SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Şampiyon elinden kite dersleri

10 Eylül 2016 Cumartesi, 09:30:34 Güncelleme:09:30:38
Oben Budak

Oben Budak

[javascript protected email address]

ÖNCEKİ yaz yükselişe geçen ‘kitesurf’ bu senenin en popüler sporuydu şüphesiz. Sporun da popüleri olur mu demeyin, oluyor. Spor yapmanın cool bir şey olduğunu keşfeden tayfa önce karbon filtreli içecekleri ve hava alan kumaşlı taytlarıyla spor salonlarını, sonra da kite merkezlerini ele geçirdi bile. Dünya üzerindeki popülerliği sörf kadar ilerlemişken ben de konudan eksik kalmak istemedim ama kendime hoca olarak seçtiğim Serkan Erkek’in yoğun yarış programı buna izin vermedi. En son Türkiye Yelken Federasyonu’nun düzenlediği İstanbul Kite Festivali’nde ‘freestyle’ kategorisinde şampiyon olan sporcu ile Alaçatı’da biraz geç de olsa buluştum. Önce kite üzerine konuşuruz gibi gelse de sporcunun hayatı daha çok ilgimi çekince yön değiştirdim. Serkan Erkek, ekstrem sporlar için doğmuş bir doğa insanı. “Doğanın içinde olmalıyım, şehre uyum sağlayamıyorum” diye anlatmaya başladığı hayat hikâyesinde, kışın bile Alaçatı’daki karavanında yaşadığını öğrenince şaşırdım. Kaykay üzerinde başlayan spor yolculuğuna sörfle devam eden Erkek, 2013’te başladığı kite sporunda 3 sene içinde şampiyonluğa ulaşmış. Bu kadar çabuk sürede yeni bir spor öğrenip hem de şampiyon olmak üstün başarı madalyasını hak ediyor tabii. “Sörf biliyorsan kite’ı rahat çözebiliyor musun” diyorum “Sörften kaptığınız rüzgâr bilginiz kite yaparken çok işinize yarıyor, önemli bir bölümünü çözmüş oluyorsunuz” diyor. Ama temelden itibaren bir farklılık söz konusu tabii. Türkiye’deki başarısından sonra dünyaya açılan Serkan’ın sağlam bir sponsorla ülkemize getireceği başarılar ve reklam bence çok önemli. Yaşam tarzı bu spora aşırı derecede uygun bir kere. Avustralyalı sörfçüler gibi görünmesine sebep olan saçları ve vücuduyla Türk olduğunu söylediği zaman diğer yarışmacıları hayli şaşırtıyormuş. Peki böyle özgür ruhun sevgilisi olabiliyor mu? Evet oluyor ve kendi gibi sporcu olabiliyor. Aynı şehirde yaşamayan çift aşkını bu gelgitler sayesinde taze tutabiliyor belki de.

KITE YAPMAK İSTİYORSANIZ

8-11 saat arasındaki derslerle kendi uçurtmanızı ayaklandırıp uçurabilir hale geliyorsunuz. Fazlasıyla yatkın olup 3 saat içinde denize inenler de varmış, 11 saatte hiçbir şey öğrenemeyen de! Beceri faktörü en önemli şey. İlk derste kara kite’ını uçurmayı öğreniyorsunuz. Çocukluğunuzda uçurtma sevenlerdenseniz bu bölüme bayılacaksınız. Uçurtma aşamasından sonra orijinal kite önünüze koyulup belinizdeki kemerle nasıl bağlantı kuracağınız öğretiliyor. Bu aşama biraz ‘kırmızı kablo mu sarı kablo mu’ tadında geçse de akılda kalıcı. Rüzgârın sert bir şekilde sizi havalandırmaması için kontrolü sürekli elinizde tutmanız gerekiyor. Aslında bu havalanmadan sonra düşeceğiniz yer deniz olsa da rüzgâr bu nasıl uçuracağı belli olmuyor. Bu spordaki kontrol manyaklığı size kol ve popo kası olarak geri döndüğü için meseleyi sorun eden pek yok. Serkan Erkek şampiyonadan sonra ders vermeyi çok sevmese de ekim ayına kadar Alaçatı’da olduğu için belki kandırılabilir.

Apple bombaladı

ÇARŞAMBA akşamı kimselere söz vermeyip Apple CEO’su Tim Cook’un yeni iPhone’u piyasaya tanıttığı canlı bağlantıya dahil olduk. Her seferinde bizi şaşırtmayı beceren firmanın piyasaya sunacağı iPhone 7’nin suya dayanıklı olduğunu öğrenmek mutlu etti. Apple Watch almak için de bir sürü nedeniniz var artık. Günümüzün modası Pokemon avcılığına saatle devam etmek de Hermes imzalı özel seramik koleksiyonuna sahip olmak da ayrı güzel. Özellikleri artırılmış yeni telefonda beni en çok meraklandıran kablosuz kulaklığa nasıl alışacağımız oldu! Evet kablo dolanma hadisesinden oldum olası sıkılmışımdır, bu yüzden yeni dönem heyecan verdi. Ama önce şarjını ve kulaklığını sürekli bir yerlerde unutan biri olarak iki küçük kulaklığı kaybetmeden saklamak için bir çözüm bulmalıyım tabii.

Esinlenme ile hırsızlık arası

HABERLERİNE bayıldığım onedio.com önceki gün “İyi sanatçılar kopyalar, muhteşem sanatçılar çalar” sözüne fazlaca kapılmış 20 Türk sanatçının kopyaladığı eserler hakkında bir yayın yaptı. Contemporary Art’ta eserini görüp önünde dakikalarca vakit geçirdiğiniz isimler aslında sizi kandırmış. Evet sanat etkileşim işi ama sen kalkıp da 2-3 sene önceki işe öykünen bir şey yapıyorsan bu bariz hırsızlığa giriyor. Esinlenme diyebilmek için biraz eski eserleri hatmetmeniz gerekiyor dostum! Neyse insanın yaşadığı yer Türkiye olunca bir süre sonra bu konunun anlamı kalmıyor. Yıllardır başkalarının tasarımlarının taklitlerinden defile yapan modacılara, başkalarının kliplerinden nemalanan klip yönetmenlerine hatta dizi yapımcılarına o kadar alıştık ki, sanat ayrı bir dal olarak arkada kalmamalıydı!

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN