Öne Çıkanlar
Son Dakika
12.10.2017 - 06:59 | Güncelleme:

Bir garip sual

 

AK Parti’nin siyasi dinamiklerini iyi bilen, partinin çekirdeğine yakın bir dostum ilginç bir soru sordu dün.

“ABD ile bu krizler tırmanır ve derinleşirse, ABD’nin Türkiye siyasetine müdahaleleri devam ederse ve hatta artarsa, Avrupa Birliği, ABD’den de yüz bularak Türkiye’ye karşı tutumunu daha da negatif hale getirirse, tüm bu gelişmeler sonucunda Türkiye, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de çatışmaların içine girmek, bekasını korumak için buralarda askeri güç kullanmak zorunda kalırsa, içerideki terör örgütleriyle mücadele hâlâ kazanılmamış ve risk sürüyorsa, Türkiye ekonomisi sıkıntılı bir dönemden geçiyorsa...”

“Uzatma da sor ne soracaksan” dedim.

O devam etti ve karamsar bir tablo çizdi.

“Eeee?” dedim.

“Eğer Türkiye 2019 yılına böylesine riskli bir tablo içinde girerse, 2019 yılında Türkiye’de seçimler yapılır mı?” diye sordu.

Yanıtım çok sıradandı: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti şartlar ne olursa olsun her zaman seçim takvimlerine sadık kalmıştır ve bana soruyorsan yapılır ve yapılmalıdır.”

“Emin misin?” diye sordu.

“Eminim” dedim.

“İnşallah” dedi.

Konuyu kapadım.

Düşünmek bile istemedim.

**************

İÇERİDEN KÖTÜ DIŞARIDAN BİR UMUT

ABD Büyükelçisi Bass, önceki akşam bir veda daveti vermiş.

Siyasetten kimse katılmamış.

Ne iktidardan ne muhalefetten, ne de iktidar ortağı muhalefet partisinden.

Birkaç gündür burada “Bass 2. sınıf bir büyükelçiydi” diye yazıyorum.

Okurlar da “Niye 2. sınıf diyorsun?” diye soruyor.

ABD’nin iki tür büyükelçisi var.

Biri meslekten, Dışişleri’nden yetişme bürokrat büyükelçiler, bir de genelde Başkan’ın ya da partisinin destekçileri arasından çıkan ve Dışişleri kökenli olmayan ama ABD yönetimlerinin güvendiği, inandığı ve yönetim üzerinde etkili büyükelçiler.

Benim bunca yıldır gördüğüm, gördüğümden anladığım, eğer ABD bir ülkeyle büyük sorunlar yaşamaya hazırlanıyorsa, buralara genelde Dışişleri bürokrasisinden bir büyükelçi atıyor.

Yakın, sıcak ve sorunsuz bir ilişki planlıyorsa, bürokrasi dışından birini.

Bass bu Dışişleri bürokrasisinden yetişmiş meslekten bir diplomattı.

Ve ABD Dışişleri, Türkiye’yle ilişkilerin en iyi olduğu dönemde bile çok sıcak bakan ve sıcak davranan bir bakanlık olmadı.

Türkiye genelde Pentagon tarafından korundu, ama artık o da yok.

Yine o türden bir büyükelçi gelirse, bilin ki değişen bir şey olmayacak.

AK Parti’nin gelmesini çok istediği ama beklediğini bulamadığı Trump kalsa da, kalmasa da!

John Bass

**************

NİYETİ GÖRECEĞİZ

DÜN, “Bu iş büyükelçinin başının altından çıkamayacak kadar büyük” diye yazdım “vize meselesi” için.

Gece geç saatte doğrulandı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, “Washington’da karar verildi” diye açıkladı.

Tabii ki Washington’da verildi, tersini söyleseler inanacak mıydık!

Buradaki önemli soru şu: “Bu karar niye verildi, niye şimdi verildi?”

Gördüğüm kadarıyla iktidar partisi, ABD’nin bu kararını ve sertleşen tavrını yanlış okuma eğiliminde.

Bu yanlış okumaya başka bir yazıda değiniriz ama asıl önemli olan ABD’nin krizi derinleştirmemek adına Türkiye’den beklentisini açıklaması ve beklentiyi aslında son derece “düşük” tutması.

Tutuklanan elçilik çalışanı Türk vatandaşının, avukatlarıyla görüşmesine izin verilmesini istiyorlar.

Hukuki bir istek.

Gözaltına alınan veya tutuklanan ve ABD ile hiç ilişkisi olmayan Türkler için de aynı şeyi biz istemiyor muyuz?

ABD’nin bu talebinden anladığım şu.

Eski müttefikimiz, en azından şimdilik “krizin tırmanmasını” istemiyor ve buradan makul bir şekilde dönüş için, kimseyi sıkıntıya düşürmeyecek bir talepte bulunuyor.

Şimdi top Türkiye’de.

Bu isteğe verilecek yanıt Türkiye’nin niyetini gösterecek.

**************

BOLLUK ÜLKESİ 

DÜN Cumhuriyet Gazetesi’nde Cumhurbaşkanlığı’na ait otomobil filosuyla ilgili bir haber vardı.

