Öne Çıkanlar
Son Dakika
12.11.2017 - 07:14 | Güncelleme:

Bu kulaklar neler duydu bu gözler neler gördü!

 

1960’ların ortasında bir yerler...

Çocukluğum...

Hayli politik bir aile ortamımız var.

O günlerden aklımda kalanlar arasında, eve gidip gelen siyasetçiler...

Bitip tükenmek bilmeyen siyasi sohbetler...

Rahmetli dedem sıkı bir CHP’li, sağlam bir Atatürkçü.

Hatıralar çok net değil ama çok net anlar var gözümün önünde.

Bunlardan biri, Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’nin büyük farkla kazandığı 1969 genel seçimlerinin sonuçlarını evde radyo başında dinlediğimiz gün.

Demirel’in Adalet Partisi, neredeyse CHP’nin 2 misli bir farkla seçimi kazanmış (AP yüzde 46.6, CHP yüzde 27.4).

Dedemin ağzını bıçak açmıyor.

Ertesi gün eve gelen gazetelerin hiçbirini okumuyor rahmetli.

Öfkesi geçmiyor.

“Ne oldu dede, niye bu kadar kızgınsın?” diye soruyorum.

“Bu Demirel dediğin .... destekleyenler Nurcular. Seçimi Nurcular kazandı. Bu Atatürk Türkiye’sini sona erdirmek isteyenlerin başa gelmesi demek” diyor dedem.

O zaman Nurcu ne demek, Nurcu kim, Atatürk Türkiye’si niye sona ersin anlamıyorum.

Ama “Dedem diyorsa bir bildiği vardır” diye düşünüyorum her zaman olduğu gibi.

Diyeceksiniz ki: “Şimdi durduk yerde bize niye 50 yıllık anılarını anlatıyorsun? Kafayı mı yedin?”

Kafayı yemediğimi iddia edecek değilim ama anlatmamın nedeni o değil.

Bu kulaklar Demirel’in bir cemaatin desteğiyle iktidara geldiğini duydu.

Ve Demirel’in 7 kere gidip 8 kere geldikten sonra 1990’larda 28 Şubatçı olduğuna da şahit oldu bu gözler.

Bilmem anlatabildim mi?

**************

MORAL ŞEHRİ ADANA

İTİRAF etmek gerekirse, karış karış gezmekten çok hoşlandığım Anadolu’yu bir süredir ihmal ediyordum.

Bu, bilerek yapılan bir ihmaldi.

Çünkü neredeyse her ilini, her ilçesini gördüğüm ve sevdiğim memleketimin sahte bir muhafazakârlık örtüsü altına itiliyor olmasını için almıyordu.

Pek çok kentte ailece gidilebilecek bir içkili lokanta kalmamış olmasını, sosyal hayatın giderek erkek egemen hale gelmesini Anadolu’nun geçmişte böyle olmayan kentlerinde bile görür olmaktan üzülüyor, çareyi gitmemekte buluyordum.

Geçenlerde sevgili dostum Ali Haydar Bozkurt arayıp “Gel bir Adana’ya gidelim. Sana göstereceklerim var” deyince doğrusu tereddüt ettim.

Adana’da da aynı manzarayı görmekten korkuyordum.

Ama Ali Haydar’ı da kıramazdım, yıllardır büyük bir hevesle Adana’da bir festival düzenliyor, Adanalılara çok keyifli zamanlar geçirten organizasyon için tüm Adana’yı bir araya getiriyordu.

Kalktım gittim.

İyi ki gitmişim.

Moralim bir düzeldi ki sormayın.

Adana şahane.

Tüm siyasi partilerin neredeyse birbirine yakın oy aldığı kent, muazzam.

Tertemiz, pırıl pırıl olması mühim değil.

Cıvıl cıvıl olması mühim.

Hele akşam saatlerinde.

Şehir merkezindeki caddelerin iki tarafı kafeler, restoranlarla bezenmiş.

Akşamüstünden itibaren hepsi dolu.

Gençler, orta yaşlılar, yaşlılar.

Kadınlı erkekli gruplar, kadın kadına eğlenmeye, yiyip içmeye gelenler.

Kimse kimseyi rahatsız etmiyor, kimse kimseye bakmıyor. Nasıl çağdaş, nasıl keyifli.

Gece yarılarına kadar dolu lokantalar, kavgasız gürültüsüz eğlenceler.

Gece yarısından sonra gittiğimiz bir müzikli eğlence yerinde masaların büyük bölümünde kadınlar.

Bir masada 60’larında bir kadın grubu eğleniyor.

Bir diğer masada 30-40’lı yaşlarda bir başka grup doğum günü kutluyor.

Başka masalarda genç kızlar, genç erkekler müzik dinliyor, şarkı söylüyor.

Çok da güzel dostlar, arkadaşlar edindim Adana’da kaldığım 2 günde.

Nasıl moralim düzeldi anlatamam.

Keyfiniz kaçarsa Adana’ya bir uğrayın derim.

Türkiye’ye olan inancınız artar.

**************

İYİ Mİ KÖTÜ MÜ? 

PUTİN ile Trump, Suriye’nin tek parça olması konusunda uzlaşmışlar.

Böyle okuyunca haber iyi gibi görünüyor.

