Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        10 şehri yerle bir eden, 384 bin daire ve işyerini oturulamaz hale getiren büyük depremin ardından herkesin aklında aynı soru var: Benim evim güvenli mi?

        Özellikle İstanbul’da yeni binalarda oturmayan vatandaşlar büyük bir tedirginlik ve umutsuzluk içinde.

        Ev sahibi olanlar baktırmaya korkuyor. "Dayanıksız çıkarsa kentsel dönüşüme yetecek bütçem yok, hele de yıkım kararı çıkarsa kış günü sokak ortasında mı kalayım?" diyerek acı gerçekten kaçmaya çalışıyor.

        Kiracılar ise ev sahipleriyle mücadele içinde... Pek çok ev sahibi kiracısına eve güvenmiyorsa tahliye etmesi yönünde mesaj atıyor. Böylelikle daha yüksek fiyattan başka bir kiracı bulacağını düşünüyor.

        Ayrıca insanlar evlerini nasıl kontrol ettirebileceğini, bunun ne kadara mâl olacağını, kime güveneceğini de tam bilemiyor.

        Aslında İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2000 yılı öncesi inşa edilen binalarda ücretsiz deprem testi yapıyor. Bunun için “binatespiti.ibb.istanbul” adresine başvurmanız gerekiyor.

        Başvurunun ardından uzman bir ekip gelip kolonlar, beton kalitesi, korozyon ihtimali, duvar taramaları gibi temel testleri yapıyor.

        Dün İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu bu konuda bir çağrı yaptı. “İstanbullulara çağrımdır, riskli yapıları taramamıza izin verin. Şu ana kadar, 1999 öncesi yapılmış 107 bin binadan ne yazık ki sadece 29 bini tarama yapmamızı kabul etti. Gerçek tabloyu görmek ve birlikte çözüm üretmek zorundayız” dedi.

        REKLAM

        İBB Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökçe önceki akşam Habertürk TV’de Olaylar ve Görüşler programında bu girişimin nasıl uygulandığını anlattı.

        Bakanlığa başvurup evinizde karot testi yaptırdığınızda eğer ki bina çürükse 90 gün sonunda yıktırmanız gerekiyor.

        Oysa İBB incelemesinin sonunda eviniz yıkılmıyor. Çünkü size riskli yapı belgesi vermiyorlar. Sadece size binanızın durumuyla ilgili bilge veriyorlar.

        Fakat yasalara göre mülk sahibinin rızası olmadan bu inceleme yapılamıyor.

        Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremin ardından İBB’ye 40 bin 379 bina için “hızlıca inceleyin” talebi gelmiş ki bu çok iyi bir haber.

        Bu arada Buğra Gökçe çok çarpıcı bir tespit daha yapıyor. Riskli binaların çoğunda kiracıların oturduğunu, önümüzdeki periyotta kiracılardan da başvuru alacaklarını söylüyor.

        Peki çok riskli binalar bu yöntemle tespit edildikten sonra süreç nasıl işliyor?

        Bakanlık kentsel dönüşümü kabul eden ev sahiplerine aylık 1500 liralık kira desteği veriyor, kiracılara ise bir kereye mahsus taşınma yardımı yapıyordu.

        Bugün İstanbul’daki kira fiyatları göz önüne alındığında bırakın kirayı 1500 lira insanları aidat ödemesine bile zor yeter, ısınma içindeyse o da yetmez.

        İBB bu yardımı 3 kat artırarak 4500 liraya çıkarmış. Önümüzdeki süreçte en riskli binalarda oturan kiracılara da bu yardımı vermeyi taahhüt ediyorlar.

        Fakat evi yeniden yaptırmak ev sahibine düşüyor.

        Bu sürecin altından tek başına İBB’nin kalkması zor.

        Mesele sadece İstanbul'dan ibaret de değil.

        Nihayetinde bu sorunun çözülmesini istiyorsak;

        Kentsel dönüşüm için devlet desteğinin ciddi oranda artması...

        Kiracılara yeni bir ev bulabilecekleri oranda kira farkı desteği verilmesi...

        Rıza aranmaksızın bina kontrollerinin zorunlu ve ücretsiz olarak yapılması...

        REKLAM

        Kiracılara oturdukları evi, ev sahibinin rızası aranmaksızın kontrol ettirebilme hakkı tanınması...

        Hatta test edilmemiş binaların kiralanmasının ve satışının da yasaklanması gerekiyor.

        Ve tüm bunların yapılabilmesi için güçlü bir siyasi irade ve yeni yasal düzenlemeler gerekiyor.

        Önümüzde art arda yapılacak bir genel bir de yerel seçim var.

        Siyasi partilerin bu seçimlerde en büyük vaadi insanlara sağ kalabilecekleri binalar yapmak olmalı.

        Yaşadığımız büyük felaketin ardından bu zor ama zaruri adımları atmak için şimdi tam zamanı.

        İnsanları kazılmış mezarlar içinde oturarak ölümü beklemeye mahkûm etmeyin.

        Diğer Yazılar