ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
10 Eylül 2017 Pazar, 07:23:44 Güncelleme:07:46:03

Beyaz eldivenli kabadayı

 

ESKİ Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan ile Genel Müdür Yardımcısı Levent Balkan, ABD’de tutuklu bulunan Reza Zarrab davasına sanık olarak eklendiler. Her üçü için de tutuklama emri verildi.

Malum Zarrab davasının sebebi şuydu: ABD’nin İran’a koyduğu ambargo kararına aykırı davranmak. Kısaca ABD’nin petro dolar egemenliğini tehlikeye atmak.

Eski Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan ile Genel Müdür Yardımcısı Levent Balkan, eski Bakan Zafer Çağlayan ise yasak işlem ve rüşvet suçlamasıyla sanık haline getirildi.

Hatırlatalım: İran’a ambargo kararı almış olan ülke ABD. Türkiye değil. Ama ABD, “İran’a karşı ambargo” kararına aykırı davranmış olan sanki kendi siyasetçisi, savcısı, işadamı imiş de onları yargılarmış gibi kalkıp başka bir ülkeyi sanık sandalyesine oturtmaya kalkıyor.

Şu açık: Mesele ambargo ise, Türkiye’nin bir ambargo kararı yok ki, ambargoyu delme gibi bir suçtan malul olsun. Mesele bir banka yöneticisinin, bakanların ve bakan oğullarının yasak işlem ve rüşvetle ilintilenmesi; Zafer Çağlayan’ın saati ise bunlar da Türkiye’nin iç meselesi; Türkiye mahkemelerinde yargılanıp açığa çıkarılması gereken sorunlar.

Dolayısıyla ABD’nin; Türkiye’nin eski bir bakanı hakkında tutuklama kararı verecek dereceye getirmesinin iki amacı var: 1) Ekonomik çıkarlarını, petro dolar egemenliğini tehlikeye atacak işlemler yapan ülkelerin başına ne gibi çoraplar öreceğini Türkiye nezdinde dosta düşmana göstermek. 2) Türkiye’yi küçük düşürmek.

ABD bu dava aracılığıyla kendi kamuoyuna “Milli çıkarlarımı tehdit edenleri gerekirse egemenlik haklarımın sınırlarının dışına da taşarak yargılarım” mesajı veriyor. Türkiye iç kamuoyuna ise “Yargı sistemini kendisine bağımlı hale getirmiş, kendi mensuplarının yolsuzluğunu yargılayamayan ülkeleri böyle deşifre ederiz, üzerine gideriz” sopasını gösteriyor.

Yolsuzlukla ilgili iddiaları oluşturan kadronun, daha sonra 15 Temmuz darbe girişimini örgütleyen yapılanma olduğu, adına FETÖ dendiği, üyelerinin iadesiyle ilgili taleplerimiz olduğu konusunda ise hiçbir tasarrufu yok. Haksızlığı ve yersizliği şüphe götürmez bir dava var.

TÜRKİYE 4 BAKANI YÜCE DİVAN’A GÖNDERSEYDİ?

Elbette akıllara şu gelebilir: Türkiye FETÖ’nün dehşet verici operasyonlarına karşı dururken, FETÖ’yü tasfiye ederken; bir taraftan da o ya da bu nedenle oluşmuş istifhamların üzerine layıkıyla gidebilseydi, bugün “Bunlar benim iç meselem, ben yüzleşmemi yapıyorum, ilgilileri yargılıyorum, sana ne?” argümanında daha haklı olmaz mıydı?

Sonuçları bir siyasi iktidar için caydırıcı olabilecek denli riskli olsa da, evet “kâğıt üzerinde” doğru olan buydu. Ancak bu akıl yürütmenin “Hangi yargıyla?” sorusuna çarptığını da kabul etmek durumundayız. Sahi, içi paralel yargı ve emniyet darbesini gerçekleştirmek isteyen FETÖ mensuplarıyla dolu olan bir sistem adil yargılama yapabilir miydi?

ABD’de görülmekte olan ve şimdi içine Türkiye’nin bir eski bakanını da dahil eden son derece küçültücü davanın haksız ve yersiz bir dava olduğuna şüphe yok, bu dava güçlü olanın avantajsız olana beyaz eldivenleriyle kabadayılık taslamasından mürekkep. Ancak bu durum sonuç vermeyeceği anlamına gelmiyor.

Yaratmaya çalıştıkları Türkiye karşıtı istfhamları tersine hamletmenin yolu, uzun vadeli onur için kısa vadeli gururdan vazgeçmek ve samimi olarak yolsuzlukla savaşan Türkiye fazına geçmekten geçiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinden yolsuzlukları yapanları “kenara koyacaklarını” ilan eden açıklamasının bir merhale ileriye taşınması lazım. Bu, yolsuzluk yapanın kulağından tutulup “bağımsız” yargıya teslim edileceği merhaledir.

**************

EYY TRT, NEREDE O ESKİ DİZİLERİN?

TRT’nin arşivi gerek müzik gerekse eski haber sunum ve programları konusunda eşsiz bir nostalji lezzeti vaat ediyor. Ancak bu lezzet eksik.

Şöyle ki: 1984 ve 1987 arasında TRT 1 mini dizi kuşağı diye bir şey vardı. Pazartesi, çarşamba ve cuma günleri yayınlanan dizilerden bazıları olağanüstü güzellikteydi. Bugün kırklı yaşlarını sürmekle beraber çocukken iyi bir TV izleyicisi olanlar, bu diziler yeniden yayınlanırsa minnettar kalacaktır. Hatırımda kaldığı kadarıyla bir liste yaptım.

1) Oyunun Kuralı (Master of the Game): Elmas bulunca hayatı değişen bir sülalenin üç kuşak serencamının anlatıldığı dizi, Sidney Sheldon’un romanından uyarlanmıştı.

2) Oyuncakçı (The Dollmaker): Başrolünde Jane Fonda’nın olduğu diziyi izlerken ağlamaktan harap olmuştuk, ama nedenini hatırlamıyorum; sadece çok iyi olduğunu hatırlıyorum.

3) Şefler (Chief’s): Başrolünde Charlton Heston’un olduğu dizi, bir türlü bulunamayan seri katilin üç şerif eskitmesi ve sonunda nihayet siyahi bir şerif tarafından yakalanması konusu üzerineydi.

4) Fırtınalar / le sang des autres: Yönetmeni Claude Chabrol olan yapım, normalde üç saate yakın bir film iken TRT’de dizi olarak gösterilmişti. Başrolünde Jodie Foster var. (HT Dokun kullanarak filmle ilgili daha fazlasına ulaşmanız mümkün.)

5) Marco Polo: Adı üzerinde. Ünlü kâşifin yolculuğunu, o yolculuk için ödediği bedelleri anlatmakta gayet başarılı olan dizi filmi bir daha ne kadar istesem de izleyemedim, çünkü bulamadım. https://www.youtube.com/watch?v=- ZAIWFkjWbmQ&t=38s

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Cumartesi 6 MPH 21°
Az Bulutlu