09 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
24 Kasım 2016 Perşembe, 00:27:20 Güncelleme:09:41:37

Kim tırstı, Kendall gitti, Kylie coşuyor

 

Dünya, internet ve sosyal medya üzerinden dönüyor, ama tehlikelerini de bilmeyen, tahayyül etmeyen yoktur.

Para da kazandırıyor elbet. Mesela, Kardashian ve Jenner’lar Instagram üzerinden trilyonlar kazanıyor. Ama Kim ve Kendall, “Yeter” dedi bu gidişata.

Kısa bir süre önce Kendall, “Telefonu bıraktım, gerçek dünyayla bağ kuruyorum” açıklaması yaparak, “Biraz telefon, sosyal medya detoksu yapıyorum. Ama geri döneceğim” dedi.

Bu ayrılık 1 hafta sürdü, 3 gün önce yeniden döndü, kısa bir süre için tekrar gitti. Kafası karışık.

Kim hiç ortada yok. Bir yüzük paylaştı, sonrasında Paris’te otel odasında soyuldu, sırra kıdem bastı. Olaydan bu yana, yani 2 Ekim’den beri Instagram’da yok. Geriye çalınan yüzüğün fotoğrafı kaldı yadigâr.

Tabii ablalarının bu bunalımını kendine çeviren bir küçük kardeş var: Kylie. Onlar yokken maşallah coşuyor. Ablalarının açığını kendi lehine çevirmeye kararlı.

Paylaşımları her geçen gün şaşırtıyor. Ve o paylaştıkça, “Daha 18 yaşında bunları yaşıyorsa acaba ileride nasıl mutlu olacak?” diye düşündürtmüyor değil.

Bizim ülkemizde de görüyorum çok küçük yaşlarda acayip yaşayanları. 30’larında ne olacak, nasıl bir arayış içinde olacaklar düşünemiyorum bile, ama sosyal medya insanlara ciddi zarar veriyor.

Nokta.

 

Sosyal medyayla birlikte...

*Herkes ünlü olmak istiyor ve ünlü olduğunu zannediyor. 

*Herkes sadece kendisinin takip edildiğini ve konuşulduğunu sanıyor. 

*Herkes birbirine giderli mesajlar atıyor. Ve attığı kişinin de anladığını düşünüyor. 

*Herkes birbirini tanıyor, seviyor, arkadaş, ahbap, dost. Bin yıldır tanıyormuş gibi sarılıyor ilk kez karşılaşsalar bile. Çünkü Instagram’da birbirlerini like yapıyorlar. 

*Herkes diyet yapıyor. 

*Herkes pilates yapıyor.

*Herkes diyetisyen. 

*Herkes blogger. 

*Herkes iletişim uzmanı. 

*Herkes mutlu. 

*Herkes eğleniyor. 

*Herkes dünya meselelerine vâkıf. 

*Herkes her şey....

 

Yaz bile kışa girmek istemiyor

Son günlerde ülke gündemi gergin. “Cinsel istismar yasası” geri çekildi de biraz dengemiz yerine geldi.

Keza çok mutsuzluk, gerginlik var. Yaz bile kışa girmek istemiyor. O kadar tuhaf bir atmosfer hâkim.

Sokakta, yolda, trafikte, metroda her yerde yüzler asık.

Önceki gün Levent-Taksim arasında bir kadın ile erkek tartışmasının içinde kaldım. Erkeğin kadına sarf ettiği sözler korkunçtu. Yer yarılsa da içine girseydim. Yarın köşede olacak.

Ben henüz sindirebilmiş değilim. Yarın siz okuyana kadar insanımıza bir an önce saygı, sevgi gelsin diye dua ediyor olacağım.

 

Yazık bu çocuklara

İstem Yılmaz, “şiddet gördüğü için” boşanmak istiyor; şiddet gösterdiği iddia edilen Burak Yılmaz ise çocukları istiyor. Ne tuhaf değil mi?

Ortada ülkede sıkça duyduğumuz şiddetçocuk kelimeleri var. Haliyle şimdi bizim, “Şiddet gösteren bir adama çocuklar verilmez” dememiz gerekiyor. Ama hiç öyle demeyelim. Şahsen ben diyemiyorum.

Malum, burası Türkiye. Ne olacağı da belli olmuyor biliyorsunuz. O yüzden şu an davanın sonucunu değil şu anı merak ediyorum. Yani çocukları...

Tam da anne ve babaya ihtiyacı olan, anne ve baba sıcaklığının, sevgisinin gerektiği bir eve ihtiyaç duyan çocukları...

Bakınız, ünlüler muhteşem düğünler yapar. Dostu düşmanı eğlendirir. Beş yıldızlı otellerde trilyonlar harcar. Eş dost hashtag açar. Sosyal medyada çarşaf çarşaf fotoğraflar yayınlanır. Kına gecesi, bekârlığa veda gecesi. Yok kızı evden alırken davullar zurnalar...

Peki sonra? İşte böyle oluyor. Şimdi de eş dost, hatta Türkiye ikilinin boşanmasını konuşuyor. Yani kadın ve adam ev içinde kavgayı bırakıp hukuk kavgasına başladı.

Bakalım ne kadar sürecek? Ve yine olan çocuklara olacak.

Anne ve babalarını birlikte yaşamadan büyüyüp gidecekler. Büyükler kendi hırsları yüzünden anlaşamadıkları için olan çocuklara oluyor. O sinir, eve ve çocuklara yansıyor. Yazık çok yazık! 

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Perşembe 20 MPH
Güneşli