit ve etkili bir şekilde faydalanmasının sağlanması, sağlık hizmetini sunmanın devletin temel görevleri arasında yer aldığı belirtilerek devletin bu konudaki yükümlülüklerine dikkat çekildi.

        Yazıda, sağlık hizmetinin hayatiyeti, sürekliliği ve önem arz eden diğer yönleri dikkate alınarak, kaymakamlıklarca seçim kurullarına gönderilen yazıların ekindeki listelerde yer alan sağlık idarecileri, doktorlar ve diğer sağlık çalışanlarına görev verilmemesi istendi. Görev verilmiş olanların ise yerlerine yedek olarak belirlenmiş kamu görevlilerinden kaydırma yapılmasına vurgu yapıldı.

        Sandık kurulu ve seyyar sandık kurulu, bir başkan ile altı asıl ve yedek üyeden oluşuyor ve asıl üyeleri ile toplanıyor.

        İlçe seçim kurulu başkanı, ilçelere göre ayrılmış listelerdeki kamu görevlileri arasından ihtiyaç duyulan sandık kurulu başkanı sayısının iki katı kamu görevlisini ad çekme suretiyle tespit ediyor ve bu kişiler arasından mani hali bulunmayanları sandık kurulu başkanı olarak belirliyor.

        Sandık kurulu başkanının göreve gelmemesi halinde kamu görevlileri arasından belirlenen üye, bu üyenin de bulunmaması durumunda en yaşlı üye kurula başkanlık ediyor. .

        İdare amirleri, zabıta amir ve memurları, Askeri Ceza Kanununun 3’üncü maddesinde yazılı askeri şahıslar, TBMM üyeleri ve adaylar, Emniyet mensupları, yargı üyeleri kurula seçilemiyor.

        BAŞKAN OLARAK YAZILDILAR

        2018’de yapılan değişiklikle mülki idare amirleri ilçedeki bütün kamu çalışanlarının listesini ilçe seçim kurullarına iletmeye başladı. Gönüllülük esasının işletilmesi gerekirken, tabiri caizse işin biraz suyu çıkarıldı. Yerel seçimlerde de bu konuda tartışmalar yaşanmıştı.

        Türkiye’de seçime göre değişmekle birlikte seçmenin ortalama yüzde 13’ü sandığa gitmiyor ve oy kullanmıyor. Şöyle bir gerçek var; seçim günü sandık kurulu, YSK’dan daha yetkili demektir. Cumhurbaşkanı’ndan bile daha fazla yetkilidir. Cumhurbaşkanı oyunu kullanıp sandıktan ayrılır.

        Sandık kurulu üyeliği de gönüllülük esasına göre ve dilekçe verilerek yapılmalı.

        Hal böyle iken günümüzde siyasi bazı saiklerle görevlendirme yapıldığına şahit oluyoruz. Hayatında hiç sandık kurulunda görev almamış memurlara görev yazılabiliyor.

        Ya da kesinlikle görev almak istemeyenler ya da oy kullanmak istemeyenlere, “prensip olarak görev almam” diyenlere sandık kurullarında görev verilebiliyor.

        Sandık kurulunda görev alarak aslında büyük bir sorumluluk üstlenmiş oluyorsunuz…

        İnsanlara zorla bir şey tebliğ edildiği zaman onlardan randıman almak güçleşiyor. Kamu çalışanı mücbir sebep göstererek sandık kurulundan feragatini isteyebiliyor.

        Ancak ilçe seçim kurulu başkanı bu mazeretleri kabul etmeyebilir. Bu durumda sandık kurulundaki görevine gitmeyen memura idari para cezası kesiliyor.

        Sağlık çalışanlarını da kolluk güçleri gibi stratejik personel kategorisinde değerlendirmek doğru çözüm olacaktır…

        Diğer Yazılar