ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
25 Aralık 2016 Pazar, 00:14:45 Güncelleme:09:34:19

130 bin dolara kira olur mu?

 

Bir ay önce New York’ta olduğum zaman, “Soho’daki kiralar cep yakıyor. O yüzden birçok mağaza şikâyetçi” diye bir yazı yazmıştım.

Önceki gün bir işletmeci arkadaşım, “Sen Nişantaşı’nda, Taksim’de kiralar ne kadar biliyor musun Esin? Bence onları da bir yaz” dedi.

Şöyle bir araştırdım, hemen birkaç dükkânın kiralarını söylüyorum.

Nişantaşı Abdi İpekçi’de dükkân kiraları 100 bin dolardan başlıyor.

Ve Hüsrev Gerede’de ev kiraları 6 bin dolardan...

Geçen aylarda ülkeyi terk eden Top Shop mağazasının olduğu Valikonağı Caddesi üzerindeki dükkân 130 bin dolar kira istiyor.

Yazıktır, günahtır!

Bu esnaf o paraları çıkaramıyor ki.

Ayrıca bu kadar parayı veren çıkmıyor, aylarca boş kalıyor o dükkânlar.

İnsanın morali de bozuluyor o dükkânları boş görünce.

Aynı durum Taksim’de de var.

Daha o kadar çok ki bu tarz yerler, kiraları akıl alacak gibi değil.

Buna bir düzenleme gelmezse herkes kendi emlak fiyatını yükseltmeye devam edecek gibi.

Mesela, her restoranda, her mekânda su ve kahvenin fiyatı değişir.

Ama Avrupa’da bu pek böyle değildir.

Su sudur, kahve kahvedir. Fiyatları da pek değişmez.

Ama ülkemizde semt semt, dükkân dükkân, mekân mekân değişiyor.

Artık gerisini siz düşünün.

Sadece su ve kahveden örnek verdim.

Yemekleri hiç söylemiyorum.

MUTSUZLUĞU SEVİYORUZ

İki gün önce Kıvanç Tatlıtuğ ile Başak Dizer’in evliliğiyle bir şeyler yazmıştım.

Kıvanç Tatlıtuğ’un, “Başak’la tamamlanıyorum” sözlerini yazıp “2017’de ikiliden bebek haberi gelebilir. Çocuk çok istiyorlar” demiştim.

Ama önceki gün, “Başak ile Kıvanç’ın evliliğinde çatlak... Araları bozuk, anne istemiyor” tarzında bir haberi okuyucular yolladı.

Hatta, “Bak gördün mü? Araları bozuk, boşanıyorlar. Sen hâlâ çocuk diyorsun” diye bana laf sokuyorlar.

Yani okuyucu benim “bebek” haberine sinirlendi, ama bu ayrılık haberini çok sevdi.

Vallahi kim evliliğini devam ettirir, kim ettirmez bilemem. Beni de ilgilendirmiyor.

Ben, Başak’la yaptığım sohbet ve ikiliyle sık sık karşılaştığımda ne kadar mutlu olduklarını gördüğüm için yazıyorum.

Onun dışında Kıvanç’ın annesinin Başak’ı istemediği zaten malum, bu yeni bir şey değil.

Anlaşılan Kıvanç ile Başak boşanmadan da bir çok kişi mutlu olmayacak.

Çünkü bizim insanımız maalesef mutsuzluktan hoşlanıyor.

Başkasının mutlu olmasından rahatsız oluyor.

Bunca yıldır bu işi yapıyorum, daha güzel haberlere sevineni görmedim.

Ne kadar acı, dram, mutsuzluk, kavga var, en çok okunan, en çok izlenen haberler sırasında bir numara oldu.

Ha bir de öpüşme, sevişme tabii.

O yüzden başka tartışmaya gerek var mı?

EN ÇOK NEDEN Mİ KORKARIM?

Hadsizleşmekten.

Saygısızlaşmaktan.

Kendimi beğenmekten.

Geldiğim yeri unutmaktan.

Annemi, babamı üzmekten.

Mutluyken mutsuzmuş gibi davranmaktan.

Başkasının parasında, pulunda gözüm olursa.

Başkasını işinden edersem.

Başkasına iftira atarsam.

Ekmeğini yediğim yere ihanet edersem.

SİZ UYURKEN

Cihangir Hazine’de önceki gece Sinan Engin, eşi ve 18 yaşındaki kızıyla birlikte yemek yiyordu. Yanlarına oturdum, sohbet ettik. Dikkat ettim de Sinan Engin’i gören herkes selam verip geçiyordu. Tanıyan tanımayan. Enteresan bir ilgi bu. Zaman zaman Nişantaşı’nda yolda da karşılaşıyorum. Herkes selam veriyor. Güzel bir şey.

Cihangir’de ara sokakta bir grup yerde oturmuş şarkı söylüyor. Bir kadın camdan çıkıp “Arkadaşlar şarkıyı biraz daha yavaş söyler misiniz” diye uyardı. Yani, “Susun, bağırmayın, şarkı söylemeyin” demedi. “Biraz daha yavaş olur musunuz” dedi. Tam özlediğimiz hareketler.

YARIN

Köşemde cuma-cumartesi İstanbul’da neler oldu. Hızlandırılmış bir tura çıkaracağım sizi. Hazır olun.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Pazartesi20 MPH32°
Güneşli