Ancak detaylar ilginç.

Rusya, Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olacak tüm gruplarla masaya oturacağını açıklıyor.

Bu gruplar arasında elbette ki YPG/PKK da yer alıyor.

Hani şu silah verdiği için ABD’ye çok öfkeli olduğumuz YPG/PKK.

Tabii şunu da asla unutmamak lazım.

Barzani’nin ABD’ye güvenerek gaza geldiği her dönemde ben, “ABD’nin babana attığı kazığı unutma” dedim hep ve haklı çıktım.

Bu bölgede “büyüklerin” taşeronluğuna soyunup yatağa giren herkesin de bunu unutmaması lazım.

**************

NE SÜRPRİZİ YAHU 

TÜRK medyası, Suudi Arabistan ile İsrail’in Ortadoğu’da işbirliği yaptığını ve bunun çok önemli sürpriz bir gelişme olduğunu yazıyor.

Ben de “Allah’ım bana sabır ver” diyorum. Bu köşede yıllardır bu işbirliğini yazıp duruyorum.

Bu işbirliğinin bölgeyi yeniden dizayn etmeyi amaçladığını ve zayıflatılması gereken ülkeler arasında İran’ın yanı sıra Türkiye’yi ve Suriye’yi gösterdiğini anlatıp duruyorum.

İsrail’in Suudilere askeri destek ve danışmanlık verdiğini anlatıyorum.

Medyamız ise bunu “Sürpriz” olarak değerlendiriyor.

Gülüyorum.

**************

DEVUKUŞU OLMAK

BİR kadın aktrisin sevgilisi olmak zor mudur?

Zor olma ihtimali hayli büyük.

Nereden mi anlıyoruz?

Elçin Sangu’nun rol aldığı bir filmin prömiyerinde, öpüşme sahnesi ekrana gelince, Sangu’nun sevgilisi “görmemek için” salonu terk etmiş, sahne bitince salona geri dönmüş.

Çok insani bir tavır.

“Niye çıktın kardeşim?” diyemeyiz.

Ama merak ettiğim şu.

Siz görmediğiniz zaman olmamış mı oluyor?

Peki o zaman sevgiliniz sette bu sahneleri çekerken ne yapacaksınız?

En iyisi bunu ya bir iş olarak görecekseniz ve kafaya takmayacaksanız, yok eğer bunu gerçekten öpüşme olarak görüyorsanız o zaman bir oyuncuyla birlikte olmayacaksınız.

Aksi takdirde kafayı yersiniz!

**************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bisikletin boşa pedal çevrilirken değil, ilerlerken devrilmediğini anladığımız zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 14 Kasım 2017 Salı 01:12
    Sen hangi Adanadan bahsediyorsun. Adananın en merkezi yerindeyim. Bırak kadınları, saat 8den sonra sokaga çıkmak ciddi risktir Adananın yüzde 80ında
  • Misafir 13 Kasım 2017 Pazartesi 23:10
    Fatih bey istanbulun hemen hemen her yeri çağdaş! Kadınlı erkekli içkili parklar barlar arabalar vapurlar vs! He bide çağdaşlık gereği olsa gerek bu insanlar genelde etrfına aldırış etmeden saygı duymadan tavırlarını sergiliyorlar ve gene çağdaşlık gereği çok kez yere kapaklanıp duruyorlar
  • Misafir 13 Kasım 2017 Pazartesi 20:24
    zihniyete bakarmısınız ya umudu nerede aramış adam, pes valla sanki ayrı ülkelerdeyiz
  • Misafir 13 Kasım 2017 Pazartesi 18:59
    Fatih Bey, sanırım gerçekten bayağı dışarıdaki hayattan uzak kalmışsınız.Sadece Adana değil bütün şehirler öyle.Barlar, diskolar fazla abartılı yerli bayanlarla dolu.Tam tersi aşırı dejenerasyon var.plajlar bile g-stringli yerli bayanlarla dolu...
  • Misafir 13 Kasım 2017 Pazartesi 11:36
    ABD Kürtlerin tek devlet olmasının önünde engel olan Barzani’yi harcadı çünkü ilerde Kürtlerin tek devlet olması için 15-20yıl daha bölgeyi sıcak tutmak
  • Misafir 13 Kasım 2017 Pazartesi 10:49
    Evet Adana mükemmel hergün haberlerini alıyoruz gazetelerden televizyonlardan :)
  • Misafir 13 Kasım 2017 Pazartesi 07:41
    Dedeniz fena halde yanılmış. O dediğiniz vatandaşların Zaman aboneleri kadar oyları yoktu. Olsa idi 30 Mart'ta tepetaklak gitmişti AKP.
  • Misafir 13 Kasım 2017 Pazartesi 00:30
    Kavgasız gürültüsüz Adana mi.? Sayın Altaylı Adana olmasa gazetelerin 2. ve 3. sayfalarını hazırlayanlar işsiz kalır.
  • Misafir 12 Kasım 2017 Pazar 23:59
    Fatih Bey Bardakci neden yok. Göremiyorum.
  • Misafir 12 Kasım 2017 Pazar 23:23
    10 numara yazı kaleminize sağlık
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Salı 9 MPH 11°
Kısmen Güneşli