• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

Arda Gedik

26 Eylül 2011 Pazartesi, 11:02:03

TÜRKİYE'nin yetiştirdiği az sayıdaki gerçek "münevverden" biri olan Arda Bey önceki gün vefat etti... Emine Hanım'a, çocuklarına ve Ayla Hanım'a Allah sabırlar versin!
Şimdinin değil, bir zamanların Hürriyet'ini "Hürriyet" yapanlardan olan Arda Bey hakkında "münevver" kelimesini bilerek kullandım. "Münevver"e karşılık olarak uydurulan "aydın" sözü şimdi aynı ideolojik kampa mensup bulunan, hemen her şeyi sadece eleştiren ama eleştirdiği meselelerin nasıl halledilmesi gerektiğini bir türlü anlatamayan, zira düşünmeyen, akla gelen ne varsa muhalif olan ve sadece anlaşılmaz lâflar eden bir kesimin tekelinde bulunuyor.
Arda Bey için "aydın" değil, onu en iyi şekilde ifade edecek olan "münevver" sıfatını kullanmayı bu yüzden tercih ettim.
27 Mayıs'ın gadrine uğramış birçok Demokrat Partili ailenin çocuklarında askerden hoşlanmama, sevmeme ve karşı olma psikolojisi vardır, hattâ bu hoşlanmama bazılarında nefret seviyesindedir. Ordudan değil askerî mantıktan nefret ederler, sebebi ise Yassıada da uğradıkları zulmün engellenmesi çok zor olan psikolojik neticesi, yani tabii tepkisidir.

NEFRET DUYMUYORDU

Tuhaftır, Adnan Menderes'in 27 Mayıs sabahı tutuklanıp Harpokulu'na götürülmesinden sonra hayatını hâlâ tam olarak ortaya çıkartılamamış bir şekilde kaybeden meşhur İçişleri Bakanı Dr. Namık Gedik'in oğlu olmasına rağmen, Arda Bey' de böyle bir nefretin zerresi bulunmuyordu! CHP'ye karşı aşırı muhalefeti Allah ın emriydi ama babasının vefatı hakkında kimseyi suçlamadı, senelerdir devam eden "Namık Gedik'i camdan attılar" söylentilerini hep reddetti ve "Babam darbecilerin eline koz vermemek ve izzet-i nefsini korumak için intiharı tercih etti!" dedi.
Böyle bir ölüm hakkında elinde herkesi ikna edebilecek mükemmel bir fırsat varken bunu kullanmamak ve babasının intiharını kabullenmek "münevver" olmanın gereğidir.
Vefat edenin ardından şahsî özelliklerini sıralamayı ve "Şöyle iyi insandı, böyle mükemmeldi" gibisinden sözler etmeyi pek sevmem ve gereksiz bulurum. Göçüp giden kişi tanıyanların ve bilenlerinin zaten malûmudur. Arda Bey hakkında da bu yüzden sadece "Saatlerce konuşup birşeyler öğrenebileceğiniz ve Türkçe'sine hayran olabileceğiniz bir 'münevver', yani 'entelektüel' idi" demekle iktifa ediyorum.

MUHTEŞEM VEFASIZLIK!
Fakat, yazmam gereken bir başka husus var:
Birçok internet sitesi, Arda Bey'in vefatını önceki gün "Hürriyet'in efsane genel müdürü öldü" şeklinde başlıklarla ve hemen duyurdular.
Ama, haber tek bir sitede, üstelik mutlaka yeralması gereken yerde yoktu: Hürriyet'in internet sayfasında...
Sayfaya aradan saatler geçip de tekrar baktığımda haberin hâlâ bulunmadığını görünce dayanamadım, Hürriyet'teki bazı arkadaşları arayıp "Ayıptır" dedim ve Hürriyet'in internet sitesi Arda Bey'in vefatını aramamdan 10 dakika sonra, saat 21.35'te girdi.
Ama ne giriş!..
Yüksek lisansını Lozan Üniversitesi'nde yapmış olan Arda Bey, senelerce başında bulunduğu Hürriyet'e göre sadece Kabataş Lisesi mezunu idi! Üstelik cenazesinin kalkacağı gün bile yanlış yazılmış, "pazartesi" yerine "pazar" denmişti ve yaptıkları yanlışı saatler sonra farkedip düzelttiler...
Arda Bey' in sevenlerinden bazıları Hürriyet'in internet sitesine güvenip Şakirin Camii' ne bugün değil de dün gittiler ise üzülmesinler, cenazeye iştirak etmiş sayılırlar ve böyle bir hatanın vebâli sadece Hürriyet'e aittir!
Şair "Unuturlar seni elbet hele bir ölmeye gör" mısraını meğerse böylesine muhteşem vefasızlıklar için söylemiş!

Diğer Yazıları

Siz sadece pop yapın hanımefendi!

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 09:39
  • [javascript protected email address]
POP müzik dünyasında son senelerde yeni bir moda çıktı: İşin tâââ başından buyana bu müzikle meşgul olan sanatçılar şimdi ardarda alaturka albüm çıkartıyor ama tavır ile üslûp bilmedikleri için alaturka müziğin canına okuyorlar!Bu albümleri yapanların...
Devamını Oku

Yeni kahraman yaratma heveslileri

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:28
  • [javascript protected email address]
19 Mayıs'a bu sene bir haller oldu...Resmî kutlamaların yapılıp yapılmaması, stadyumlarda öğrencilerin katıldığı gösterilerin bundan böyle de düzenlenip düzenlenmemesi yahut Anıtkabir'e çıkılıp çıkılmaması meselelerinin yanısıra, 19 Mayıs 1919...
Devamını Oku

Osmanlıca hocalarına KPDS şartı

  • Yayın Tarihi: 21/05/12 09:31
  • [javascript protected email address]
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Osmanlıca'nın okullara seçmeli ders olarak konması gerektiğini söyledi. Şimdi, bu dersi liselerin tarih mi yoksa edebiyat öğretmenlerinin mi verecekleri tartışılıyor.Mesele ise, bu dersi verebilecek bilgiye sahip hocaların...
Devamını Oku

Çek kadın politikacıyı astıran kadın savcı davadan 58 yıl sonra, 88’inde hapse girdi

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 12:59
  • [javascript protected email address]
28 Şubat'ın ardından 27 Mayıs darbesinin de yargılanması talepleri ve zamanaşımı tartışmaları, bana bundan dört sene önce Çek Cumhuriyeti'ndeki bir yargılamayı hatırlattı: Çekler'in, ülkenin demokrat liderlerinden olan kadın politikacı Milada Horakova'yı...
Devamını Oku

18 Mayıs 1944

  • Yayın Tarihi: 18/05/12 09:33
  • [javascript protected email address]
TÜRKİYE, birkaç seneden buyana, 1910'lardan 1950'lerin sonuna kadar yaşanan bazı tatsızlıklarla yüzleşme merakında..."Tatsızlık" derken Anadolu'da meydana gelen toplu göçlerin, azınlıkların ve harekâtlarda can veren sivil vatandaşlarımızın kaderinin...
Devamını Oku
Tüm Yazıları