Doğrusu çok önemsemedim.

Cumhurbaşkanlığı artık “fiili bir şekilde” icraat merkezi olduğu için filosunda çok otomobil olması, çok da garip değil.

Ben bu haberde bir başka bilgiyi daha fazla garipsedim.

Eski cumhurbaşkanlarına tahsis edilen makam otomobillerini.

Şu anda hayatta olan eski cumhurbaşkanlarına da hâlâ Cumhurbaşkanlığı’ndan makam aracı tahsis ediliyor.

“Migros’tan alışveriş eden” Ahmet Necdet Sezer’e 2 araç tahsis edilmiş.

Abdullah Gül’e ise 18...

Bu 18 sayısı beni şaşırttı. Hesapladım hesapladım olmadı.

Bir kendine.

Bir eşine..

Etti 2.

Her birine 2 de koruma aracı versen.

4 de o.

Toplamı 6.

Hadi bir de yedek araç verilsin.

Etti 7.

Geri kalan 11 aracın ne iş yaptığını doğrusu merak ettim.

Abdullah Gül

**************

ALİ RIZA DEMİRCAN’IN YERİNDE GÖZÜ OLMALI 

“BU ülkenin denizi de bitmez delisi de” diye bir laf vardı benim çocukluğumda.

Çok şükür denizlerini bitirdik ama oradan oluşan eksiği deli sayısını artırarak tamamlıyoruz.

Yine “din adına” konuşan biri demiş ki: “Soyunmadan sevişin.”

Açık konuşmadığı için soyunmamaktan kasıt ne kadar soyunmamak bilmiyoruz.

Bildiğimiz Hasidik Yahudilerin de benzer bir şekilde seks yaptığı.

Araya çarşaf koyup çarşafın üzerindeki bir delikten cinsel ilişki kurdukları.

Yani sevişmek yok.

Bizim “din sözcüsü”nün böyle bir tarifi yok.

Hasidik Yahudilere özenmiş olamayacağına ya da “aşırı Yahudilik âdetlerini” İslam’a getirmeyi planlamadığına göre, bu arkadaş büyük ihtimalle “fantezi” peşinde.

Bu konuda en iyi ahkâmı eskiden Ali Rıza Demircan keserdi.

“İslam’da seks” deyince akla o gelirdi.

Bu yeni amcamız, Ali Rıza Bey’in tahtına göz dikmiş olmalı.

**************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Afrin’deki PKK’lıların Ruslarla işbirliği yapanlar olduğunu bilmeden konuşmadığımız zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 13 Ekim 2017 Cuma 19:06
    İrak ve diğer ülkelerde benzer durumlar oldu dikkat edelim bu kafirlere:rage:
  • Misafir 12 Ekim 2017 Perşembe 22:15
    “Migros’tan alışveriş eden” Ahmet Necdet Sezer ne demek?
  • Misafir 12 Ekim 2017 Perşembe 19:57
    Bazen yazılarınızda mantık tam anlamıyla çökmüş oluyor! Kusura bakmayın benim de görüşüm bu! Oradan buradan bakış açısıyla ya da onun bunun mantığına göre Türkiye nin gerçeklerini mukayese etmeniz çok tutarsız oluyor.
  • Misafir 12 Ekim 2017 Perşembe 18:31
    batıyoruz arkadaşlar sıkı tutunun
  • Misafir 12 Ekim 2017 Perşembe 18:09
    18 araç... biz bu adamlara ve sülalelerine bakmak zorunda mıyız. Ben 75 yaşımda belediye otobüsü beklerken vergimle bunları arabalarda dolaştırıyorum. Haram zıkkım olsun hepsine.
  • Misafir 12 Ekim 2017 Perşembe 17:48
    Gorev sureci biten butun devlet adamlarinin makam araci kaldirilmalidir, bunlarin masrafini millet oduyor nihayetinde,cok yazik ediyorlar millet sanki cok zenginiz.
  • Misafir 12 Ekim 2017 Perşembe 16:32
    kutsal laflarla , dualarla alırlar garibanın boğazından lokmayı . uyanın ve uyandırın . din toplumların afyonudur .
  • Misafir 12 Ekim 2017 Perşembe 14:54
    Amerika haklı olarak elçilik çalışanını tutuklanması ile ilgili olarak avukatıyla görüşmesini talep ediyor makul bir talep kimseyi sıkıntıya sokmaz.ancak görüşmeyi yapacak kişilerin hukuki yardım amacıylamı yoksa başka bir maksatlamı görüşeceğini de dikkata alarak gerekli tedbirlerin alınmasıda yerinde olur diye düşünüyorum çünki konu Amerika
  • Misafir 12 Ekim 2017 Perşembe 13:25
    sanki teyide muhtaç yaa .. 18 akıl işi değil çünki ..
  • Misafir 12 Ekim 2017 Perşembe 13:24
    cahil cühela arap kabilelerinden kalan adetler ile dini islamı mahvediyorlar. yaziktır ki bunlar dini alim sıfatıyla ortalıkta rahatça demeç bilgi veriyorlar.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazartesi 22 MPH 11°
Sağanak Yağışlı